Mill - Turco Inglés Diccionario

Mill

Significados de "Mill" en diccionario turco inglés : 95 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
mill n. değirmen
General
mill n. mengene
mill n. yapımevi
mill n. el değirmeni
mill n. mil
mill n. değirmen
mill n. imalathane
mill n. fabrika
mill n. yavaş süreç
mill n. yavaş rutin
mill n. zahmetli süreç
mill n. karakter üzerine belirgin etkisi olan deneyim
mill n. daha yumuşak bir metaldeki tasarımın ters kopyasını basmak için kullanılan sertleştirilmiş kabartmalı çelik silindir
mill n. halkalar çizerek hareket eden insan veya hayvan topluluğu
mill n. belirli doğrultuda hareket etmeyen insan veya hayvan topluluğu
mill n. boks maçı
mill n. iki eşin kollarını döndürerek havada daire çizdiği bir halk dansı figürü
mill n. eskiden madeni paraları damgalamak için kullanılan vidalı pres
mill n. basarak veya öğüterek sebzelerin suyunu çıkaran makine
mill n. parlatma makinesi
mill n. fabrika veya makine vasıtasıyla üretim yapan kurum
mill n. çekirdeklerin ayıklanması, temizlenmesi, ovulması ve parlatılması için kullanılan makine
mill n. samanı hayvan yemi haline getiren fabrika veya makine
mill n. bazı basit eylemleri sürekli tekrarlayan makine
mill n. safkan hayvanları yavrulatıp satan bir işletme
mill n. mill (para birimi)
mill n. milyon
mill v. çekmek
mill v. haddelemek
mill v. değirmenden geçirmek
mill v. çırpmak
mill v. değirmende öğütmek
mill v. diş diş yapmak (paranın kenarını)
mill v. tırtıklamak
mill v. öğütmek
mill v. dolanmak
mill v. amaçsızca/kafası karışık şekilde dolaşmak
mill v. çalkalayıp çırparak köpürtmek
mill v. yumruklayarak dövmek
mill v. daireler çizerek dönmek
mill v. daireler çizerek yönlendirmek
mill v. daire çizerek hareket etmek (sığır)
mill v. daireler çizerek hareket etmek
mill v. düzensizce hareket etmek
mill v. yeni bir yöne doğru yüzmek (balina)
mill v. öğütme veya kabuk soyma işleminden geçmek
mill v. (madeni para) kenarını yivlemek
mill v. (madeni para) kenarında oluk açmak
mill v. öğütülmek
Colloquial
mill n. boks maçı
mill n. yumruk kavgası
Trade/Economic
mill n. değirmen
mill n. fabrika
mill n. imalathane
mill n. bir abd dolarının 1000'de 1'ine eşit bir parasal değer birimi
mill n. bir sentin dolarının 10'da 1'ine eşit bir parasal değer birimi
mill n. binde biri
Industry
mill v. tuvalet sabunu veya toz sabun üretiminde sabun parçalarını valsli değirmenden geçirmek
Technical
mill n. atölye
mill n. bıçkıhane
mill n. haddehane
mill n. hızarhane
mill n. işlik
mill n. öğütücü
mill v. çekmek
mill v. dinklemek
mill v. haddelemek
mill v. frezlemek
mill v. frezelemek
mill v. işlemek
mill v. öğütmek
mill v. (keresteyi) kereste fabrikasında kesip işlemek
Automotive
mill n. daire freze bıçağı
mill n. freze makinesi
mill n. motor veya freze
mill n. motor
mill v. frezelemek
mill v. öğütmek
Mining
mill n. cevher zenginleştirme tesisi
mill n. cevher işleme tesisi
Food Engineering
mill n. değirmen
Gastronomy
mill v. (çikolata) öğütmek
mill v. (çikolata) dövmek
mill v. (çikolata) eritmek
Chemistry
mill v. öğütmek
Zoology
mill v. (oksijen soluyan hayvanlar) su altında yüzmek
Agriculture
mill n. haddehane
Archaic
mill n. nümerik işleme cihazı
mill n. sayısal işleme cihazı
mill v. (eve) zorla girmek
mill v. (ev) soymak
Slang
mill n. yumruk yumruğa edilen kavga
mill n. daktilo
mill n. yazı makinesi
mill n. bir milyon dolar

Significados de "Mill" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
cane sugar mill n. şekerkamışı fabrikası
pepper mill n. biber değirmeni
tread mill n. ayak değirmeni
stamp mill n. maden değirmeni
mill clapper n. çakıldak
mill wheel n. değirmen çarkı
gin mill n. meyhane
lumber mill n. kereste kesme yeri
tread mill n. pedal mili
rolling mill n. hadde
woolen mill n. yün fabrikası
mill drum n. değirmen tamburu
stamp mill n. ezme değirmeni
flour mill n. un değirmeni
gin mill n. bar
hammer mill n. çekiçli değirmen
rolling mill n. un değirmeni
grist to the mill n. çıkar
wind mill n. rüzgar değirmeni
rumor mill n. dedikodu kazanı
paper mill n. kağıt fabrikası
planing mill n. planyalama atölyesi
grist to the mill n. yarar
coffee mill n. el değirmeni
cold rolling mill n. soğuk haddehane
bruising mill n. ufalama değirmeni
corn mill n. mısır değirmeni
grinding mill n. öğütme değirmeni
powder mill n. barut fabrikası
weaving mill n. dokuma fabrikası
water mill n. su değirmeni
sugar mill n. şeker fabrikası
sugar mill technology n. şeker tekniği
coffee mill n. kahve değirmeni
grain mill n. değirmen
mill moth n. değirmen güvesi
puppy mill n. yavru köpek çiftliği
sugarcane mill n. şekerkamışı rafinerisi
cane mill n. şekerkamışı rafinerisi
twin band mill n. hem sağ hem de sol el için ayarlanabilir testeresi olan kereste makinesi
quartz mill n. kuvars madeni değirmeni
(the) mill n. iki kişiyle oynanan eski bir oyun
mill tooth n. dik ön kenarı ve kavisli arka kenarı olan testere dişi
mill tooth [obsolete] n. öğütücü diş
mill tooth [obsolete] n. molar
mill tooth [obsolete] n. azı dişi
mill agent n. sahibi başka ülkede yaşayan bir fabrikada görevli yerel yönetici
mill-hand n. fabrikada çalışan işçi
mill-girl n. fabrikada çalışan kız
mill-hand n. değirmende çalışan işçi
mill-girl n. değirmende çalışan kız
mill-sixpence [obsolete] n. haddelenmiş eski ingiliz bozuk parası
paper mill n. önceden yazılmış makaleleri etik olmayan şekilde öğrencilere satan kuruluş
current mill n. akıntı çarkıyla çalışan değirmen
essay mill n. para karşılığı akademik ödev/tez yazan etik dışı hizmetler
go through the mill v. büyük zorluklar atlatmak
go through the mill v. feleğin çemberinden geçmek
mill chocolate v. çikolatayı çalkalayarak köpürtmek
run-of-the-mill adj. bayağı
run-of-the-mill adj. alelade
run-of-the-mill adj. olağan
run-of-the-mill adj. sıradan
run-of-the-mill adj. özel olmayan
per mill adv. binde
mill (million) abrev. milyon
Phrasals
mill around v. boş boş dolanmak/oyalanmak
mill about v. boş boş dolanmak/oyalanmak
Proverb
all is grist that comes to his mill ekmeğini taştan çıkarır
mill cannot grind with water that is past fırsatın varken yap sonra üzülürsün
mill cannot grind with water that is past fırsat her vakit ele geçmez
a mill cannot grind with water that is past fırsatın varken yap sonra üzülürsün
a mill cannot grind with water that is past eline geçen fırsatı zamanında değerlendirmezsen elinden kayıp gider
a mill cannot grind with water that is past fırsat her vakit ele geçmez
all is grist that comes to the mill ekmeğini taştan çıkarmak
all is grist that comes to the mill hayatta edinilen her türlü tecrübe işe yarar
all is grist that comes to the mill hayatta edinilen her türlü tecrübe işe yarar
all is grist that comes to the mill ekmeğini taştan çıkarmak
Colloquial
fill-mill n. meyhane
fill-mill n. içkili mekan
be through the mill v. çok deneyimli olmak
be through the mill v. deneyim sahibi olmak
be through the mill v. feleğin çemberinden geçmiş olmak
be through the mill v. hayat mektebinde okumuş olmak
be through the mill v. büyük zorluklar atlatmak
mill out v. sıkıp ayrıştırmak
mill out v. iskambilde tüm kartları ütülmek/birinin tüm kartlarını ütmek
mill out v. iskambilde tüm kartları erimek
mill out v. iskambilde tüm kartlarını kaybetmek
mill out v. değirmenden geçirmek
mill out v. öğütüp ayrıştırmak
mill out v. ezip ayrıştırmak
Idioms
run-of-the-mill n. orta karar
rumour mill n. dedikodu kazanı
rumor mill n. dedikodu kazanı
rumor mill n. dedikodu çarkı
(someone) could sell sawdust to a lumber mill n. müslüman mahallesinde salyangoz (bile) satabilen kimse
(someone) could sell sawdust to a lumber mill n. körler mahallesinde ayna (bile) satabilecek kimse
pill mill n. reçetesiz ağrı kesici ilaç dağıtan ağrı tedavisi kliniği
water to (one's) mill n. (birinin) içini kıpır kıpır eden şey
pill mill n. sorumsuzca ağrı kesici ilaç dağıtan ağrı tedavisi kliniği
pill mill n. yasa dışı şekilde ağrı kesici ilaç dağıtan ağrı tedavisi kliniği
water to (one's) mill n. (birini) canlandıran şey
water to (one's) mill n. (birinin) duygularını harekete geçiren/uyandıran şey
water to (one's) mill n. (birine) enerji veren şey
pill mill n. uygun olmayan şekilde ağrı kesici ilaç dağıtan ağrı tedavisi kliniği
water to (one's) mill n. (birini) heyecanlandıran şey
water to (one's) mill n. (birini) harekete geçiren şey
gossip mill n. dedikodu kazanı
put someone through the mill v. ensesinde boza pişirmek
put someone through the mill v. adamın canına okumak
be through the mill v. feleğin çemberinden geçmek
go through the mill v. saçları değirmende ağartmak
go through the mill v. feleğin sillesinden geçmek
go through the mill v. çok çekip hayatta pişmek
bring grist the mill v. çıkar sağlamak
bring grist the mill v. kar kaynağı olmak
go through the mill v. zor zamanlar yaşamak
go through the mill v. zorluk çekmek
put somebody through the mill v. birinin canına okumak
put somebody through the mill v. birine zorluk çektirmek
put somebody through the mill v. birine zor zamanlar yaşatmak
go through the mill v. canına okunmak
put somebody through the mill v. birini perişan etmek
go through the mill v. perişan olmak
put (one) through the mill v. (birinin) burnundan getirmek
put (one) through the mill v. (birinin) canına okumak
put (one) through the mill v. (birine) sert/merhametsizce davranmak
put (one) through the mill v. (birini) istismar etmek
put (one) through the mill v. (birine) eziyet etmek
be put through the mill v. zor zamanlar yaşamak
be put through the mill v. acımasızca davranılmak
be put through the mill v. canına okunmak
be put through the mill v. kötü muamele görmek
be put through the mill v. saçları değirmende ağartmak
be put through the mill v. hırpalanmak
be put through the mill v. zorluk çekmek
be put through the mill v. feleğin çemberinden geçmek
be put through the mill v. büyük zorluklar atlatmak
through the mill [brit] adv. çok büyük zorluklardan
through the mill [brit] adv. feleğin çemberinden
in the mill adv. hazırlık safhasında
been through the mill expr. yorgun argın
grist to the mill expr. yararlı
grist for someone's mill expr. faydalı
grist for the mill expr. yararına
grist for someone's mill expr. yararına
grist for the mill expr. faydalı
grist for someone's mill expr. yararlı
grist to the mill expr. faydalı
grist to the mill expr. yararına