ufak - Turco Inglés Diccionario
Historia

ufak



Significados de "ufak" en diccionario inglés turco : 24 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
ufak little adj.
ufak small adj.
General
ufak bit n.
ufak trivial adj.
ufak insignificant adj.
ufak trifling adj.
ufak petite adj.
ufak petit adj.
ufak lil (little) adj.
ufak minor adj.
ufak diminutive adj.
ufak inconsiderable adj.
ufak light adj.
ufak puny adj.
ufak scrubby adj.
ufak exiguous adj.
ufak small adj.
ufak lilliputian adj.
Trade/Economic
ufak petty
Technical
ufak small
British Slang
ufak biddy
ufak dinky
ufak ickle
ufak lickle

Significados de "ufak" con otros términos en diccionario inglés turco: 500 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
ufak yastık pad n.
ufak bir çubuğun ucuna takılı hidrofil pamuk swab n.
General
ufak işlerle oyalanmak potter v.
ufak tefek işler yapmak job v.
un ufak etmek crumble st finely v.
ufak şeyler yüzünden telaşa düşmek fuss v.
ufak çapta bir yalan söylemek fudge v.
bir plan veya sistemdeki ufak tefek pürüzleri düzeltmek work out the kinks v.
ufak çukur açmak dint v.
ufak adımlarla kırıta kırıta yürümek mince v.
ufak bir kabahati mesele yapıp büyük bir yanlışa aldırmamak strain at a gnat and swallow a camel v.
ufak işlerle oyalanmak potter about v.
en ufak bir fikri olmamak not to have the faintest idea v.
ufak tefek işlerle meşgul olmak putter about v.
ufak bir hile yapmak fudge v.
kesik ve tiz bir sesle havlamak (ufak köpek) yip v.
ufak gruplara bölünmek splinter v.
ufak levye ile açmak (hırsızların kullandığı) jimmy v.
havlamak (ufak köpek kesik ve tiz bir sesle) yap v.
un ufak olmak be broken into pieces v.
ufak tefek ayak işlerine girmek get odd jobs that pay v.
üzerinde durmak (cüzi şeyler/ufak kusurlar) niggle over v.
ile uğraşmak (cüzi şeyler/ufak kusurlar) niggle about v.
un ufak etmek smash to smithereens v.
üzerinde durmak (cüzi şeyler/ufak kusurlar) niggle about v.
ufak gruplara bölmek splinter v.
un ufak olmak crumble v.
batmak (ufak diken vb) prickle v.
un ufak etmek pulverize v.
ufak meseleleri sorun yapmak fuss v.
ile uğraşmak (cüzi şeyler/ufak kusurlar) niggle over v.
ufak kusurlar aramak nitpick v.
ufak tefek kusurlar üstünde durmak niggle v.
ufak tefek işlerle uğraşmak potter about v.
ufak tefek düzeltmeler yapmak tweak v.
ufak tefek modellik yapmak be modeling a few things v.
biri hakkında ufak bir araştırma yapmak do a little research about someone v.
dizde ufak bir rol oynamak have a small part on a tv show v.
un ufak etmek pulverise v.
ufak levye ile açmak (hırsızların kullandığı) jemmy v.
ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak niggle v.
ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak squabble v.
ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak bicker v.
ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak quibble v.
ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak brabble v.
ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak pettifog v.
ufak artış shallow increase v.
herhangi bir sürece ya da ürüne etki eden ufak problemleri çözmek work out the bugs v.
ciltte ufak bir kesit açmak scarify v.
ufak papağan budgerigar n.
ufak itiraz quibble n.
ufak yumru tuber n.
ufak tekerlek trundle n.
ufak benek speckle n.
önü açık ufak göz (yazıhanede/dolapta) cubbyhole n.
ufak para small change n.
sinir bozucu ufak bir şey pinprick n.
ufak köpek dogy n.
en ufak her şey every jot and tittle n.
ufak parça shred n.
ufak açıklık chink n.
ufak işlerle uğraşma pettiness n.
ufak parça knob n.
ufak masa tabula n.
ufak bir belirti suspicion n.
ufak yaprakçık leaflet n.
ufak iğ bobbin n.
ufak tefek ev işi chore n.
ufak ispanya beygiri jennet n.
ufak yanlış slip n.
ufak halı scatter rug n.
ufak köy hamlet n.
ufak diken vb´nin batmasından ileri gelen acı prickle n.
ufak çukur dint n.
ufak bir ihtimal a long shot n.
ufak levye (hırsızların kullandığı) jimmy n.
ufak kamp karavanı camper n.
ufak ve düz bıçak scalpel n.
ufak kahve fincanı demitasse n.
ufak balta hatchet n.
benekli ufak at pinto n.
ufak evde oturan cottager n.
ufak su perisi nix n.
ufak tefek şeyler odds and ends n.
ufak pota cupel n.
çok ufak tatarcık olma punkiness n.
(çoğul kullanılır) ufak ayrıntılar minutiae n.
iki kişilik ufak çadır pup tent n.
şamkurabiyesine benzeyen bir tür ufak ekmek muffin n.
ufak çukur dent n.
ufak oyuncak trinket n.
ufak hediye (bir davete katılanlara verilen) favor n.
güney afrika'da ufak tepe kopje n.
ufak balık (yem olarak kullanılabilen) minnow n.
ufak ve zayıf kalmışlık puniness n.
ufak gemi filosu squadron n.
ufak tefek şeyler oddments n.
ufak parça scrap n.
ufak yaprak leaflet n.
ufak papağan budgie n.
ufak işlerle uğraşan tip pettifogger n.
ufak şişe vial n.
ufak tefek şey odds and ends n.
ufak bostan kirpisi erinaceus europaeus n.
ufak demet wisp n.
ufak ben lentigo n.
ufak şey minim n.
çok ufak parça fleck n.
ufak ayrıntılar minutiaes n.
ufak halka ringlet n.
ufak bir olasılık a remote chance n.
ufak kertenkele eft n.
ufak parça snippet n.
ufak sürahi biçiminde sütlük cream pitcher n.
ufak anlaşmazlık tiff n.
çok ufak peewee n.
ufak top pellet n.
un ufak olmuş broken into pieces n.
ufak kanguru wallaby n.
ufak şey little n.
ufak ilave makeweight n.
yelkenli ufak gemi lugger n.
uzun kuyruklu ufak tefek bir asya maymunu langur n.
ufak şişe phial n.
ufak tefek şey sundries n.
ufak kaza mishap n.
ufak lokanta grill n.
ufak değişiklik minor change n.
ufak at bidet n.
ufak süslerin oluşturduğu aşırılık (evin iç dekorasyonunda) froufrou n.
ufak akıntı dribble n.
ufak para copper n.
ufak diken prickle n.
ufak soğan eschalot n.
buldoğa benzeyen ufak bir cins köpek pug n.
ufak mutfak kitchenette n.
ufak at nag n.
ufak kar pickings n.
ufak leke speck n.
ufak kasa strongbox n.
çok ufak arpacıksoğanı pearl onion n.
çok ufak bir delil a scrap of evidence n.
ufak süpürge whisk broom n.
ufak şey dingbat n.
ufak kule turret n.
ufak köpek dogie n.
ufak bardak noggin n.
ufak yapılı kimse midget n.
ufak tefek eşyalar sundries n.
hücre gibi ve kapısız ufak oda alcove n.
ufak şikayet quibble n.
ufak ve yuvarlak bir tür hamur işi scone n.
ufak çivi tack n.
ufak tefek kadın petite n.
müşterilerinin bar gibi bir tezgahın önünde oturduğu ufak lokanta snack bar n.
ufak yağ fıçısı firkin n.
ufak çekirdek pip n.
kucağa alınan ufak köpek lap dog n.
ufak delik puncture n.
en ufak hiçbir şey not one tittle n.
ufak çadır pup tent n.
ufak lokma nibble n.
ufak ejder dragonet n.
kırılmış ufak bir parça fraction n.
ufak tefek süs kickshaw n.
ufak süs eşyaları a piece of money n.
ufak tefek şeyler sundries n.
ufak hırsızlık petite larceny n.
ufak servet narrow fortune n.
ufak boğum nodule n.
ufak tefek şey geegaw n.
ufak binek atı nag n.
ufak kusurlar arayan nitpicker n.
ufak tefek kusurlar üstünde duran niggler n.
ufak yumru nubble n.
ufak lokma nybble n.
sprey boyada ufak kraterler orange peeling n.
ufak detay small detail n.
ufak pencere fenestral n.
ufak yassı parça flake n.
ufak süs eşyaları bric-a-brac n.
ufak biblo knick-knacks n.
ufak tefek işlerde becerikli olan kimse odd-job man n.
ufak dedikodu tittle-tattle n.
ufak çan sesi ting-a-ling n.
ufak olan bean n.
taneli ufak meyva berry n.
bir çeşit ufak karanfil pink n.
yanal ufak alan nook n.
bir tür ufak portakal satsuma n.
ufak tefek şeyler stuff n.
ufak tefek şeyler whatchamacallit n.
ufak tefek şeyler whatsis n.
ufak değişiklikler small changes n.
ufak kitabevi bookstand n.
ufak parça morsel n.
(küçük/ufak) havai fişek bottle rocket n.
kontratın en ufak/ince ayrıntısı every last detail of the contract n.
ufak bir ayrıntı a minor detail n.
ufak çocuk the little boy n.
ufak bahisçi dime bettor n.
ufak halı/kilim throw rug n.
ufak tefek kabadayı bantam n.
ufak spot baby spot n.
ufak süs eşyaları bric a brac n.
ufak bilgi factoid n.
ufak detaylar small details n.
ufak detaylar petty details n.
ufak detaylar minutia n.
amerikan bar tarzı ufak amerikan restaurantı lunch counter n.
amerikan bar tarzı ufak amerikan restaurantı luncheonette n.
ufak hediye (bir davete katılanlara verilen) favour n.
ufak levye (hırsızların kullandığı) jemmy n.
önü açık ufak göz (yazıhanede/dolapta) cubby-hole n.
yelkenli ufak gemi jugger n.
ufak çapta hadise/olay minor incident n.
(okulda verilen) ufak ceza order mark (school, brit) n.
irlanda'ya özgü ufak tekne/bot currach n.
ufak üs small base n.
ufak bir sıyrık a little flesh wound n.
ufak/küçük parça shred n.
ufak/küçük parça smidge n.
ufak/küçük parça iota n.
ufak/küçük parça smidgen n.
ufak/küçük parça whit n.
ufak/küçük parça smidgin n.
ufak/küçük parça smidgeon n.
ufak/küçük parça scintilla n.
ufak/küçük parça tittle n.
(çerez vb ikramında kullanılan) ufak cam veya seramik kase ramekin n.
(çerez vb ikramında kullanılan) ufak cam veya seramik kase ramequin n.
(çerez vb ikramında kullanılan) ufak cam veya seramik kase bouillon bowl n.
ufak değişiklik minor revision n.
ufak revizyon minor revision n.
ufak depo şeklindeki bisiklet saklama yeri bike shed n.
ufak depo şeklindeki bisiklet saklama yeri bicycle shed n.
ufak kulübe cabinet n.
babasının küçük/ufak canavarı daddy's little monster n.
ufak yaralanma small injury n.
ufak robotlar nanobots n.
ufak kalıp sabun tablet n.
küçük tamiratlar yapmak için masanın üzerine monte edilebilen ufak örs table anvil n.
ufak bir kavga veya tartışma skirmish n.
ufak şarap tadım kadehi taster n.
ufak şarap tadım kadehi tastevin n.
ufak şarap tadım kadehi taster n.
ufak şarap tadım kadehi tastevin n.
ufak şarap tadım kadehi taster n.
ufak şarap tadım kadehi tastevin n.
ufak gösteri act n.
çay ve benzeri içeceklerin yanında ufak tefek atıştırmalıklar servis edilen lokanta teashop n.
çay ve benzeri içeceklerin yanında ufak tefek atıştırmalıklar servis edilen lokanta tearoom n.
(şarkı, şiir vb.) akılda kalan ufak kısım catch n.
ufak delikli foraminated adj.
ufak tefek small and short adj.
en ufak least adj.
çok ufak minute adj.
ufak tefek trivial adj.
en ufak tiniest adj.
ufak ve ince yapılı slight adj.
ufak bir çocuk gibi infantile adj.
ufak bir gruba özgü esoteric adj.
en ufak slightest adj.
ufak bir parça a patch of adj.
ufak ayrıntıları insanı çok uğraştıran iş niggling adj.
çok ufak miniature adj.
en ufak bir … shadow of adj.
ufak tefek small adj.
ufak tefek slender adj.
çok ufak microscopic adj.
ufak tefek unimportant adj.
hissedilemeyecek kadar ufak insensible adj.
çabuk kızan (ufak şeylere) testy adj.
ufak (bir bahane) slight adj.
ufak parça small adj.
en ufak merest adj.
ufak yumrularla dolu nubbly adj.
ufak ayrıntıları insanı çok uğraştıran niggling adj.
ufak tefek footling adj.
daha ufak scrubbier adj.
en ufak scrubbiest adj.
ufak ayrıntıları insanı çok uğraştıran (iş) niggling adj.
ufak çapta small-time adj.
ufak tefek şeylere çabuk kızan nettlesome adj.
ufak tefek şeylere çabuk kızan cranky adj.
ufak tefek şeylere çabuk kızan peevish adj.
ufak tefek şeylere çabuk kızan fractious adj.
ufak tefek şeylere çabuk kızan irritable adj.
ufak tefek şeylere çabuk kızan tetchy adj.
ufak tefek şeylere çabuk kızan pettish adj.
ufak tefek şeylere çabuk kızan testy adj.
ufak tefek şeylere çabuk kızan peckish adj.
ufak tefek şeylere çabuk kızan petulant adj.
ufak tefek şeylere çabuk kızan techy adj.
ufak tefek petty adj.
ufak tefek diminutive adj.
çok ufak subminiature adj.
ufak tefek minor adj.
ufak tefek/incir çekirdeğini doldurmaz (şeyler) sweet adj.
çok ufak skimpy adj.
ufak tefek elf-like adj.
ufak tefek elflike adj.
ufak tefek bantam adj.
un ufak olan crumby adj.
ufak tefek sawn-off adj.
ufak tefek pint-sized adj.
ufak tefek pint-size adj.
ufak tefek runty adj.
ufak tefek sawed-off adj.
ufak bir gruba özgü rarefied adj.
ufak yığınlara benzeyen acervuline adj.
ufak ufak in small pieces adv.
ufak bir şekilde inconsiderably adv.
ufak ufak slowly adv.
çok ufak bir halde inappreciably adv.
ufak çapta on a small scale adv.
ufak çapta in miniature adv.
ufak hoşgörü a grain of allowance
Phrasals
ufak lokmalar halinde yemek nibble away at something
ufak ufak tüketmek eat away at something
un ufak etmek crumble something up
un ufak olmak crumble away
un ufak olmak crumble up
ufak tefek şeyler yapmak putter around
ufak tefek şeyler yapmak putter about
biriyle ufak çaplı kavga etmek skirmish with someone
Phrases
en ufak bahane ile on the slightest pretense
en ufak bir korku belirtisi no small amount of trepidation
ufak ufak brick by brick
Proverb
ufak hırsızlar asılır büyük hırsızlar serbest bırakılır little thieves are hanged but great ones escape
ufak bir barış büyük bir zaferden daha iyidir better a lean peace than a fat victory
Colloquial
ufak çaplı trafik kazası fender bender
ufak tefek önemsiz şey small beer
ufak tefek şeyler oddments
ufak tefek şeyler hotchpotch
ufak tefek şeyler farrago
ufak tefek şeyler hodgepodge
ufak tefek şeyler ragbag
ufak tefek şeyler mishmash
ufak tefek şeyler bits and bobs
ufak tefek şeyler bits and pieces
ufak tefek şeyler odds and ends
ufak tefek şeyler melange
ufak tefek şeyler omnium-gatherum
ufak tefek şeyler mingle-mangle
ufak ufak little by little
ufak ufak inch-by-inch
ufak su dökmek pee-pee
ufak su dökmek relieve oneself
ufak su dökmek take a leak
ufak su dökmek wee
ufak su dökmek spend a penny
ufak su dökmek wee-wee
ufak su dökmek pass water
ufak tefek önemsiz odds and sods
ufak tefek şeyler pin-money
ufak bir ihtimal off-chance
ufak ufak in dribs and drabs
en ufak katkı bile işe yarar every little helps
en ufak katkı bile işe yarar every little bit helps
ufak bir değişiklik a small change
ufak bir jest a small kindness
ufak bir teras a little terrace
ufak bir parça a nugget of
en ufak bir fikri olmadan without the faintest notion
ufak tartışmalar evliliğin tuzu biberidir small arguments spice up a marriage
ufak tartışmalar evliliğin tuzu biberidir small arguments add spice to a marriage
Idioms
ufak şeylerde tutumlu büyük şeylerde müsrif kimse penny wise and pound foolish
ufak tefek zayıf genç erkek/kız a slip of a boy/girl
ufak şeylerde hasis büyük şeylerde müsrif olmak count the pennies
ufak şeylerde hasis büyük şeylerde müsrif olmak be penny-wise and pound-foolish
ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak split hairs
ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durma splitting hairs
ufak tefek işleri görmek fetch and carry
ufak su dökmek make water
büyük sorunları göz ardı edip ufak tefeklerle uğraşmak strain at gnats and swallow camels
en ufak bir fikri olmamak not have the foggiest idea
en ufak bir fikri olmamak not have the faintest idea
(ufak) bir gerçeklik payı grain of truth
en ufak ayrıntısına kadar down to a gnat's eyebrow
ufak harcamalarla yiyip bitirmek/eritmek nickel-and-dime someone to death
ufak para rounding error
ufak pürüzleri ortadan kaldırmak get the wrinkles out
ufak bir gerçeklik payı a grain of truth
en ufak fikri olmamak not have the foggiest (idea/notion)
en ufak ayrıntıya kadar down to the last detail
ufak lokma a small-time
en ufak/küçük şeye bile üzülmek get upset over the least little thing
en ufak/küçük şey least little thing
ufak tefek little bitty
ufak tefek düzenlemeler/değişlikler a nip and a tuck
en ufak bir fikri olmamak not have the foggiest (idea/notion)
en ufak bir fikri olmamak not have the slightest idea
çok pahalı bir şey alıp ufak harcamalardan kaçınmak spoil the ship for a hap'orth of tar
ufak bir aksaklık yaşamak suffer a setback
ufak bir aksaklıkla karşılaşmak suffer a setback
en ufak bir şüphe duymadan without a shadow of a doubt
ufak at da civcivler yesin and I'm the king of england
en ufak bir iz bile yok neither hide nor hair
ufak tefek masraflar çıkartarak zarara uğratmak nickel-and-dime
Speaking
en ufak bir ihtimal bile yok there isn't a ghost of a chance
ne konuştuğum hakkında en ufak bir fikrin bile yok you do not have the slightest idea what I am talking
neden söz ettiğin hakkında en ufak bir fikrim yok i don't have the slightest idea what you're talking about
ufak bir kaza geçirdim i just had a little accident
konuştuğun şey hakkında en ufak bir fikrim yok i haven't the faintest idea what you're talking about
ne konuştuğun hakkında en ufak bir fikrim yok i haven't the faintest idea what you're talking about
ufak bir ders almaları gerek they need a little lesson
senden ufak bir iyilik istiyorum i want to ask you a little favor
ufak bir köpeğim var i have a small dog
kim olduğumuz hakkında en ufak bir fikrin yok you have no idea who we are
hadi ufak bir gezintiye çıkalım let's go for a little ride
planda ufak bir değişiklik oldu there's been a little change of plans
ona en ufak bir ilgi duyuyor gibi bir halim mi var? do i look like i have any interest in dating her?
ufak bir hata yapıldığını belirten bir ifade whoops-a-daisy
en ufak bir fikrim bile yok i don't have the least idea
Slang
ufak para red cent
bana ne olduğuna dair en ufak bir fikrin bile yok you don't know shit about what happened to me
ufak tefek veya eğlenceli küçük paketlerdeki funsized
en ufak bir hastalığı abartan kimse man flu
Trade/Economic
piyasada önder firmanın fiyatı belirlemesi ve onu izleyen ufak firmaların da aynı fiyatı koyması stackelberg strategy
en ufak etkin ölçek minimum efficient scale
ufak ülke varsayımı small country assumption
ufak açık ülke small open economy
ufak ekonomiler small economy
çok sayıda telafi edici açık piyasa işlemlerine girişerek toplam rezerv düzeyinin göreceli olarak ufak bir miktarda değiştirilmesi süreci churning
aynı fabrikada ufak partiler halinde farklı malların üretilmesine olanak sağlayan türde bir otomasyon flexible manufacturing system
kolay taşınabilen ve tez bozulan malların toptan satışı ile ilgilenen ufak toptancı tacir truck jobbers
belli bir ödeme karşılığında başka bir üreticinin ürünlerini satmasına markasını kullanmasına izin verilen ufak ölçekli işletme franchisee
ufak ülke small country
ufak işletmeler small business
ufak tefek petty
ufak bir yerleşim alanındaki halkın ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulmuş mağazalar kümesi strip location
ufak tefek giderler petty expenses
ufak kasa hesabı petty fund
ufak kupürlü tahvil baby bond
ufak para small money
ufak kasa defteri petty cash book
ufak ölçekli endüstri small-scale industry
ufak miktarlı vadeli mevduat hesapları small-denomination time deposits
ufak para divisional coins
ufak tefek masraflar petty charges
ufak tefek harcamalar outgoings
ufak tefek masraflar petty expenses
ufak madeni para minor coin
çok ufak para mite
ufak para token money
ufak tefek masraf small fry
ufak tefek şeyler small wares
ufak para subsidiary coin
ufak dükkan stall
politika oluşturmada ufak adımlarla ilerleme incrementalism
ufak patent petty patent
ufak ve özel bir hedef kitle niche audience
patentin düzenli aralıklarla ufak tefek değişiklikler yapılarak yenilenmesi patent evergreening
Law
ufak hırsızlık petty larceny
ufak tefek şeyler aşırmak pilfer
ufak çapta hırsızlık pilferage
ufak tefek ve değersiz şeyler çalan kimse pilferer
ufak tefek ve değersiz şeylerin çalınması ile yapılan hırsızlık pickery
Politics
bir valinin yönetiminde olan ufak eyalet/kasaba/bölge prefecture
Insurance
ufak hasar minor damage
Technical
kartonpiyer ve duvar kağıdı yapımında kullanılan ufak bez parçacıkları rag dust n.
ufak tefek onarım small repairs
çok ufak microlitic
anormal derecede ufak micro
ufak demir köprü staple
ufak çakıl pea gravel
ufak tefek tamirat small repairs
ufak dişlere sahip olan denticulate
ufak ince çivi brad
en ufak mukavemet düzlemi plane of least resistance
ufak kalibreli ateşli silahlar small arms
ufak çakıl small gravel
ufak çatlaklar small cracks
alışılandan ufak undersized
ufak yuvarlak çakıl pebble
en ufak enkesit minimum cross section
ufak kazık picket
ufak parça taş spall
ufak havaalanı airpark
ufak hava püskürteci airbrush
ufak yuvarlak cisim bead
ufak çukur veya çöküntü dent
ufak çukur dip
küçük bir cam tüp içine asal gaz konarak yerleştirilen ufak kontak reed switch
ufak dal ramification
ufak şişe vial
ufak davul tambour
ufak pota cupel
ufak potada eritme cupellation
ufak hançer stiletto
küçük/ufak ölçekli micro-size
Computer
ufak dikey şasi minitower
ufak dikey çatı minitower
ufak parçalar koparmak nibble
Architecture
ufak kubbe cupola
Construction
ufak düğüm nodule
ufak dikey çatı minitower
ufak dikey şasi minitower
Woodworking
ufak keresteden yapılmış ev iskeleti balloon frame