beer - Turco Inglés Diccionario

beer

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

beer — Definition

Significado:
bira
Pronunciación (IPA):
(AmE /bɪr/ – BrE /bɪə/)
Categoría gramatical:
İsim: beer (beers)

Significados de "beer" en diccionario turco inglés : 6 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
beer n. bira
I've put the beer in the fridge to chill.
Birayı soğusun diye dolaba koydum.

More Sentences
Colloquial
beer n. arpasuyu
beer v. bira içmek
Textile
beer n. yünlü kumaş çözgüsünde kırk iplikten oluşan grup
beer n. dokuma tarağında yirmi dişten oluşan grup
Geography
beer n. ingiltere'de yerleşim yeri

Significados de "beer" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
beer glass n. bira bardağı
General
beer can n. bira kutusu
beer bottle n. bira şişesi
root beer n. kök bira
beer mug n. kenarı kulplu ale cinsi bira içilen bardak
beer house n. birahane
munich beer n. münih birası
beer on draft n. fıçı birası
beer garden n. bira bahçesi
draught beer n. fıçı birası
light beer n. hafif bira
bock beer n. alman birası
ginger beer n. zencefilli bira
near beer n. hafif bira
weiss beer n. çok köpüklü bira
giant beer (glass) n. arjantin bira
pint of beer n. arjantin bira
beer glass n. bira bardağı
beer money n. bira parası
beer gut n. bira göbeği
beer belly n. bira göbeği
beer pot n. bira göbeği
beer yeast n. bira mayası
a glass of beer n. bir bardak bira
non-alcoholic beer n. alkolsüz bira
beer hall n. birahane
beer festival n. bira festivali
bottles of beer n. bira şişeleri
beer bottles n. bira şişeleri
beer stein n. bira bardağı
beer pump n. bira sifonu
beer mug n. bira kupası
chinese beer n. çin birası
beer mat n. bardak altlığı
beer mat n. bardakaltı
german beer n. alman birası
alcohol-free beer n. alkolsüz bira
can beer n. teneke bira
can beer n. kutu bira
beer nuts n. çerez
beer pull n. fıçı bira aleti
beer engine n. bira musluğu
beer engine n. fıçı bira aleti
beer pull n. bira musluğu
beer drinker n. biracı
beer mat n. bira bardağı altlığı
bitter beer n. acı bira
black beer n. dark bira
beer lover n. bira aşığı
spruce beer n. çam birası
craft beer n. butik bira
commercial beer n. ticari bira
porter's beer n. koyu/siyah bira
beer factory n. bira fabrikası
beer cooler n. bira dolabı
beer cooler n. bira soğutucusu
flat beer n. gazsız bira
beer pong n. içi bira ile dolu bir bardak ve pinpon topuyla oynana bir oyun
root beer n. kök birası
root beer n. meyankökü şerbeti/birası
table beer n. sofra birası
beer barrel n. bira fıçısı
beer parlour [canada] n. birahane
beer nut n. kabuksuz yer fıstığı
beer maker n. bira üreticisi
beer parlor [canada] n. taverna
beer keg n. bira fıçısı
small beer n. kalitesiz bira
small beer n. hafif bira
sorghum beer [south africa] n. darı birası
sorghum beer [south africa] n. sorgum birası
sorghum beer [south africa] n. mısır birası
beer joint n. birahane
beer joint n. bar
think no small beer of oneself v. kendini fasulye gibi nimetten saymak
have a beer v. bira içmek
drink a beer v. bira içmek
have a beer v. bira almak
beer up v. bir sürü bira içmek
buy a beer v. bira almak
swill beer v. patlayıncaya kadar bira içmek
drink some beer v. birkaç bira içmek
go for a beer v. bira içmeye gitmek
small beer adj. önemsiz
small beer adj. değersiz
small beer adj. ufak tefek
small beer adv. kibirle
small beer adv. küçümseyerek
small beer adv. aşağılama ile
Proverb
not all beer and skittles hayat eğlenceden ibaret değildir
life is not beer and skittles hayat eğlenceden ibaret değildir
not all beer and skittles yaşam hep eğlenceden oluşmaz
life is not beer and skittles yaşam hep eğlenceden oluşmaz
champagne taste on a beer budget ayranı yok içmeye atla gider sıçmaya
Colloquial
small beer n. önemsiz şey
small beer n. beş para etmez şey
small beer n. bir şeye benzemeyen şey
small beer n. önemsiz sözler
small beer n. ufak tefek önemsiz şey
small beer n. değersiz şey
small beer n. önemsiz kimse
beer money n. az miktarda para
beer money n. az para
beer tummy n. bira göbeği
beer belly n. bira göbeği
warm beer n. ılık bira
beer bong n. bira içmekte kullanılan huni
beer-goggles n. sarhoşken herkesi güzel görme
beer-swilling n. biracı
beer-swilling n. bira düşkünü
slam a beer v. bira yuvarlamak
pound a beer v. bira yuvarlamak
hammer a beer v. bira yuvarlamak
beer bong v. huniyle bira içmek
sling beer [us] v. barmen olarak çalışmak
sling beer [us] v. barda fıçı bira doldurmak
beer (one) v. (birini) birala
beer (one) v. (birine) bira vermek
beer (one) v. (birine) bira ver
beer (one) v. (birine) bira gönder/getir
beer (one) v. (birine) bira servisi yapmak
with one's beer goggles on adv. içkinin etkisiyle etrafını daha güzel görerek
drink your beer interj. biranı iç
hold my beer expr. bak izle şimdi
what do you want, egg in your beer? expr. buldun da bunuyorsun?
what do you want, egg in your beer? expr. daha ne bekliyorsun?
what do you want, egg in your beer? expr. yetmedi mi?
Idioms
small beer n. değersiz şey
small beer n. önemsiz şey
small beer n. önemsiz kimse
beer and skittles n. zevk ve sefa
egg in your beer n. bedavadan kazanç
beer goggles n. içip içip birini olduğundan çekici/güzel bulma
beer goggles n. içip içip birine kapılma
beer goggles n. sarhoş kafası
beer goggles n. sarhoş gözlüğü
beer goggles n. sarhoşluğun etkisiyle gelen insanların olduğundan daha çekici olduğu algısı
beer goggles n. sarhoş gözü
near-beer n. hafif bira
near-beer n. alkol oranı düşük bira
think no small beer of oneself v. kendini dev aynasında görmek
cry in one's beer v. derdine yanmak
cry in one's beer v. kendi durumuna üzülmek
not be all beer and skittles v. zor yanları da olmak
not be all beer and skittles v. güllük gülistanlık olmamak
be not all beer and skittles [uk/australia] v. güllük gülistanlık olmamak
be not all beer and skittles [uk/australia] v. zevkli olmamak
be not all beer and skittles [uk/australia] v. eğlenceli olmamak
cry into (one's) beer v. çok üzülmek
cry into your beer v. karadeniz'de gemileri batmak