Aid - Turco Inglés Diccionario

Aid

Significados de "Aid" en diccionario turco inglés : 28 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
aid n. yardım
aid v. yardım etmek
General
aid n. yardımcı
aid n. aygıt
aid n. destek
aid n. çare
aid n. iane
aid n. yardım
aid n. imdat
aid n. infak
aid n. muavenet
aid n. medet
aid n. yardım malzemesi
aid n. araç
aid n. gereç
aid n. alet
aid v. el uzatmak
aid v. yardımcı olmak
aid v. maddi destekte bulunmak
aid v. para yardımı yapmak
aid v. destek olmak
aid v. destek vermek
aid v. destek görevi görmek
Politics
aid n. yardım
Technical
aid n. yardımcı madde
Food Engineering
aid n. yardımcı
History
aid n. ortaçağ ingiltere'sinde tebaanın emirleri altında yaşadıkları derebeyine yaptıkları düzenli ödeme
Sport
aid n. (dağcılık) iniş destek ekipmanı

Significados de "Aid" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
social aid n. sosyal yardım
General
first aid station n. ilkyardım istasyonu
hearing aid n. işitme cihazı
financial aid n. nakdi yardım
hearing aid n. kulaklık
hearing aid n. işitme yardımı
program aid n. program yardımı
first aid kit n. ilkyardım çantası
aid station n. yardım istasyonu
project aid n. proje yardımı
financial aid n. finansal yardım
aid station n. yardım merkezi
material aid and spiritual support n. maddi ve manevi destek
mutual aid n. karşılıklı yardım
grant in aid n. yardım bağışı
grant in aid n. parasal destek
first aid kit n. ilk yardım çantası
monetary aid n. para yardımı
first aid in illness and injury n. hastalık ve yaralanmada ilkyardım
landing aid n. iniş yardımcısı
foreign aid n. dış yardım
grant aid n. hibe yardımı
aid giving nation n. yardım eden ülke
aid material n. yardım malzemesi
military aid n. askeri yardım
first aid n. ilkyardım
aid to the memory n. hatırlatıcı not
aid to the memory n. anımsatıcı not
student aid n. öğrenci yardımı
aid team n. yardım ekibi
official aid n. resmi yardım
visual aid n. görsel eğitim aracı
social aid n. sosyal yardımlaşma
computer aid n. bilgisayar desteği
aid committee n. yardım komitesi
humanitarian aid n. insani yardım
first aid center n. ilk yardım merkezi
aid in kind n. ayni yardım
first aid cabinet n. ilk yardım dolabı
band-aid n. bant
band-aid n. yara bandı
aid-de-camp n. emir subayı
aid-de-camp n. yaver
aid-assistance in case of death n. ölüm yardımı
band-aid n. plaster
first-aid kit n. ilkyardım çantası
grant-in-aid n. ödenek
small first-aid cupboard n. ecza dolabı
technical aid n. teknik yardım
first aid crew n. ilk yardım ekibi
appeal for aid n. yardım başvurusu
first aid n. ilk yardım
immediate aid n. acil yardım
aid campaign n. yardım kampanyası
sleeping aid n. uyku ilacı
band-aid n. bir yara bandı markası
rinse aid n. parlatıcı (bulaşık makinesi)
radio aid n. radyoda bağış/yardım (kampanyası/yayını)
aid tent n. yardım çadırı
mobilization of aid n. yardım seferberliği
aid campaign n. yardım seferberliği
aid efforts n. yardım çalışmaları
band-aid n. geçici çözüm
deaf-aid n. işitme cihazı
deaf-aid n. kulaklık
first aid training n. ilk yardım eğitimi
aid agency n. yardım kuruluşu
aid worker n. yardım görevlisi
rinse aid n. bulaşık makinesi parlatıcısı
rinse aid n. bulaşık makinası parlatıcısı
basic first aid n. temel ilk yardım
band-aid baby n. sallantıdaki bir ilişkiyi düzeltmek için yapılan çocuk
band aid n. geçici çözüm
band aid n. acil onarım
home aid [new zealand] n. evde yardım
home aid [new zealand] n. hizmetçi
home aid [new zealand] n. yardımcı
gift-aid [uk] n. (britanya'da) hayır kurumlarının vergi ödeyenlerin yaptıkları bağışlar için ödedikleri vergileri talep etmelerine imkan tanıyan bir sistem
gift aid [uk] n. (britanya'da) hayır kurumlarının vergi ödeyenlerin yaptıkları bağışlar için ödedikleri vergileri talep etmelerine imkan tanıyan bir sistem
first aid n. ilk yardım uygulaması
first aid n. ilk yardım tedavisi
call for aid v. yardım çağrısı yapmak
supply aid v. yardım sağlamak
come to somebody's aid v. yardımına koşmak
aid and abet v. suça ortak olmak
aid and abet v. yardakçılık etmek
aid and abet v. suç ortaklığı yapmak
receive aid v. yardım almak
aid financially v. maddi yardımda bulunmak
render first aid v. ilk yardım sağlamak
grant in aid v. garanti vermek
grant in aid v. (kredi) temin etmek
grant in aid v. muvafakat etmek
appeal for aid v. yardım istemek
appeal for aid v. yardım dilemek
appeal for aid v. yardım başvurusunda bulunmak
come to the aid of v. yardımına koşmak
aid someone in doing something v. birisine bir şeyde yardım etmek
do first aid v. ilk yardım yapmak
pray aid v. yardım talep etmek
pray in aid v. yardım talep etmek
pray aid v. yalvarmak
pray in aid v. yalvarmak
pray in aid v. yardım istemek
pray aid v. yardım istemek
band–aid v. yara bandıyla kaplamak
band–aid v. yara bandı yapıştırmak
aid and abet v. yardakçılık etmek
aid and abet v. dolduruşa getirmek
aid and abet someone [cliché] v. birini kışkırtmak
aid and abet someone [cliché] v. birinin suçuna ortak olmak
aid and abet v. yardım etmek
aid and abet v. kışkırtmak
aid and abet someone [cliché] v. birini dolduruşa getirmek
aid and abet v. kızıştırmak
aid and abet v. teşvik etmek
aid and abet someone [cliché] v. birine yardım etmek
aid and abet someone [cliché] v. birini kızıştırmak
aid and abet v. suça ortak olmak
aid and abet someone [cliché] v. birini teşvik etmek
aid and abet v. suça ortak olmak
aid and abet v. yardakçılık etmek
aid and abet someone [cliché] v. birine yardım etmek
aid and abet someone [cliché] v. birini teşvik etmek
aid and abet v. teşvik etmek
aid and abet someone [cliché] v. birini dolduruşa getirmek
aid and abet v. yardım etmek
aid and abet someone [cliché] v. birini kışkırtmak
aid and abet v. dolduruşa getirmek
aid and abet v. kışkırtmak
aid and abet someone [cliché] v. birinin suçuna ortak olmak
aid and abet someone [cliché] v. birini kızıştırmak
gift-aid v. gift aid sistemiyle mal bağışlamak
gift-aid v. gift aid sistemiyle yapılan bağışın değerini artırmak
gift-aid v. gift aid sistemiyle bağışta bulunmak
band-aid adj. geçici
band-aid adj. yardımcı
band-aid adj. eğreti
band aid adj. yardımcı
band aid adj. eğreti
band aid adj. geçici
by the aid of adv. in yardımıyla
in aid of prep. menfaatine
in aid of prep. yararına
in aid of prep. -e yardım için
with the aid of prep. yardımı ile
fap (first-aid post) abrev. ilkyardım noktası
Phrasals
aid someone in doing something v. birisine yardım etmek
aid (someone) in (something) v. (birine bir şeyde) yardım etmek
aid in v. -de yardımcı olmak