-covered - Turco Inglés Diccionario

-covered

Significados de "-covered" en diccionario turco inglés : 1 resultado(s)

Inglés Turco
General
-covered adj. (madde) ile kaplı anlamı veren bir kombinasyon

Significados de "-covered" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
covered adj. örtülü
General
covered wagon n. kapalı vagon
covered market n. kapalı çarşı
covered stadium n. kapalı stadyum
covered bazaar n. bedesten
covered grandstand n. kapalı tribün
being covered n. tesettür
covered turkish bazaar n. bedesten
covered with n. sıvama
covered walk n. örtülü yaya yolu
covered way n. örtülü yol
covered skating rink n. kapalı paten alanı
covered swimming pool n. kapalı yüzme havuzu
covered walk n. örtülü geziyolu
ring-shaped bread covered with sesame seeds n. simit
snow-covered areas n. kar kaplı yerler
snow covered area n. karla kaplı alan
covered bazaar n. kapalı çarşı
covered market n. kapalı pazar yeri
distance covered n. katedilen mesafe
covered option n. örtülü opsiyon
covered couch n. kapaklı çöp kutusu
covered stand n. (hipodrom, stadyum) üstü kapalı seyirci bölümü
be covered in condensation v. terlemek
be covered v. kapanmak
be covered with perspiration v. tere batmak
be covered v. örtülmek
covered in condensation v. terlemek
be covered v. kaplanmak
be covered with grass v. çimlenmek
get covered with mud v. çamura bulanmak
be covered in dust v. tozla kaplanmak
be covered with dust v. toz ile kaplanmak
be covered with dust v. toz ile kaplı olmak
be covered in dust v. toz ile kaplı olmak
be covered with dust v. tozla kaplı olmak
be covered in dust v. tozla kaplı olmak
be covered with dust v. tozla kaplanmak
be covered in mould v. küfle kaplanmak
be covered with mould v. küfle kaplanmak
be covered with ice v. buz bağlamak
be covered with ice v. buz tutmak
be covered with cobwebs v. örümcek bağlamak
get covered with moss v. yosunlanmak
be covered in snow v. karlar altında kalmak
be covered up v. üstü örtülmek
be covered up v. üzeri örtülmek
be covered in snow v. kar altında kalmak
covered with snow adj. kar kaplı
covered with snow adj. karlı
covered adj. sarılı
covered up adj. örtülmüş
covered with thorny plants adj. dikenli
covered with adj. ..ile bezeli
covered adj. kapatılmış
covered with trees adj. ormanlık
covered adj. saklı
covered adj. kaplı
covered with perspiration adj. tere batmış
covered adj. kaplama
covered adj. kaplanmış
covered up adj. örtülü
covered adj. kapalı
covered with water adj. su basmış
covered with water adj. suyla kaplı
covered adj. kapaklı
carpet-covered adj. halı kaplı
lead-covered adj. kurşunlu
moss-covered adj. yosun kaplı
rubber-covered adj. kauçuk kaplı
snow-covered adj. karlı
moss-covered adj. yosunlu
snow-covered adj. kar ile örtülü
snow-covered adj. karla kaplı
covered in snow adj. karlar altında kalmış
covered in snow adj. kar altında kalmış
covered in snow adj. karlarla kaplı
covered in snow adj. karla kaplı
ice-covered adj. buzla kaplı
covered with dust and dirt adj. toz toprak içinde
covered in sweat adj. terlemiş
half-covered adj. kısmen örtülü
half-covered adj. yarı kapalı
bone-covered adj. (hayvan) kemik kaplı
yellow-covered adj. sarı kağıtla sarılmış
yellow-covered adj. sarı kağıtla kaplanmış
grass-covered adj. çimenle kaplı
cloud-covered adj. bulutla dolu
covered adj. belirli bir anlaşmanın işaret ettiği bir gruba dahil olan
dust-covered adj. tozla kaplı
ivy-covered adj. sarmaşıklarla kaplanmış
covered adj. ele alınmış
covered adj. teminatlı
covered in someone else's blood adv. üstü başı başkasının kanına bulanmış
Phrases
costs are covered expr. masraflar karşılanır
Colloquial
get it covered v. durumu gizlemek
covered in mud expr. her tarafı çamur içinde
Idioms
have one's bases covered v. ne gerekiyorsa yapmak
got all your bases covered expr. tüm detaylar düşünülmüş
Speaking
I think I have covered everything expr. sanırım benlik birşey kalmadı
Trade/Economic
covered return n. güvenceli getiri
covered position n. güvenceli pozisyon
covered interest arbitrage n. güvenceli faiz arbitrajı
covered money n. karşılığı olan para
covered call n. karşılığı olan alış opsiyonu
covered call n. satılan bir satış opsiyonunun karşılığı olan mali değerin elde bulunması durumu
covered currency n. örtülü kur
covered call n. bu şekildeki satış opsiyonları
covered market n. kapalı pazar
covered market n. kapalı çarşı
covered bonds n. ipotekli tahviller
multi-covered branding n. çokürünlü marka çalışması
credit covered by a mortgage n. ipotek karşılığı kredi
covered employment n. sigortalı çalışma
non-covered employment n. sigortasız çalışma
covered warrant n. aracı kuruluş varantı
covered person n. sigortalı kimse
covered bonds n. ipotek teminatlı menkul kıymetler
covered bond n. ipotek teminatlı menkul kıymet
covered adj. karşılığı olan
covered adj. güvenceli
covered adj. risksiz
covered adj. açık değil
not covered by the guarantee adj. garanti kapsamına girmeyen
not covered by the guarantee adj. garantiye girmeyen
Law
covered risk n. teminata bağlanmış risk
covered person n. yetkili şahıs
Insurance
amount covered n. sigorta poliçesi tarafından karşılanan meblağ
be held covered v. teminat altında tutulmak
covered by an insurance policy adj. sigortalı
covered adj. sigortalı
held covered at rate to be agreed adj. kararlaştırılacak fiyatla teminat altında
Technical
covered gasket n. kılıflı conta
covered gasket n. kapalı conta
covered electrode n. örtülü çubuk elektrot
lead covered rubber cable n. kurşun kılıflı lastik kablo
lead covered cable n. kurşun kılıflı kablo
covered drain n. kapalı dren
covered bogie wagon n. dört dingilli kapalı vagon
covered gasket n. kapak contası
covered container n. kapalı büyük kap
lead-covered cable n. kurşun kılıflı kablo
single silk-covered n. tek katlı ipek kaplı
zinc-covered flat roof n. çinko kaplı düz çatı
metal-covered door n. saç kaplı kapı
internal arrangement of covered wagon n. kapalı yük vagonu iç teçhizatı
two-axle covered wagon n. iki dingilli kapalı vagon
lead-covered rubber cable n. kurşun kılıflı lastik kablo
rubber-covered roller n. lastik kaplı merdane
rubber-covered roller n. lastikle kaplanmış merdane