furrow - Turco Inglés Diccionario

furrow

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

furrow — Definition

Significado:
karık, buruşturmak
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈfɝːroʊ/ – BrE /ˈfɜːrəʊ/)
Categoría gramatical:
İsim: furrow (furrows); Fiil: furrow (furrows – furrowed – furrowing)
Sinónimo:
groove
Antónimos:
smooth

Significados de "furrow" en diccionario turco inglés : 44 resultado(s)

Inglés Turco
General
furrow n. kırışıklık
Furrows on his forehead were the only signs of his anger.
Alnındaki kırışıklıklar öfkesinin göstergesiydi.

More Sentences
furrow n. oluk
This machine is used to put the seeds in the furrows.
Bu makine, tohumları açılan oluklara yerleştirmede kullanılıyor.

More Sentences
furrow v. kırıştırmak
The judge's forehead furrowed, showing his attention.
Dikkatinin bir göstergesi olarak yargıç alnını kırıştırdı.

More Sentences
furrow v. oluklar açmak
An old ox makes straight furrows.
Yaşlı bir öküz düz oluklar açar.

More Sentences
furrow n. tekerlek izi
furrow n. çizgi
furrow n. dümen suyu
furrow n. kırışık
furrow n. evlek
furrow n. karık
furrow n. sabanın açtığı iz
furrow n. saban izi
furrow n. dere
furrow n. iz
furrow n. karık benzeri oluk
furrow n. (değirmen taşında) oluk
furrow n. derin yüz çizgisi
furrow v. iz açmak
furrow v. çizgi bırakmak
furrow v. saban izi yapmak
furrow v. yollar açmak
furrow v. saban sürmek
furrow v. kazımak
furrow v. çatallaşmak
furrow v. ekip biçmek
furrow v. kırışmak
furrow v. karık açmak
furrow v. çizgi çizgi olmak
furrow v. oluklar halinde şekillendirmek
furrow v. çizgi izi çıkmak
furrow v. (kaş) çatmak
furrow v. buruşturmak
Technical
furrow n. karık
furrow n. tekerlek izi
furrow n. toprakta kazılan iz
Marine
furrow n. dümen suyu
Veterinary
furrow n. köpek kafatasını ikiye bölen hareketsiz eklem çizgisi
Botanic
furrow n. (bitkide) kırışma
Agriculture
furrow n. avlak
furrow n. karık
furrow n. saban izi
furrow n. sürülmüş tarla
furrow n. sabanlarla sürülmüş çiftlik
Geology
furrow n. kertik

Significados de "furrow" con otros términos en diccionario inglés turco: 61 resultado(s)

Inglés Turco
Colloquial
furrow-browed adj. asık suratlı
Idioms
plough a lonely furrow v. yalnız iş görmek
plough a lonely furrow v. kimseden yardım almadan hareket etmek
plough a lonely furrow v. kendi yolunu kendi çizmek
plough a lone furrow v. kimseden yardım almadan hareket etmek
plough a lone furrow v. kendi yolunu kendi çizmek
plough a lone furrow v. yalnız iş görmek
draw a straight furrow v. doğru yaşamak
draw a straight furrow v. doğru yoldan şaşmamak
plough (one's) own furrow [uk] v. bir şeyi yalnız başına yapmak
plough (one's) own furrow [uk] v. kendi işine bakmak
plough (one's) own furrow [uk] v. kendi işini kendi görmek
plough (one's) own furrow [uk] v. bir şeyi kendi kendine halletmek
plough (one's) own furrow [uk] v. bir şeyi yalnız başına halletmek
plough (one's) own furrow [uk] v. bir şeyi kendisi halletmek
plough (one's) own furrow [uk] v. bir şeyi yardım almadan yapmak
plough (one's) own furrow [uk] v. bir şeyi tek başına yapmak
plough (one's) own furrow [uk] v. bir şeyi kendi kendine yapmak
plough (one's) own furrow [uk] v. bir şeyi tek başına halletmek
plough your own furrow v. diğerlerinden ayrı/farklı bir yolda yürümek/ilerlemek
plough your own furrow v. farklı bir ilgi alanı olmak
plough a lonely furrow v. farklı bir ilgi alanı olmak
plough your own furrow v. kendine ayrı bir yol çizmek
plough your own furrow v. kendi yolundan gitmek
plough a lonely furrow v. kendi çizdiği yolda ilerlemek
plough a lonely furrow v. başkalarının yapmadığını yapmak
plough a lonely furrow v. diğerlerinden ayrı/farklı bir yolda yürümek/ilerlemek
plough your own furrow v. başkalarının yapmadığını yapmak
plough a lonely furrow v. kendine ayrı bir yol çizmek
plough your own furrow v. kendi çizdiği yolda ilerlemek
plough a lonely furrow v. kendi yolundan gitmek
Technical
cross furrow n. çapraz oluk
Marine
wave furrow n. dalganın yarattığı erozyonla oluşan hendek
Anatomy
medullary furrow n. omurgalı embriyosunda sinirsel kıvrımların oluşmasından sonra medüller katman tarafından embriyonun orta-arka kısmında meydana getirilen dikey bir oluk
Optics
corneal furrow n. kornea oluğu
Biology
cleavage furrow n. bölünme çizgisi
Agriculture
furrow method n. karık yöntemi
furrow side n. pulluğun sürüm yüzü
furrow planting n. (fide/tohum) karığa dikme
furrow slice n. sürüm dilimi
furrow method n. karık metodu
furrow planting n. (tohumu/fideyi) karığa dikme
drain-furrow n. ark
furrow-drain n. su arkı
furrow wall n. çizi duvarı
furrow bottom n. çizi tabanı
furrow mulching n. çizi malçlama
furrow width n. çizi genişliği
furrow width n. karık genişliği
furrow opening n. karık açma
setting up a furrow n. balık sırtı sürme
furrow presses n. kanal bastıran
furrow opener plough n. ark açma pulluğu
furrow plough n. karık açma pulluğu
furrow plow n. karık açma pulluğu
furrow [scotland] n. çift sürülürken ortaya çıkan toprak
furrow [africa] n. drenaj kanalı
furrow [africa] n. sulama kanalı
furrow [africa] n. doğal su yolu
Archeology
ridge and furrow n. sırt ve karık
ridge and furrow n. sırt ve oluk