Sunday - Turco Inglés Diccionario

Sunday

Significados de "Sunday" en diccionario turco inglés : 11 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
sunday n. pazar
General
sunday n. pazar günü
sunday n. pazar günü dağıtılan gazete
sunday v. pazarı geçirmek
sunday v. pazar etkinliklerine katılmak
sunday adj. bayramlık
sunday adj. pazar gününe ait veya ilgili
sunday adj. pazar gününe uygun
sunday adj. amatör hobicilik yapan
sunday adj. yüzeysel ilgi duyan
sunday abrev. pzr (pazar)

Significados de "Sunday" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
palm sunday n. paskalyadan önceki pazar günü
passion sunday n. paskalyadan önceki ikinci pazar
whit sunday n. paskalyadan sonraki yedinci pazar
one sunday afternoon n. bir pazar öğleden sonrası
sunday school n. pazar okulu
sunday evening n. pazar akşamı
last sunday n. geçen pazar
whit sunday n. hamsin yortusu
white sunday n. hamsin yortusu
sunday night n. pazar gecesi
sunday holiday n. pazar tatili
sunday morning n. pazar sabahı
sunday night blues n. pazar sendromu
sunday blues n. pazar sendromu
advent sunday n. noel öncesi dört haftanın ilk pazar günü
shrove sunday n. kül çarşambasından önceki pazar
sunday clothes n. özel güne saklanan kıyafetler
sunday clothes n. bayramlıklar
sunday school n. pazar okulunun mensupları
sunday paper n. sadece pazar günleri yayımlanan gazete
go to church every sunday v. her pazar kiliseye gitmek
hang around at home on sunday v. pazar günü evde takılmak
sunday-go-to-meeting adj. bayramlık
sunday-go-to-meeting adj. özel günlere saklanan (giysi)
sunday-go-to-meeting adj. temiz ve şık
on sunday adv. pazar günü
until sunday adv. pazara kadar
until sunday adv. pazar gününe kadar
next sunday adv. gelecek pazar
next sunday adv. önümüzdeki pazar
Phrases
sunday afternoon expr. pazar öğleden sonra
I really need a day between saturday and sunday expr. cumartesi ve pazar arasında bir güne daha ihtiyacım var gerçekten
I really need a day between saturday and sunday expr. cumartesi ve pazar'ın arasında bir gün daha olmasına ihtiyacım var
have a happy sunday expr. mutlu pazarlar
after saturday comes Sunday [rare] expr. yahudilerden sıra hıristiyanlara gelecek
after saturday comes Sunday [rare] expr. ilkin yahudiler sonra hıristiyanlar öldürülecek anlamında söz
after saturday comes Sunday [rare] expr. cumartesiden sonra pazar gelir
Colloquial
sunday driver n. tarlada gezer gibi yavaş araba kullanan sürücü
sunday driver n. yavaş sürüşüyle trafiğin akışını tıkayan veya yavaşlatan sürücü
a month of sunday expr. çok uzun zaman
a month of sunday expr. çok uzun süre
every sunday after church expr. her pazar kiliseden sonra
from here to sunday expr. dağınık
from here to sunday expr. karman çorman
from here to sunday expr. çarşamba pazarı gibi
from here to sunday expr. çok fazla
from here to sunday expr. her yer her yerde
from here to sunday expr. -in her yerinde
from here to sunday expr. iyiden iyiye
from here to sunday expr. uzun uzadıya
from here to sunday expr. uzun uzun
from here to sunday expr. altı üstüne gelmiş
from here to sunday expr. -in her yerini kaplayan
from here to sunday expr. darmadağın
Idioms
sunday-go-to-meeting clothes n. bayramlık giysi
sunday-go-to-meeting clothes n. bayramlık elbise
(one's) sunday finest n. bayramlıkları
(one's) sunday finest n. en güzel giysisi
(one's) sunday finest n. en şık giysisi
(one's) sunday best n. (birinin) en güzel/şık giysileri
sunday best n. en güzel/şık giysiler
(one's) sunday-go-to-meeting clothes n. (birinin) en güzel/şık kıyafetleri
(one's) sunday-go-to-meeting clothes n. (birinin) bayramlıkları
(one's) sunday-go-to-meeting clothes n. (birinin) en güzel/şık giysileri
(one's) sunday best n. (birinin) en güzel/şık kıyafetleri
(one's) sunday best n. (birinin) bayramlıkları
sunday best n. bayramlıklar
sunday best n. en güzel/şık kıyafetler
your sunday best n. en güzel/şık kıyafetleri
your sunday best n. en güzel/şık giysileri
your sunday best n. bayramlıkları
know as much about something as a hog knows about sunday v. (bir konu hakkında) hiçbir şey bilmemek
know as much about as a hog knows about sunday v. (bir konu hakkında) hiçbir bilgisi olmamak
get into (one's) sunday best v. iki dirhem bir çekirdek olmak/giymek
get into (one's) sunday best v. bayramlıklarını giymek/çekmek
get into (one's) sunday best v. en iyi giysilerini giymek
know as much about (something) as a pig knows about Sunday v. (bir şeyden) zerre kadar haberi olmamak
know as much about (something) as a pig knows about Sunday v. (bir şey) hakkında hiçbir şey bilmemek
know as much about (something) as a pig knows about Sunday v. (bir şeyi) zerre kadar bilmemek
know as much about (something) as a pig knows about Sunday v. (bir şey) hakkında hiçbir bilgisi olmamak
know no more about (something) than a pig knows about sunday v. (bir konu hakkında) hiçbir bilgisi olmamak
know no more about (something) than a pig knows about sunday v. (bir konu hakkında) hiçbir fikri olmamak
know no more about (something) than a pig knows about sunday v. (bir konuyu) hiç bilmemek
know no more about (something) than a pig knows about sunday v. (bir konu hakkında) hiçbir şey bilmemek
know as much about (something) as a pig knows about Sunday [us] v. (bir konu hakkında) hiçbir şey bilmemek
know as much about (something) as a pig knows about Sunday [us] v. (bir konu hakkında) hiçbir bilgisi olmamak
know as much about (something) as a pig knows about Sunday [us] v. (bir konuyu) hiç bilmemek
know as much about (something) as a pig knows about Sunday [us] v. (bir konu hakkında) hiçbir fikri olmamak
be in (one's) sunday best v. şık kıyafetlerini giymek
be in (one's) sunday best v. bayramlıklarını giymek
be in (one's) sunday best v. en güzel kıyafetlerini giymek
know no more about (something) than a hog knows about sunday [us] v. (bir konu hakkında) hiçbir fikri olmamak
know no more about (something) than a hog knows about sunday [us] v. (bir konuyu) hiç bilmemek
know no more about (something) than a hog knows about sunday [us] v. (bir konu hakkında) hiçbir bilgisi olmamak
know no more about (something) than a hog knows about sunday [us] v. (bir konu hakkında) hiçbir şey bilmemek
not know any more about (something) than a pig knows about Sunday [us] v. (bir konu) hakkında hiçbir şey bilmemek
not know any more about (something) than a pig knows about Sunday [us] v. (bir konu) hakkında hiçbir bilgisi olmamak
not know any more about (something) than a hog knows about Sunday [us] v. (bir konu) hakkında hiçbir bilgisi olmamak
not know any more about (something) than a pig knows about Sunday [us] v. (bir konu) hakkında hiçbir fikri olmamak
not know any more about (something) than a hog knows about Sunday [us] v. (bir konu) hakkında hiçbir fikri olmamak
not know any more about (something) than a hog knows about Sunday [us] v. (bir konuyu) hiç bilmemek
not know any more about (something) than a pig knows about Sunday [us] v. (bir konuyu) hiç bilmemek
not know any more about (something) than a hog knows about Sunday [us] v. (bir konu) hakkında hiçbir şey bilmemek
forty ways from sunday adv. her yönden
forty ways from sunday adv. her açıdan
forty ways from sunday adv. mümkün olan her şekilde
forty ways from sunday adv. tamamen
forty ways from sunday adv. her türlü
forty ways from sunday adv. baştan sona
in-one's-sunday-best expr. bayramlıklarıyla
in one's sunday clothes expr. bayramlıklarıyla
in one's sunday best expr. en güzel elbiselerini giyerek
in one's sunday best expr. en şık kıyafetlerini giyerek
in one's sunday best expr. en güzel elbiseleriyle
after saturday comes sunday expr. (aşırı islamcılara atfedilen arapça deyiş) önce yahudilerin, sonra hristiyanların kellesi gidecek
eight ways to sunday expr. adamakıllı
eight ways from sunday expr. etraflıca
eight ways from sunday expr. her türlü
eight ways to sunday expr. tamamıyla
eight ways from sunday expr. bir temiz
eight ways to sunday expr. her türlü
eight ways to sunday expr. bir güzel
eight ways to sunday expr. bir temiz
eight ways to sunday expr. akla gelebilecek her şekilde/her açıdan
eight ways from sunday expr. bir güzel
eight ways from sunday expr. tümüyle
eight ways from sunday expr. düpedüz
eight ways from sunday expr. büsbütün
eight ways to sunday expr. etraflıca
eight ways from sunday expr. her bakımdan
eight ways to sunday expr. her bakımdan
eight ways to sunday expr. tümüyle
eight ways from sunday expr. akla gelebilecek her şekilde/her açıdan
eight ways from sunday expr. adamakıllı
eight ways from sunday expr. tamamıyla
eight ways to sunday expr. büsbütün
eight ways to sunday expr. düpedüz
forty ways to sunday expr. tamamen
forty ways to sunday expr. her açıdan
forty ways to sunday expr. her yönden
forty ways to sunday expr. baştan sona
forty ways to sunday expr. her türlü
in sunday best expr. en güzel elbiseleri giyerek
in sunday best expr. bayramlıklarla
in sunday best expr. en güzel elbiselerle
in sunday best expr. en şık kıyafetleri giyerek
six ways to sunday expr. mümkün olan her şekilde
six ways to sunday expr. her açıdan
six ways to sunday expr. tamamen
Speaking
it's sunday expr. bugün pazar