balancing - Turco Inglés Diccionario

balancing

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "balancing" en diccionario turco inglés : 19 resultado(s)

Inglés Turco
General
balancing n. denge
He is balancing on a tightrope.
İp üstünde dengede kalmaya çalışıyor.

More Sentences
Trade/Economic
balancing adj. dengeleyici
You probably already know that fashion is a balancing act.
Muhtemelen modanın dengeleyici bir eylem olduğunu zaten biliyorsunuzdur.

More Sentences
Technical
balancing n. dengeleme
This really shows how important it is to have a balancing instrument, a fine-tuning instrument.
Bu gerçekten de bir dengeleme aracına, bir ince ayar aracına sahip olmanın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.

More Sentences
balancing adj. dengeleyici
You probably already know that fashion is a balancing act.
Muhtemelen modanın dengeleyici bir eylem olduğunu zaten biliyorsunuzdur.

More Sentences
General
balancing n. simetri
balancing n. doğruluk
balancing n. simetrik olma durumu
balancing n. düzgünlük
balancing n. simetriklik
Trade/Economic
balancing n. denkleştirme
balancing n. hesap kapatma
balancing n. mutabakat
balancing adj. denkleştirici
Technical
balancing n. balansman
balancing n. statik olarak dengeleme
balancing n. terazileme
Automotive
balancing n. balanslama
balancing n. lastik balansı
Chemistry
balancing n. denkleştirme

Significados de "balancing" con otros términos en diccionario inglés turco: 121 resultado(s)

Inglés Turco
General
assembly-line balancing n. montaj-hattı dengeleme
balancing and reconciliation regulation n. dengeleme ve uzlaştırma yönetmeliği
balancing act n. (sirk) denge gösterisi
balancing act n. (sirk) denge hareketi
balancing act n. karşıt grup, fikir veya faaliyetlerin dikkatle dengelenmesini gerektiren durum
earth pressure balancing adj. arazi basıncını dengeleyen
Idioms
a balancing act n. aynı anda birden fazla şey yapmak zorunda kalınan durum
a balancing act n. dengeyi iyi kurmayı gerektiren iş
a balancing act n. dengeleme gerektiren iş
a balancing act n. denge işi
a balancing act n. birkaç iş arasındaki dengeyi sağlama
a balancing act n. dengeyi kurma/sağlama işi
a balancing act n. kişiler/durumlar arasındaki dengeyi kurma
a balancing act n. işler/görevler arasındaki dengeyi iyi kurma
a balancing act n. kişiler/durumlar arasındaki dengeyi sağlama
Trade/Economic
balancing items n. denkleştirici işlemler
balancing items n. denkleştirici kalemler
balancing payment date n. hesap kapama tarihi
demand-balancing strategies n. talep dengeleme stratejileri
balancing market n. dengeleme piyasası
self balancing ledger n. her zaman dengede olan defter-i kebir
target balancing n. hedef bakiyeli havuz sistemi
electricity market balancing and settlement regulation n. elektrik piyasası dengeleme ve uzlaştırma yönetmeliği
balancing and settlement regulation n. dengeleme ve uzlaştırma yönetmeliği
balancing account n. denkleştirme hesabı
zb (zero balancing) n. iskelet yapısına müdahale edilerek yapılan tedavi
self-balancing adj. kendi kendini dengeleyen
self-balancing adj. kendiliğinden dengeye gelen
self balancing adj. kendi kendini dengeleyen
Law
balancing of sacrifices n. fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi
balancing of legally protected interests n. yasal olarak korunan çıkarların dengelenmesi
Technical
balancing wheel n. kasnak
moment balancing n. moment dengeleme metodu
field balancing equipment n. yerinde dengeleme cihazı
balancing battery n. tampon batarya
balancing machine n. dengeleme makinesi
balancing cylinder n. dengeleme silindiri
power balancing n. güç dengelenmesi
balancing station n. denge istasyonu
balancing weight n. denge ağırlığı
balancing unit n. dengeleme ünitesi
balancing patches n. balans ağırlıkları
dynamic balancing n. dinamik dengeleme
moment balancing n. moment dengeleme
balancing valve n. denge vanası
balancing ring n. dengeleme halkası
earth pressure balancing n. arazi basıncını kazılan malzemeyle dengeleyen
balancing circuit n. dengeleme devresi
balancing antenna n. dengelemeli anten
balancing moment n. dengeleme momenti
dynetric balancing n. döner hareketli parçaların dengelenmesi için kullanılan elektronik yöntem
wheel balancing n. balans ayarı
balancing reservoir n. düzenleme haznesi
adjusting and balancing n. ayarlama ve dengeleme
balancing reservoir tank n. denge haznesi
balancing speed n. denge hızı
balancing machine n. balans ayar makinesi
balancing valve n. dengeleme vanası
balancing pond n. dengeleme havuzu
balancing wheel n. avara kasnak
line balancing n. kurgu hattı dengelemesi
load balancing n. yük dengelemesi
pressure balancing line n. basınç dengeleme hattı
balancing hole n. balans deliği
balancing weight n. balans ağırlığı
pressure balancing hole n. basınç dengeleme deliği
balancing plane n. balans düzlemi
balancing valve n. dengeleme valfi
balancing piston n. dengeleme pistonu
balancing spring n. dengeleme yayı
balancing piston n. karşı basınç pistonu
balancing valve n. balans vanası
balancing reservoir n. dengeleme kabı
pole balancing problem n. kutup dengeleme problemi
balancing weight n. (asansör) dengeleme ağırlığı
self-balancing adj. kendi kendini dengeleyen
Computer
balancing speed n. denge hızı
balancing columns n. sütunları dengeleme
column balancing n. sütun dengeleme
load balancing n. yük dengelemesi
load-balancing n. yük dengeleme
Informatics
load balancing n. iş dengeleme
line balancing n. hat dengelemesi
load balancing n. yük dengeleme
Telecom
load balancing n. yük dengesi
bandwidth balancing mechanism n. bant genişliğini dengeleme mekanizması
balancing network n. dengeleme devresi
load balancing n. yük dengelemesi
Electric
balancing winding n. denkleştirme sargısı
balancing battery n. tampon batarya
balancing circuit n. dengeleme devresi
Construction
balancing room n. denge odası
Automotive
balancing machine n. balans ayar makinası
wheel balancing weights n. balans ağırlıkları
balancing equipment n. balans makinası
wheel balancing machine n. tekerlek balans ayar makinası
finish balancing n. finiş balans yapılması
finish balancing n. araç üzerinde balans yapılması
balancing-coil gauge n. basınç ve sıcaklık gösterimi için gösterge panosunda kullanılan bir çift bobin
wheel balancing n. rot balans ayarı
wheel alignment and balancing n. rot balans
wheel balancing n. rod balans
wheel alignment and balancing n. rot balans ayarı
wheel balancing n. rot balans
wheel alignment and balancing n. rod balans
wheel balancing weight n. jant bans ağırlığı
tire balancing n. lastiklerin balanslanması
dynamic balancing n. dinamik balanslama
wheel balancing n. tekerleklerin balanslanması
balancing machine n. balans makinesi
Aeronautic
balancing machine n. dengeleme makinası
Marine
load balancing n. dengeye alma ağırlığı (yükseltme yaparken ön boma asılan ağırlık)
balancing band n. gemi çapasının dengeleme noktasındaki şaftın her bir yanında bağlantı veya halka olan şerit
Medical
zero balancing n. (alternatif tıpta) iskelet yapısına müdahale edilerek yapılan tedavi
Marine Biology
balancing pool n. dengeleme havuzu
Sport
balancing beam n. denge aleti
balancing equipment n. denge aleti
Cinema
colour-balancing filter n. renk dengeleme filtresi
color-balancing filter n. renk dengeleme filtresi
Engineering
balancing condenser n. dengeleyici kondansatör
balancing condenser n. cihazların gösterge hassasiyetini artırmada kullanılan değişken sığalı kondansatör