belief - Turco Inglés Diccionario

belief

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

belief — Definition

Significado:
inanç, kanaat
Pronunciación (IPA):
(AmE /bɪˈliːf/ – BrE /bɪˈliːf/)
Categoría gramatical:
İsim: belief (beliefs)
Sinónimo:
conviction, faith, view
Antónimos:
disbelief, doubt, skepticism

Significados de "belief" en diccionario turco inglés : 16 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
belief n. inanma
It is my belief that Parliament must take part in the discussions on this list.
Parlamentonun bu liste üzerindeki tartışmalarda yer alması gerektiğine inanıyorum.

More Sentences
belief n. inanç
After her father's death, she turned her back on religious belief.
Babasının ölümünden sonra dini inançlarına sırtını döndü.

More Sentences
General
belief n. inanış
There is a belief that modern rooms are cold and lack personality.
Modern odaların soğuk ve kişiliksiz olduğuna dair bir inanış var.

More Sentences
belief n. güven
She has a passionate belief in the company she works for.
Çalıştığı şirkete tutkulu bir güven duyuyor.

More Sentences
belief n. inanç
After her father's death, she turned her back on religious belief.
Babasının ölümünden sonra dini inançlarına sırtını döndü.

More Sentences
belief n. akide
belief n. düşünce
belief n. doktrin
belief n. inan
belief n. kanaat
belief n. iman
belief n. itimat
belief n. fikir
belief n. kanı
belief n. itikat
Law
belief n. kanaat

Significados de "belief" con otros términos en diccionario inglés turco: 108 resultado(s)

Inglés Turco
General
superstitious belief n. batıl inanç
strong belief n. kuvvetli inanç
a group sharing equal belief n. aynı inancı paylaşanlar grubu
false belief n. yanlış inanç
popular belief n. genel inanç
belief and doubt n. inanç ve şüphe
belief tourism n. inanç turizmi
religious belief n. dinsel inanç
religious belief n. dini inanç
religious belief n. dini inanış
dispositional theory of belief n. inanç eğilimi teorisi
dispositional theory of belief n. inanca yatkınlık teorisi
belief system n. inanç sistemi
firm belief n. sarsılmaz inanç
firm belief n. sabit/değişmez inanç
self-belief n. kendine inanç
ethics of belief n. inanç ahlakı
oppressive belief n. baskıcı inanç
ultimate belief n. kanıtlanamayan düşünce
ultimate belief n. sezgisel gerçek
ultimate belief n. içine doğma
ultimate belief n. önsezi
erroneous belief n. yanlış inanış
make-belief n. inanmış gibi görünme
make-belief n. inanıyor gibi yapma
strong belief n. sağlam inanç
staunch belief n. sağlam inanç
sound belief n. sağlam inanç
core belief n. temel inanç
core belief n. esas inanç
core belief n. çekirdek inanç
core belief n. öz inanç
be beyond belief v. inanılmaz olmak
be beyond belief v. inanılması mümkün olmamak
take as a fundamental belief v. felsefe edinmek
lose one's belief v. inancını kaybetmek
lose one's belief v. inancını yitirmek
have a good faith belief v. samimi olarak inanmak
subscribe to a belief v. bir inanca katılmak
beyond belief adj. inanılmaz
beyond belief adj. güvenilmez
belief-related adj. inançsal
in the belief that conj. diye
in the belief that conj. inancıyla
Phrases
fall prey to the belief that... v. inancına kapılmak
beyond belief adj. inanılmaz
to the best of (one's) belief adv. (birinin) bildiğine göre/düşüncesine göre
to the best of (one's) belief adv. bilgisi çerçevesinde
to the best of (one's) belief adv. bilgisi dahilinde
to the best of (one's) belief adv. bildiği kadarıyla
to the best of (one's) belief adv. (birine) göre
to the best of my belief expr. benim bildiğime göre
to the best of my belief expr. eğer yanılmıyorsam
to the best of my belief expr. bildiğim kadarıyla
contrary to common belief expr. bilinenin aksine
contrary to popular belief expr. bilinenin aksine
contrary to popular belief expr. düşünülenin aksine
contrary to popular belief expr. inanılanın aksine
contrary to popular belief expr. sanılanın aksine
as opposed to popular belief expr. sanılanın aksine
as opposed to popular belief expr. inanılanın aksine
contrary to general belief expr. bilinenin aksine
Colloquial
to the best of my belief expr. kişisel düşünceme göre
Idioms
restore someone's belief in something v. (birinin bir şeye olan) güvenini yeniden sağlamak
beggar belief v. inanılmayacak kadar güzel/olağanüstü/sıra dışı olmak
beggar belief v. kelimelere sığmamak
beggar belief v. anlatılması çok güç/imkansız olmak
beggar belief v. anlatılamayacak kadar güzel/olağanüstü/sıra dışı olmak
beggar belief v. tarifsiz/tarif edilemez olmak
beggar belief v. inanılması çok güç/imkansız olmak
beggar belief v. tarif edilemeyecek kadar güzel/olağanüstü/sıra dışı olmak
beggar belief v. kelimeler yetmemek
beggar belief v. tarif edilmesi çok güç/imkansız olmak
beggar belief v. inanması/tarifi imkansız olmak
beggar belief v. inanılır/tarif edilebilir gibi olmamak
beggar belief v. inanması/tarifi güç olmak
beggar belief v. anlatmaya sözcükler yetmemek
beggar belief v. inanılmaz/tarifsiz olmak
restore (one's) belief in (someone or something) v. (birini birine/bir şeye) tekrar güvendirmek/inandırmak
restore (one's) belief in (someone or something) v. (birinin birine/bir şeye olan) güvenini/inancını yeniden sağlamak
restore (one's) belief in (someone or something) v. (birinin/birine/bir şeye) tekrar güvenmesini/inanmasını sağlamak
defy belief v. inanması zor olmak
defy belief v. inanılır gibi olmamak
to the best of one's belief adv. bildiği kadarıyla
beyond belief expr. akla hayale sığmaz
beyond belief expr. beklenenin/umulanın ötesinde
beyond belief expr. akla sığmaz
beyond belief expr. beklentinin ötesinde
beyond belief expr. tahmin edilenin ötesinde
it's beyond belief expr. olacak iş değil
it's beyond belief expr. olacak şey değil
Speaking
to the best of my belief expr. bana göre
to the best of my belief expr. benim fikrime göre
Politics
freedom of belief n. inanç özgürlüğü
freedom of religion and belief n. din ve inanç özgürlüğü
Medical
health belief model n. sağlık inanç modeli
Psychology
false belief tasks n. yanlış inanç testleri
generalized belief n. genelleştirilmiş inanç
belief in a just world n. adil dünya inancı
health belief model n. sağlık inanç modeli
psychotic belief n. ısrarla savunulan yanlış düşünce
psychotic belief n. sanrı
psychotic belief n. delüzyon
Math
belief propagation n. kanı yayılma algoritması
belief propagation n. çarpan çizgesine eşdeğer markov rasgele alanı üstüdeki kanı yayılma algoritması
Statistics
degree of belief n. inanma derecesi
Philosophy
justified true belief n. gerekçelendirilmiş doğru inanç
Ottoman Turkish
undisguised belief n. ihlas