Ace! - Turco Inglés Diccionario

Ace!

Significados de "Ace!" en diccionario turco inglés : 2 resultado(s)

Inglés Turco
Slang
ace! expr. harika!
British Slang
ace! expr. harika!

Significados de "Ace!" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
ace n. as
ace n. birli
ace n. karşılanamayan atış
ace adj. birinci sınıf
General
ace n. yıldız
ace n. zerre
deuce ace n. iki bir (zar)
ace n. yek
ace n. iskambilde as
ace n. çok yetenekli kimse
ace of spades n. maça beyi
ace of hearts n. kupa ası
ace n. karşılanamayan servis (tenis)
an ace up your sleeve n. avantaj olarak kullanılacak bir şey
ace n. az miktar
ace n. bir alanda uzman
ace n. başarılı
ace n. (golfte) tek atışta deliği bulma
ace n. tek vuruşta yapılan sayı
ace n. becerikli kimse
deuce-ace n. üç
ambs-ace n. kötü şans
ames-ace n. kötü şans
deuce-ace n. dü yek
deuce-ace n. iki ve bir gelen zar
have an ace in the hole v. elinde kozu olmak
have an ace up one's sleeve v. elinde kozu olmak
ace v. çok başarılı olmak
ace v. mükemmel bir sonuç almak
ace adj. en iyi
ace adj. birinci sınıf
ace adj. becerikli
ace adj. usta
within an ace of prep. az kalsın
within an ace of prep. neredeyse
within an ace of prep. eli kulağında
within an ace of prep. kılpayı
Phrasals
ace in v. kıl payıyla girebilmek
ace in (to something) v. kıl payıyla girebilmek
ace in v. bir yere girebilmek
ace in (to something) v. bir yere girebilmek
ace into (something) v. (bir şeye/yere) girmeyi becermek
ace in (something) v. (bir şeye/yere) şansı yaver gidip kabul edilmek
ace in (something) v. (bir şeye/yere) girebilmek
ace in (something) v. (bir şeye/yere) şans eseri kabul edilmek
ace into (something) v. (bir şeye/yere) şans eseri kabul edilmek
ace into (something) v. (bir şeye/yere) şansı yaver gidip kabul edilmek
ace into (something) v. (bir şeye/yere) girmeyi başarmak
ace in (something) v. (bir şeye/yere) girmeyi başarmak
ace in (something) v. (bir şeye/yere) girmeyi becermek
ace into (something) v. (bir şeye/yere) girebilmek
Phrases
ace out v. birini geçmek
ace out v. birini alt etmek
Colloquial
ace n. yakın arkadaş
ace n. kanka
ace boom-boom n. kanka
ace boom-boom n. eküri
ace boom-boom n. yakın arkadaş
ace n. aptal
ace n. budala
ace n. sersem
ace n. salak
ace n. bir dolar
ace n. birinci sınıf
ace n. en iyi
ace n. ahmak
ace n. bir numara
ace n. beceriksiz
ace n. mükemmel
the ace in (one's) hand n. koz
the ace in (one's) hand n. gizli silah
the ace in your hand [uk] n. koz
ace boom-boom n. yakın arkadaş
ace boom-boom n. kanka
the ace in your hand [uk] n. gizli silah
ace boom-boom n. pampa
ace the test v. sınavdan 100 çekmek
ace it v. çok başarılı olmak
ace v. yenmek
ace it v. kasıp kavurmak
ace v. üstün gelmek
ace v. alt etmek
ace it v. fırtına gibi esmek
ace v. sınavdan yüz çekmek/yıldızlı beş almak
ace it v. mükemmel sonuç almak
ace v. geçmek
ace v. gölgede bırakmak
ace out v. şanslı olmak
ace it v. ondan sorulmak
ace it v. çok başarılı olmak
ace out v. şansı yaver gitmek
ace (something) v. (bir şeyi) başarıyla geçmek/atlatmak
ace (something) v. (bir şeyde) mükemmel bir sonuç almak
ace out v. kıl payı sıyrılmak/kurtulmak
ace out v. son anda kurtulmak
ace (something) v. (bir şeyde) çok başarılı olmak
ace out v. şans eseri kurtulmak/atlatmak
Idioms
an ace in the hole n. insanın gizli silahı
an ace in the hole n. son koz
an ace in the hole n. son koz olarak saklanan as
someone's ace in the hole n. insanın gizli silahı
someone's ace in the hole n. son koz olarak saklanan as
someone's ace in the hole n. son koz
ace boom-boom n. kanka
ace boom-boom n. canciğer dost
ace boon-coon n. canciğer dost
ace boon-coon n. kanka
ace up (one's) sleeve n. (birinin) elindeki avantaj
ace up (one's) sleeve n. (birinin) elindeki koz
ace up (one's) sleeve n. (birinin) gizli kozu
an ace n. (bir şeyin) ustası
an ace n. (bir şeyde) çok başarılı kimse
an ace n. (bir şeyde) uzman
an ace n. (bir şeyde) çok yetenekli kimse
an ace n. (bir şeyin) en iyisi
an ace n. (bir şeyde) çok başarılı kimse
an ace n. (bir şeyde) çok yetenekli kimse
an ace n. (bir şeyin) ustası
an ace n. (bir şeyin) en iyisi
an ace n. (bir şeyde) uzaman
be within an ace of v. ramak kalmak
come within an ace of something v. 'nın eşiğine gelmek
ace out (of something) v. şans eseri kurtulmak
ace out (of something) v. şans eseri atlatmak
ace someone out v. üstesinden gelmek
ace someone out v. birisini alt etmek
come within an ace v. ramak kalmak
play one's ace v. kozunu oynamak
have an ace up one's sleeve v. gizli bir kozu olmak
ace v. sınavdan en yüksek notu almak
ace v. sınavdan 100 çekmek
bate an ace [obsolete] v. en az indirimi yapmak
be within an ace of (something) v. (bir şey) sınırına dayanmak
have an ace up your sleeve [uk] v. elinde bir kozu olmak
have an ace up your sleeve [uk] v. gizli silahı olmak
have an ace up your sleeve v. gizli silahı olmak
have an ace up your sleeve v. gizli bir kozu olmak
have an ace up your sleeve v. elinde kozu olmak
have an ace up your sleeve v. elinde avantaj olarak kullanılacak bir şey olmak
come within an ace of v. '-e ramak kalmak
come within an ace of v. ile burun buruna gelmek
come within an ace of v. nın eşiğine gelmek
have an ace up your sleeve v. elinde kozu olmak
have an ace up your sleeve v. gizli bir kozu olmak
have an ace up your sleeve v. gizli bir silahı olmak
have an ace up your sleeve v. elinde avantaj olarak kullanılacak bir şey olmak
have an ace up your sleeve v. elinde bir kozu olmak
have got an ace up (one's) sleeve v. elinde kozu olmak
have got an ace up (one's) sleeve v. gizli bir kozu olmak
play your ace v. kozunu oynamak