Extra - Turco Inglés Diccionario

Extra

Significados de "Extra" en diccionario turco inglés : 58 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
extra adj. ekstra
General
extra n. ek
extra n. ek iş
extra n. ek ücrete tabi şey
extra n. ekstra şey
extra n. figüran
extra n. özel baskı
extra n. ekstra masraf
extra n. ilave
extra n. zam
extra n. ilave gazete
extra n. munzam
extra n. üstün nitelikli şey
extra n. ek sayı
extra n. ek puan
extra n. ek işçi
extra n. süs
extra n. aksesuar
extra n. ekstra ücret
extra adj. üstün
extra adj. ikinci
extra adj. ilaveten
extra adj. zait
extra adj. fevkalade
extra adj. yedek
extra adj. gereksiz
extra adj. ayrı
extra adj. ilave edilen
extra adj. olağanüstü
extra adj. ala
extra adj. hariç
extra adj. fazladan
extra adj. fazla
extra adj. çok iyi
extra adj. ilave
extra adj. fazladan
extra adj. ek
extra adj. fazla
extra adj. yedek
extra adv. çok çok
extra adv. ayrıca
extra adv. açıktan
extra adv. ekstra olarak
extra adv. en iyisi
extra adv. ek olarak
extra adv. ilave olarak
extra adv. alışılmamış bir şekilde
extra adv. özellikle
extra adv. bilhassa
extra adv. fazladan
Trade/Economic
extra adj. ekstra
Tourism
extra n. ekstra ücret
Computer
extra n. windows ve mac için uçbirim öykünme yazılımı
Sport
extra n. ekstra sayı
extra n. rakip savunmanın yaptığı hatalarla alınan sayı
Art
extra n. figüran
Cinema
extra n. filmde çok ufak roller oynayan kimse
extra n. figüran

Significados de "Extra" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
extra sensory perception n. altıncı his
an extra n. extra bir
stamp for extra postage n. taksa pulu
extra time n. uzatma
optional extra n. opsiyonel ekstra
extra chunky worktop n. ekstra kalın mutfak tezgahı
extra premium n. ek prim
extra profit n. ek kazanç
extra postage n. taksa
extra pay n. ek ödeme
optional extra n. tatil veya başka herhangi bir organizayonun karşıladıklarına ilaveten müşteri tarafından satın alına
extra vires n. yetkiyi aşma
extra terrestrial n. dünya dışı canlı
extra charge n. ekstra masraf
extra charge n. ek ücret
extra-terrestrial n. uzaylı
extra-marital escapade n. kaçamak
extra-large shirt n. battal boy gömlek
extra-marital affair n. kaçamak
extra over price n. fiyat farkı
extra labor n. fazladan çalışma
extra work n. ek iş
extra mild n. çok yumuşak
extra work n. ilave iş
an extra job n. ek iş
extra pencil n. fazla/yedek kalem
two extra mags n. fazladan iki şarjör
extra toppings n. (pizzada) ekstra malzeme
extra topping n. pizzada ekstra malzeme
extra lean ground beef n. yağsız dana kıyması
extra training n. ekstra antreman
be an extra v. fazlalık etmek
be extra v. fazlalık etmek
give extra time v. müddet vermek
give extra time v. süre vermek
give extra time v. zaman vermek
take extra security measures v. ekstra güvenlik önlemleri almak
take extra security precautions v. ekstra güvenlik önlemleri almak
place extra guards at the door v. kapıya ekstra güvenlik görevlisi yerleştirmek
buy someone extra time v. fazladan zaman kazandırmak
add an extra beauty v. ayrı bir güzellik katmak
add an extra beauty v. ekstra güzellik katmak
earn an extra revenue v. ek gelir elde etmek
earn an extra revenue v. ek gelir kazanmak
extra strong adj. ekstra dayanıklı
extra strong adj. çok dayanıklı
extra-smooth adj. çok düzgün
extra societal adj. ekstra-toplumsal
extra societal adj. toplum harici
extra societal adj. toplum dışı
extra hard adj. çok sert
extra-special adj. özel
extra-official adj. resmi görev dışı
extra-strong adj. aşırı güçlü
extra-strong adj. çok güçlü
extra-strong adj. çok dayanıklı
extra-special adj. istisnai
as an extra adv. fazladan
ab extra adv. dışarıdan
ab extra adv. hariçten
ab extra adv. dıştan
extra- pref. harici-
extra- pref. dış-
ex (extra) abrev. ekstra
ex (extra) abrev. ilave
ext (extra) abrev. ilave
ext (extra) abrev. ek
ext (extra) abrev. ekstra
Colloquial
extra pair of hands n. başka birinin daha yardım elini uzatması
extra pair of hands n. başka birinin daha yardım etmesi
extra pair of hands n. başka birinin yardımı
extra pair of hands n. birinin yardımı
extra pair of hands n. başka birinin daha el atması
why are you being so extra? expr. neden bu kadar tepki veriyorsun?
Idioms
go the extra mile v. elinden gelenin fazlasını yapmak
go the extra mile v. (bir şeyi elde etmek için) gerekenden fazlasını yapmak
go the extra mile v. biraz daha uğraşmak/çabalamak
walk the extra mile v. biraz daha uğraşmak/çabalamak
walk the extra mile v. [bir şeyi elde etmek] gerekenden fazlasını yapmak
get rid of one's extra kilos v. fazlalıklarından kurtulmak
get rid of one's extra kilos v. fazla kilolarından kurtulmak
go the extra mile v. bir adım daha ileri gitmek
go the extra mile (for somebody/something) v. (biri/bir şey için) gerekenden fazlasını yapmak
go the extra mile (for somebody/something) v. (biri/bir şey için) elinden gelenin fazlasını yapmak
go the extra mile (for somebody/something) v. (biri/bir şey için) fazlasıyla uğraşmak/çabalamak
Speaking
do you have an extra pencil? expr. fazla kalemin var mı?
do you have an extra pencil? expr. fazla kaleminiz var mı?
Trade/Economic
extra ordinary gain n. olağan dışı gelir
extra reserve n. olağanüstü yedekler
extra laytime n. sürastarya müddeti
extra dividend n. ek temettü
extra dating n. faturanın ödenme tarihine birkaç gün ilave etme
packing extra n. ambalaj hariç
extra ordinary budget n. olağanüstü bütçe
extra freight n. ek yük
extra premium n. ek prim
extra profit n. ek kazanç
extra pay n. ilave maaş
extra dividend n. olağanüstü temettü
extra fund n. ilave fon
extra costs n. ilave masraflar
extra insurance n. ilave sigorta
extra freight n. ilave yük
tax on extra revenues n. olağanüstü kazançlar vergisi
extra expenses n. ek masraflar
extra pay n. ek ödeme
extra payment n. ekstra tediye
extra reserve n. olağanüstü ihtiyat
extra payment n. zam
extra expenses n. ekstra masraflar
extra fund n. olağanüstü fon
extra payment n. fazla ödeme
extra money n. ekstra para
extra dividend n. olağanüstü kar
extra premium n. ekstra prim
employee's premiums for extra-statutory insurance n. ilave yasal sigortaya ait çalışan primleri
extra benefit n. ilave fayda
extra benefit n. ek tazminat
extra-budgetary fund n. bütçe dışı fon
bring extra costs v. ekstra maliyet getirmek
bring extra costs v. fazladan maliyet getirmek
double extra adj. ekstra-ekstra
Law
extra judicial execution n. yargısız infaz
extra work n. fazla çalışma
extra territorial offence n. yurt dışında işlenen suç
extra-contractual administrative liability n. sözleşme dışı idari sorumluluk
extra-territoriality n. ülkedışılık
extra-atmospheric space n. atmosfer dışı uzay
extra judicial adj. mahkeme dışı
extra judicial adj. mahkemenin yargı yetkisi dışında
extra legem expr. hukuk dışında
extra legem expr. hukuk dışı
Politics
extra budgetary fund n. bütçe dışı fon
extra community trade n. topluluk dışı ticaret
intra and extra community wars n. topluluk içi ve dışı savaşları
extra procedural cases n. prosedür dışı dosyalar
extra-parliamentary adj. parlamento dışı
Insurance
extra perils n. ilave muhataralar
Technical
extra heavy pipe n. çok kalın boru
extra bunk n. ekstra kuşet
extra seat n. ekstra koltuk
extra over n. fiyat farkı
extra-bankingsuperelevation n. dolgu yükseltilmesi
extra-sensitive clay n. aşırı hassas kil
extra heavy sheet glass n. kalın pencere camı
extra thick sheet glass n. kalın pencere camı
extra solution n. üstünçözelti
extra large press n. tv ekran presi
extra large press n. büyük pres
extra high strength molding compound n. çok yüksek dayançlı kalıp bileşiği