Wolf - Turco Inglés Diccionario

Wolf

Significados de "Wolf" en diccionario turco inglés : 43 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
wolf n. kurt
General
wolf n. çapkın
wolf n. kadın avcısı
wolf n. kurt
wolf n. zampara
wolf n. kurtçuk
wolf n. yırtıcı kimse
wolf n. açgözlü kimse
wolf n. kızgın kimse
wolf n. acımasız ve kurnaz kimse
wolf n. yozlaştırıcı etken
wolf n. yıkıcı etken
wolf n. aşırı yoksulluk
wolf n. kıtlık
wolf n. doymak bilmez iştah
wolf n. (izcilik) ikinci dereceden yavrukurt
wolf v. aç kurt gibi yemek
wolf v. yalayıp yutmak
wolf v. kurt gibi yemek
wolf v. sarkıntılık yapmak
wolf v. ısrarla askıntı olmak
Trade/Economic
wolf n. zeki ve deneyimli borsa simsarı
Textile
wolf n. açma makinesi
Astronomy
wolf n. kurt (takımyıldızı)
Zoology
wolf n. kurt
wolf n. kurt kürkü
wolf n. kurda benzeyen memeli
wolf n. kurtla akraba olan çeşitli memeliler
wolf n. tazmanya kaplanı
wolf n. mısır kurdu
Hunting
wolf v. kurt avlamak
Music
wolf n. yaylı enstrümanda hatalı titreşimle oluşan sert sesler
wolf n. klavyeli enstrümanlarda akortsuzluk
wolf n. akortsuzluk
wolf n. ahenksizlik
Archaic
wolf n. kötücül ülser
wolf n. kötücül kanser
wolf n. habis ülser
wolf n. habis kanser
Entomology
wolf n. nokra sineği kurdu
Slang
wolf n. aktif eşcinsel
wolf n. canavar
British Slang
wolf v. tıkınmak

Significados de "Wolf" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
white wolf n. beyaz kurt
wolf dog n. kurt köpeği
sea wolf n. deniz kurdu
cry wolf n. yersiz telaş
brush wolf n. fırça kurdu
cry wolf n. yalandan yardım isteme
lone wolf n. yalnızlığı seven kimse
tasmanian wolf n. tazmanya kurdu
gray wolf n. gri kurt
she-wolf n. dişi kurt
female wolf n. dişi kurt
wolf pack n. denizaltı filosu
wolf pack n. kurt sürüsü
time between dog and wolf n. köpek ve kurt arasındaki zaman
transformation into a wolf n. kurda dönüşme
wolf trap n. kurt kapanı
the wolf and the lamb n. kurt ve kuzu
the wolf and the lamb n. kurtla kuzu
the wolf and the lamb n. kurt ile kuzu
desert wolf n. çöl kurdu
bad wolf n. kötü kurt
wolf-pelt n. işlenmiş kurt postu
lone wolf n. yalnız kurt
wolf dog n. kurt avlamada kullanılan köpek
wolf-whistle n. ıslıkla yapılan kurt çağrısı
wolf cub n. 8-11 yaş arası erkek izciler oymağının üyesi olan erkek çocuk
wolf boy n. kurtlar tarafından yetiştirilmiş erkek
wolf cub n. (izcilik) yavrukurt
wolf pack n. kabadayı gençlerden oluşan başıboş çete
lone wolf n. ortağı bulunmayan suçlu
lone wolf n. bir sürünün üyesi olmayan kurt
lone wolf n. yalnız hareket eden suçlu
sea wolf [obsolete] n. ünlü bir deniz yaratığı
dire wolf n. ulu kurt
attack a meal like a ravenous wolf v. aç kurt gibi saldırmak
cry wolf v. yalandan imdat istemek
wolf down v. aç kurt gibi yemek
cry wolf v. yalandan imdat diye bağırmak
wolf down v. mideye indirmek
wolf whistle v. (birinin arkasından) ıslık çalmak
lone wolf v. yalnız yaşamak
lone wolf v. yalnız kurt gibi yaşamak
lone wolf v. her işini yalnız gerçekleştirmek
lone wolf v. yalnız çalışmak
wolf-sized adj. yaklaşık kurt büyüklüğünde olan
wolf-sized adj. neredeyse kurt büyüklüğünde olan
Phrasals
wolf something down v. bir şeyi silip süpürmek
wolf something down v. bir şeyi yalayıp yutmak
wolf something down v. bir şeyi çabucak yiyip bitirmek
wolf something down v. (yiyeceği/içeceği) yuvarlamak
wolf something down v. (yiyeceği/içeceği) hızlıca gömmek/mideye indirmek
wolf down v. hızla yemek
wolf down v. silip süpürmek
wolf down v. mideye indirmek
Phrases
like a hungry wolf expr. aç kurt gibi
better to be hung for a wolf than a sheep expr. battı balık yan gider
better to be hung for a wolf than a sheep expr. boğulacaksan büyük denizde boğul
Proverb
growing youth has a wolf in his belly v. gençler çabuk acıkır
growing youth has a wolf in his belly v. gelişme çağında olan gençler doymak bilmez
it's a foolish sheep that makes the wolf his confessor expr. herkese/her önüne gelene güvenmemelisin
it's a foolish sheep that makes the wolf his confessor expr. güvenilir olduğunu bildiğin insanlardan başkasına güvenmemelisin
it's a foolish sheep that makes the wolf his confessor expr. kurda kuzu emanet edilmez
a growing youth has a wolf in his belly gençler çabuk acıkır
when the wolf comes in at the door, love creeps out of the window yoksulluk kapıdan girince aşk pencereden kaçar
the lone sheep is in danger of the wolf sürüden ayrılan kuzuyu kurt kapar
a growing youth has a wolf in his belly gelişme çağında olan gençler doymak bilmez
Colloquial
man is a wolf to man expr. insan insanın kurdudur
Idioms
wolf in sheep's clothing n. kuzu postunda kurt
wolf in sheep's clothing n. hilebaz
a wolf in sheep's clothing n. koyun postuna bürünmüş kurt
wolf in sheep's clothing n. düzenbaz
wolf in sheep's clothing n. koyun postuna bürünmüş kurt
a lone wolf n. tek tabanca
a lone wolf n. yalnız kurt
a lone wolf n. tek tabanca takılan
wolf in sheep's clothing n. kuzu postu giymiş kurt
a wolf in sheep's clothing n. kuzu postu giymiş kurt
a wolf in sheep's clothing n. kuzu postuna bürünmüş kurt
lone wolf n. tek başına hareket eden terörist
lone wolf n. yalnız terörist
wolf at the door n. alacaklılar
wolf at the door n. alacaklı
wolf at one's door n. yakındaki felaket
wolf at one's door n. yaklaşan yıkım
wolf at the door n. yakındaki felaket
wolf at the door n. kapıdaki tehlike
wolf at the door n. yaklaşan yıkım
wolf at one's door n. kapıya dayanmış alacaklı
wolf at the door n. kapıya dayanmış alacaklı
wolf at one's door n. kapıdaki tehlike
keep the wolf from the door v. zar zor geçinmek
keep the wolf from the door v. kıt kanaat geçinmek
cry wolf v. yanlış alarm vermek
keep the wolf from the door v. aç kalmayacak kadar parası olmak
be a wolf in sheep's clothing v. kuzu postuna bürünmek
wolf down v. mideye indirmek
cry wolf v. kurt masalı okumak
cry wolf v. ortalığı velveleye vermek
cry wolf v. kurt masalı anlatmak
cry wolf v. yalancı çobanı oynamak
cry wolf v. yanlış haber yayarak ortalığı karıştırmak
buy someone's wolf ticket v. palavrayı yememek
buy someone's wolf ticket v. restini görmek
buy someone's wolf ticket v. meydan okumaya pabuç bırakmamak
cut one's wolf loose v. kafayı çekmek
cut one's wolf loose v. içki içmek
keep the wolf from the door v. geçim sağlayabilmek
keep the wolf from the door v. kimseye muhtaç olmadan doyabilmek
have a wolf by the ears v. sert kayaya çarpmak
have a wolf by the ears v. ayının inine girmek
have the wolf by the ear v. iki seçeneği de tehlikeli olan bir durumda bulunmak
hold a wolf by the ears v. kurdu kulaklarından tutmak/yakalamak
have a wolf by the ears v. iki ucu boklu değnek durumunda olmak
have a wolf by the ears v. tehlikeli olabilecek/zor bir işe kalkışmak
have a wolf by the ears v. kurdu kulaklarından yakalamak/tutmak
have a wolf by the ears v. kurdu kulaklarından tutmak/yakalamak
have a wolf by the ears v. tehlikeli olabilecek/zor bir işe atılmak
have a wolf by the ear v. iki seçeneği de tehlikeli olan bir durumda bulunmak
have the wolf by the ears v. kurdu kulaklarından tutmak/yakalamak
hold a wolf by the ears v. aşağı tükürsem sakal, yukarı tükürsem bıyık durumunda olmak
have the wolf by the ears v. iki ucu boklu değnek durumunda olmak
have a wolf by the ears v. aşağı tükürsem sakal, yukarı tükürsem bıyık durumunda olmak
have the wolf by the ear v. kurdu kulaklarından tutmak/yakalamak
have a wolf by the ears v. iki seçeneği de tehlikeli olan bir durumda bulunmak
have the wolf by the ears v. iki seçeneği de tehlikeli olan bir durumda bulunmak
have the wolf by the ear v. iki ucu boklu değnek durumunda olmak
have a wolf by the ears v. aslanı kuyruğundan yakalamak/tutmak
have a wolf by the ears v. tehlikeli olabilecek/zor bir işe girişmek
have the wolf by the ear v. aşağı tükürsem sakal, yukarı tükürsem bıyık durumunda olmak
hold a wolf by the ears v. iki seçeneği de tehlikeli olan bir durumda bulunmak
have a wolf by the ear v. aşağı tükürsem sakal, yukarı tükürsem bıyık durumunda olmak
have a wolf by the ears v. zora çatmak
have a wolf by the ear v. kurdu kulaklarından tutmak/yakalamak
hold a wolf by the ears v. iki ucu boklu değnek durumunda olmak
have a wolf by the ear v. iki ucu boklu değnek durumunda olmak
have the wolf by the ears v. aşağı tükürsem sakal, yukarı tükürsem bıyık durumunda olmak
hold a wolf by the ears v. çıkmaza girmek
have a wolf by the ears v. çıkmaza girmek
hold a wolf by the ears v. riske girmek
have a wolf by the ear v. çıkmaza girmek
hold a wolf by the ears v. riskli bir pozisyonda olmak
have the wolf by the ear v. çıkmaza girmek
have the wolf by the ears v. çıkmaza girmek
put (one's) head in the wolf's mouth v. tehlikeye atılmak
put (one's) head in the wolf's mouth v. kelle koltukta olmak
put (one's) head in the wolf's mouth v. kendini ateşe atmak
put (one's) head in the wolf's mouth v. kendini tehlikeye atmak
put (one's) head in the wolf's mouth v. kellesini koltuğuna almak
buy wolf ticket v. tehdide düşmanca karşılık vermek
buy one's wolf ticket v. palavraya pabuç bırakmamak