mevzuat - Turco Inglés Diccionario

mevzuat

Significados de "mevzuat" en diccionario inglés turco : 23 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
mevzuat legislation n.
A new legislation on animal rights was introduced this year.
Bu yıl hayvan haklarına yönelik yeni bir mevzuat oluşturuldu.

More Sentences
General
mevzuat statute n.
In 1970, the Commission submitted a proposal for a regulation on the statute of an SE.
1970 yılında Komisyon, Avrupa Şirketleri mevzuatına ilişkin bir yönetmelik teklifi sunmuştur.

More Sentences
mevzuat regulations n.
Thus, European regulations are not shining examples of clarity and comprehensibility.
Dolayısıyla Avrupa mevzuatı açıklık ve anlaşılırlık konusunda parlak örnekler değildir.

More Sentences
mevzuat legislations n.
It is said that there will be operative problems, that some countries will have problems harmonising their legislations.
Operasyonel sorunlar yaşanacağı, bazı ülkelerin mevzuatlarını uyumlaştırmada sorunlar yaşayacağı söylenmektedir.

More Sentences
mevzuat regulation n.
The Commission's work to improve regulation is also making headway.
Komisyon'un mevzuatı iyileştirme çalışmaları da ilerleme kaydetmektedir.

More Sentences
mevzuat regulatory adj.
What about regulatory compliance and state-of-the-art and development risks?
Mevzuata uyum ve son teknoloji ve geliştirme riskleri ne olacak?

More Sentences
Trade/Economic
mevzuat legislation n.
A new legislation on animal rights was introduced this year.
Bu yıl hayvan haklarına yönelik yeni bir mevzuat oluşturuldu.

More Sentences
mevzuat regulations n.
Thus, European regulations are not shining examples of clarity and comprehensibility.
Dolayısıyla Avrupa mevzuatı açıklık ve anlaşılırlık konusunda parlak örnekler değildir.

More Sentences
mevzuat regulation n.
The Commission's work to improve regulation is also making headway.
Komisyon'un mevzuatı iyileştirme çalışmaları da ilerleme kaydetmektedir.

More Sentences
Law
mevzuat laws n.
Capital punishment, though permitted under law, has not been exercised since 1984.
Mevzuatta var olmakla beraber, ölüm cezası 1984'ten beri uygulanmamıştır.

More Sentences
mevzuat legislation n.
A new legislation on animal rights was introduced this year.
Bu yıl hayvan haklarına yönelik yeni bir mevzuat oluşturuldu.

More Sentences
mevzuat regulations n.
Thus, European regulations are not shining examples of clarity and comprehensibility.
Dolayısıyla Avrupa mevzuatı açıklık ve anlaşılırlık konusunda parlak örnekler değildir.

More Sentences
Politics
mevzuat legislation n.
A new legislation on animal rights was introduced this year.
Bu yıl hayvan haklarına yönelik yeni bir mevzuat oluşturuldu.

More Sentences
Food Engineering
mevzuat legislation n.
A new legislation on animal rights was introduced this year.
Bu yıl hayvan haklarına yönelik yeni bir mevzuat oluşturuldu.

More Sentences
General
mevzuat subjects under discussion n.
mevzuat the body of current law n.
mevzuat rules n.
Trade/Economic
mevzuat laws and regulation n.
Law
mevzuat statue law n.
mevzuat statute law n.
mevzuat positive law n.
mevzuat written law n.
Military
mevzuat adrem n.

Significados de "mevzuat" con otros términos en diccionario inglés turco: 88 resultado(s)

Turco Inglés
General
mevzuat planları regulatory schemes n.
dini hukuk ve mevzuat religious law and legislation n.
dikey mevzuat vertical legislation n.
sosyal mevzuat social legislation n.
tıbbi hukuk ve mevzuat medical laws and legislation n.
ikincil mevzuat secondary legislation n.
mevzuat amaçlı gereksinimler düzenleme amaçlı gereksinimler requirements for regulatory purpose n.
yasal mevzuat legal regulations n.
yasal mevzuat legal legislation n.
ilgili mevzuat applicable law n.
iç mevzuat local rules n.
yürürlükteki mevzuat the legislation in force n.
mevzuat ile kesinleştirilen statute adj.
mevzuat bakımından in terms of legislation adv.
Phrases
mevzuat gereği in accordance with the legislation expr.
mevzuat gereği as per the regulations expr.
mevzuat gereği according to the regulations expr.
mevzuat gereği as required by the regulations expr.
mevzuat gereği required by the legislation expr.
Idioms
(bir anlaşma, mevzuat, sözleşme daha yeni/henüz yapılmış olmak the ink isn't dry (on something) v.
Trade/Economic
mevzuat koşulu legislative requirement n.
iç mevzuat internal legislation n.
mevzuat raporu legislation report n.
iç mevzuat domestic legislation n.
esas veya tali mevzuat primary or secondary legislation n.
saydam mevzuat çerçevesi transparent legislative framework n.
yatay mevzuat horizontal legislation n.
ulusal mevzuat national legislation n.
mahalli mevzuat local legislation n.
sosyal mevzuat social legislation n.
mevzuat bilgi sistemi information system of regulations n.
ticari mevzuat commercial legislation n.
mali mevzuat fiscal legislation n.
ilgili mevzuat relevant legislation n.
mevzuat müdürü legislation manager n.
Law
dahili mevzuat internal legislation n.
dahili mevzuat domestic legislation n.
ikinci derecede mevzuat statutory instrument n.
ikinci derecede mevzuat subsidiary legislation n.
içtimai mevzuat social legislation n.
ilgili mevzuat applicable legislation n.
uygulanabilir mevzuat applicable legislation n.
eyaletler arasında mevzuat birlikteliği uniform state laws n.
tröstü engelleyici mevzuat antitrust legislation n.
mevzuat hükümleri legislation provisions n.
meri mevzuat legislation in force n.
mali mevzuat financial legislation n.
mali mevzuat fiscal legislation n.
yasal mevzuat legal statute n.
sosyal mevzuat social legislation n.
tröst aleyhtarı mevzuat antitrust legislation n.
mevzuat değişiklikleri legislative amendments n.
yaptırım gücü olmayan mevzuat toothless legislation n.
mevzuat tasarısı draft legislation n.
mevzuat ihlali breach of legislation n.
mevzuat ihlali violation of legislation n.
mevzuat değişikliği legislative change n.
mevzuat değişikliği legislative amendment n.
yürürlükteki mevzuat prevailing legislation n.
mevzuat hükümleri legal provisions n.
yerel mevzuat domestic legislation n.
basın özgürlüğünü kısıtlayan mevzuat gag law n.
(ingiltere, irlanda ve iskoçya'da) katolik karşıtı mevzuat penal laws n.
ek ödenek sağlayan bir mevzuat maddesi supplemental n.
özel mevzuat special legislation n.
(mevzuat) yasal boşluklarla dolu porous adj.
mevzuat kapsamında within the scope of the regulations expr.
mevzuat kapsamında within the scope of the legislation expr.
Politics
ulusal mevzuat national legislation n.
mevzuat aykırılıkları infringement of rules n.
mevzuat uyumu legislative alignment n.
birincil mevzuat primary legislation n.
mevzuat düzenlemesi legislative arrangement n.
hükümet mevzuat merkezi governmental legislative centre n.
mahalli mevzuat local legislation n.
Institutes
ab teknik mevzuat dairesi department of eu technical legislation n.
mevzuat dairesi başkanlığı department of legislation n.
mevzuat, birlikler ve koordinasyon dairesi department of legislations, exporter's associations and coordination n.
tek pazar, rekabet ve teknik mevzuat uyumlaştırma dairesi department of single market, competition and harmonization of technical legislation n.
hukuki işleri ve mevzuat dairesi department of legal affairs and legislation n.
mevzuat, hac ve umre şube müdürlüğü section of legislation, hajj and umrah n.
mevzuat ve dış ilişkiler dairesi department of legislation and foreign relations n.
mevzuat dairesi department of legislation n.
mevzuat ve çevre dairesi department of legislation and the environment n.
Medical
tıbbi hukuk ve mevzuat medical laws and legislation n.
Religious
dini mevzuat ile ilgili disciplinary adj.
Military
resmi mevzuat formal norms n.
resmi olmayan mevzuat informal norms n.