Summer - Turco Inglés Diccionario

Summer

Significados de "Summer" en diccionario turco inglés : 20 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
summer n. yaz
General
summer n. gençlik çağı
summer n. yaz mevsimi
summer n. hayatın baharı
summer n. refah dönemi
summer n. yazlık
summer n. yaz
summer n. yaz mevsimi gibi ortam
summer n. yaz hissi veren şey
summer n. toplama yapan kimse
summer n. özetleyici
summer n. özet çıkarıcı
summer v. yazı geçirmek
summer v. (çiftlik hayvanlarını) yaz boyu beslemek
summer adj. yazla ilgili
summer adj. yaz havasında olan
summer adj. yaz gibi sıcak olan
Technical
summer n. kapı üstü kirişi
summer n. taban kirişi
Meteorology
summer n. yaz

Significados de "Summer" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
summer resort n. sayfiye evi
summer season n. yaz mevsimi
summer house n. sayfiye
indian summer n. pastırma yazı
summer house n. çardak
summer savory n. yaprakları bahar olarak kullanılan sater
summer season n. yaz sezonu
summer cottage n. yazlık
summer pasture n. yaylım
summer dress n. yazlık
summer holiday n. yaz tatili
summer resort n. sayfiye yeri
summer palace n. kasır
summer savory n. ballıbabagillerden
summer house n. yazlık
summer place n. sayfiye
summer savory n. zater
summer pasture n. yaylak
summer vacation n. yaz tatili
summer rain n. yaz yağmuru
summer villa n. yazlık
summer school n. yaz okulu
summer resort n. yazlık
summer clothes n. yazlık elbiseler
summer camping ground n. yayla
summer resort n. sayfiye
summer time n. yaz saati
summer house n. yaz evi
summer house n. yazlık ev
summer villa n. yazlık ev
summer suit n. yazlık
summer residence n. yazlık
late summer n. yazın sonu
summer wind n. yaz rüzgarı
compulsory summer training n. zorunlu staj
summer vegetable n. yaz sebzesi
middle of summer n. yazın ortası
summer breeze n. yaz esintisi
high summer n. yaz ortası
high summer n. yazın ortası
middle of summer n. yaz ortası
cool aegean summer sea-breeze n. imbat
summer clothes n. yazlıklar
summer clothes n. yazlık giysiler
summer clothes n. yaz kıyafetleri
summer clothes n. yaz giysileri
summer's heat n. yaz sıcağı
summer heat n. yaz sıcağı
end of summer n. yaz sonu
reminiscent of a summer day n. yazdan kalma bir gün
the coming of summer n. yazın gelişi
whole summer n. bütün yaz
summer boot n. yazlık bot
summer fruit n. yaz meyvesi
summer time n. yaz saati uygulaması
summer clothing n. yazlık giysi
summer clothes n. yazlık giysi
this summer n. bu yaz
summer shoes n. yazlık ayakkabı
the hottest days of the summer n. yazın en sıcak günleri
an early summer n. erken gelen yaz
season of summer n. yaz mevsimi
summer tour n. yaz turnesi
summer wine n. yaz şarabı
last summer n. geçen yaz
summer love n. yaz aşkı
summer practice n. staj
summer camp n. yaz kampı
summer sports n. yaz sporları
british summer time (bst) n. ingiliz yaz saati
summer haze n. yaz pusu
a summer day n. bir yaz günü
next summer n. sonraki yaz
next summer n. gelecek yaz
average summer temperature n. ortalama yaz sıcaklığı
my summer plans n. yaz planlarım
dry summer n. susuz yaz
summer drought n. yaz kuraklığı
summer tattoo n. yaz dövmesi
all saints' summer n. pastırma yazı
saint augustine's summer n. eylül ayında görülen pastırma yazı
saint austin's summer [brit] n. eylül ayında görülen pastırma yazı
summer solstice n. yaz gün dönümü
summer solstice n. yazın başlangıcı
summer solstice n. güneş ışınlarının yengeç dönencesine dik açıyla geldiği güne verilen ad
martin's summer n. kasım'da yaşanan pastırma yazı
saint martin's summer n. kasım'da yaşanan pastırma yazı
martinmas summer n. kasım'da yaşanan pastırma yazı
high summer n. yazın en sıcak zamanı
summer vibe n. yaz havası
summer [uk] n. mayıs ortasından ağustos ortasına kadarki sezon
summer holidays n. yaz tatilinde okula gidilmeyen dönem
summer lightning n. gök gürültüsüz şimşek
dress as if it is summer v. baharı başına vurmak
attend the summer school v. yaz okuluna kaydolmak
attend the summer school v. yaz okuluna yazılmak
miss summer v. yazı özlemek
used in summer adj. yazlık
(to be) used in summer adj. yazlık
summer-weight adj. yazlık (giysi)
summer-long adj. yaz boyu süren
in summer adv. yazın
in summer and winter adv. yaz kış
in the summer adv. yazın
in the summer months adv. yaz aylarında
summer-long adv. yaz süresince
Proverb
one swallow does not make a summer bir çiçekle bahar olmaz
one swallow does not a summer make güzel bir belirtiyle doyurucu sonuca ulaşılmaz
one swallow doesn't make a summer bir çiçekle yaz gelmez
one swallow does not make a summer bir çiçekle yaz gelmez
one swallow does not a summer make bir çiçekle yaz gelmez
Colloquial
a summer evening n. bir yaz akşamı
a summer night n. bir yaz gecesi
dog days of summer n. yazın en sıcak günleri
one swallow doesn't make a summer expr. bir bulutla kış olmaz
one swallow doesn't make a summer expr. bir çiçekle yaz gelmez
only a few days to the end of the summer expr. yazın bitmesine sayılı günler kala
every summer expr. her yaz
the busy summer season is almost upon us again expr. yoğun yaz sezonu gelmek üzere
Idioms
summer fling n. yaz aşkı
summer complaint n. yaz şikayeti
summer complaints n. yaz şikayetleri
summer complaints n. (kolera, yemek zehirlenmesi gibi) sindirim sistemi rahatsızlıkları
summer complaint n. ishal
summer complaints n. ciddi bağırsak enfeksiyonları
indian summer n. son mutlu günler
indian summer n. son güzel günler
indian summer n. son iyi günler
an indian summer n. son güzel günler
an indian summer n. son iyi günler
an indian summer n. pastırma sıcakları
an indian summer n. pastırma yazı
an indian summer n. son mutlu günler
an indian summer [uk] n. parlak dönem
an indian summer [uk] n. başarının yakalandığı dönem
an indian summer [uk] n. kariyerinin parlak dönemi
an indian summer [uk] n. başarının zirvesine ulaşılan dönem
an indian summer [uk] n. kariyerinin parlak dönemi
an indian summer n. son iyi günler
an indian summer [uk] n. parlak dönem
an indian summer n. son güzel günler
an indian summer [uk] n. başarının yakalandığı dönem
an indian summer n. pastırma yazı
an indian summer [uk] n. başarının zirvesine ulaşılan dönem
an indian summer n. son mutlu günler
an indian summer n. pastırma sıcakları
summer and winter v. uzun süre gözlemek
summer and winter v. uzun süre gözlemlemek
summer and winter v. birinin davranışlarını uzun süre denetlemek/gözlem altına almak
at the fag-end of the summer expr. yazın sonunda