tortu - Turco Inglés Diccionario

tortu

Significados de "tortu" en diccionario inglés turco : 64 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
tortu sediment n.
These are characterized by high velocities and capacity for sediment transport.
Bunlar, yüksek hızlar ve tortu taşıma kapasitesi ile karakterize edilir.

More Sentences
tortu residue n.
General
tortu sludge n.
The sewage sludge and industrial waste near the area disturb the locals.
Bölgenin yakınında bulunan lağım tortusu ve endüstriyel atıklar yerel halkı rahatsız ediyor.

More Sentences
Technical
tortu sludge n.
The sewage sludge and industrial waste near the area disturb the locals.
Bölgenin yakınında bulunan lağım tortusu ve endüstriyel atıklar yerel halkı rahatsız ediyor.

More Sentences
Automotive
tortu sludge n.
The sewage sludge and industrial waste near the area disturb the locals.
Bölgenin yakınında bulunan lağım tortusu ve endüstriyel atıklar yerel halkı rahatsız ediyor.

More Sentences
tortu scale n.
I bought some special tablets to remove the scale from the water pipes.
Su borularında biriken tortuyu temizlemek için bazı özel tabletler aldım.

More Sentences
Mining
tortu sludge n.
The sewage sludge and industrial waste near the area disturb the locals.
Bölgenin yakınında bulunan lağım tortusu ve endüstriyel atıklar yerel halkı rahatsız ediyor.

More Sentences
tortu sediment n.
These are characterized by high velocities and capacity for sediment transport.
Bunlar, yüksek hızlar ve tortu taşıma kapasitesi ile karakterize edilir.

More Sentences
Food Engineering
tortu scale n.
I bought some special tablets to remove the scale from the water pipes.
Su borularında biriken tortuyu temizlemek için bazı özel tabletler aldım.

More Sentences
tortu sediment n.
These are characterized by high velocities and capacity for sediment transport.
Bunlar, yüksek hızlar ve tortu taşıma kapasitesi ile karakterize edilir.

More Sentences
General
tortu tailings n.
tortu feces n.
tortu faeces n.
tortu tartarus n.
tortu crust n.
tortu grounds n.
tortu tailing n.
tortu remainder n.
tortu tartar n.
tortu depositum n.
tortu draff n.
tortu residuum n.
tortu fecula n.
tortu ground n.
tortu dregs n.
tortu feculence n.
tortu lees n.
tortu bottoms n.
tortu foots n.
tortu deposit n.
tortu residue n.
tortu dreg n.
tortu residual n.
tortu lags [obsolete] n.
tortu remain n.
tortu lave n.
tortu rinsings n.
tortu heeltap n.
tortu dregginess n.
tortu silt n.
tortu res (residue) abrev.
Colloquial
tortu milage n.
tortu mileage n.
Formal
tortu depositation n.
Trade/Economic
tortu residual n.
Technical
tortu precipitate n.
tortu settlings n.
tortu deposit n.
tortu residue n.
tortu sand n.
Automotive
tortu deposit n.
tortu varnish n.
Mining
tortu residuum n.
tortu sedimentation n.
Medical
tortu precipitation n.
Food Engineering
tortu deposit n.
tortu vinasse n.
Chemistry
tortu precipitate n.
tortu hypostasis n.
Biochemistry
tortu deposition n.
Printery
tortu dregs n.
tortu slime n.
Archaic
tortu mother n.
Slang
tortu gook n.

Significados de "tortu" con otros términos en diccionario inglés turco: 127 resultado(s)

Turco Inglés
General
akarsu yatağındaki tortu sludge n.
bırakma (tortu) deposition n.
katı tortu solid residue n.
deniz yatağındaki tortu sludge n.
tortu nakli transfering of sediment n.
tortu nakli sediment transport n.
tortu tabakası deposition n.
radyoaktif tortu fall-out n.
artık tortu (şarap) ullage n.
yatay biriken tortu herb layer n.
kurutma sonucu oluşan tortu desiccate n.
buhar kazanında biriken tortu tabakası sludge n.
tortu bırakmak deposit v.
bırakmak (tortu) deposit v.
(tortu) bırakmak deposit v.
tortu bırakmak sediment v.
tortu olarak çökeltmek sediment v.
tortu çökeltmek sediment v.
tortu haline getirmek sludge v.
tortu ile doldurmak sludge v.
tortu yaratmak sludge v.
tortu içinde bırakmak swarve v.
tortu giderici descaling adj.
tortu dolu roily adj.
çamurumsu tortu sludge N.
Phrasals
buhar kazanından (buhar, su, tortu, vb.) püskürtmek blow off v.
Law
silahla ateş ettikten sora elde kalan tortu powder residue n.
silahla ateş ettikten sonra elde kalan tortu powder residue n.
Technical
organik tortu organic impurity n.
tortu tabakası deposit n.
tortu birikimi sedimentation n.
tortu tabakası deposition n.
kireçli tortu calcareous deposit n.
tortu asfalt sludge asphalt n.
karbonlu tortu carbonaceous sediment n.
tortu muhtevası residual content n.
çözünmez tortu insoluble residue n.
tortu özelliğinde olan sedimentary n.
organik tortu organic sediment n.
su tortu filtresi water sediment filter n.
(su) tortu filtre water sediment filter n.
ışınetkin tortu radiactive deposit n.
sert tortu hard head n.
curuf tortu sullage n.
yağlı tortu şişti oil shale n.
artık yakıtlardaki toplam tortu total sediment in residual fuel oils n.
ağır tortu madenciliği placer mining n.
acı tortu suyu bittern n.
çamur ve tortu numuneleri sludge and sediment samples n.
tortu tayini determination of sediment n.
tortu kapağı sludge gate n.
tortu kapağı sludge door n.
tortu giderme desludging n.
tortu temizleme desludging n.
şarap fıçılarında biriken bir tür tortu wine stone n.
kaynak metal dolgusunda oluşan ufak tortu pad n.
sıvı hidrokarbonların damıtılmasıyla kalan katı tortu coke n.
(ağır tortu madenciliğinde) alüvyal toprak, çakıl gibi malzemeler dirt n.
buhar kazanında tortu çıkarılabilen adam deliği sludge hole n.
tortu vb çökmek subside v.
Automotive
kurşun tortu deposu lead sludge n.
tortu miktarı sludge merit n.
motorlarda oluşan tortu varnish n.
Petrol
tortu belirlenmesi determination of sediment n.
Mining
ağır tortu madenciliği placer mining n.
tortu oluşumu sludge formation n.
tortu havuzu sedimentation pond n.
tortu derinliği depth of deposition n.
tortu çözümlemesi sedimentation analysis n.
tortu çöktürme settling n.
tortu giderme sludge removal n.
ağır tortu (maden) placer n.
(kömür damarı) ince ve parçalanabilen tortu yatağı üzerinde bulunan kaya roof n.
altını kumdan ayrıştırmak için kullanılan çamurlu tortu slumgullion n.
altını kumdan ayrıştırmak için kullanılan çamurlu tortu slum n.
ağır tortu madenciliğinde çalışmak placer v.
Medical
ateş ve gut nöbetlerinin bitiminde idrarda görülen kiremit tozuna benzer tortu lateritious sediment n.
etkin bir maddenin bir çözücü ile özütlenmesinden geriye kalan tortu marc n.
Pathology
bazen korneada görülen yay şeklinde beyazımsı tortu arcus senilis n.
bazen korneada görülen yay şeklinde beyazımsı tortu arcus n.
Food Engineering
tortu lezzeti muddy sediment n.
Gastronomy
acı tortu suyunun filtrelenmesiyle yapılan ince taneli tuz cat-salt n.
bira kovasının/kazanının dibinde kalan tortu trub n.
zeytinyağının dibinde biriken tortu amurca n.
(uzun olgunlaşma süreci esnasında) şarap şişesinin iç yüzeyinde biriken tortu crust n.
(şarap tortu) bırakmak throw v.
Physics
radyoaktif tortu radioactive deposit n.
Chemistry
karbonlu tortu carbonaceous sediment n.
dip tortu bottoms n.
dip tortu basic sediment n.
buhar kazanlarındaki tortu boiler scale n.
kimyasal tortu chemical deposition n.
tuzlu göllerde, playa göllerde, kaynaklarda ve kayaçların üzerinde tortu katmanı olarak bulunan bir mineral mirabilite n.
tortu bırakma residence [obsolete] n.
(tortu) dibe çökme residence n.
tortu bırakan residual adj.
Marine Biology
tortu oluşumu fouling n.
Botanic
organik tortu ile ilgili phytogenic adj.
Environment
asılı halde duran tortu suspended-sediment n.
ıslak ormanlık bölgelere özgü kısmen çürümüş bitkisel maddelerden oluşan kalın tortu tabakası maskeeg n.
ıslak ormanlık bölgelere özgü kısmen çürümüş bitkisel maddelerden oluşan kalın tortu tabakası muskeg n.
derin suda biriken (tortu) pontic adj.
Geography
asılı tortu suspended sediments n.
delta üzerinde biriken pürüzsüz tortu tabakası topset beds n.
deniz kıyısı boyunca bulunan ve gübre olarak kullanılabilen balçıklı tortu sea mud n.
deniz kıyısı boyunca bulunan ve gübre olarak kullanılabilen balçıklı tortu sea ooze n.
(erozyon döngüsünün son aşamasındaki bir akarsu) tortu taşıması nedeniyle güç kaybetmiş decrepit adj.
Geology
klastik tortu clastic sediment n.
ağır tortu placer n.
kırıntı tortu clastic sediment n.
taşkın tortu flooding deposit n.
yumuşak tortu tabakasında çökmeyi gösteren tortul yapı cast n.
okyanus diplerinde biriken, çeşitli mineral ve organik kalıntıları içeren tortu tabakası red clay n.
volkanik patlamanın sebep olduğu suyla karışık çamurlu akıntının bıraktığı tortu veya çökelti lahar n.
ince tortu tabakası lamina n.
bulanıklık akımı ile biriken tortu turbidite n.
kaya, tortu veya topraktan oluşan, suyu geçiren bir yeraltı tabakası aquifer n.
kaya, tortu veya topraktan oluşan, suyu geçiren bir yeraltı tabakası aquafer n.
yeraltı suyunun bir akiferden diğerine geçişini geciktiren kaya veya tortu tabakası aquitard n.
dalma kuşağında yer alan aşağı doğru hareket eden tektonik bir plakanın yüzeyinden kazınan tortu ve kayaların meydana getirdiği bir metamorfik kayaç oluşumu mélange n.
akıntıyla beraber çökelti veya tortu halinde taşınan mineral madde load n.
toprak, tortu gibi malzemelerde farklı boyutlardaki taneciklerin sıklık dağılımı gradation n.
çakılların birbiri üstüne yaslandığı tortu tabakası imbrication n.
tortu ile ilgili remnantal adj.
kaya, tortu veya topraktan oluşan su geçirir yeraltı tabakasına ait veya ilgili aquiferous adj.
(tortu, kireçtaşı) biyoklastik bioclastic adj.
Printery
tortu önleyici slimicide n.