virtue - Turkish English Dictionary
History

virtue

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "virtue" in Turkish English Dictionary : 28 result(s)

English Turkish
Common Usage
virtue n. fazilet
virtue n. erdem
virtue n. meziyet
General
virtue n. avantaj
virtue n. yararlı özellik
virtue n. erdemlilik
virtue n. etki
virtue n. üstünlük
virtue n. değerli özellik
virtue n. doğruluk
virtue n. meziyet
virtue n. yarar
virtue n. fayda
virtue n. hassa
virtue n. güç
virtue n. kuvvet
virtue n. namus
virtue n. iffet
virtue n. hasiyet
virtue n. önemli özellik
virtue n. ismet
virtue n. erdem
virtue n. mükemmel ahlak
virtue n. etkili kuvvet
virtue n. etkili güç
Law
virtue n. cebir
virtue n. şiddet
Psychology
virtue n. erdem

Meanings of "virtue" with other terms in English Turkish Dictionary : 72 result(s)

English Turkish
General
lead a life of virtue v. erdemli bir hayat yaşamak
civic virtue n. sivil erdem
virtue of honesty n. dürüstlüğün erdemi
superior virtue n. üstün erdem
superior virtue n. üstün erdem
women of easy virtue n. hafif meşrep kadınlar
morality and virtue n. ahlak ve erdem
virtue [obsolete] n. erkeksi cesaret
virtue [obsolete] n. yiğitlik
by virtue of prep. yetkisiyle
by virtue of prep. nedeniyle
by virtue of prep. yüzünden
by virtue of prep. istinaden
by virtue of prep. -den dolayı
by virtue of prep. sonucu olarak
by virtue of prep. binaen
by virtue of prep. vasıtasıyla
in virtue of prep. -den dolayı
in virtue of prep. binaen
in virtue of prep. vasıtasıyla
in virtue of prep. sayesinde
by virtue of prep. sayesinde
by virtue of prep. -den ötürü
in virtue of prep. -e binaen
by virtue of prep. sebebiyle
by virtue of prep. gereğince
by virtue of prep. mucibince
by virtue of prep. dolayı
Phrases
by the virtue of prep. binaen
by virtue of the fact that expr. dolayısıyla
by virtue of the fact that expr. nedeniyle
by virtue of the fact that expr. sebebiyle
by the virtue of expr. sayesinde
by virtue of the fact that expr. -den ötürü
by virtue of the fact that expr. -diğinden
by the virtue of expr. -den dolayı
by virtue of the fact that expr. -den dolayı
by virtue of the fact that expr. yüzünden
by virtue of the fact that expr. -den
by the virtue of expr. vasıtasıyla
Proverb
make a virtue of necessity expr. zorunluluğu kendine zevk et
make a virtue of necessity mecbur olduğu işi isteyerek yap
patience is a virtue sabır bir erdemdir
virtue is its own reward erdemin kendi bir ödüldür
one man's virtue is another man's sin birinin fazileti, diğerinin günahıdır
Colloquial
virtue signaling [us] n. duyar kasma
virtue signalling [uk] n. duyar kasma
lady/woman of easy virtue n. hayat kadını
lady/woman of easy virtue n. hafif meşrep kadın
Idioms
a paragon of virtue n. mükemmellik abidesi
a paragon of virtue n. namus abidesi
a paragon of virtue n. iyilik timsali
a paragon of virtue n. tanrı'nın erdemli kulu
woman of easy virtue n. hafifmeşrep kadın
woman of easy virtue n. yollu kadın
a paragon of virtue n. namus timsali
Trade/Economic
by virtue of the merger expr. birleşme nedeniyle
Law
by virtue of law n. kanuna binaen
liable by virtue of law adj. kanunen mesul
by virtue of expr. mucibince
by virtue of duty expr. vazife sebebiyle
Politics
virtue party n. fazilet partisi
by virtue expr. gereğince
by virtue expr. hükmünce
History
republic of virtue n. erdem cumhuriyeti
Religious
theological virtue n. hristiyan ahlakına göre doğal erdemler için bütünleyici olması için tanrı tarafından yaratılan üç erdemden (inanç, umut ve merhamet) biri
supernatural virtue n. hristiyan ahlakına göre doğal erdemler için bütünleyici olması için tanrı tarafından yaratılan üç erdemden (inanç, umut ve merhamet) biri
Philosophy
cardinal virtue n. klasik felsefede dört ana erdemden her biri (bilgelik, cesaret, nefse hakim olmak, adalet)
natural virtue n. skolastik felsefede dört temel erdemden her biri
natural virtue n. david hume'un felsefesine göre hizmet bilincinden ziyade doğal eğilimden gelen erdem
theoretic virtue n. anlama, bilim ve bilgeliğin entelektüel erdemlerinden biri
virtue ethics n. erdem etiği