Hammer! - Turco Inglés Diccionario

Hammer!

Significados de "Hammer!" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
hammer n. çekiç
General
hammer head n. çekiç başı
tack hammer n. çekiç
hand hammer n. el çekici
claw hammer n. domuz tırnağı çekiç
sledge hammer n. varyos
hammer mill n. çekiçli değirmen
forge hammer n. demirci çekici
steam hammer n. şahmerdan
pick hammer n. martopikör
yellow hammer n. sarıcık
hammer and sickle n. orak çekiç
caulking hammer n. kalafat çekici
hammer n. çekiç
water hammer n. su çekici
peen hammer n. keski çekiç
peen hammer n. keski
peen hammer n. sivri uçlu çekiç
emergency hammer n. imdat çekici
emergency hammer n. acil durum çekici
hammer [obsolete] n. kapı tokmağı
hammer n. çekiç gibi vuran kimse
hammer n. zarar veren kimse
hammer n. bozulan şey
hammer n. müzayedeci tokmağı
hammer blow n. büyük şok
hammer blow n. büyük aksaklık
hammer n. saat çanını çalan alet
hammer n. mahvolan şey
sledge-hammer n. balyoz
hammer away v. durmadan çalışmak
hammer v. dövmek
hammer away v. kafa yormak
hammer v. yumruklamak
hammer v. saldırmak
bring to the hammer v. açık artırmada satmak
hammer v. hızlı atmak
hammer v. çakmak
go at it hammer and tongs v. kapışmak
hammer v. işlemek
hammer v. çekiçle işlemek
hammer v. çekiçle vurmak
hammer v. ağır yenilgiye uğratmak
beat with a hammer v. balta ile vurmak
hammer v. çekiçlemek
hammer an idea into someone's head v. bir fikri birinin kafasına sokmak
hammer v. çekiçle çakmak
hammer out v. -e şekil vermek
flat-hammer v. çekiçle düzlemek
hammer out v. tartışarak çözümlemek
hammer v. (fiyat) indirmek
hammer v. (fiyat) kırmak
hammer toe v. çekiç parmak
bring to hammer v. mezada çıkarmak
hammer v. pekiştirmek
hammer v. devamlı uğraşmak
hammer v. yumruklamak
hammer v. yinelemek
hammer v. sözlü saldırıda bulunmak
hammer v. (birine) devamlı zarar vermek
hammer v. ısrar etmek
hammer v. durmaksızın çalışmak
hammer v. pürüzsüzleştirmek
hammer [uk] [dialect] v. tereddüt ederek konuşmak
hammer v. vurmak
having a hammer adj. çekiçli
hammer-shaped adj. çekiç şeklinde
hammer and tongs adv. harıl harıl
hammer and tongs adv. şiddetle
hammer and tongs adv. olanca gücüyle
Phrasals
hammer something out v. anlaşmaya varmak
hammer something out v. piyanoda bir şeyler çalmak
hammer home something v. (bir konunun iyice anlaşılması için) konunun tekrar üzerinden geçmek
hammer something home v. (bir konunun iyice anlaşılması için) konunun tekrar üzerinden geçmek
hammer something down v. çivilemek
hammer something down v. tüm etrafını çivilemek
hammer on v. glissando yapmak
hammer on someone or something v. birine/bir şeye vurmak
hammer on v. çakmak
hammer something onto something v. bir şeyi bir şeye çakarak takmak
hammer on someone or something v. birini/bir şeyi pataklamak
hammer on v. telli bir enstrümanda bir notadan diğerine kaymak
hammer something on v. bir şeyi bir şeye çakarak takmak
hammer on v. üstüne çakmak
hammer on someone or something v. birini/bir şeyi dövmek
hammer something on v. bir şeyi bir şeye vurarak takmak
hammer on someone or something v. birine/bir şeye üst üste vurmak
hammer something onto something v. bir şeyi bir şeye vurarak takmak
hammer on v. vurup durmak
hammer on v. arka arkaya vurmak
hammer on v. çakarak sabitlemek
hammer into v. '-e vurarak/çakarak sokmak
hammer something into something v. bir şeyi bir şeye vurarak/çakarak sokmak
hammer something into something v. bir şeyi bir şeye çekiçle çakmak
hammer something in v. bir şeyi bir şeye vurarak/çakarak sokmak
hammer into v. -e çakmak
hammer something in v. bir şeyi bir şeye çakmak
hammer into v. '-e çekiçle çakmak
hammer something in v. bir şeyi bir şeye çekiçle çakmak
hammer something into something v. bir şeyi bir şeye çakmak
hammer away v. bir şey hakkında sürekli konuşmak
hammer away v. bir şeye arka arkaya vurmak
hammer down v. bir şeyi sabitlemek için çekiç kullanmak
hammer (something) into (one's) head v. (bir şeyi birinin) kafasına sokmaya çalışmak
hammer (something) into (someone or something) v. (bir şeyi birinin kafasına/bir şeye) vura vura/zorla sokmak
hammer (something) into (one's) head v. (bir şeyi birinin) kafasına çaka çaka öğretmek/sokmak
hammer (something) into (one's) head v. (bir şeyi birinin) kafasına zorla sokmak
hammer (something) into (one's) head v. (bir şeyi) tekrar ede ede (birinin) kafasına sokmak
hammer at (something) v. (bir şeye) kafa yormak
hammer at (something) v. (bir şeyi, kapıyı) yumruklamak
hammer at (something) v. (bir konu) üzerinde tekrar tekrar konuşmak
hammer at (something) v. (bir iş) üzerinde durmadan uğraşmak
hammer onto v. -e çakarak takmak
hammer onto v. '-e vurarak takmak
hammer at (something) v. sürekli aynı şeyi tekrarlamak
hammer at (something) v. (bir şey) üzerinde azimle çalışmak
hammer at (something) v. (bir konuyu, soruyu) sürekli tekrarlamak
hammer at (something) v. (bir şeye) gürültüyle vurup durmak
Phrases
between the hammer and the anvil expr. çok zor durumda
between the hammer and the anvil expr. çok müşkül bir durumda
between the hammer and the anvil expr. iki ateş arasında
Proverb
if you have a hammer, everything looks like a nail çekiç elindeyse her şey çivi olur
to a man with a hammer, everything looks like a nail elinde çekiç olan herşeyi çivi görür
if all you have is a hammer, everything looks like a nail çekiç elindeyse her şey çivi olur
if all you have is a hammer, everything looks like a nail elinde sadece çekiç varsa her şey çivi olur
Colloquial
claw hammer n. kuyruklu ceket
claw hammer n. frak
hammer a beer v. bira yuvarlamak
hammer some beers v. bira yuvarlamak
hammer v. (bir şeyi) yapmaya devam etmek
hammer v. bozguna uğratmak
hammer-headed adj. mankafa
hammer-headed adj. dangalak
hammer-headed adj. salak
Idioms
the hammer falls n. kararın açıklanması
sledge-hammer argument n. balyoz gibi argüman
sledge-hammer argument n. yıkıp geçecek argüman
hammer and sickle n. komünist parti amblemi
hammer and sickle n. zaman zaman komünizm yerine kullanılan bir tabir
hammer out v. şekil vermek
go under the hammer v. açık artırma ile satılmak
go under the hammer v. mezatta satılmak
hammer away at v. sürekli aynı şeyi tekrarlamak
hammer away at v. üzerine basa basa tekrarlamak
hammer into v. tekrarlayarak öğretmeye çalışmak
hammer at v. çok gürültü yapmak
hammer at v. korkunç gürültü çıkarmak
hammer away at v. bir şey üzerinde çok çalışmak
hammer away at v. dört elle sarılmak
hammer away at v. azimle uğraşmak