Sand - Turco Inglés Diccionario

Sand

Significados de "Sand" en diccionario turco inglés : 46 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
sand n. kum
General
sand n. kumsal
sand n. kumluk
sand n. kum tanesi
sand n. cesaret
sand n. yiğitlik
sand n. kum
sand n. (göz) çapak
sand n. göz çapağı
sand n. (gözde) çapak
sand n. an
sand n. lahza
sand n. zaman aralığı
sand n. varlık süresi
sand n. yaşam süresi
sand v. kum yapmak
sand v. kumlamak
sand v. zımpara ile düzeltmek
sand v. kumla kaplamak
sand v. kum serpmek
sand v. zımparayla düzeltmek
sand v. zımparalamak
sand v. kumla örtmek
sand v. kum katarak değerini düşürmek
sand v. kum katarak saflığını bozmak
Technical
sand n. zımpara
sand n. tortu
sand n. atık
sand n. hazırlama artığı
sand v. kum ile doldurmak
sand v. zımparalamak
Mechanic
sand n. kum
Construction
sand n. kum
Dyeing
sand n. kum rengi
sand n. sarımsı gri bir renk
Automotive
sand v. tuzlamak
Railway
sand v. kum dökmek
Anatomy
sand n. vücut doku ve sıvılarında pütürlü tanecikler
sand n. çapak
sand n. kurumuş göz akıntısı
Agriculture
sand n. kum
Meteorology
sand n. kum
Geology
sand n. yağ içeren kumtaşı
sand n. yağ içeren pekişmemiş kum formasyonu
sand n. yağ üreten formasyon
Art
sand n. dairesel vuruşlarla yapılan jazz dansı adımları

Significados de "Sand" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
sand bar n. kum seti
sand cricket n. kum kriketi
argillaceous sand n. killi kum
sand rat n. kum faresi
sand bar n. sığlık
sand badger n. porsuk
sand fly n. yakarca
pallas's sand grouse n. bağırtlak
sand tiger n. kum kaplanı
medium sand n. orta kum
sand filter n. kum filtresi
sand viper n. akdeniz kum engerek yılanı
sand oak n. kum meşesi
fine sand spit n. ince kum birikintisi
coastal sand dune n. kıyı kumulu
sand eel n. kum balığı
sand viper n. kum engereği
sand martin n. kum kırlangıcı
sand lizard n. kum kertenkelesi
core sand n. maça kumu
sand bath n. kum banyosu
sand eel n. kumbalığı
sand snake n. kum yılanı
sand martin n. kumkırlangıcı
sand wedge n. kum takozu
sand bar n. kum kalıbı
sand trap n. kum kapanı
sand cast n. kum dök
sand dune n. kumul
sand flies n. kum sinekleri
greater sand plover n. büyük cılıbıt
sand smelt n. aterina
sand paper n. zımpara kağıdı
sand casting n. kum dökümü
sand dunes n. kum tepeleri
open sand n. tek boy iri taneli kum
beach sand n. plaj kumu
clean sand n. temiz kum
river sand n. dere kumu
river sand n. akarsu kumu
dead sand n. yanık kum
dirty sand n. pis kum
flint sand n. çakmaktaşı kumu
sand-smelt n. gümüşbalığı
natural sand n. doğal kum
loamy sand n. tınlı kum
loamy sand n. killi kum
new sand n. taze döküm kumu
pit sand n. ocak kumu
sand dune n. kum tepeciği
sand bag n. kum torbası
sand pit n. kum havuzu
sand castles n. kumdan kaleler
sand box n. (özellikle kedinin) kum kabı
sand box n. kedi kumluğu
sand man n. kum adam
sand quarry n. kum ocağı
desert sand n. çöl kumu
fire sand bucket n. yangın kovası
self-sculpting sand n. kendi kendine şekillenen/şekil alan kum
wet sand color n. ıslak kum rengi
sand bunker n. kum kapanı
the sand fairy n. kum perisi
sand dune n. kumluk
sand dune n. kum tepesi
grains of sand n. kum taneleri
rough-sand n. iri taneli kum
sand desert n. kum çölü
sand castle n. kumdan kale
sand bath n. kum tutmaya yarayan demir tava
sand ball n. kumla karıştırılıp top haline getirilmiş sabun
sand tube n. kumda şekillendirilmiş cama benzeyen boru
sand tube n. kumdan yapılmış boru
sand table n. çocukların kumla oynaması için yapılmış yüksek kenarlı masa
be sand-blind v. kısmen kör olmak
make a sand castle v. kumdan kale yapmak
make sand castles v. kumdan kaleler yapmak
sift sand v. kum elemek
get sand in the binoculars v. dürbünün içine kum girmek
root the plants in sand v. bitkileri kuma gömmek/ekmek
sand-cast v. (dökümü) kum kalıba metal dökerek oluşturmak
play in the sand v. kumda oynamak
sand-colored adj. kum rengi
built on sand adj. temelsiz
built on sand adj. zayıf temeller üzerine kurulmuş
sand-free adj. kumsuz
sand-blind adj. çok az gören
sand-blind adj. görüşü çok az olan
sand-cast adj. kumdan yapılmış kalıba dökülen
Irregular Verb
sand-cast v. sand-cast - sand-cast
Phrasals
sand something down v. bir şeyi zımpara ile düzleştirmek
sand out v. zımparalayıp atmak
sand down v. zımparalamak
sand down v. zımparalayıp düzleştirmek
sand down v. zımparayla düzleştirmek
sand down v. zımparayla çıkarmak
sand down v. zımparalayıp yok etmek
Proverb
write injuries in sand, kindness in marble sana yapılan iyiliği mermere, kötülüğü toza yaz
an overprotected eye always gets sand in it [literal] sakınan göze çöp batar
Colloquial
go pound sand! expr. derdine yan!
pound sand exclam. bas git
pound sand exclam. defol
pound sand exclam. gidip kendi küçük işlerinle uğraş
pound sand exclam. kaybol
Idioms
rope of sand n. çakma
a rope of sand n. koftiden/yalandan/çakma güvenlik
rope of sand n. kof çıkan/kofti
a rope of sand n. koftiden/yalandan/çakma tutarlılık
rope of sand n. yalan/sahte/numara
rope of sand n. kumdan kale gibi olan şey
a line in the sand n. son nokta
line in the sand n. son nokta
line in the sand n. (sembolik bir) sınır
be as happy as a sand boy v. ağzı kulaklarına varmak
bury one's head in the sand v. başını kuma gömmek
hide one's head in the sand v. başını kuma gömmek
build on sand v. buz üstüne yazı yazmak
bury one's head in the sand v. sorunları görmezden gelmek
bury one's head in the sand v. gerçeği yok saymak
bury one's head in the sand v. kabullenmemek
bury one's head in the sand v. gerçekleri kabul etmemek
bury one's head in the sand v. devekuşu gibi başını kuma gömmek
run into the sand v. başarısız olmak
run into the sand v. heba olmak
have one's head in the sand like an ostrich v. devekuşu gibi başını kuma gömmek
hide one's head in the sand like an ostrich v. devekuşu gibi başını kuma sokmak
bury one's head in the sand like an ostrich v. devekuşu gibi başını kuma sokmak
have one's head in the sand like an ostrich v. devekuşu gibi başını kuma sokmak
hide one's head in the sand like an ostrich v. devekuşu gibi başını kuma gömmek
bury one's head in the sand like an ostrich v. devekuşu gibi başını kuma gömmek
be built on sand v. temelden çürük olmak
be built on sand v. sağlam olmamak
draw the line in the sand v. son noktayı koymak
draw the line in the sand v. destek verilmeyeceğini söylemek
draw a line in the sand v. son noktayı koymak
draw a line in the sand v. destek verilmeyeceğini söylemek
have one's head in the sand v. başını kuma gömmek
stick one's head in the sand v. sorunları görmezden gelmek
stick one's head in the sand v. başını kuma gömmek
hide one's head in the sand v. sorunları görmezden gelmek
build on sand v. sağlam temele oturtmamak
be built on sand v. sağlam temele oturtulmamak
build on sand v. kum üzerine yazı yazmak
bring sand to the beach v. ırmak/dere kenarına çeşme yapmak/yaptırmak
bring sand to the beach v. dimyat'a giderken yanında pirinç götürmek
bring sand to the beach v. körler mahallesinde ayna satmak
bring sand to the beach v. akıntıya kürek çekmek
bring sand to the beach v. dimyat'a pirinç götürmek
bring sand to the beach v. havanda su dövmek
bring sand to the beach v. dimyat'a giderken yanında pirinç götürmek