man - Inglés Turco Frases
The sample sentences have been compiled from various sources and although they have been proofread, there may be some omissions. The sentences do not necessarily reflect the ideology and opinions of Tureng.com. Please let us know about sentences with political, social and sensitive content that offend you.

InglésTurco
manadamn.
  • He sent his man to take us from the hotel.
  • Bizi otelden alması için adamını gönderdi.
  • I would like to start by saying that you are a brave man, Prime Minister.
  • Sözlerime cesur bir adam olduğunuzu söyleyerek başlamak istiyorum Sayın Başbakan.
  • A doctor was not allowed to attend to a bleeding man on the street until this man had bled to death.
  • Bir doktorun sokakta kanaması olan bir adama, bu adam kan kaybından ölene kadar müdahale etmesine izin verilmemiştir.
Show More (44)
maninsan türün.
  • Stone age man lived by hunting and gathering.
  • Taş devri insan türü avcılık ve toplayıcılıkla yaşıyordu.
Show More (-2)
mantaşn.
  • There are 16 men for each colour in a chess set.
  • Bir satranç takımında her renk için 16 taş vardır.
Show More (-2)
manerkekn.
  • Two of the robbers were men.
  • Soygunculardan ikisi erkekti.
  • Every Angolan is the man or woman for whom others wait.
  • Her Angolalı, başkalarının beklediği kadın ya da erkektir.
  • Still I cling to the good Biblical institution of marriage as a lasting union between man and woman.
  • Ben yine de kadın ve erkek arasında kalıcı bir birliktelik olarak İncil'deki iyi evlilik kurumuna bağlıyım.
Show More (3)
manişçin.
  • The men at the factory went on a strike.
  • Fabrikadaki işçiler greve gitti.
  • They hired a group of men for gardening.
  • Bahçe işleri için bir grup işçi tuttular.
Show More (-1)
man(alet vb.) idare etmekv.
  • A pair of workers are manning the winch.
  • Bir çift işçi vinci idare ediyor.
Show More (-2)
mantebaan.
  • All men should pay taxes.
  • Tüm tebaanın vergi ödemesi gerekir.
Show More (-2)
mandostumexclam.
  • This is a great car, man!
  • Bu harika bir araba, dostum!
Show More (-2)
manbiraderexclam.
  • Stop looking at me and come here, man!
  • Bana bakmayı bırak da buraya gel, birader!
Show More (-2)
manbirin.
  • The veteran lived his life as a military man.
  • Savaş gazisi, hayatını askeriyede çalışan biri olarak geçirmişti.
  • For a man with limited speaking time you did well!
  • Kısıtlı konuşma süresi olan biri için iyi iş çıkardınız!
Show More (-1)
mancesur kimsen.
  • John isn't man enough to live on his own.
  • John tek başına yaşayacak kadar cesur biri değil.
Show More (-2)
manaskern.
  • The general ordered his men to retreat.
  • General askerlerine geri çekilmelerini emretti.
Show More (-2)
mankocan.
  • Cooking for her man isn't a duty for women.
  • Kocasına yemek pişirmek kadının görevi değildir.
Show More (-2)
man(bir şeyin) insanın.
  • He is not a car man.
  • O pek araba insanı değil.
Show More (-2)
manahbapinterj.
  • Man, what are you doing?
  • Ahbap, ne yapıyorsun?
Show More (-2)
maninsann.
  • We must remember that the foot and mouth that affects livestock is not dangerous to man.
  • Çiftlik hayvanlarını etkileyen şap hastalığının insanlar için tehlikeli olmadığını unutmamalıyız.
  • As a result, man is able to find solutions to problems.
  • Sonuç olarak, insan sorunlara çözüm bulabilmektedir.
  • When reading this report, I wonder whether, in the rapporteur's mind, man is still included in this biodiversity.
  • Bu raporu okurken, sözcünün zihninde insanın hala bu biyoçeşitliliğe dahil olup olmadığını merak ediyorum.
Show More (15)
mankişin.
  • In January this year there was an unfortunate case where a man lost his life in this steel factory.
  • Bu yılın Ocak ayında bu çelik fabrikasında bir kişinin hayatını kaybettiği talihsiz bir vaka yaşandı.
  • Three men were imprisoned in 1989.
  • 1989'da üç kişi hapse atıldı.
  • The army detained 11 men who were said to be wanted terrorists.
  • Ordu, aranan teröristler olduğu söylenen 11 kişiyi gözaltına aldı.
Show More (8)
maninsanoğlun.
  • We are the Europe we have built, the best thing man has given mankind.
  • Biz inşa ettiğimiz Avrupa'yız, insanoğlunun insanlığa verdiği en iyi şeyiz.
Show More (-2)
mankimsen.
  • No man fights against freedom; at most he fights against the freedom of others.
  • Hiç kimse özgürlüğe karşı savaşmaz; en fazla başkalarının özgürlüğüne karşı savaşır.
  • No man is free when others are oppressed.
  • Başkaları baskı altındayken hiç kimse özgür değildir.
Show More (-1)