Konserve - Turco Inglés Diccionario

Konserve

Significados de "Konserve" en diccionario inglés turco : 15 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
konserve canned adj.
General
konserve conserve n.
konserve bottled food n.
konserve preserves n.
konserve canned goods n.
konserve conservation n.
konserve preserve n.
konserve tinned adj.
konserve powdered [dialect] [uk] adj.
Trade/Economic
konserve canned adj.
konserve tinned adj.
Technical
konserve tinned food n.
Food Engineering
konserve tin n.
Gastronomy
konserve canned food n.
konserve canned foods n.

Significados de "Konserve" con otros términos en diccionario inglés turco: 116 resultado(s)

Turco Inglés
General
konserve fabrikası canner n.
konserve kutusu can n.
konserve besin canned food n.
konserve tonbalığı tuna fish n.
konserve program canned program n.
konserve yapma preservation n.
konserve açacağı tin opener n.
konserve yapan kimse preserver n.
konserve sığır eti corn beef n.
konserve kutusu tin n.
tonbalığı (konserve) tuna n.
konserve yapılan yer cannery n.
konserve fabrikası canning factory n.
konserve yapma canning n.
konserve gıda tinned good n.
konserve besin endüstrisi canned foods industry n.
konserve fabrikası cannery n.
konserve yiyecek canned food n.
konserve et canned meat n.
konserve açacağı tin-opener n.
konserve kabı can n.
konserve zehirlenmesi can poisoning n.
konserve yiyecekler canned foods n.
konserve fabrikası canned food factory n.
konserve tenekesi can n.
konserve kavanozu preserve jar n.
konserve kutusu tin can n.
konserve kapağı can lid n.
konserve kutuları cans n.
konserve yapan kimse canner n.
konserve imalathanesi cannery n.
konserve dolum imalathanesi cannery n.
konserve fabrikası tinner n.
konserve işçisi tinner n.
konserve domates canned tomatoes n.
konserve domates tinned tomatoes n.
birinci dünya savaşı'nda askerlere verilen konserve et yahnisi ve sebze maconochie n.
evde konserve yapımında kullanılan geniş ağızlı ve vidalı kapaklı çeşitli kavanozlara verilen ad mason jar n.
konserve kutusu pop-top n.
konserve kutusunun kenarı skirt n.
konserve kutusu snaptin [dialect] n.
konserve kutusu springer n.
konserve kap can n.
konserve yapmak conserve v.
konserve yapmak can v.
konserve açmak open a can v.
konserve ürünler tüketmek eat food from tins v.
konserve ürünler yemek eat food out of cans v.
konserve ürünler yemek eat food from tins v.
konserve ürünler tüketmek eat food out of cans v.
(konserve meyveye) şerbet eklemek syrup v.
konserve halinde saklanmış canned adj.
konyakla konserve edilmiş (meyve) brandied adj.
konserve yapılmış canned adj.
konserve edilmiş canned adj.
konserve yapılmamış uncanned adj.
(konserve kutusu) üzerindeki halka ile açılan pop-top adj.
konserve edilmiş tinned adj.
Idioms
konserve besinlerle yaşamak live out of cans v.
konserve gıdalarla beslenmek live out of cans v.
Trade/Economic
konserve gıda canned food n.
konserve sunuş canned presentation n.
konserve sanayi packing trade n.
konserve fabrikası packing house n.
konserve ürünler canned food n.
konserve ürünler tinned goods n.
konserve ürünler canned foods n.
konserve ürünler canned goods n.
konserve mamuller canned goods n.
konserve mamuller canned food n.
konserve mamuller tinned goods n.
konserve mamuller canned foods n.
meyve ve sebze konserve endüstrisi canned fruits and vegetables industry n.
konserve gıda endüstrisi canned food industry n.
konserve endüstrisi canned food industry n.
Industry
çiğ meyveyi soda ve su ile haşlayarak sterilize eden konserve fabrikası işçisi scalder n.
Technical
konserve fabrikası cannery n.
konserve açacağı tin opener n.
Food Engineering
konserve gıda canned food n.
konserve yapma canning n.
konserve fabrikası cannery n.
konserve kutusu tin can n.
konserve et tinned meat n.
standart ölçüde konserve yiyecek picnic n.
gıda konserve sterilizatörü retort n.
dolgu suyu içinde konserve edilmiş canned in brine adj.
Gastronomy
kutu konserve can n.
bütün domates konserve whole canned tomatoes n.
konserve sığır eti bully beef n.
konserve açacağı can opener n.
kutu konserve canned food n.
konserve sığır eti corned beef n.
konserve et canned meat n.
konserve türlü canned mixed vegetables n.
konserve ton balığı tinned tuna n.
konserve ton balığı canned tuna n.
konserve açacağı can-opener n.
konserve ton balığı can of tuna n.
konserve ton balığı canned tuna n.
konyak ve şeker karışımında konserve yapılan meyve brandy fruit n.
çavdar ekmeği arasına konserve sığır eti, isviçre peyniri ve lahana turşusu koyularak hazırlanan ızgara sandviç reuben sandwich n.
çavdar ekmeği arasına konserve sığır eti, isviçre peyniri ve lahana turşusu koyularak hazırlanan sıcak sandviç reuben n.
konserve mısır canned corn n.
(tatlı veya yan ürün olarak) konserve meyve sauce n.
ticari bir konserve kalıp et markası spam® n.
Botanic
özellikle konserve endüstrisi için yetiştirilen güneydoğu amerika'ya özgü bir çalı rabbiteye blueberry n.
özellikle konserve endüstrisi için yetiştirilen güneydoğu amerika'ya özgü bir çalı rabbiteye n.
özellikle konserve endüstrisi için yetiştirilen güneydoğu amerika'ya özgü bir çalı rabbit-eye blueberry n.
özellikle konserve endüstrisi için yetiştirilen güneydoğu amerika'ya özgü bir çalı vaccinium ashei n.
Agriculture
konserve makinesi canning machine n.
History
konserve et camp pie [australia] n.
Military
amerikan askerleri tarafından cephede kullanılan konserve yiyecek c ration n.
abd ordusuna verilen konserve kumanya c-ration n.
Slang
konserve süt tin cow [old-fashioned] n.
askeri gemide askerlere verilen konserve et fanny adams [obsolete] n.
konserve somon goldfish n.