diye - Turco Inglés Diccionario

diye

Significados de "diye" en diccionario inglés turco : 20 resultado(s)

Turco Inglés
General
diye named adj.
I once knew somebody named Tom, but that was a long time ago.
Bir zamanlar Tom diye birini tanırdım; ama bu çok uzun zaman önceydi.

More Sentences
diye called adj.
However, now Diageo is producing something called Cardhu pure malt whisky.
Ancak Diageo şimdi Cardhu saf malt viski diye bir şey üretiyor.

More Sentences
diye in case adv.
I am in training in case the House, in its wisdom, decides that it would be better for me to speak less.
Meclis, bilgeliğiyle daha az konuşmamın daha iyi olacağına karar verirse diye eğitimdeyim.

More Sentences
diye so that conj.
Just so that our citizens know where they stand.
Sadece vatandaşlarımız nerede durduklarını bilsinler diye.

More Sentences
diye that conj.
I'm praying to help me find comfort with that decision.
Bu kararla teselli bulabileyim diye dua ediyorum.

More Sentences
diye lest conj.
And lest anyone should attack me on that, I would like to say that I support animal welfare legislation as well.
Ve kimse bana bu konuda saldırmasın diye, hayvan refahı yasalarını da desteklediğimi söylemek isterim.

More Sentences
diye for conj.
I use those terms for convenience, but I never normally use them.
Bu terimleri kolaylık olsun diye kullanıyorum ama normalde asla kullanmam.

More Sentences
diye if conj.
I asked if we could chat a bit.
Biraz sohbet edebilir miyiz diye sordum.

More Sentences
Phrases
diye thinking that expr.
I just thought that he blamed me for predicting his death.
Onun ölümünü tahmin etmemden dolayı beni suçluyor diye düşündüm.

More Sentences
General
diye saying n.
diye so as to prep.
diye of prep.
diye in dread that conj.
diye in the expectation that conj.
diye in order that conj.
diye in the belief that conj.
diye in fear that conj.
diye enaunter [obsolete] conj.
diye what conj.
Phrases
diye in order to expr.

Significados de "diye" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
şap diye smack n.
laf olsun diye ilgilenen kimse dabbler n.
küt diye ses çıkaran vuruş thwack n.
tartışma olsun diye zayıf tarafı savunan kimse devil's advocate n.
mahatma gandhi'nin geliştirdiği 'satyagraha' diye anılan sivil itaatsizlik stratejisine bağlı kişi satyagrahi n.
atyarışında eşek diye tabir edilen ve kazanma olasılığı olmayan at outsider n.
küt diye vurma whack n.
başka bir yere hareket etmeyi beklerken insanlar kısa süreyle otursun veya dinlensinler diye tasarlanmış yer lounge n.
iki kişinin de çok istediği halde yapamadığı bir şeyi belki karşıdaki kişi teklif eder diye birbirleriyle bakışması mamihlapinatapai n.
iki kişinin de çok istediği halde yapamadığı bir şeyi belki karşıdaki kişi teklif eder diye birbirleriyle bakışması mamihlapinatapei n.
bom diye patlama kaboom n.
tartışma olsun diye zayıf tarafı savunan kimse advocatus diaboli n.
belli olsun diye konulan işaret tab n.
bir şeyle laf olsun diye ilgilenen kimse amateur n.
vın diye geçen şey zinger n.
hallo diye bağırma hallo n.
yihu' diye bağırma whoopee n.
bakkalın müşterinin ayağı alışsın diye fazladan yiyecek vererek yaptığı ikram braata [caribbean] n.
bakkalın müşterinin ayağı alışsın diye fazladan yiyecek vererek yaptığı ikram broughta [caribbean] n.
bakkalın müşterinin ayağı alışsın diye fazladan yiyecek vererek yaptığı ikram braatas [caribbean] n.
bakkalın müşterinin ayağı alışsın diye fazladan yiyecek vererek yaptığı ikram broughtas [caribbean] n.
brava diye bağırma brava n.
oley diye bağırma hooray n.
oley diye bağırma hurray n.
hurra diye bağırma huzza n.
hurra diye bağırma huzzah n.
hart diye ısırma chomp n.
diğerlerine ibret olsun diye verilen ceza deterrent example n.
haydi diye bağırma olé n.
allah diye bağırma olé n.
(iş bitsin diye) sürekli saate bakma clock-watching n.
tok diye düşme sesi flump n.
ateş sönmesin diye kullanılan turba kömürü parçası gathering peat n.
hesabı ödüyor diye tahammül edilen can sıkıcı tip shot-clog [obsolete] n.
hesabı ödüyor diye tahammül edilen can sıkıcı tip shot-log n.
hayır diye kestirip atma summary treatment n.
pat diye olma smack n.
adeta ben buradayım diye bağıran tip howler n.
adeta ben buradayım diye bağıran tip howler n.
laps diye düşme swag n.
güm diye inme swash n.
pat diye düşmek slump v.
cup diye düşmek plop v.
siz diye hitap etmek address somebody formally v.
pat diye söylemek chop v.
çat diye kapanmak snap v.
cup diye düşmek splash v.
vın diye geçmek zing v.
pat diye söylemek snap out v.
küt diye vurmak wham v.
pat diye girmek burst in on v.
böyledir diye iddia etmek maintain that it is so v.
sen diye hitap etmek call one's name offensively v.
bir yere lop diye oturmak plump oneself down on v.
şap diye ses çıkarmak (sert bir rüzgarda dalgalanan bayrak gibi) snap v.
vın diye geçmek zoom v.
diye hitap etmek call v.
pat diye düşmek keel over v.
pat diye söylemek blurt out v.
birini ibret olsun diye cezalandırmak make an example of someone v.
sör diye hitap etmek sir v.
pat diye çarpmak wham v.
pat diye söyleyivermek spring on v.
cup diye düşmek flop v.
küt diye (bir yere) vurmak smack down on v.
pat diye düşmek flump v.
ibret olsun diye cezalandırmak make an example of v.
diye hitap etmek call on v.
küt diye bırakmak plump v.
pat diye söylemek plump v.
pat diye sormak pop v.
vın diye geçmek rip v.
diye geçinmek pass oneself off as v.
küt diye düşmek plump v.
kendini ... diye satmak pass oneself off as v.
diye okunmak spell v.
pat diye oturmak plank oneself down v.
cup diye düşmek plop into v.
zınk diye durmak come to an abrupt stop v.
bir şeyi bir yerin üzerine pat diye koyuvermek plop something down on v.
güm diye çarpmak bang v.
forum gibi bir yere iş olsun diye entry girmek blogorrhea v.
pat diye patlamak wham v.
cik cik diye ses çıkarmak peep v.
yalandan imdat diye bağırmak cry wolf v.
küt diye çarpmak bang v.
pat diye düşmek thud v.
diye kabul edilmek pass for v.
bir yere lop diye oturmak plop oneself down on v.
lüp diye yutmak gulp down v.
birini pat diye (bir yere) oturtuvermek plump someone into v.
pat diye girmek burst in upon v.
pat diye söylemek spring v.
(bir şeyi diğerinin) üzerine pat diye koyuvermek plump something down on v.
küt diye vurmak thwack v.
pır diye uçmak (kuş) whir v.
pat diye söylemek snap v.
diye bağırmak exclaim v.
pat diye oturmak plump v.
kalsın diye işaret koymak stet v.
doğru ya da yanlış mı diye düşünmeden hareket etmek make no bones about v.
doğru ya da yanlış mı diye düşünmeden hareket etmek make no bones of v.
diye eklemek put in v.
siz diye hitap etmek not to be on christian-name terms v.
küt diye vurmak whack v.
(nazar değmesin diye) tahtaya vurmak touch wood v.
(nazar değmesin diye) tahtaya vurmak knock on wood v.
ibret-i alem olsun diye cezalandırmak punish as a warning or deterrent to others v.
başkalarına ibret olsun diye cezalandırmak punish as a warning or deterrent to others v.
pat diye düşmek plank down v.
pat diye düşmek plonk down v.
pat diye düşmek plump down v.
dan diye söylemek shoot from the hip v.
diye belirtmek state as v.
küt diye düşmek plump down v.
vın diye geçmek swoosh v.
pat diye açılmak pop v.
pat diye belirmek/ortaya çıkmak pop up v.
gol diye bağırmak shout goal v.
birine sör diye hitap etmek call someone sir v.
kan var mı yok mu diye çarşaflara bakmak inspect the bedsheets to see if there was any blood v.
olumsuz anlamda cık cık cık diye ses çıkarmak click one's tongue v.
diye düşünmek think how/what/who... v.
pat diye vurmak clunk v.
sen diye hitap etmek thou v.
küt diye ses çıkarmak thunk v.
özel mülkü (özellikle bir evi) şaka olsun diye tuvalet kağıdıyla kaplamak toilet paper v.
özel mülkü (özellikle bir evi) şaka olsun diye tuvalet kağıdıyla kaplamak tp v.
(siz yerine) sen diye hitap etmek tutoyer v.
(bir şeyle) meşgale olsun diye ilgilenmek be unpaid v.
çat diye açılmak unsnap v.
çat diye çözülmek unsnap v.
hart diye koparmak knapple v.
hallo diye bağırarak kışkırtmak hallo v.
halloo diye bağırarak harekete geçirmek halloa v.
(birine) hallo diye bağırmak hallo v.
halloo diye bağırmak halloo v.
halloo diye bağırarak harekete geçirmek halloo v.
merhaba diye bağırmak hello v.
bravo diye bağırarak beğendiğini göstermek bravo v.
bravo diye bağırmak bravo v.
hollo diye bağırarak (tazıları) harekete geçirmek holloa v.
hollo diye bağırarak (tazıları) harekete geçirmek hollo v.
(bir şeyi) hallo diye seslenerek harekete geçirmek hollo v.
oley diye bağırarak tezahürat yapmak hooray v.
oley diye bağırmak hooray v.
hu hu diye bağırarak çağırmak yoo-hoo v.
hu hu diye bağırarak dikkatini çekmek yoo-hoo v.
oley diye bağırmak hurray v.
oley diye bağırmak hurrah v.