yaz - Turco Inglés Diccionario

yaz

Significados de "yaz" en diccionario inglés turco : 12 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
yaz summer n.
The harvest of the hazelnut is made in summer.
Fındık hasadı yaz mevsiminde yapılır.

More Sentences
General
yaz summertime n.
Hannah witnesses a traumatic event at a summertime party.
Hannah bir yaz partisinde travmatik bir olaya tanık olur.

More Sentences
yaz summer n.
The harvest of the hazelnut is made in summer.
Fındık hasadı yaz mevsiminde yapılır.

More Sentences
Computer
yaz type expr.
Could you type this letter for me?
Bu mektubu benim için yazar mısın?

More Sentences
Meteorology
yaz summer n.
The harvest of the hazelnut is made in summer.
Fındık hasadı yaz mevsiminde yapılır.

More Sentences
General
yaz aestival adj.
yaz estival (brit.) adj.
yaz aestival (us) adj.
yaz estival adj.
Computer
yaz write (w) expr.
yaz write expr.
Linguistics
yaz script expr.

Significados de "yaz" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
ingiltere üniversitelerinin yaz tatili long vacation n.
yaz mevsimini geçirme estivating n.
yaz boz flipflop n.
yaz saati uygulaması daylight saving n.
suudi arabistan yaz saati saudi arabia daylight time n.
yaz boyunca erimeden kalan buz kitlesi taryn n.
yaz ördeği marbled teal n.
yaz tatili summer vacation n.
yaz okulu summer school n.
yaz yağmuru summer rain n.
yaz üçgenindeki parlak bir yıldız deneb n.
yaz mevsimi summer season n.
yaz okulu vacation school n.
yaz mevsimi summertime n.
yaz mevsimi summer n.
yaz mevsimini geçirme estivation n.
yaz sezonu summer season n.
yaz tatili summer holiday n.
yaz ortası midsummer n.
eskimo yaz evi tupik n.
yaz saati summer time n.
arabistan yaz saati arabian daylight time n.
bangkok yaz saati bangkok daylight time n.
avustralya merkezi yaz saati aus central daylight time n.
samoa yaz saati samoa daylight time n.
orta asya yaz saati central asia daylight time n.
hawaii yaz saati hawaiian daylight time n.
güney afrika yaz saati south africa daylight time n.
fiji yaz saati fiji daylight time n.
hindistan yaz saati india daylight time n.
israil yaz saati israel daylight time n.
greenwich yaz saati greenwich daylight time n.
iran yaz saati iran daylight time n.
afganistan yaz saati afghanistan daylight time n.
merkezi yaz saati central daylight time n.
doğu yaz saati eastern daylight time n.
kanada merkezi yaz saati canada central daylight time n.
çin yaz saati china daylight time n.
orta pasifik yaz saati central pacific daylight time n.
çek yaz saati czech daylight time n.
mısır yaz saati egypt daylight time n.
meksika yaz saati mexico daylight time n.
yaz evi garden house n.
yaz evi summer house n.
yaz evi privy n.
yaz rüzgarı summer wind n.
yaz sebzesi summer vegetable n.
yaz ortası middle of summer n.
yaz esintisi summer breeze n.
yaz ortası high summer n.
yaz saati daylight saving time n.
yaz saati daylight-saving time n.
yaz ağacı summerwood n.
yaz saati uygulaması daylight saving time n.
yaz kıyafetleri summer clothes n.
yaz dönümü arifesi st john's night n.
yaz dönümü arifesi st john's eve n.
yaz giysileri summer clothes n.
yaz dönümü arifesi midsummer eve n.
yaz dönümü arifesi midsummer night n.
yaz sıcağı summer heat n.
yaz sıcağı summer's heat n.
yaz sonu end of summer n.
bütün yaz whole summer n.
yaz meyvesi summer fruit n.
yaz saati uygulaması summer time n.
bu yaz this summer n.
erken gelen yaz an early summer n.
yaz mevsimi season of summer n.
yaz turnesi summer tour n.
yaz şarabı summer wine n.
geçen yaz last summer n.
yaz aşkı summer love n.
yaz kampı summer camp n.
yaz kampı idarecisi counselor n.
yaz kampı idarecisi counsellor n.
en sıcak yaz günleri dog days n.
yaz mevsimini geçirme aestivation n.
yaz mevsimini geçirme aestivating n.
yaz sporları summer sports n.
yaz zamanı hüznü summertime sadness n.
ingiliz yaz saati british summer time (bst) n.
yaz pusu summer haze n.
bir yaz günü a summer day n.
sonraki yaz next summer n.
gelecek yaz next summer n.
ortalama yaz sıcaklığı average summer temperature n.
yaz planlarım my summer plans n.
susuz yaz dry summer n.
yaz kuraklığı summer drought n.
yaz dövmesi summer tattoo n.
yaz kampında el ile yapılmış (el ve sanat işleri) camp-made n.
eskimo yaz evi sealskin tent n.
eskimo yaz evi tupek n.
doğu yaz saati edt (eastern daylight time) n.
yaz bayramı midsummer's day n.
yaz gün dönümü summer solstice n.
yaz gündönümü jun 24 n.
yaz gündönümü midsummer's day n.
yaz gündönümü midsummer day n.
yaz gün dönümü midsummer n.
yaz bayramı jun 24 n.
yaz bayramı'ndan bir önceki gün june 23 n.
yaz gün dönümü june 21 n.
yaz gündönümü st john's day n.
yaz bayramı st john's day n.
yaz bayramı midsummer day n.
abd'de avrupa, latin amerika ve iskandinav topluluklarının 24 haziran'da yaz gün dönümünü kutladıkları gün midsummer day n.
yaz gün dönümünden önceki akşam midsummer night n.
yaz-çizcilik bureaucratism n.
çok sıcak yaz günü dog day n.
yaz havası summer vibe n.
yaz mevsimi gibi ortam summer n.
yaz hissi veren şey summer n.
yaz tatilinde okula gidilmeyen dönem summer holidays n.
yaz ayları summertide [dated] n.
yaz havasında olma summerliness n.
yaz mevsimi summertide [dated] n.
(hristiyanlıkta) yaz bayramı arifesi midsummer eve n.
yaz mevsimini geçirmek estivate v.
yaz uykusuna yatmak estivate v.
yaz uykusuna yatmak aestivate v.
yaz okuluna yazılmak attend the summer school v.
yaz okuluna kaydolmak attend the summer school v.
yaz mevsimini geçirmek aestivate v.
(çiftlik hayvanlarını) yaz boyu beslemek summer v.
yaz sıcağından korumak summerize [us] v.
yaz sıcağından korumak summerise [uk] v.
yaz mevsimini geçirmiş estivated adj.
yaz gibi summery adj.
yaz ile ilgili aestival adj.
yaz ile ilgili aestival (us) adj.
yaz ile ilgili estival (brit.) adj.
yaz ile ilgili estival adj.
yaz mevsimini geçirmiş aestivated adj.
yaz ortasıyla ilgili midsummer adj.
yaz ortasında meydana gelen midsummer adj.
yaz ortasına ait midsummer adj.
yaz gibi sıcak olan summer adj.
yaz havasında olan summer adj.
yaz boyu süren summer-long adj.
yaz kış in summer and winter adv.
yaz aylarında in the summer months adv.
yaz süresince summer-long adv.
geri yaz wb (write back) abrev.
pasifik yaz saati pdt (pacific daylight time) [us/canada] abrev.
Phrases
yaz kış in season and out of season expr.
kısa süre içinde bana yaz write to me soon expr.
Proverb
bir çiçekle yaz gelmez one swallow doesn't make a summer
bir çiçekle yaz gelmez one swallow does not a summer make