üniversite - Turco Inglés Diccionario

üniversite

Significados de "üniversite" en diccionario inglés turco : 14 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
üniversite college n.
I can't afford to go to college without a scholarship.
Burs almadan üniversiteye gidecek param yok.

More Sentences
üniversite university n.
She is a professor at a university.
Bir üniversitede hocalık yapıyor.

More Sentences
General
üniversite college n.
I can't afford to go to college without a scholarship.
Burs almadan üniversiteye gidecek param yok.

More Sentences
üniversite varsity n.
He graduated from varsity in 1995.
1995'te üniversiteden mezun oldu.

More Sentences
üniversite university n.
She is a professor at a university.
Bir üniversitede hocalık yapıyor.

More Sentences
Technical
üniversite university n.
She is a professor at a university.
Bir üniversitede hocalık yapıyor.

More Sentences
General
üniversite coll (college) n.
üniversite seminary n.
Idioms
üniversite the groves of academe n.
Social Sciences
üniversite whare wanaga [new zealand] n.
üniversite whare wananga [new zealand] n.
Education
üniversite halls of ivy n.
Abbreviation
üniversite uni abrev.
Slang
üniversite uni abrev.

Significados de "üniversite" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
ortaçağda üniversite eğitmeni schoolman n.
seminer (üniversite dışında yapılan) workshop n.
erkek üniversite öğrencilerine ait birlik fraternity n.
üniversite hastanesi teaching hospital n.
çeşitli dallarda eğitim veren teknik üniversite polytechnic n.
üniversite öğretim görevlisi academician n.
özel üniversite private university n.
üniversite yemekhanesi refectory n.
mezun olduğu üniversite alma mater n.
üniversite öğretim görevlisi academic n.
üniversite özerkliği university autonomy n.
üniversite mezunu postgraduate n.
üniversite mezunu graduate n.
üniversite hastanesi training hospital n.
üniversite takımı üyesi jayvee n.
üniversite çalışanları college employees n.
üniversite giriş sınavı matriculation n.
açık üniversite open university n.
üniversite mezunu colleger n.
üniversite mezunu collegian n.
her yedi yılda bir üniversite öğretim üyelerine verilen araştırma veya seyahat izni sabbatical n.
lise veya üniversite alma mater n.
üniversite öğrencisi undergraduate n.
üniversite öğrencisi university student n.
danışman (üniversite) supervisor n.
bağlı yüksekokulları olan üniversite collegiate n.
üniversite binası hall n.
kantin (üniversite) buttery n.
üniversite öğretmeni fellow n.
üniversite ve yüksek okullarda yarı yıl içinde yapılan sınav visa n.
üniversite üyesi gownsman n.
üniversite sınavı matriculation n.
üniversite öğrencisi undergrad n.
üniversite sonrası öğrenimle ilgili postgraduate n.
birinci sınıf öğrencisi (kolej/üniversite) freshman n.
üniversite birinci sınıfa giden öğrenci freshman n.
üniversite mezunu gownsman n.
üniversite son sınıf öğrencisi final year undergraduate student n.
üniversite şehrinde yaşayan ama üniversiteyle bağlantısı olmayan townie n.
üniversite şehrinde yaşayan ama üniversiteyle bağlantısı olmayan towny n.
üniversite yayınları university publications n.
üniversite yöneticileri university administrators n.
üniversite kütüphaneleri university libraries n.
üniversite işbirliği university cooperation n.
üniversite hocası university teacher n.
üniversite yurdu hall of residence n.
üniversite harcı university fee n.
üniversite yılları university years n.
üniversite günleri university days n.
üniversite terk university drop out n.
üniversite terk college drop out n.
üniversite mezunu bachelor n.
üniversite müzik grubu university band n.
üniversite bursu fellowship n.
üniversite vakfı fellowship n.
üniversite bölgesi university zone n.
üniversite eğitimi university education n.
üniversite mezunu olmayanlar non-university graduates n.
üniversite hayatı university life n.
üniversite öğrencisi college student n.
üniversite veya lisenin son iki sınıfında olan öğrenci upperclassman n.
üniversite giriş sınavı university entrance exam n.
üniversite tiyatrosu university theatre n.
(çok eskiden kurulmuş) ana bina (abd'deki üniversite kampüslerinde) old main n.
en iyi üniversite the best university n.
üniversite kariyeri university career n.
üniversite şehrinde yaşayan ama üniversiteyle bağlantısı olmayan townee n.
üniversite kabul sınavı matriculation n.
üniversite balosu university ball n.
kampüslü üniversite campus university n.
üniversite şehrinde yaşayan ama üniversiteyle bağlantısı olmayan kimse townier n.
ingiltere'de üniversite denetimleri sırasında içilmek için üretilen bir tür bira audit ale n.
üniversite öğrencisi olma undergraduateship n.
üniversite öğrenciliği undergraduateship n.
üniversite binası hall n.
üniversite arkadaşı bookmate n.
üniversite öğrencileri gown n.
(üniversite/lisede denetleme veya yönetim kurulunu oluşturan) yetkili kimse overseer n.
(üniversite/lisede denetleme veya yönetim kurulunu oluşturan) yetkili kimse oversman n.
(lise, üniversite veya sosyal hayattan) el etek çekme rustication n.
üniversite yönetim kurulu üyesi fellow [uk] n.
kıdemli üniversite personeli fellow [uk] n.
üniversite temsilcisi public orator n.
üniversite sözcüsü public orator n.
üniversite konuşmacısı public orator n.
üniversite sınavında başarısız olup sınava tekrar hazırlanan japon öğrenci ronin n.
alman üniversite öğrencilerinin düellolarda kullandığı uzun ve düz bir kılıç schläger n.
ortaçağda üniversite eğitmeni school [obsolete] n.
küçük ve yerel bir üniversite siwash n.
(üniversite) harvard harvard n.
(üniversite) birinci sınıf fresher n.
(kısaca) üniversite uni n.
üniversite üyesi olmak matriculate v.
üniversite sınavına girmek matriculate v.
kaydetmek (okul/üniversite vb'ne) put someone down for v.
çalışarak ücretlerini karşılamak (öğrenci okul/üniversite) work one's way v.
yazdırmak (okul/üniversite vb'ne) put someone down for v.
kaydettirmek (okul/üniversite vb'ne) put someone down for v.
kapak atmak (üniversite vb) enter v.
üniversite okumak study in university v.
üniversite açmak establish a university v.
üniversite kazanmak get into university v.
üniversite eğitimi almak get a college education v.
(adayı) sınav veya derece için üniversite yetkililerinin önüne getirmek present v.
(şehir, üniversite vb.) statüsü vermek charter v.
üniversite mezunu graduated adj.
üniversite öğrencisine ait undergraduate adj.
üniversite sınırları içinde oturmayla ilgili parietal adj.
üniversite, kurum, kuruluş veya işletmenin yerleşkesinde bulunmayan noncampus adj.
üniversite öğrencisi olan undergraduate adj.
birden fazla yerleşkesi bulunan (üniversite veya kurum) multicampus adj.
birden fazla üniversite arasında meydana gelen interuniversity adj.
birden fazla üniversite arasında bulunan interuniversity adj.
(hastaneye, üniversite) giriş öncesi preadmission adj.
üniversite ile ilgili public [uk] adj.
(üniversite vb.) bitirerek down adv.
üniversite (kıs.) uni abrev.
üniversite alanı campus N.
üniversite çevresi academia N.
üniversite takımı varsity N.
üniversite rektörü chancellor N.
Phrases
hayalimdeki üniversite my dream university n.
üniversite diploması olmadan without a college degree expr.
üniversite diploması olmadan without a university degree expr.
Colloquial
üniversite birinci sınıf öğrencisi frosh n.
eğitiminin büyük kısmını ziraate ayıran üniversite cow college n.
tarım alanında eğitim veren üniversite cow college n.
eğitiminin büyük kısmını ziraate ayıran üniversite cow college n.
tarım alanında eğitim veren üniversite cow college n.
üniversite öğrencisi undergrad n.
abd'de harvard, yale ve princeton üniversitelerinden oluşan üç prestijli üniversite holy trinity [us] n.
bir tür üniversite bitirme derecesi desmond tutu [uk] n.
üniversite kitapçısı coop n.
birinci sınıf öğrencisi (kolej/üniversite) freshie n.
Idioms
üniversite şehrinin halkı/ahalisi ile üniversitenin öğrencileri ve çalışanları town-and-gown n.
tipik üniversite öğrencisi joe college n.
sıradan üniversite öğrencisi joe college n.
tarım alanında eğitim veren üniversite cow college n.
eğlenceden eğlenceye koşan üniversite öğrencisi joe college n.
eğitiminin büyük kısmını tarıma ayıran üniversite cow college n.
kolay ve çaba gerektirmeyen üniversite dersi snap course n.
üniversite şehrinin halkı/ahalisi ile üniversitenin öğrencileri ve çalışanları town and gown n.
üniversite şehrinin halkı/ahalisi ile üniversitenin öğrencileri ve çalışanları ile ilgili town-gown adj.
Speaking
üniversite öğrencisiyim i am a university student n.
bu şehirde iki üniversite var there are two universities in this city expr.
bu şehirde iki üniversite var there are two colleges in this city expr.
o bir üniversite öğrencisi he is a university student expr.
o bir üniversite öğrencisi she is a university student expr.
Trade/Economic
üniversite bankacılığı university banking n.
üniversite ödemeleri university payments n.