yaşında - Turkish English Dictionary
History

yaşında



Meanings of "yaşında" in English Turkish Dictionary : 4 result(s)

Turkish English
General
yaşında aged adj.
yaşında at the age of adv.
yaşında years old prep.
yaşında year old prep.

Meanings of "yaşında" with other terms in English Turkish Dictionary : 55 result(s)

Turkish English
General
oy kullanma yaşında olmak be eligible to vote v.
oy kullanma yaşında olmak be entitled to vote v.
on yaşında kör olmak go blind at the age of ten v.
20 yaşında gibi hissetmenizi sağlamak make someone feel 20 again v.
3 yaşında bir çocuğun zekasına sahip olmak have the intellect of a 3 year old v.
3 yaşında bir çocuğun zekasına sahip olmak have the intelligence of a three year old child v.
üç yaşında bir çocuğun zekasına sahip olmak have the intellect of a 3 year old v.
üç yaşında bir çocuğun zekasına sahip olmak have the intelligence of a three year old child v.
bir yaşında hayvan yearling n.
bir yaşında hayvan yavrusu yearling n.
yüz yaşında ya da yüz yaşının üstünde kimse centenarian n.
olgunluğa ulaşmış beş yaşında geyik boynuzu a buck of the first head n.
yaşında/döneminde aetatis adj.
yüz yaşında centenarian adj.
bir yaşında at the age of one adj.
iki yaşında two-year old adj.
onun yaşında at his age adv.
ilerlemiş yaşında in one's extreme old age adv.
bir yaşında one year old adv.
5 yaşında 5 years old
Colloquial
16 yaşında bir çocuk a 16-year-old kid
beş yaşında bir erkek çocuk a 5-year-old boy
dört yaşında bir çocuk a four-year-old child
senin yaşında birisi somebody your age
senin yaşında biri somebody your age
senin yaşında birinin somebody your age
Idioms
annesi yaşında olmak be old enough to be someone's mother
babası yaşında olmak be old enough to be someone's father
annesi yaşında old enough to be someone's mother
otuz yaşında olmasına rağmen yaşlı görünmek seem over-the-hill at thirty
Speaking
kaç yaşında (bayan) how old is she
kaç yaşında (erkek) how old is he
kaç yaşında how old
seksen yaşında he numbers eighty years
kaç yaşında? how old is he?
o en az 40 yaşında he/she is forty if she's a day
o en az 40 yaşında she/he's at least 40 years old
kaç yaşında? how old is she?
babanız kaç yaşında? how old is your father?
baban kaç yaşında? how old is your father?
arkadaşın kaç yaşında? how old is your friend?
18 yaşında idim i was eighteen
beş yaşında yüzebiliyorlardı they could swim when they were five
bir insan kaç yaşında yaşlı sayılır? at what age do you consider someone old?
kaç yaşında (bay/erkek)? how old is he?
öğretmenin kaç yaşında? how old is your teacher?
annen kaç yaşında? how old is your mother?
o kaç yaşında? how old is he/she?
kaç yaşında öldü? how old was he when he died?
kaç yaşında öldü? how old was she when she died?
Medical
altmış yaşında erkek hasta 60-year-old man patient
elli dokuz yaşında erkek hasta 59-year-old male patient
üç yaşında bir kız çocuğu a 3 years old girl
50 yaşında erkek hasta male patient aged 50
Latin
bir yaşında annulatus