Kid - Turco Inglés Diccionario

Kid

Significados de "Kid" en diccionario turco inglés : 27 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
kid n. velet
kid n. çocuk
kid n. küçük çocuk
General
kid n. ufaklık
kid n. küçük
kid n. genç
kid n. arkadaşlar
kid n. oğlak
kid n. oğlak derisi
kid n. keçi yavrusu
kid n. delikanlı
kid v. şaka yapmak
kid v. işletmek
kid v. dalga geçmek
kid v. kandırmak
kid v. takılmak
kid v. oğlak doğurmak
kid adj. oğlak derisinden yapılmış
kid adj. oğlak etinden yapılmış
Colloquial
kid adj. daha genç
kid adj. ufak
kid adj. yavru
Textile
kid n. keçi derisi
Gastronomy
kid n. buzağı
kid n. keçi yavrusu
kid n. oğlak
kid n. oğlak eti

Significados de "Kid" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
kid glove n. yumuşaklık
poor kid n. çocukcağız
kid stuff n. çocukça
kid's room n. çocuk odası
parents with more than one kid n. çok çocuklu aile
family with more than one kid n. çok çocuklu aile
kid-12 n. çocuk-12
dead-end kid n. sokak çocuğu
whiz-kid n. kariyeri hızla yükselen kimse
whizz-kid n. kariyeri hızla yükselen kimse
kid leather n. oğlak derisi
neighbour's kid n. komşunun çocuğu
neighbour's kid n. komşu çocuğu
grand kid n. torun
a skinny kid n. cılız bir çocuk
a gang kid n. çete üyesi bir çocuk
kid mohair n. oğlak tiftiği
foster kid n. üvey evlat
foster kid n. üvey çocuk
sad kid n. mutsuz çocuk
kid stuff n. çocuk işi
kid stuff n. sadece çocuklara uygun olduğu düşünülen şey
handle with kid gloves v. tatlılıkla idare etmek
handle with kid gloves v. yumuşak davranmak
kid around with someone v. dalga geçmek
raise a kid v. çocuk büyütmek
kid around v. makara yapmak
hit a kid crossing the street v. karşıdan karşıya geçen çocuğa çarpmak
kid glove adj. fazla nazik
kid-glove adj. kibar
kid-glove adj. yumuşak
kid-glove adj. nazik
kid-glove adj. fazla nazik
kid-glove adj. (diplomaside) ince düşünceli ve çok anlayışlı
as a kid adv. çocukluğunda
as a kid adv. çocukken
Phrasals
kid around with someone v. tiye almak
kid around with someone v. dalga geçmek
kid around with someone v. alay etmek
kid (one) about (something) v. (birinin bir şeyi) ile alay etmek
kid (oneself) about (something) v. (bir şey) hakkında (kendini) kandırmak
kid (one) about (something) v. (birinin bir şeyi) ile dalga geçmek
kid about v. ile alay etmek
kid about v. ile dalga geçmek
Phrases
the kid is skillful expr. bu çocukta iş var
the kid is smart expr. bu çocukta iş var
Colloquial
whiz-kid n. iş hayatında çok çabuk yükselen kimse
whiz-kid n. gayretli ve tuttuğunu koparan kimse
whizz-kid n. gayretli ve tuttuğunu koparan kimse
whizz-kid n. iş hayatında çok çabuk yükselen kimse
a 16-year-old kid n. 16 yaşında bir çocuk
bonus kid n. üvey evlat
bonus kid n. bonus çocuk
crazy mixed-up kid n. bunalımlarda
crazy mixed-up kid n. sorunlu çocuk
crazy mixed-up kid n. kafası karışık genç
crazy mixed-up kid n. sıkıntılı çocuk
punk kid n. saygısız tip
quiz kid n. akıllı/zeki genç
quiz kid n. akıllı/zeki çocuk
kid-vid n. çocuk kanalı
step-kid n. üvey evlat
step-kid n. üvey çocuk
quiz kid n. soru cevap oyunlarında başarılı çocuk
kid-vid n. çocuklar için yapılan televizyon programları
punk kid n. küstah şey
punk kid n. toy çocuk
punk kid n. densiz
quiz kid n. genel kültürü yüksek genç
punk kid n. pişkin tip
kid vid n. çocuklar için yapılan program/video
kid vid n. çocuk programı
punk kid n. münasebetsiz tip
kid-vid n. çocuk televizyonu
punk kid n. şımarık tip
punk kid n. zibidi
punk kid n. serseri çocuk
punk kid n. şımarık bebe
whizz kid n. yaşına göre oldukça başarılı kimse
whiz kid n. yaşına göre oldukça başarılı kimse
wiz kid n. yaşına göre oldukça başarılı kimse
boomerang kid n. özellikle ekonomik sebeplerle baba evine dönen genç
flk (funny-looking kid) n. anormal gelişim gösteren çocuk
flk (funny-looking kid) n. anormal görünümlü çocuk
giggle and kid around v. şakalaşıp eğlenmek
kid-on [uk] adj. yapay
kid-on [uk] adj. sahte
kid-on [uk] adj. yapmacık
let us not kid ourselves expr. kendi kendimizi kandırmayalım
let us not kid ourselves expr. kendimizi kandırmayalım
don't kid a kidder expr. tereciye tere satma
that kid's going places expr. bu çocuk adam olur
Idioms
whiz-kid n. tuttuğunu koparan
whizz-kid n. tuttuğunu koparan
whizz-kid n. iş bitirici
whiz-kid n. iş bitirici
the new kid on the block n. acemi çaylak
the new kid on the block n. çömez
new kid on the block n. (bir bölgeye/mahalleye) yeni gelen/taşınan kimse
a latchkey kid n. annesi ve babası çalıştığından dolayı sürekli evde yalnız kalan çocuk
a latchkey kid n. çalışan ailelerin çocukları için kullanılan bir terim
whiz-kid n. kariyeri parlak kimse
whizz-kid n. kariyeri parlak kimse
whizz-kid n. adam olacak çocuk
whiz-kid n. adam olacak çocuk
snotnosed kid n. küçük çocuk
a new kid on the block n. bir grupta yeni kimse
a new kid on the block n. bir yere yeni gelmiş kimse
a new kid on the block n. bir yere yeni taşınmış kimse
a new kid on the block n. yeni bir şey
a new kid on the block n. henüz pek kullanılmamış bir şey
a new kid on the block n. bir yerde yeni kimse
a new kid on the block n. insanların hayatına yeni girmiş bir şey
a new kid on the block n. bir gruba yeni katılmış kimse
a whiz-kid n. kariyeri parlak bir genç
a whiz-kid n. genç ve alanında iyi kimse
a whizz-kid n. genç ve alanında iyi kimse
a whiz-kid n. tuttuğunu koparan bir genç
a whizz-kid n. genç yaşta çok başarılı kimse
a whizz-kid n. tuttuğunu koparan bir genç
a whizz-kid n. kariyeri parlak bir genç
a whiz-kid n. genç yaşta çok başarılı kimse
a/the new kid on the block n. yeni çocuk
a/the new kid on the block n. acemi çocuk
a/the new kid on the block n. çaylak
kid's stuff n. çocuk oyuncağı
kid's stuff n. çocukça şey
kid gloves n. pamuklara sarma
kid gloves n. tatlılık
kid's stuff n. çocuk işi
kid gloves n. gözü gibi sakınma
kid gloves n. itina
kid's stuff n. çok basit
treat with kid gloves v. pamuklara sararak sakınmak
treat with kid gloves v. gözü gibi sakınmak
handle with kid gloves v. pamuklara sararak sakınmak
handle with kid gloves v. gözü gibi sakınmak
handle someone with kid gloves v. birine karşı çok nazik ve hassas davranmak
handle someone with kid gloves v. birine karşı itina ile davranmak
be like a kid in a candy store v. çok mutlu olmak
be like a kid in a candy store v. (sevinçten) içi içine sığmamak
be like a kid in a candy store v. sevinçten havalara uçmak
be like a kid in a candy store v. çok sevinçli olmak
kid someone about one's something v. birinin bir şeyi ile dalga geçmek
kid someone about one's something v. birinin bir şeyi ile alay etmek
handle (someone or something) with kid gloves v. (birine/bir şeye) karşı çok nazik ve hassas davranmak
treat someone with kid gloves v. birine karşı çok nazik ve hassas davranmak
treat someone with kid gloves v. birine karşı itina ile davranmak
handle (someone or something) with kid gloves v. (birine/bir şeye) karşı itina ile davranmak
treat someone with kid gloves v. birine yumuşak davranmak