denge - Turco Inglés Diccionario

denge

Significados de "denge" en diccionario inglés turco : 48 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
denge balance n.
The ballerina lost her balance on stage.
Balerin sahnede dengesini kaybetti.

More Sentences
denge equilibrium n.
Yoga can restore your inner equilibrium.
Yoga içsel dengenizi yeniden sağlayabilir.

More Sentences
General
denge equation n.
Agriculture is the main part of the region's economic equation.
Bölgedeki ekonomik dengenin başlıca unsuru tarımdır.

More Sentences
denge balancing n.
He is balancing on a tightrope.
İp üstünde dengede kalmaya çalışıyor.

More Sentences
denge equilibrium n.
Yoga can restore your inner equilibrium.
Yoga içsel dengenizi yeniden sağlayabilir.

More Sentences
denge balance n.
The ballerina lost her balance on stage.
Balerin sahnede dengesini kaybetti.

More Sentences
Trade/Economic
denge balance n.
The ballerina lost her balance on stage.
Balerin sahnede dengesini kaybetti.

More Sentences
Politics
denge equilibrium n.
Yoga can restore your inner equilibrium.
Yoga içsel dengenizi yeniden sağlayabilir.

More Sentences
Technical
denge equilibrium n.
Yoga can restore your inner equilibrium.
Yoga içsel dengenizi yeniden sağlayabilir.

More Sentences
Food Engineering
denge equilibrium n.
Yoga can restore your inner equilibrium.
Yoga içsel dengenizi yeniden sağlayabilir.

More Sentences
Statistics
denge equilibrium n.
Yoga can restore your inner equilibrium.
Yoga içsel dengenizi yeniden sağlayabilir.

More Sentences
Sport
denge balance n.
The ballerina lost her balance on stage.
Balerin sahnede dengesini kaybetti.

More Sentences
General
denge equipoise n.
denge countenance n.
denge libration n.
denge equilibria n.
denge composure n.
denge equilibration n.
denge libra n.
denge counterpoise n.
denge easiness n.
denge offset n.
denge stability n.
denge aplomb n.
denge self-possession n.
denge poise n.
denge equibalance n.
denge kelter n.
denge head n.
denge peise [dialect] [uk] n.
denge paise [obsolete] n.
denge footing N.
Idioms
denge even-steven n.
denge even keel n.
Trade/Economic
denge equalization n.
denge equalisation n.
denge steadiness n.
denge par n.
denge equalizing n.
denge equalising n.
Technical
denge poise n.
Computer
denge stability n.
Automotive
denge lateral stability n.
Physics
denge ponderation n.
Marine Biology
denge equlibrium n.
denge steady state n.
Military
denge aplomb n.
Abbreviation
denge bal. n.

Significados de "denge" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
denge kuru equilibrium rate of exchange n.
ekonomik denge economic balance n.
denge anlayışı sense of balance n.
denge teorisi equilibrium theory n.
doğal denge natural balance n.
ruhsal denge balance n.
sosyal denge social equilibrium n.
denge ağırlığı counterpose n.
ekolojik denge ecological balance n.
akli denge mental balance n.
genel denge kuramı theory of general equilibrium n.
ruhsal denge psychological balance n.
genel denge general equilibrium n.
karşı denge counterbalance n.
denge fiyatı equilibrium price n.
denge (bisiklet vb) bridle n.
denge hali condition of equilibrium n.
denge miktarı equilibrium quantity n.
denge sağlayan equilibrator n.
denge sağlama stabilization n.
mevcut denge existing equilibrium n.
denge hissi sense of balance n.
denge hissi equilibrioception n.
denge karışımı equilibrium mixture n.
denge durumu equilibrium n.
denge durumu equilibrium condition n.
dinamik denge programları dynamic balance programs n.
denge yapması için kullanılan ağırlık counterweight n.
yansımalı denge reflective equilibrium n.
denge tahtası balance board n.
eski mısırlılarda kanun doğruluk ,denge, düzen, ahlak ve adalet konseptinde yazılan amel defteri maat n.
eski mısırlılarda kanun doğruluk ,denge, düzen, ahlak ve adalet konseptinde yazılan amel defteri ma'at n.
eski mısırlılarda kanun doğruluk ,denge, düzen, ahlak ve adalet konseptinde yazılan amel defteri mayet n.
denge yeleği buoyancy vest n.
denge sağlama stabilisation n.
akli denge mental stability n.
duygusal denge emotional stability n.
hassas denge a delicate balance n.
iç denge internal harmony n.
denge tahtası wobble board n.
denge durumu state of balance n.
denge durumu state of balance n.
denge unsuru antilibration n.
istikrarsız denge precarious balance n.
ruhsal denge equilibrium n.
jimnastik denge rutini balance routine n.
(saat) denge çarkında bulunan döner mil balance staff n.
(sirk) denge gösterisi balancing act n.
(sirk) denge hareketi balancing act n.
denge sağlayan evener n.
mikado benzeri denge oyunu jackstraw n.
mikado benzeri denge oyunu spillikins n.
fransız kökenli eşli dansta saat yönünde yana doğru atılan denge adımı brawl n.
fransız kökenli eşli dansta saat yönünde yana doğru atılan bir denge adımı brawl n.
fransız kökenli eşli dansta saat yönünde yana doğru atılan denge adımı bransle n.
fransız kökenli eşli dansta saat yönünde yana doğru atılan denge adımı branle n.
denge eksikliği mispoise n.
denge eksikliği overbalance n.
karşı denge overpoise n.
denge göstergesi cock n.
erkek çocuklarının oynadığı bir denge oyunu cockfight n.
(saatlerde denge için kullanılan) darbeye dayanıklı cihaz parachute n.
karşı denge counterpoise n.
karşı denge counterscale n.
saat denge çarkının alt mil yatağını taşıyan vida potence n.
denge sağlayan kimse/nesne poiser n.
denge sağlamak poise v.
denge sağlamak equilibrate v.
denge unsuru oluşturmak equipoise v.
denge meydana getirmek offset v.
denge sağlamak ballast v.
denge kurmak harden v.
denge bulmak find the balance v.
denge yaratmak create balance v.
denge kurmak balance v.
denge kurmak balance between v.
denge sağlamak redress the balance v.
denge kurmak redress the balance v.
denge sağlamak balance v.
denge sağlamak balance v.
denge noktasına getirmek equilibrize v.
denge noktası oluşturmak equilibrise v.
(saatte denge yayı) açısal rotasyonla titreşmek motion v.
denge noktasını geçmek overshoot v.
denge noktası üzerinde sallanmak overshoot v.
denge bozucu destabilising adj.
denge bozucu destabilizing adj.
denge sağlayan equilibratory adj.
hassas denge kurmayı gerektiren funambulatory adj.
denge anlamı veren bir ön ek stato- pref.
denge dışı hâl disequilibrium N.
denge kirişi outrigger N.
eşik denge equilibrium N.
denge sembolü libra N.
denge çarkı flywheel N.
Colloquial
kusursuz denge perfect balance n.
akli denge bejeebers n.
denge tahtası performansında on the beam adj.
denge tahtası jimnastiğinde on the beam adj.
Idioms
denge işi a juggling act n.
denge işi a balancing act n.
denge noktası a happy medium n.
denge noktası the happy medium n.
(iki şey) arasında denge oluşturmak tread a thin line between (something) v.
(iki şey) arasında denge kurmak tread a fine line between (something) v.
(iki şey) arasında denge sağlamak tread a thin line between (something) v.
(iki şey) arasında denge kurmak tread a thin line between (something) v.
(iki şey) arasında denge oluşturmak tread a fine line between (something) v.
(iki şey) arasında denge sağlamak tread a fine line between (something) v.
(iki şey) arasında denge kurmak tread a fine line between (something) v.
denge sorunu olan gravitationally challenged adj.
Trade/Economic
denge fiyatı market clearing n.
kurumsal denge institutional balance n.
denge  equilibrium n.
genel denge overall balance n.
denge koşulları equilibrium conditions n.
temel denge açığı basic balance deficit n.
birbirlerine göre denge düzeylerinden uzaklaşmış döviz kurları misaligned exchange rates n.
denge milli geliri equilibrium level of national output n.
istikrarlı denge stable equilibrium n.
rekabetçi denge competitive equilibrium n.
fiyatın denge düzeyinin üzerinde olması sonucu arzın talebi aşması surplus n.
iç ekonomik denge internal balance n.
eşitlik ve etkinlik arasında denge equality vs. efficiency tradeoff n.
karsı denge counter balance n.
faiz dışı denge primary balance n.
kısmi denge partial equilibrium n.
dış ödemeler dengesinde denge durumu balance of payments equilibrium n.
ekonomik denge economic equilibrium n.
otomatik denge automatic equilibrium n.
cari denge current account balance n.
denge durumu yokluğu disequilibrium n.
pasif ticari denge adverse trade balance n.
genel denge modeli general equilibrium model n.
mali denge vergisi financial balance tax n.
kısmi denge analizi partial equilibrium analysis n.
denge faiz oranının ödünç verilebilir fonlar teorisi loanable funds theory of interest n.
kararlı denge stable equilibrium n.
dışarıya mal ve hizmet ihracı ile dışarıdan ithal edilen toplam mal ve hizmetler arasındaki denge balance on current account n.
istikrarsız denge unstable equilibrium n.
denge döviz kurunun iki ülkenin fiyat indeksleri oranına eşit olduğunu varsayan hipotez absolute purchasing power parity n.
denge işlem hacmi on balance volume n.
dış denge doğrusu bp curve n.
denge ücret düzeyi equilibrium wage rate n.
olumsuz ticari denge adverse trade balance n.
maddi denge material balance n.
denge sağlayıcı piyasa clearing market n.
dış denge balance of payments equilibrium n.
genel denge overall equilibrium n.
temel denge basic balance n.