Stuck - Turco Inglés Diccionario

Stuck

Significados de "Stuck" en diccionario turco inglés : 12 resultado(s)

Inglés Turco
General
stuck adj. tutkun
stuck adj. çıkmazda
stuck adj. mahsur
stuck adj. saplanmış
stuck adj. şaşırıp kalmış
stuck adj. kımıldamaz
stuck adj. sıkışma
stuck adj. takılmış
stuck adj. takılmış
stuck adj. takılı kalmış
stuck adj. sıkışmış
Technical
stuck adj. yuvasında sıkışmış (piston segmanı)

Significados de "Stuck" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
be stuck v. mahsur kalmak
be stuck in v. mahsur kalmak
stuck-up adj. burnu havada
General
(the money) be stuck in atm machine n. atm'ye para sıkışması
stuck-inside vehicle accident n. sıkışmalı araç kazası
stuck-inside vehicle accident n. sıkışmalı kaza
stuck-inside vehicle accident n. sıkışmalı trafik kazası
being stuck n. sıkışmışlık
be stuck with v. üstlenmek
be stuck v. sıkışmak
be stuck in an elevator v. asansörde kalmak
be stuck on v. vurulmak
be stuck in a difficult situation v. zor durumda kalmak
stare like a stuck pig v. ağzı açık ayran delisi gibi bakmak
be stuck on v. bağlanmak
be stuck v. batmak
be stuck v. çıkamamak
be stuck v. saplanmak
be stuck v. tutulmak
stuck on v. vurulmak
be stuck on v. tutulmak
be stuck with v. yüklenmek
be stuck in v. saplanmak
get stuck in v. sıkışıp kalmak
get stuck in v. saplanıp kalmak
get stuck v. saplanmak
get stuck v. çıkmaza girmek
get stuck on v. tutulmak
get stuck on v. aşık olmak
get stuck v. içinden çıkamamak (problem vb)
get stuck with v. başına kalmak
be stuck in traffic v. trafiğe takılmak
get stuck in v. kıran kırana mücadele etmek
be stuck (in) v. mahsur kalmak
be stuck-up v. kurum kurum kurulmak
get stuck on v. -e yapışıp kalmak
be stuck in the middle of nowhere v. kuş uçmaz kervan geçmez (ücra) bir yere çakılıp/kısılıp kalmak
be stuck in the middle of nowhere v. dağ başında mahsur kalmak
(the money) be stuck in atm machine v. para atm'ye sıkışmak
be stuck on a teacher's salary v. bir öğretmen maaşına talim etmek
get stuck on the question v. soruda takılmak
be stuck in customs v. gümrükte takılmak
stuck on adj. yapışık
stuck up adj. azametli
stuck in adj. saplı
stuck-up adj. kibirli
stuck-up adj. kendini beğenmiş
stuck-up adj. burnu havalarda
Colloquial
be stuck v. sıkışıp kalmak
get stuck in the traffic v. trafiğe takılmak
get stuck in one’s head v. kafasına kazınmak
be stuck for (something) v. (bir şey) aklına gelmemek
be stuck for v. aklına gelmemek
be stuck for (something) v. (bir şeyi) kalmamak
be stuck for v. '-i kalmamak
be stuck for (something) v. (bir şey) bulmakta zorlanmak
be stuck for v. '-e sıkışmak
be stuck for (something) v. (bir şeyi) olmamak
be stuck for v. '-den yoksun olmak
be stuck for (something) v. (bir şeyden) yoksun olmak
be stuck for v. '-i olmamak
be stuck for v. '-de zorlanmak/tıkanmak
be stuck for (something) v. (bir şeye) sıkışmak
be stuck for (something) v. (bir şey) bulamakta sıkıntı çekmek
be stuck for (something) v. (bir şeyde) zorlanmak/tıkanmak
be stuck for v. -i bulmakta zorlanmak
be stuck for v. '-i bulamakta sıkıntı çekmek
get stuck into (something) [uk] v. (bir şeye) saplanıp/takılıp kalmak
get stuck in [uk] v. canla başla yapmak/mücadele etmek
get stuck in [uk] v. (yemeğe) yumulmak
get stuck in [uk] v. (yemeğe) gömülmek
get stuck into (something) [uk] v. (bir şeye/şeyde) sıkışıp kalmak
get stuck into (something) [uk] v. (bir şeye) gömülmek
stuck in traffic adj. trafikte sıkışıp kalmış
stuck in traffic adj. trafiğe takılmış
stuck in traffic adj. trafikte kalmış
stuck in traffic adj. trafiğe yakalanmış
Idioms
stuck-up n. burnu büyük
stuck in the muddle v. çamura saplanmak
stuck in the muddle v. belaya batmak
get stuck in the middle v. bir sorunun ortasında kalakalmak
get stuck in the middle v. bir yerde saplanıp kalmak
be stuck in a rut v. çakılı kalmak
be stuck behind a desk all day v. bütün gün ofiste çakılı kalmak
be stuck in a groove v. (kendi) köşesine tıkılıp kalmak
squeal like a stuck pig v. köşeye sıkışmış domuz gibi ciyaklamak
be stuck for words v. söyleyecek söz bulamamak
get stuck in/into (uk) v. bir şeyin müptelası olmak
get stuck in/into (uk) v. yemeğe oturmak
be stuck in a rut v. rutine bağlamak
be stuck behind a desk all day v. bütün gün ofiste tıkılı kalmak
be stuck on a treadmill v. monoton ve kendini tekrar eden bir hayat yaşamak
be stuck on v. birine vurgun/yanık olmak
be stuck on v. birine çıldırasıya aşık olmak
be stuck on v. (bir noktayı) anlayamadığı için sonrasına ilerleyememek
be stuck on v. (bir noktada) takılmak/takılıp kalmak
be stuck on v. birine abayı yakmak/gönlünü kaptırmak
be stuck on v. bir duyguya/hisse takılıp/saplanıp kalmak
be stuck on v. birini çılgınlar/deliler gibi sevmek
be stuck on v. (bir şeyi) aklına/kafaya takmak
be stuck on v. birine aşık/sevdalı olmak
be stuck on v. birine vurulmak/tutulmak
be stuck on v. bir düşünceye/fikre saplanıp kalmak
be stuck in a time warp v. zaman durmuş olmak
be stuck in a time warp v. geçmiş bir zamanda takılıp kalmak
be stuck in a time warp v. taş devrinde/geçmişte takılıp kalmak
be stuck in a time warp v. demode kalmak
be stuck in a time warp v. zamanın gerisinde kalmak
be stuck on (something) v. (bir şeye) takılıp kalmak
be stuck on (someone) v. (birine) kapılmak
be stuck on (someone) v. (birine) aşık olmak
be stuck on (someone) v. (birine) gönlünü kaptırmak
be stuck on (someone) v. (birine) tutkun olmak
be stuck on (something) v. (bir şeye) saplanıp kalmak
be stuck on (someone) v. (birine) vurulmuş olmak
be stuck on (something) v. (bir şeyde) takılmak
be stuck on v. '-e tutkun olmak
be stuck on v. '-e bayılmak
be stuck on v. -e düşkün olmak
have (one's) head (stuck) up (one's) arse v. salaklık yapmak
have (one's) head (stuck) up (one's) arse v. kendinden başka kimseyi önemsememek
stuck with someone or something adj. biri/bir şey üstüne yıkılmış
stuck with adj. esir olmuş
stuck with someone or something adj. istemediği biriyle/bir şeyle baş başa bırakılmış
stuck with adj. üstüne kalmış
stuck with adj. sırtına yüklenmiş
stuck with adj. üstüne yıkılmış
stuck with someone or something adj. biri/bir şey sırtına yüklenmiş
stuck with adj. istemediği halde bir şeyle baş başa bırakılmış
stuck with someone or something adj. biri/bir şey başına kalmış
stuck with adj. başına kalmış
stuck with someone or something adj. biri/bir şey üstüne kalmış
stuck with someone or something adj. birine/bir şeye esir olmuş
(stuck) in a rut adj. monotonlaşmış
(stuck) in a rut adj. rutine bağlamış
(stuck) in a rut adj. kısır döngüye girmiş
stuck in a groove [uk] adj. (kendi) köşesine tıkılıp kalmış
stuck on someone or something adj. birine/bir şeye yapışıp kalmış
stuck on someone or something adj. birine/bir şeye bağlanmış
stuck on someone or something adj. birine/bir şeye yapışmış
stuck on someone or something adj. birine/bir şeye aşık
stuck on someone or something adj. birine/bir şeye tutulmuş
the name stuck expr. lakabı öyle kaldı
the name stuck expr. takılan lakap yapıştı kaldı
you're like a stuck record expr. bozuk plak gibisin
Speaking
i am stuck with this name expr. bu isim üstüme yapıştı kaldı
we're stuck in traffic expr. trafiğe takıldık
I was stuck in the elevator expr. asansörde kaldım
Trade/Economic
be stuck in customs v. gümrüğe takılmak
be stuck in customs v. mallar gümrüğe takılmak