|
Categoría |
Turco |
Inglés |
|
| General |
|
| 1 |
General |
hız ölçüsü olarak deniz mili (20 knot yaklaşık saatte 23 millik hız) |
knot n. |
|
| 2 |
General |
yaklaşık olarak 13 x 20 cm |
duodecimo n. |
|
| 3 |
General |
yirmi sayısı (20, XX) |
twenty n. |
|
| 4 |
General |
italya’nın 1948 anayasası ile kısmi bölgesel özerklik verilmiş 20 bölgesinden biri |
lazio n. |
|
|
|
| 5 |
General |
20 sayısı |
score n. |
|
| 6 |
General |
20 yaş dişi |
wisdom tooth n. |
|
| 7 |
General |
20 soruluk anket |
20-question survey n. |
|
| 8 |
General |
20 kasım evrensel çocuk günü |
november 20th universal children's day n. |
|
| 9 |
General |
20'lik diş |
wisdom tooth n. |
|
|
|
| 10 |
General |
20-30 yaş aralığındaki (20'li yaşlardaki) kişi |
vicenarian n. |
|
| 11 |
General |
20 maunda denk gelen güney hindistan ağırlık ölçüsü |
candie n. |
|
| 12 |
General |
eskiden fransa'da kullanılan, nap olarak da adlandırılan, 20 frank değerindeki altın madeni para |
napoleon n. |
|
| 13 |
General |
20-30 arasını kapsayan sayı aralığı |
twenties n. |
|
| 14 |
General |
ebeveynleri ile birlikte yaşayan 20-30 yaşlarındaki genç yetişkin |
twixter n. |
|
| 15 |
General |
20. yüzyılın ortasından itibaren kullanılan bir kadın ismi |
jordan n. |
|
| 16 |
General |
20 veya daha fazla yıl boyunca kesintisiz kullanıldığından yasalarla korunan pencere |
light n. |
|
| 17 |
General |
20. yüzyılın ikinci yarısında yaşamış bir şair |
georgian n. |
|
| 18 |
General |
glasgow sanat okulu çevresinde toplanmış ve 19. yüzyılın sonu ile 20. yüzyılın başında etkili olmuş bir grup tasarımcı |
glasgow school n. |
|
| 19 |
General |
nasyonal sosyalistlerin almanya'yı böldüğü 20 parti bölgesinden biri |
gau n. |
|
|
|
| 20 |
General |
sıcaklık 20 derecelere (22-23) düşmeye başlamak |
begin to drop into the low 20s v. |
|
| 21 |
General |
yeniden 20 yaşındaymış gibi hissettirmek |
make someone feel 20 again v. |
|
| 22 |
General |
20 yaşında gibi hissetmenizi sağlamak |
make someone feel 20 again v. |
|
| 23 |
General |
20 içeren |
vicenary adj. |
|
| 24 |
General |
20 ile ilgili |
vicenary adj. |
|
| 25 |
General |
20 yılda bir gerçekleşen |
vicennial adj. |
|
| 26 |
General |
20'li yaşlarında |
mid-20s adj. |
|
| 27 |
General |
20'lerinde |
mid-20s adj. |
|
| 28 |
General |
20'li yaşlarının ortasında |
mid-20s adj. |
|
| 29 |
General |
20'li yaşlarda |
mid-20s adj. |
|
| 30 |
General |
20 metre aralarla |
20-meter intervals adv. |
|
| 31 |
General |
son 20 yılda |
over the last 20 years adv. |
|
| Phrases |
|
| 32 |
Phrases |
%20'ye varan |
discount up to 20% expr. |
|
| Colloquial |
|
| 33 |
Colloquial |
londra (şehir 19. yy ve 20. yy'ın ilk yarısında kömür dumanıyla kaplı olmasıyla ünlüdür) |
the old smoke n. |
|
| 34 |
Colloquial |
kağıt 20 dolar |
bigface n. |
|
| 35 |
Colloquial |
20 dolarlık banknot |
bigface n. |
|
| 36 |
Colloquial |
madeni 20 sent (avustralya) |
two bob n. |
|
| 37 |
Colloquial |
20 dolarlık banknot |
double saw n. |
|
| 38 |
Colloquial |
yirmilik (20 dolar banknot) |
dub n. |
|
| 39 |
Colloquial |
sıfırla biten yaşlar için kullanılan bir tabir (20, 30, 40 vb. yaş) |
the big (number)-o n. |
|
|
|
| 40 |
Colloquial |
hayatta yeni bir 10 yılın başlangıcı olan yaşlar (20, 30, 40 gibi) |
the big (number)-o n. |
|
| 41 |
Colloquial |
20, 30, 40, 50 vb. olmak |
the big-o n. |
|
| 42 |
Colloquial |
sıfırla biten yaşlar için kullanılan bir tabir (20, 30, 40 vb. yaş) |
the big-o n. |
|
| 43 |
Colloquial |
sıfırla biten yaşlar için kullanılan bir tabir (20, 30, 40 gibi yaş) |
the big-o n. |
|
| 44 |
Colloquial |
hayatta yeni bir 10 yılın başlangıcı olan yaşlar (20, 30, 40 gibi) |
the big-o n. |
|
| 45 |
Colloquial |
sıfırla biten yaşlar için kullanılan bir tabir (20, 30, 40 gibi yaş) |
the big (number)-o n. |
|
| 46 |
Colloquial |
20, 30, 40, 50 vb. olmak |
the big (number)-o n. |
|
| 47 |
Colloquial |
howard johnson's için kullanılan bir takma isim (20. yüzyıl'da popüler olan bir amerikan otel ve restoran zinciri) |
hojo's n. |
|
| 48 |
Colloquial |
sıfırla biten yaşlar için kullanılan bir tabir (20, 30, 40 yaş) |
the big -o n. |
|
| 49 |
Colloquial |
20 dakikadan uzun sürmek |
last more than twenty minutes v. |
|
| 50 |
Colloquial |
20 yıl az buz değil |
twenty years is something expr. |
|
| Idioms |
|
| 51 |
Idioms |
yazılarında geleneksel toplumu eleştiren 20. yüzyıl ingiliz yazarlar grubu üyesi kimse |
angry young man n. |
|
| 52 |
Idioms |
hayvan mı sebzemi mineral mi (20 soru oyununda cevap için ip ucu olan üç kategori) |
animal, vegetable, or mineral n. |
|
| 53 |
Idioms |
özellikle 20. yüzyıl başlarında zamanının çoğunu popüler mekanlarda geçiren zengin ve ünlü kesim |
café society n. |
|
| 54 |
Idioms |
amerika'nın büyüme dönemi olan 19. ve 20. yüzyıl'daki batı amerika |
the wild and woolly west n. |
|
| 55 |
Idioms |
20. yy'ın başlarındaki üç efsanevi beyzbol oyuncusunun rakip iki oyuncuyu oyun dışına atmak üzere yaptıkları bir senaryo |
tinker to evers to chance expr. |
|
| Speaking |
|
| 56 |
Speaking |
seni 20 yıldır tanırım |
I've known you for 20 years expr. |
|
| 57 |
Speaking |
sayfasını 20'ye yaptığını duydum |
I hear he charges 20 per page expr. |
|
| 58 |
Speaking |
biz 20 yıl önce evlendik |
we married twenty years ago expr. |
|
| 59 |
Speaking |
biz 20 sene önce evlendik |
we got married twenty years ago expr. |
|
| 60 |
Speaking |
biz 20 sene önce evlendik |
we married twenty years ago expr. |
|
| 61 |
Speaking |
biz 20 yıl önce evlendik |
we got married twenty years ago expr. |
|
| 62 |
Speaking |
biz 20 yıldır evliyiz |
we have been married for twenty years expr. |
|
| 63 |
Speaking |
biz 20 senedir evliyiz |
we have been married for twenty years expr. |
|
| 64 |
Speaking |
20'den fazla dikiş atılmış |
they said he had over 20 stitches expr. |
|
| 65 |
Speaking |
o 20 yıldır öğretmenlik yapıyor |
she has been teaching for 20 years expr. |
|
| 66 |
Speaking |
o 20 yıldır öğretmenlik yapıyor |
he has taught for 20 years expr. |
|
| 67 |
Speaking |
o 20 yıldır öğretmenlik yapıyor |
she has taught for 20 years expr. |
|
| 68 |
Speaking |
o 20 yıldır öğretmenlik yapıyor |
he has been teaching for 20 years expr. |
|
| 69 |
Speaking |
o 20 senedir öğretmenlik yapıyor |
he has taught for 20 years expr. |
|
| 70 |
Speaking |
o 20 senedir öğretmenlik yapıyor |
she has been teaching for 20 years expr. |
|
| 71 |
Speaking |
o 20 senedir öğretmenlik yapıyor |
he has been teaching for 20 years expr. |
|
| 72 |
Speaking |
o 20 senedir öğretmenlik yapıyor |
she has taught for 20 years expr. |
|
| 73 |
Speaking |
4 kere 5 eşittir 20 |
four times five equals twenty expr. |
|
| Trade/Economic |
|
| 74 |
Trade/Economic |
risk ağırlığı %20 olan kalemler toplamı |
total 20% risk weighted items n. |
|
| 75 |
Trade/Economic |
abd'de 400 sanayi 40 finans ve 20 taşıma şirketinin piyasa sonuçlarına dayalı olarak hazırlanan bir indeks |
standard & poor's index n. |
|
| 76 |
Trade/Economic |
20'lik konteynır |
20' container n. |
|
| 77 |
Trade/Economic |
20 feet'lik konteyner |
twenty-foot equivalent unit (teu) n. |
|
| 78 |
Trade/Economic |
her bir slaytın 20 saniye sürdüğü bir sunum çeşidi |
pecha kucha n. |
|
| 79 |
Trade/Economic |
19. ve 20. yüzyılın başlarında buhara ve hiva hanlıklarında kullanılan bir para birimi |
tila n. |
|
|
|
| 80 |
Trade/Economic |
19. ve 20. yüzyılın başlarında buhara ve hiva hanlıklarında kullanılan bir para birimi |
til n. |
|
| 81 |
Trade/Economic |
19. ve 20. yüzyılın başlarında buhara ve hiva hanlıklarında kullanılan bir para birimi |
tilla n. |
|
| 82 |
Trade/Economic |
20. yüzyılın başında peru'da basılan gümüş bir sikke |
dinero n. |
|
| 83 |
Trade/Economic |
yatırım yapılan başlangıç miktarının tiyatro yapımcılarından talep edilebilen yüzde 10 ila 20'lik ek kısmı |
overcall n. |
|
| 84 |
Trade/Economic |
20. yüzyılda amerikan sömürge hükümetlerinin bastığı farklı dönemlere ait kağıt paralar |
old tenor n. |
|
| 85 |
Trade/Economic |
20. yüzyılın başlarında kullanılan bir afgan sikkesi |
paissa n. |
|
| 86 |
Trade/Economic |
20. yüzyılın başlarında kullanılan bir afgan sikkesi |
paisa n. |
|
| Law |
|
| 87 |
Law |
2 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası gerektiren suç |
class 2 felony n. |
|
| 88 |
Law |
20 yıl ile müebbet arasında bir ceza |
20-years-to-life n. |
|
| 89 |
Law |
20 veya daha fazla yıl boyunca kesintisiz kullanıldığından yasalarla korunan pencere |
ancient light n. |
|
| 90 |
Law |
(deniz hukukunda) yük satışından sonra geminin güvenli bir şekilde varışını takip eden 20 günlük süre |
induciae n. |
|
| Politics |
|
| 91 |
Politics |
20 temmuz 1936'da imzalanan montrö antlaşması |
montreux convention n. |
|
| 92 |
Politics |
20 farklı ülkede terörist saldırılar düzenlemiş filistin kökenli uluslararası bir terör örgütü |
black september n. |
|
| 93 |
Politics |
20 farklı ülkede terörist saldırılar düzenlemiş filistin kökenli uluslararası bir terör örgütü |
fatah-rc n. |
|
| 94 |
Politics |
20 farklı ülkede terörist saldırılar düzenlemiş filistin kökenli uluslararası bir terör örgütü |
arab revolutionary brigades n. |
|
| 95 |
Politics |
20 farklı ülkede terörist saldırılar düzenlemiş filistin kökenli uluslararası bir terör örgütü |
abu nidal organization n. |
|
| 96 |
Politics |
20 farklı ülkede terörist saldırılar düzenlemiş filistin kökenli uluslararası bir terör örgütü |
revolutionary organization of socialist muslims n. |
|
| 97 |
Politics |
bugüne dek 20 ülkede terör saldırısı düzenlemiş filistinli uluslararası bir terör örgütü |
fatah-rc n. |
|
| 98 |
Politics |
bugüne dek 20 ülkede terör saldırısı düzenlemiş filistinli uluslararası bir terör örgütü |
black september n. |
|
| 99 |
Politics |
bugüne dek 20 ülkede terör saldırısı düzenlemiş filistinli uluslararası bir terör örgütü |
revolutionary organization of socialist muslims n. |
|
| 100 |
Politics |
bugüne dek 20 ülkede terör saldırısı düzenlemiş filistinli uluslararası bir terör örgütü |
arab revolutionary brigades n. |
|
| 101 |
Politics |
bugüne dek 20 ülkede terör saldırısı düzenlemiş filistinli uluslararası bir terör örgütü |
abu nidal organization n. |
|
| 102 |
Politics |
20. yy ortalarında bir vatanperver akım |
know-nothingism n. |
|
| Tourism |
|
| 103 |
Tourism |
(20. yy.'da) pansiyon |
tourist home n. |
|
| Technical |
|
| 104 |
Technical |
damga pulunun kenarı boyunca 20 mm başına delik sayısı ile ölçülen filatelik sınıflandırma |
perforation n. |
|
| 105 |
Technical |
damga pulunun kenarı boyunca 20 mm başına delik sayısı ile ölçülen filatelik sınıflandırma |
perforation number n. |
|
| Computer |
|
| 106 |
Computer |
bilgisayarda ikili tabanda 1024 kibibayt'a veya 2 üzeri 20 bayt'a eşdeğer bilgi birimi |
mebibyte n. |
|
| 107 |
Computer |
bilgisayarda ikili tabanda 1024 kibibit'e veya 2 üzeri 20 bit'e eşdeğer bilgi birimi |
mebibit n. |
|
| 108 |
Computer |
2'nin 20'nci kuvvetini gösteren ön ek |
mebi- pref. |
|
| Textile |
|
| 109 |
Textile |
20. yüzyılın ortalarında popüler olan bir tür yazlık kadın ceketi |
duster coat n. |
|
| Architecture |
|
| 110 |
Architecture |
20. yüzyılın ilk yıllarında abd'de ortaya çıkan, düz hatları ve kare parçaları ile dikkat çeken, düz, koyu renkli ve ağır bir mobilya tarzına ait veya ilişkin |
mission adj. |
|
| Automotive |
|
| 111 |
Automotive |
abd'de 20 yüzyılda bir otomobil firması tarafından üretilen bir araba |
willys n. |
|
| Marine |
|
| 112 |
Marine |
20. yüzyılın ortalarında denizaltı keşifleri yapmak için üretilen bir dalış gemisi |
mesoscaphe n. |
|
| Pharmaceutics |
|
| 113 |
Pharmaceutics |
yüzde 20 çinko oksitten oluşan ve cilt hastalıklarının tedavisinde kullanılan bir merhem |
zinc oxide ointment n. |
|
| Food Engineering |
|
| 114 |
Food Engineering |
ilk damıtma sonrası elde edilen yaklaşık yüzde 20 oranında alkol içeren bir içki |
low wine n. |
|
| Gastronomy |
|
| 115 |
Gastronomy |
konyak, porto şarabı gibi içkilerin 20 ila 25 yıllık olduğunu belirtmek için kullanılan bir ifade |
vsop (very special (or superior) old pale) n. |
|
| Math |
|
| 116 |
Math |
20 tabanında |
vicenary adj. |
|
| 117 |
Math |
20 tabanında gösterim sistemine ait |
vicenary adj. |
|
| 118 |
Math |
20 tabanında gösterim sistemi ile ilgili |
vicenary adj. |
|
| Physics |
|
| 119 |
Physics |
20. yüzyılda fizik deneylerinde kullanılan simit formunda bir reaktör |
zeta n. |
|
| Education |
|
| 120 |
Education |
20. yüzyıl batı resmi |
western painting in the twentieth century n. |
|
| 121 |
Education |
19. ve 20. yüzyılda kurulmuş ingiliz üniversiteleri ile ilgili |
red-brick adj. |
|
| 122 |
Education |
19. ve 20. yüzyılda kurulmuş ingiliz üniversiteleri ile ilgili |
redbrick adj. |
|
| Literature |
|
| 123 |
Literature |
20 yüzyılın sonunda ortaya çıkan bir avangart şiir akımı |
flarf poetry n. |
|
| 124 |
Literature |
denizler altında 20 bin fersah |
twenty thousand leagues under the sea n. |
|
| 125 |
Literature |
20. yüzyılın başlarında rus simgeciliğine tepki olarak çıkmış dilde klasik duruluğa ve gerçekliğe yakın nesnelliği savunan edebiyat akımı |
acmeist poetry n. |
|
| 126 |
Literature |
20. yüzyılın başlarında rus simgeciliğine tepki olarak çıkmış dilde klasik duruluğa ve gerçekliğe yakın nesnelliği savunan edebiyat akımı |
acmeism n. |
|
| 127 |
Literature |
iskoç edebiyatının 20. yüzyılda var olan formlarından biri |
lallans n. |
|
| 128 |
Literature |
20. yüzyılda imgecilikten türeyip biçime vurgu yapan bir şiir akımı |
objectivism n. |
|
| Linguistics |
|
| 129 |
Linguistics |
yunan alfabesinin 20. harfi |
upsilon n. |
|
| History |
|
| 130 |
History |
18. ve 20. yüzyıllar arasında travancore krallığına ait çok küçük gümüş sikke |
chakram n. |
|
| 131 |
History |
18. ve 20. yüzyıllar arasında travancore krallığına ait çok küçük gümüş sikke |
chuckram n. |
|
| 132 |
History |
fransız cumhuriyetçi takviminde 22 aralık’tan 20 ocak’a kadar süren dördüncü ay |
nivose n. |
|
| 133 |
History |
20. yy'ın ilk yarısında britanya'nın himayesi ve denetimindeki malezya yarımadası |
unfederated malay states n. |
|
| 134 |
History |
20. yüzyılda popüler olan çok sivri burunlu ayakkabılar veya botlar |
winkle-pickers n. |
|
| 135 |
History |
(19. ve 20. yüzyılda) hindistan'da avukat |
mukhtar n. |
|
| 136 |
History |
20 dolara eşdeğer eski bir abd altın parası |
double eagle n. |
|
| 137 |
History |
(antik roma'da) savaş ilanlarında ve barış müzakerelerinde yer alan 20 müjdeci rahipten her biri |
fetial n. |
|
| Religious |
|
| 138 |
Religious |
protestanlıkta liberal teolojiye tepki ve reformun bazı doktrinlerini pekiştirme amacıyla oluşan bir 20.yüzyıl hareketi |
neo-orthodoxy n. |
|
| 139 |
Religious |
protestanlıkta liberal teolojiye tepki ve reformun bazı doktrinlerini pekiştirme amacıyla oluşan bir 20.yüzyıl hareketi |
neoorthodoxy n. |
|
| 140 |
Religious |
sağlık ve refahın ruhani kaynaklarını vurgulayan 20. yy. amerikan dini hareketi |
unity n. |
|
| 141 |
Religious |
20. yüzyılda ortaya çıkıp hristiyan birliğini amaçlayan dünya çapındaki bir harekete ait veya ilgili |
oecumenical adj. |
|
| Philosophy |
|
| 142 |
Philosophy |
hegel'in diyalektiğini 20. yüzyılda yeniden ele alan ve bu yönde gelişme gösteren felsefi görüş |
neo-hegelianism n. |
|
| 143 |
Philosophy |
20. yüzyıl yeni hümanizm öğretisi |
humanism n. |
|
| 144 |
Philosophy |
hegel'in diyalektiğini 20. yüzyılda yeniden ele alan ve bu yönde gelişme gösteren akıma ait |
neo-hegelian adj. |
|
| Military |
|
| 145 |
Military |
saat 20:00-24:00 vardiyası |
first watch n. |
|
| 146 |
Military |
yaklaşık 20 kilotonluk verim üreten bir nükleer silah |
nominal weapon n. |
|
| 147 |
Military |
savunma bakanlığı'nın ortak kullanım sistemine bağlı 20 veya 40 fit ölçüsündeki uluslararası standartlar teşkilatı konteyneri |
common-use container n. |
|
| 148 |
Military |
(abd'de) tek bir savunma bakanlığı bölümünün satın aldığı, iso uyarınca 20 veya 40 fitlik konteyner |
service-unique container n. |
|
| 149 |
Military |
(abd'de) tek bir savunma bakanlığı bölümünün satın aldığı, iso uyarınca 20 veya 40 fitlik konteyner |
component-owned container n. |
|
| 150 |
Military |
20. yüzyılda popüler bir savaş gemisi |
dreadnaught n. |
|