favor - Turco Inglés Diccionario

favor

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

favor — Definition

Significado:
iyilik, destek, kayırma
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈfeɪvər/ – BrE /ˈfeɪvə/)
Categoría gramatical:
İsim: favor (favors); Fiil: favor (favors – favored – favoring)
Sinónimo:
support
Antónimos:
opposition

Significados de "favor" en diccionario turco inglés : 115 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
favor n. iyilik
Could you do me a favor and drop off this box at Jim's?
Bana bir iyilik yapıp bu kutuyu Jim'e bırakabilir misin?

More Sentences
favor v. kayırmak
A referee should not favor either side.
Hakem iki tarafı da kayırmamalıdır.

More Sentences
favor n. lütuf
favor v. iyilik etmek
General
favor n. sevilme
Ronaldo is very much in favour with the media.
Ronaldo medya tarafından çok seviliyor.

More Sentences
favor n. teveccüh
The courtier was enjoying great royal favor.
Saray mensubu kraliyetin büyük teveccühüne mazhar oluyordu.

More Sentences
favor n. imtiyaz
The professor is clearly showing favor to her.
Profesör açıkça ona imtiyaz geçiyor.

More Sentences
favor n. leh
The board voted in favor of the project.
Yönetim kurulu projenin lehinde oy kullandı.

More Sentences
favor n. hediye
They handed out party favors at the event.
Etkinlikte parti hediyeleri dağıttılar.

More Sentences
favor v. tercih etmek
We do not favor any particular sector.
Herhangi bir sektörü tercih etmiyoruz.

More Sentences
favor v. yana olmak
Our teacher favors only the girl students.
Öğretmenimiz sadece kız öğrencilerden yanadır.

More Sentences
favor v. desteklemek
I'm not in favor of such a plan.
Böyle bir planı desteklemiyorum.

More Sentences
Law
favor v. kayırmak
A referee should not favor either side.
Hakem iki tarafı da kayırmamalıdır.

More Sentences
General
favor n. taraftarlık
favor n. yardım
favor n. rozet
favor n. sempati
favor n. şeref nişanı
favor n. yüz
favor n. himmet
favor n. inayet
favor n. koruma
favor n. taltif
favor n. kerem
favor n. beğenme
favor n. kurdele
favor n. sevgi
favor n. ayrıcalık
favor n. ufak hediye (bir davete katılanlara verilen)
favor n. lütuf
favor n. kayırma
favor n. armağan
favor n. sima
favor n. iltifat
favor n. onay
favor n. beğenilme
favor n. iltimas
favor n. çehre
favor n. himaye
favor n. onaylama
favor n. destek
favor n. atiyye
favor n. ata
favor n. dostça davranış
favor n. lütfet
favor n. kayra
favor n. yakınlık
favor n. güleryüz
favor n. taraf
favor n. hak
favor n. müsaade
favor n. şeref
favor n. ruhsat
favor n. taviz
favor n. ödün
favor n. kabul
favor n. avantaj
favor n. fayda
favor n. yarar
favor n. üstünlük sağlayan şey
favor n. kazanç
favor n. menfaat
favor n. istifade
favor n. üstünlük
favor n. yan
favor n. ilgi
favor n. alaka
favor n. önem
favor n. pay
favor n. (özellikle kadın tarafından izin verilen) cinsel yakınlık
favor n. bir şey karşılığında seks yapma
favor n. güzellik
favor n. popüler olma
favor n. destekleme
favor v. şereflendirmek
favor v. benzemek
favor v. tutmak
favor v. kabul etmek
favor v. yardımda bulunmak
favor v. onaylamak
favor v. lehte olmak
favor v. tarafını tutmak
favor v. gözetmek
favor v. kollamak
favor v. korumak
favor v. vermek
favor v. lütfetmek
favor v. yüreklendirmek
favor v. uygun görmek
favor v. iltimas etmek
favor v. kolaylaştırmak
favor v. rahatlatmak
favor v. kıyak yapmak
favor v. daha avantajlı olmak
favor v. başarılı olma olasılığını arttırmak
favor v. başarısını arttırmak
favor v. özenli davranmak
favor v. görünüşü benzemek
favor v. bir diğerine benzemek
Law
favor n. lütuf
favor v. hoşgörmek
favor v. kollamak
favor v. taraf tutmak
Archaic
favor n. görünüş
favor n. hal
favor n. durum
favor n. görünüm
favor n. surat
favor n. şeytan tüyü
favor n. müsamaha
favor n. yüz verme
favor n. anlayış gösterme
favor n. boyun eğme
favor n. hoşgörü
favor n. göz yumma

Significados de "favor" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
love favor n. aşk nişanı
love favor n. aşkın ispatı olarak giyilen şey
favor [obsolete] n. onaylanan şey
favor [obsolete] n. yüzde karakteristik özellik
favor [obsolete] n. mektupla iletişim
favor [obsolete] n. muhabere
party favor n. (partide misafire verilen) küçük hatıra hediyesi
party favor n. parti hediyesi
tip the scales against someone's favor v. durumu birinin aleyhine çevirmek
ask a favor of v. ricada bulunmak
tell in someone's favor v. bir şey birinin lehinde olmak
decide in favor of something v. bir şeyin lehinde karar vermek
do the favor v. lütfetmek
tip the scales in someone's favor v. durumu birinin lehine çevirmek
do a favor v. iyilik etmek
militate in favor of v. lehine olmak
favor one person v. ayrıcalık tanımak
fall out of favor v. ikbalden düşmek
prejudice someone in favor of v. birine (bir konu hakkında) olumlu fikirler aşılamak
be out of favor with v. birinin gözünden düşmüş olmak
curry favor with v. yaltaklanarak birinin gözüne girmeye çalışmak
not to expect any favor from v. hayır beklememek
brought into favor v. yardıma sevk etmek
prejudice someone in favor of v. lehine çevirmek (birini)
find favor v. rağbet görmek
vote in favor v. evet oyu kullanmak
curry favor with somebody v. yaltaklanmak
discriminate favor of somebody v. ayrıcalık yapmak
fall out of favor v. gözden düşmek
gain favor v. nemalanmak
gain favor v. fayda sağlamak
bestow one's favor (on/upon) v. lütufta bulunmak
result in one's favor v. lehine sonuçlanmak
show favor v. torpil yapmak
militate in favor of v. -e yararlı olmak
fall out of favor with v. gözden düşmek
do favor v. iyilik yapmak
lose favor v. gözden düşmek
win one's favor v. gözüne girmek
fall from favor v. güncellik kaybetmek
do a favor v. insanlık yapmak
ask for a favor v. bir iyilik istemek
do someone a favor v. birisine bir iyilik yapmak
decide in favor of v. lehine karar vermek
ask a favor v. iyilik istemek
discriminate in favor of v. ayrımcılık yapmak
do a favor v. iyilik yapmak
do a favor v. bir iyilik yapmak
call in a favor v. (eskiden yapılmış olan) bir iyiliğin karşılanmasını / geri ödenmesini istemek
win back the favor of v. gönlünü/beğenisini/takdirini tekrar kazanmak
win back the favor of v. tekrar gözüne girmek
return to favor v. tekrar rağbet görmek
be for; be in favor v. lehte olmak
favor of v. lehte olmak
ask for a favor v. bir iyilik istemek
find favor in the eyes of v. (birinin) şifalı ellerinde iyileşmek
find favor in the eyes of v. merhametle tedavi edilmek
out of favor adj. gözden düşmüş
out of favor adj. hoşa gitmeyen
out of favor adj. beğenilmeyen
out of favor adj. memnun etmeyen
with one's favor adv. iltimaslı
with one's favor adv. izinli
in favor of prep. yararına
in favor of prep. faydasına
in favor of prep. beraat etmesi için
in favor of prep. bir şeyi tercih ederek
in favor of prep. (çek) bir kimsenin emrine
in favor of prep. seçmek için
in favor of prep. lehine
in favor prep. lehte
Phrasals
ingratiate oneself into someone's favor v. (birine) yaltaklanmak
ingratiate oneself into someone's favor v. birine hoş/şirin gözükmeye/ kendini sevdirmeye çalışmak
come out in favor of (someone or something) v. (birini/bir şeyi) desteklediğini açıklamak
come out in favor of (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) yana olmak
come out in favor of (someone or something) v. (birine/bir şeye) desteğini açıklamak
come out in favor of (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) arkasında olduğunu dile getirmek
decide in favor of (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) yana karar vermek
decide in favor of (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) lehinde karar vermek
favor with v. sağlamak
favor someone or something with something v. birine/bir şeye bir şey sağlamak
favor someone or something with something v. birine/bir şeye bir şey vermek
favor with v. vermek
Phrases
slant in favor of (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) yana bir şey sunmak
slant in favor of (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) tarafında olmak
slant in favor of (someone or something) v. taraflı bir şey sunmak
slant in favor of (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) tarafını yansıtmak
slant something in favor of someone or something v. bir şeyi birinden/bir şeyden tarafa yapmak
slant something in favor of someone or something v. bir şeyi birinin/bir şeyin lehine çevirmek
slant in favor of (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) tarafını destekleyen bir şey sunmak
slant something in favor of someone or something v. bir şeyi birinin/bir şeyin tarafına saptırmak
slant in favor of (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) tarafını temsil etmek
slant in favor of (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) tarafını tutan bir yazı yazmak
slant in favor of (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) tarafını temsil eden bir şey sunmak
slant something in favor of someone or something v. bir şeyi birinin/bir şeyin tarafına meyillendirmek
slant in favor of (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) tarafını tutan bir şey sunmak
slant something in favor of someone or something v. bir şeyi birinin/bir şeyin tarafına çevirmek
slant in favor of (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) yana olmak
slant in favor of (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) tarafını temsil eden bir yazı yazmak
slant in favor of (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) tarafını destekleyen yazı yazmak
slant in favor of (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) tarafını desteklemek
slant in favor of (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) tarafını tutmak
slant in favor of (someone or something) v. taraflı yazı yazmak
slant something in favor of someone or something v. bir şeyi birini/bir şeyi destekler şekilde yapmak
slant in favor of (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) yana bir yazı yazmak
slant in favor of (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) tarafına meyilli olmak
in favor of prep. adına
in favor of expr. lehinde
in favor expr. gözde
in favor of expr. emrine
in favor of expr. lehine
as a favor expr. hatır için
as a favor expr. hatıra binaen
in favor of expr. -in lehinde
in favor of expr. -in lehine
in favor of expr. -den yana
in favor of expr. -in taraftarı
in someone's favor expr. yararına
in someone's favor expr. lehine
in return of the favor expr. yapılan iyiliğin karşılığında
may the odds be ever in your favor (hunger games quote) expr. şans sonsuza dek sizinle olsun
the tides are turning in our favor expr. rüzgar arkamızdan esiyor
in favor (with someone) expr. (birinin) kabul ettiği
in favor with expr. en sevdiği
in favor with expr. gözdesi
in favor (with someone) expr. (birinin) çok hoşlandığı
in favor with expr. saygı duyduğu
in favor (with someone) expr. (birinin) gözdesi
in favor (with someone) expr. (birinin) onayladığı
in favor with expr. çok hoşlandığı
in favor (with someone) expr. (birinin) en sevdiği
in favor (with someone) expr. (birinin) saygı duyduğu
in favor with expr. onayladığı
in favor of (someone or something) expr. (birinden/bir şeyden) taraf
in favor of (something) expr. (bir şeyi) seçerek/tercih ederek
in favor of (someone or something) expr. (biri/bir şey) taraftarı
in favor of (someone or something) expr. (birinden/bir şeyden) yana
in favor of (something) expr. (bir şey) için
in favor of (someone or something) expr. (biri/bir şey) lehinde
in favor of (someone or something) expr. (biri/bir şey) lehine
in favor of (someone or something) expr. (biri/bir şey) adına
in favor of (someone or something) expr. çekin alıcısı (biri/bir şey) olarak
in favor of (something) expr. (bir şey) uğruna
Proverb
he who earnestly seeks good finds favor iyilik yap iyilik bul
he who earnestly seeks good finds favor iyilik yapan iyilik bulur
fortune doesn't favor fools talih aptalların yüzüne gülmez
Colloquial
a small favor n. küçük bir iyilik
party favor n. ortamda elden ele dönülen uyuşturucu
court favor v. yalakalık yaparak birinin gözüne girmeye çalışmak
curry favor v. yaltaklanmak