Farm - Turco Inglés Diccionario

Farm

Significados de "Farm" en diccionario turco inglés : 45 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
farm n. çiftlik
General
farm n. tarla
farm n. rençper
farm n. çiftlik evi
farm n. çiftlik
farm n. vergi
farm v. ekip biçmek
farm v. çiftçilik yapmak
farm v. işlemek
farm v. yetiştirmek
farm v. ekmek
farm v. kiraya vermek
farm v. sürüp ekmek
farm v. kira ile vermek
farm v. tarım yapmak
farm v. belirli bir meblağ karşılığı devretmek
farm v. mahsul ekmek
farm v. büyükbaş yetiştirmek
farm N. tarım işletmesi
Trade/Economic
farm v. (meslek, iş) sabit meblağ karşılığında tahsil etmek
farm v. sabit fiyat üzerinden bakım sözleşmesi yapmak
farm v. taşerona vermek
farm v. çiftlik yönetmek
farm v. çiftçi olarak çalışmak
Politics
farm n. kamu geliri elde etmek için kiraya verilen toprak parçası
Technical
farm n. bir dizi benzer yapıyı/aygıtı içeren alan
Psychology
farm n. (kırsal bölgede) psikiyatri merkezi
farm n. (kırsal bölgede) alkol tedavi merkezi
Agriculture
farm n. ekim için kiralanan arazi parçası
farm n. bazı sucul yaşam formlarının yapay olarak yetiştirildiği su kanalı
farm n. kereste üretiminde kullanılan ağaçlarla kaplı alan
farm n. ekim arazisi
farm n. (meyve, balık) üretim tesisi
farm v. tarımda kullanmak
farm v. (araziyi) çiftlik olarak işletmek
farm v. bol miktarda yetiştirmek
farm v. tarım faaliyetlerine ayırmak
farm v. bolca üretmek (tarım ürünü)
History
farm n. toplam vergi içerisindeki belediye payı
farm n. belirli ödeme karşılığında vergi memuru görevlendirme
farm n. kamu gelirlerini toplayanlar
farm n. sabit bedelle kiralanma
farm n. (osmanlı'da) vergi tahsildarlığı
farm n. vergi memurları
Baseball
farm n. daha iyi bir takımın altyapısına oyuncu yetiştiren alt lig takımı

Significados de "Farm" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
dairy farm n. mandıra
General
farm worker n. çiftçi
collective farm n. kolektif çiftlik
farm laborer n. çiftlik işçisi
farm building n. çiftlik binası
poultry farm n. tavuk çiftliği
farm labourer n. çiftlik işçisi
collective farm n. müşterek çiftlik
farm pond n. çiftlik gölü
farm manure n. çiftlik gübresi
farm minister n. tarım bakanı
farm life n. çiftlik hayatı
tariff on farm produce n. çiftlik ürünlerinde tarife
baby farm n. çocuk ve bebekler için ücretli bakımevi
family size/scale farm n. aile çiftliği
farm hand n. çiftlik işçisi
farm worker n. çiftlik işçisi
farm owner n. çiftlik sahibi
farm management n. çiftlik yönetimi
farm cheese n. köy peyniri
fish farm n. balık çiftliği
farm produce n. çiftlik ürünü
collective farm n. kolhoz
baby farm n. kreş
model farm n. numune çifliği
farm equipment n. çiftçilik teçhizatı
farm animal n. çiftlik hayvanı
farm management n. çiftlik idaresi
farm product n. çiftlik ürünü
farm pasture n. çiftlik merası
stud farm n. hara
farm animals n. çiftlik hayvanları
demonstration farm n. örnek çiftlik
truck farm n. bostan
wind farm n. rüzgar çiftliği
farm-buildings n. çiftlik yapıları
farm-house n. çiftlik evi
state farm n. devlet çiftliği
wind farm n. rüzgar santrali
ataturk forest farm n. atatürk orman çiftliği
fat farm n. zayıflama merkezi
fat farm n. kilo verme merkezi
farm labourer n. ırgat
farm business n. çiftlik işi
farm boy n. çiftlikte yetişmiş çocuk
animal farm n. hayvan çiftliği
fur farm n. kürk çiftliği
snake farm n. yılan çiftliği
horse farm n. at çiftliği
puppy farm n. yavru köpek çiftliği
farm to table n. çiftlikten sofraya
bonanza farm n. abd veya kanada'da çok kazançlı büyük çiftlik
poor farm n. ihtiyaç sahiplerinin barındığı devlet destekli yapı
poor farm n. düşkünler evi
poor farm n. kimsesizler evi
fat farm n. zayıflama kampı
fat farm n. kilo verme merkezi
pot farm n. (genelde ormanlık alanda gizlenmiş) esrar yetiştirilen toprak parçası
pot farm n. esrar tarlası
ostrich farm n. istiridye tarlası
farm boy n. çiftlik çalışanı erkek
farm girl n. çiftlikte yetişmiş kız
farm girl n. çiftlik çalışanı kadın
farm out v. kiraya vermek
buy the farm v. nalları dikmek
farm fish v. balık yetiştirmek
farm sheep v. koyun yetiştirmek
farm out v. havale etmek
run the farm v. çiftliği işletmek
run a farm v. çiftlik işletmek
buy a farm v. çiftlik satın almak
farm let v. kiraya vermek
farm let v. kiralamak
farm [dialect] [uk] v. temizlemek
farm [dialect] [uk] v. boşaltmak
farm-raised adj. çiftlikte yetiştirilmiş
farm-to-table adj. çiftlikten masaya
farm hand adj. mevsimlik işçi
farm hand adj. geçici işçi
Phrasals
farm out v. görev/sorumluluk dağılımı yapmak
farm out v. çocuğunu/çocuklarını birine bırakmak
farm something out v. yoğun tarım yapmak suretiyle bir arazinin/tarlanın verimliliğini düşürmek
farm something out v. araziyi/tarlayı verimsizleştirmek
farm out v. işi ilgili kişi veya şirket dışında başka birine vermek
farm out v. görevlendirme yapmak
farm out v. bir çalışanı başka birinin emrine vermek
farm out v. beyzbolda birinci lig oyuncusunu ikinci lige göndermek
farm out v. araziyi/tarlayı fazla ekip biçmekten verimsiz hale getirmek
farm something out v. taşeronluk hizmeti vermek
farm out v. çocuğunu/çocuklarını birine emanet etmek
farm out v. sorumluluk vermek
farm out v. araziyi/tarlayı verimsizleştirmek
farm something out v. birine normalde çalıştığı yerin dışında bir iş vermek
farm out v. işi taşerona vermek
farm out v. bir çalışanı başka birinin yardımına göndermek
farm someone out v. çocuğunu/çocuklarını yatılı okula vermek
farm someone out v. bir çalışanı başka birinin yardımına göndermek
farm someone out v. birini başka biri için görevlendirmek
farm someone out v. birini başka birinin işini yapması için göndermek
farm someone out v. bir çalışanı başka birinin emrine vermek
farm someone out v. çocuğunu/çocuklarını birine bırakmak
farm someone out v. birini başka birinin işine tahsis etmek
farm someone out v. çocuğunu/çocuklarını birine emanet etmek
farm out v. (çocuk, mahkum) ücret karşılığı baktırmak
farm out v. yasal sınırlar çerçevesinde (petrol kuyusu) açmak
farm out v. bakıcı tutmak
Phrases
from farm to fork expr. tarladan sofraya
from farm to table expr. tarladan sofraya
Colloquial
buy the farm v. tahtalıköyü boylamak
you can bet the farm that (something will happen or is the case) expr. hiç şüphen olmasın ki (bir şey olacak/bir şey öyle)
you can bet the farm expr. hiç şüphen olmasın ki
you can bet the farm that (something will happen or is the case) expr. emin ol ki (bir şey olacak/bir şey öyle)
you can bet the farm that (something will happen or is the case) expr. (bir şeyin olacağına/bir şeyin öyle olduğuna) emin olabilirsin
you can bet the farm that (something will happen or is the case) expr. kesinlikle (bir şey olacak/bir şey öyle)
you can bet the farm expr. emin olabilirsin
you can bet the farm expr. emin ol ki
you can bet the farm expr. kesinlikle
Idioms
buy the farm v. ruhunu teslim etmek
buy the farm v. ölmek
buy the farm v. öbür dünyayı boylamak
farm out v. sorumluluk yüklemek
farm out v. işi başkalarına yüklemek
farm out v. başkalarına iş vermek
farm out v. başkalarına sorumluluk vermek
bet the farm v. varını yoğunu bir işe vb. yatırmak
sell the farm v. varını yoğunu bir işe vb. yatırmak
not my pig not my farm v. etliye sütlüye karışmamak
bet the farm v. bir şey için her şeyini riske atmak
bet the farm v. varını yoğunu bir şeye yatırmak
couldn't organise a chook raffle at a poultry farm v. kendine hayrı dokunmamak
couldn't organise a chook raffle at a poultry farm v. en kolay işi bile becerememek
couldn't organise a chook raffle at a poultry farm v. kendine bile hayrı olmamak
couldn't organise a chook raffle at a poultry farm v. beceriksiz olmak
bought the farm expr. öbür dünyayı boylamış
bought the farm expr. tahtalıköyü boylamış
bought the farm expr. mortu çekmiş
bought the farm expr. ölmüş
bought the farm expr. nalları dikmiş
bought the farm expr. tahtalıköye gitmiş
bought the farm expr. mortoyu çekmiş
you can bet the farm (on someone or something) [rural] expr. (birinden/bir şeyden) emin olabilirsin
Speaking
you can bet the farm on expr. emin olabilirsin
did you move to a farm? expr. bir çiftliğe mi taşındınız?
Trade/Economic
farm loan n. tarım kredisi
farm yields n. tarımsal getiri
assembler of farm products n. tarım ürünü toplayıcısı
farm accounting data network n. çiftlik muhasebesi veri ağı
collective farm n. kollektif çiftlik
farm problem n. tarımsal gelir sorunu
cube farm n. bir çok küçük ofisten oluşan çalışma yeri