Rules - Turco Inglés Diccionario

Rules

Significados de "Rules" en diccionario turco inglés : 8 resultado(s)

Inglés Turco
General
rules n. tüzük
rules n. töre
rules n. esaslar
rules n. mevzuat
rules n. yönetmelik
rules n. birtakım kategorilerdeki mahkumların yaşayabilecekleri, hapishane çevresinde kurulan sınırlı alan
Computer
rules n. kurallar
Football
rules n. (kısaca) avustralya futbolu

Significados de "Rules" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
classification and general rules n. sınıflandırma ve genel kurallar
rules of courtesy n. nezaket kuralları
General
rules of procedure n. uygulama kuralları
infraction of rules n. usulsüzlük
rules and conventions n. adap erkan
family rules n. aile kaideleri
special safety rules n. özel emniyet kuralları
rules of good manners n. görgü kuralları
rules and practice n. kurallar ve uygulamalar
courtesy rules n. nezaket kuralları
the rules of good manners n. edep erkan
unanimity rules n. oybirliği kuralları
body of rules n. kurallar bütünü
general safety rules against occupational accidents n. iş kazalarına karşı genel güvenlik kuralları
ground rules n. temel kurallar
rules of evidence n. kanıt kuralları
infraction of the rules n. disiplin suçu
rules of procedure n. usul kuralları
rules of procedures n. çalışma esasları
theoretical rules n. teorik kurallar
operating rules n. işletme esasları
safety rules n. güvenlik kuralları
warranty rules n. garanti şartları
workplace rules n. işyeri kuralları
chain of rules n. kurallar zinciri
rules of good manner n. adab-ı umumiye
rules and regulations of turkish-islamic guild n. fütüvvetname
rules of the road n. trafik kuralları
rules of the game n. oyunun kuralları
rules for the prevention of accidents n. kazalardan korunma yönetmelikleri
traffic rules n. trafik kuralları
library rules n. kütüphane kuralları
book of rules n. kurallar kitabı
rules book n. kurallar kitabı
basic traffic rules n. temel trafik kuralları
basic rules n. temel kurallar
set of rules n. kurallar dizisi
general safety rules n. genel güvenlik kuralları
safety rules n. emniyet kuralları
uniform rules n. tek tip kurallar
rules of thermal insulation in buildings n. binalarda ısı yalıtım kuralları
table rules n. masa kuralları
rules of conduct n. davranış kuralları
plant production rules n. bitki yetiştiriciliği kuralları
grammar rules n. dilbilgisi kuralları
rules of word formation n. sözcük oluşturma kuralları
plant growing rules n. bitki yetiştiriciliği kuralları
animal breeding rules n. hayvan yetiştiriciliği kuralları
local rules n. iç mevzuat
local rules n. yerel kurallar
language rules n. dil kuralları
rules of life n. hayatın kuralları
gym rules n. spor salonu kuralları
applicable rules n. uygulanan kurallar
applicable rules n. uygulanabilir kurallar
street rules n. sokak kuralları
setting rules n. kurallar koyma
classroom rules n. sınıf kuralları
class rules n. sınıf kuralları
rules of etiquette n. görgü kuralları
vfr (visual flight rules) n. görerek uçuş kuralları
the rules of physics n. fizik kuralları
system of rules n. kompleks kurallar bütünü
system of rules n. kurallar sistemi
game rules n. oyun kuralları
violate the rules v. kurallara uymamak
establish rules v. kural koymak
obey the rules v. kurallara uymak
break the rules v. kuralları çiğnemek
flout the rules v. yasağı delmek
change the rules v. kuralları değiştirmek
apply the rules v. kuralları uygulamak
be in line with the rules v. kurallara bağlı kalmak
adhere to the rules v. kurallara bağlı kalmak
obey the rules v. kurallara bağlı kalmak
stick to the rules v. kurallara bağlı kalmak
go by the rules v. kurallara bağlı kalmak
follow the rules v. kurallara bağlı kalmak
play by the rules v. kurallara bağlı kalmak
comply with the rules v. kurallara bağlı kalmak
abide by the rules v. kurallara bağlı kalmak
stick by the rules v. kurallara bağlı kalmak
conform to the rules v. kurallara bağlı kalmak
not to play by the same rules v. aynı kurallara uymamak
play by rules v. kuralına göre oynamak
play the game by the rules v. oyunu kurallarına göre oynamak
play the game by its rules v. oyunu kurallarına göre oynamak
live by the rules v. kurallara göre yaşamak
obey the rules of the school v. okul kurallarına uymak
obey the rules of the school v. okulun kurallarına uymak
follow the rules v. kurallara uymak
break the rules v. kalıpları kırmak
obey the rules v. kurallara itaat etmek
adhere to the traffic rules v. trafik kurallarına uymak
follow the traffic rules v. trafik kurallarına uymak
abide by the traffic rules v. trafik kurallarına uymak
obey the traffic rules v. trafik kurallarına uymak
employ the rules v. kuralları uygulamak
break the rules v. kuralları ihlal etmek
set up rules v. kuralları belirlemek
set up rules v. kuralları koymak
according to the new rules adv. yeni kurallara göre
memorandum of new rules? N. yeni kurallar bildirimi
Phrases
in accordance with rules expr. kurallara göre
in contravention of the rules expr. kurallara aykırı olarak
against the rules expr. kurallara aykırı
thank you for abiding by our rules expr. kurallarımıza uyduğunuz için teşekkür ederiz
thank you for following our rules expr. kurallarımıza uyduğunuz için teşekkür ederiz
thank you for obeying our rules expr. kurallarımıza uyduğunuz için teşekkür ederiz
my house my rules expr. benim evimde kendi horozum öter
my house my rules expr. benim evimde benim horozum öter
rules are made to be broken expr. yasaklar çiğnenmek içindir
rules are meant to be broken expr. kurallar çiğnenmek içindir
rules are made to be broken expr. kurallar çiğnenmek içindir
Proverb
the hand that rocks the cradle rules the world beşiği sallayan el dünyaya hükmeder
the hand that rocks the cradle rules the world insanlığı şekillendiren annelerdir
Colloquial
queensberry rules n. anlaşmazlıkta centilmence veya kibar davranış
throw the book of rules at someone v. sorumluluk yüklemek
throw the book of rules at someone v. azarlamak
throw the book of rules at someone v. cezalandırmak
throw the book of rules at someone v. suç yüklemek
throw the book of rules at someone v. birini suçlamak
throw the book of rules at someone v. paylamak
these are the rules expr. kurallar böyle
rules are made to be broken expr. kurallar yıkılmak/çiğnenmek içindir
my life my rules expr. benim hayatım, benim kurallarım
... rules, ok? exclam. … en iyisidir, tamam mı?
... rules, ok? exclam. on numaradır, anladın mı?
... rules, ok? exclam. … mükemmeldir, anlaşıldı mı?
Idioms
the queensberry rules n. boks sporundaki genel kurallar
the queensberry rules n. (boksta) eldiven takma, maçın rauntlara bölünmesi, nakavt ilan etmeden önce on saniye sayılması gibi birtakım dürüst dövüşme kuralları
stretch the rules v. göz yummak
bend the rules v. göz yummak
bend the rules v. kuralları esnetmek
stretch the rules v. kuralları esnetmek
bend the rules v. yasayı esnetmek
stretch the rules v. yasayı esnetmek
fall into line with the rules v. kurallara uymak
fall in line with the rules v. kurallara uymak
fall in line with the rules v. kurallara riayet etmek
fall into line with the rules v. kurallara riayet etmek
stretch the rules v. göz yummak
bend the rules v. yasayı esnetmek
stretch the rules v. yasayı esnetmek
bend the rules v. göz yummak
stretch the rules v. kuralları esnetmek
bend the rules v. kuralları esnetmek
play by (one's) own rules v. kendi kurallarıyla hareket etmek
play by (one's) rules v. (birinin) kurallarıyla hareket etmek
play by somebody's rules v. birinin kurallarıyla hareket etmek