residual - Turco Inglés Diccionario

residual

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

residual — Definition

Significado:
artık, kalıntısal
Pronunciación (IPA):
(AmE /rɪˈzɪdʒuəl/ – BrE /rɪˈzɪdjʊəl/)
Categoría gramatical:
Sıfat: residual
Sinónimo:
remaining, leftover
Antónimos:
total

Significados de "residual" en diccionario turco inglés : 48 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
residual n. kalıntı
The use of stem cells from one's own body or if necessary from residual embryos, is defensible.
Kişinin kendi vücudundan ya da gerekirse embriyo kalıntılarından elde edilen kök hücrelerin kullanılması savunulabilir.

More Sentences
residual n. artık
Water sources, disinfection processes and treatment residuals can affect the taste and quality of the final product.
Su kaynakları, dezenfeksiyon işlemleri ve arıtma artıkları nihai ürünün tadını ve kalitesini etkileyebilir.

More Sentences
residual adj. kalan
Keep in mind that residual income does require that you continue to market your website and products.
Kalan gelirin web sitenizi ve ürünlerinizi pazarlamaya devam etmenizi gerektirdiğini unutmayın.

More Sentences
residual adj. artık
The possible adverse effects on human health of these residual metabolites require further assessment.
Bu artık metabolitlerin insan sağlığı üzerindeki olası olumsuz etkileri daha fazla değerlendirme gerektirmektedir.

More Sentences
residual adj. artan
General
residual n. kalıntı
The use of stem cells from one's own body or if necessary from residual embryos, is defensible.
Kişinin kendi vücudundan ya da gerekirse embriyo kalıntılarından elde edilen kök hücrelerin kullanılması savunulabilir.

More Sentences
residual adj. kalan
Keep in mind that residual income does require that you continue to market your website and products.
Kalan gelirin web sitenizi ve ürünlerinizi pazarlamaya devam etmenizi gerektirdiğini unutmayın.

More Sentences
Trade/Economic
residual n. kalıntı
The use of stem cells from one's own body or if necessary from residual embryos, is defensible.
Kişinin kendi vücudundan ya da gerekirse embriyo kalıntılarından elde edilen kök hücrelerin kullanılması savunulabilir.

More Sentences
residual adj. arta kalan
She felt residual bitterness even years after her divorce.
Boşanmasından yıllar sonra bile arta kalan bir acı hissediyordu.

More Sentences
residual adj. artık
The possible adverse effects on human health of these residual metabolites require further assessment.
Bu artık metabolitlerin insan sağlığı üzerindeki olası olumsuz etkileri daha fazla değerlendirme gerektirmektedir.

More Sentences
residual adj. kalan
Keep in mind that residual income does require that you continue to market your website and products.
Kalan gelirin web sitenizi ve ürünlerinizi pazarlamaya devam etmenizi gerektirdiğini unutmayın.

More Sentences
Technical
residual adj. artık
The possible adverse effects on human health of these residual metabolites require further assessment.
Bu artık metabolitlerin insan sağlığı üzerindeki olası olumsuz etkileri daha fazla değerlendirme gerektirmektedir.

More Sentences
Statistics
residual adj. artık
The possible adverse effects on human health of these residual metabolites require further assessment.
Bu artık metabolitlerin insan sağlığı üzerindeki olası olumsuz etkileri daha fazla değerlendirme gerektirmektedir.

More Sentences
Meteorology
residual adj. kalan
Keep in mind that residual income does require that you continue to market your website and products.
Kalan gelirin web sitenizi ve ürünlerinizi pazarlamaya devam etmenizi gerektirdiğini unutmayın.

More Sentences
General
residual n. artan şey
residual n. bakiye
residual n. çökelti
residual n. tortu
residual n. fark
residual adj. rezidüel
residual adj. artan
residual adj. tortul
residual adj. geri kalan
residual adj. kalıntısal
Trade/Economic
residual n. artık değer
residual n. bakiye
residual n. tortu
residual adj. artan
residual adj. geriye kalan
residual adj. fazla ve arta kalan
Technical
residual n. ayarlı pusulada rotada görülen küçük sapma
residual adj. artakalan
Television
residual n. (oyuncu, yazar veya yönetmene yapılan) yayın tekrarı ödemesi
Construction
residual n. kalıcı
Medical
residual n. (hastalıktan, rahatsızlıktan) kalan etkiler
residual n. deneyim izi
residual n. araz
residual adj. boşaltımdan sonra kalan
Math
residual n. deneysel ve teorik sonuçlar arasındaki sapma
residual adj. bir büyüklükten diğerinin çıkarılması ile elde edilen
Logic
residual n. terimlerden biri negatif olan iki terimli ifade
residual adj. artık vektörü olan
Chemistry
residual adj. kalıntı bırakan
residual adj. etkisi bir süre devam eden
residual adj. tortu bırakan
Environment
residual adj. kalıntı bırakan (böcek ilacı)
Cinema
residual adj. yayın tekrarı için ödenen
residual adj. yeniden gösterim ücreti olan

Significados de "residual" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
residual risk n. kalıntı riski
residual clay n. artan kil
residual air n. rezidüel hava
residual signal n. kalıntı sinyali
Trade/Economic
residual cost n. bir varlığın maliyet bedelinden o güne kadar itfa edilen pay çıktıktan sonra kalan pay
residual value n. kalan değer
residual claim n. ikinci derecedeki alacaklar
residual value n. bakiye değer
residual net income n. adi hisse senetlerine kalan kar payı
residual items n. kalıntı kalemler
residual value n. artık değer
guaranteed residual value n. finansal kiralama konusu varlığın garanti edilmiş hurda değeri
unguaranteed residual value n. garanti edilmemiş kalıntı değer
residual value n. artan değer
residual value n. kalıntı değer
guaranteed residual value n. finansal kiralama konusu varlığın garanti edilmiş kalan değeri
residual value n. bir sabit varlığın maliyet bedelinden o güne kadar biriken amortismanlar çıkartıldıktan sonra geri kalan değer
residual value n. kalıntı
residual value n. net defter değeri
residual item n. bakiye kalem
residual demand n. bakiye talep
residual cost n. net defter değeri
residual interest n. artık pay
residual product n. yan ürün
residual cost n. kayıt değeri
residual cost n. muhasebe değeri
residual cost n. nihai değer
residual income n. bakiye gelir
residual net profit n. kalan net kar
residual payment n. bakiye ödeme
guaranteed residual value n. garanti edilmiş kalıntı değer
residual demand curve n. artık talep eğrisi
residual demand curve n. piyasa üreticilerinin karşılaştığı talep eğrisi
residual demand curve n. bir teşebbüsün karşılaştığı talep eğrisi
residual risk n. bakiye risk
residual risk n. artık risk
residual income n. artık kar
residual income n. artık gelir
residual competence n. bakiye yetki
residual power n. bakiye yetki
residual powers n. bakiye yetkiler
residual risk n. bakiye risk
residual loss n. bakiye kayıp
residual risk n. kalan risk
Law
residual legatee n. malın dağıtımından arta kalan kısmın varisi
residual freedom n. asli hak
Technical
residual oil n. artık yakıt
residual charge n. artık yük
residual voltage n. kalıntı voltajı
residual stress n. artık gerilme
residual vibration n. artık titreşim
residual error n. kalan hatası
residual magnetism n. kalıntı mıknatıslık
residual activity n. artık aktivite
residual error rate n. artık hatası oranı
residual current n. artık akım
residual error rate n. kalıntı hata oranı
residual error n. artık hatası
combustion residual product n. yanma artığı
chlorine residual n. artık klor
residual charge n. artık elektrik yükü
residual fuels n. artık yakıtlar
residual voltage n. artık gerilim
residual magnetism n. artık mıknatıs kuvveti
residual gases n. artık gazlar
residual current monitor n. artık akım monitörü
residual ionization n. artık iyonlaşma
residual content n. tortu muhtevası
residual elongation n. artık uzama
residual asphalt n. bakiye asfalt
residual hardness n. kalıcı sertlik
residual water n. artık su
residual soil n. artık toprak
residual soil n. bakiye toprak
residual carrier n. taşıyıcının kalıntısı
residual strain n. artık deformasyon
residual clay soil n. tortul kil zemin
residual pore-water pressure n. resüdüel boşluk suyu basıncı
residual current-operated protective device n. artık akımla çalışan koruyucu cihaz
residual stress n. kalıntı gerilme
residual standard deviation n. kalıntı standart sapması
residual contamination n. artık kirlenme
residual radiation n. artık radyasyon
residual radioactivity n. artık radyoaktivite
residual nitrogen n. artık nitrojen
residual fuel n. artık yakıt
residual life n. kalan ömür
residual error rate n. kalan hata oranı
residual magnetism n. kalan mıknatıslık
thermal residual stress n. ısıl artık gerilmesi
determination of residual indentation after static loading n. statik yüklemeden sonra kalıcı ezilmenin tayini
residual current operated circuit breakers n. artık akımla çalışan devre kesiciler
residual magnetism n. kalıcı mıknatıslılık
residual magnetic field n. kalıcı mıknatıs alanı
residual dust n. kalıcı toz
residual lime n. kalan kireç
residual element n. kalıcı öge
residual stress n. kalan gerilim
residual internal stress n. kalıcı içgerilim
high residual phosphorus copper n. yüksek fosforlu bakır
basic products containing residual carbon n. kalıntı karbon ihtiva eden temel ürünler
residual current operated protective devices n. artık akımla çalışan koruyucu düzenler
low-residual phosphorus copper n. düşük fosforlu bakır
total sediment in residual fuel oils n. artık yakıtlardaki toplam tortu
residual element n. artık öge
residual current operated circuit-breaker n. artık akımla çalışan devre kesici
determination of the presence of residual salts n. kalıntı tuz varlığının tayini
residual vinyl chloride monomer n. bakiye vinil klorür monomer
residual vinyl chloride monomer n. vinilklorür monomer bakiyesi
residual resistance ratio measurement n. artık direnç oranı ölçümü
residual resistance ratio of composite superconductor n. kompozit süper iletkenin artık direnç oranı
residual salts n. kalıntı tuzları
residual current protective device n. artık akım koruma cihazı
analysis of residual gases n. arta kalan gazların analizi
residual isocyanates n. kalıntı izosiyanatlar
free residual hexane n. serbest hekzan kalıntısı
free residual hexane content n. serbest hekzan kalıntısı miktarı
residual oil n. artık yağ
residual oil n. atık yağ
residual magnetism n. artık mıknatıslık
residual curvature n. kalan eğrilik
residual binder content n. artık bağlayıcı içeriği
residual resistance ratio of composite superconductors n. kompozit süper iletkenlerin artık direnç oranı
residual resistance ratio measurement n. artık direnç oran ölçümü
residual resistance value n. artık direnç değeri
residual resistance ratio n. artık direnç oranı
analysis of residual gases n. artık gazların analizi
residual heat n. artık ısı
residual volume n. yedek hacim
residual solvent n. çözücü kalıntısı
residual current device n. kaçak akım cihazı
residual current device n. kaçak akım rölesi
residual current circuit breaker n. kaçak akım röleli şalter
residual current circuit breaker n. kaçak akım kumandalı şalter
residual current operated circuit-breaker n. kaçak akım kumandalı devre kesici
residual current operated circuit-breaker n. kaçak akım tahrikli devre kesici
residual current device n. kaçak akım rölesi
rcd (residual current device) n. kaçak akım rölesi
residual current-operated adj. artık akımla çalışan
Computer
residual error rate n. algılanmamış hata oranı
residual error rate n. sezilmemiş hata oranı
residual error ratio n. kalan hata oranı
residual signal n. kalıntı sinyali
residual carrier n. taşıyıcının kalıntısı
residual voltage n. kalıntı gerilimi
residual error n. artık hatası
residual error rate n. artık hatası oranı
residual error n. kalan hatası
residual error rate n. kalıntı hata oranı
Telecom
residual amplitude modulation n. artık genlik modülasyonu