bells - Turco Inglés Diccionario

bells

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "bells" en diccionario turco inglés : 6 resultado(s)

Inglés Turco
General
bells n. çanlar
On the next floor were the bells.
Bir sonraki katta çanlar vardı.

More Sentences
bells n. geniş paçalı pantolon
bells n. tap dansında topukları havada birbirine vurma
Geography
bells n. tennessee eyaletinde yerleşim yeri
Music
bells n. el zili
bells n. yatay çerçeve üzerinde iki bagetle çalınan bir tür ksilofon

Significados de "bells" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
sea bells n. denizmenekşesi
church bells n. kilise çanları
christmas bells n. noel çanları
alarm bells n. tehlike çanları
danger bells n. tehlike çanları
ring of bells n. zil takımı
peal of bells n. zil seti
peal of bells n. zil takımı
morning bells n. sabah zilleri
jingle bells n. zilleri şıngırdat (bir çocuk şarkısı)
bow-bells n. londra'daki bow kilisesinin çanları
bow-bells n. doğu londralılık
ring the bells backward v. (tehlike bildirmek için) çanları tersten çalmak
with bells adv. zille
Phrases
the name doesn't ring any bells expr. bu isim bende hiç bir şey çağrıştırmıyor
warning bells start ringing expr. tehlike çanları çalıyor
warning bells start ringing expr. tehlike çanları çalmaya başladı
Colloquial
born within the sound of bow bells [uk] n. doğu londra lehçesiyle konuşan kişi
born within the sound of bow bells [uk] n. bow kilisesi'nin çan sesleriyle büyümüş kişi
born within the sound of bow bells [uk] n. doğu londra aksanıyla konuşan kişi
born within the sound of bow bells [uk] n. doğu londra şivesiyle konuşan kişi
born within the sound of bow bells [uk] n. cockney aksanıyla konuşan kimse
beat seven bells out of [uk] v. ağzını burnunu kırmak
knock seven bells out of [uk] v. ağzını burnunu kırmak
alarm bells ringing expr. tehlike çanlarını çalıyor
alarm bells ringing expr. tehlike arz ediyor
Idioms
bells and whistles n. (olup) olabilecek bütün özellikler
bells and whistles n. cazip yan/ek özellikler
bells and whistles n. tam teşkilat
ring alarm bells v. alarm zillerini çalmak
set off alarm bells v. alarm zillerini çalmak
sound alarm bells v. tehlike çanlarını çalmak
set off alarm bells v. tehlike çanlarını çalmak
alarm bells start to ring v. tehlike arz etmek
ring alarm bells v. tehlike arz etmek
set off alarm bells v. tehlike arz etmek
alarm bells start to ring v. tehlike çanları çalmak
sound alarm bells v. tehlike arz etmek
ring alarm bells v. tehlike çanlarını çalmak
set the alarm bells ringing v. tehlike çanlarını çaldırmak
set alarm bells ringing v. alarma/teyakkuza geçirmek
set the alarm bells ringing v. alarma/teyakkuza geçirmek
set alarm bells ringing v. tehlike çanlarını çaldırmak
shake the bells v. hareket etmek
shake the bells v. uyarmak
shake the bells v. önceden haber vermek
shake the bells v. korkutmak
shake the bells v. telaşlandırmak
shake the bells v. ayağa kaldırmak
be there with bells on v. can atarak gelmek/gitmek/hazır bulunmak
be there with bells on v. canı yürekten gelmek/gitmek/hazır bulunmak
be there with bells on v. etekleri zil çalarak/zil takıp oynayarak gelmek/gitmek/hazır bulunmak
be there with bells on v. memnuniyetle gelmek/gitmek/hazır bulunmak
be there with bells on v. canı gönülden gelmek/gitmek/hazır bulunmak
be there with bells on v. güle oynaya gelmek/gitmek/hazır bulunmak
be there with bells on v. seve seve gelmek/gitmek/hazır bulunmak
be there with bells on v. bir yere gitmeyi etekleri zil çalarak beklemek
be there with bells on v. bir yere gitmek/bir olaya katılmak için çok heyecan duymak
be there with bells on v. bir yere gideceği/bir olaya katılacağı için etekleri zil çalmak
be there with bells on v. bir yere gitmek/bir olaya katılmak için çok istekli olmak
be there with bells on v. bir yere gitmek/bir olaya katılmak için çok heyecanlı olmak
wear the cap and bells v. herkesin eğlencesi olmak
wear the cap and bells v. palyaçoluk görevini üstlenmek
wear the cap and bells v. şebeklik yapmak
wear the cap and bells v. herkesi eğlendirmek
give her the bells and let her fly v. işten çıkarmak
give her the bells and let her fly v. bir işten almak
give her the bells and let her fly v. bir işten geri çekmek
give her the bells and let her fly v. bir işten azat etmek
give her the bells and let her fly v. kovmak
wear the cap and bells v. palyaço kılığına bürünmek
be there with bells on (btwbo) v. zil takıp oynayarak gelmek/gitmek/hazır bulunmak
be there with bells on v. zil takıp oynayarak gelmek/gitmek/hazır bulunmak
wear the cap and bells v. şenlendirmek
wear the cap and bells v. eğlendirmek
wear the cap and bells v. neşelendirmek
give her the bells and let her fly v. yol vermek
alarm bells start to ring v. tehlikenin farkına varmak
alarm bells start to ring v. tehlikeye uyanmak/ayılmak
alarm bells start to ring v. tehlikenin farkına varmak
alarm bells start to ring v. tehlikeye uyanmak/ayılmak
go with bells on v. can atarak gelmek/gitmek/katılmak
go with bells on v. heyecanla gelmek/gitmek/katılmak
go with bells on v. memnuniyetle gelmek/gitmek/katılmak
go with bells on v. canı gönülden gelmek/gitmek/katılmak
go with bells on v. güle oynaya gelmek/gitmek/katılmak
go with bells on v. etekleri zil çalarak/zil takıp oynayarak gelmek/gitmek/katılmak
go with bells on v. seve seve gelmek/gitmek/katılmak
knock seven bells out of (one) v. (birine) sağlam bir sopa çekmek
knock seven bells out of (one) v. (birini) eşek sudan gelinceye kadar dövmek
knock seven bells out of (one) v. (birinin) ağzını yüzünü dağıtmak
ring (one's) bells v. (birinin) beynini dağıtmak
ring (one's) bells v. (birine) ilginç/enteresan gelmek
ring (one's) bells v. (birinin) kafasını uçurmak
ring (one's) bells v. (birinin) ilgisini çekmek
ring (one's) bells v. (birine) gözlerinde şimşekler çaktıracak bir yumruk atmak
ring (one's) bells v. (birine) yumruğu çakmak
ring (one's) bells v. (birine) çekici/cazip gelmek
born within the sound of bow bells adj. cockney aksanına sahip
born within the sound of bow bells adj. st. mary-le-bow kilisesi'nin çanlarını duyacak kadar yakınlarında doğmuş
with bells on (one's toes) expr. canı gönülden
with bells on (one's toes) expr. hevesle
with bells on (one's toes) expr. isteyerek
with bells on (one's toes) expr. şevkle
with bells on (one's toes) expr. can atarak
hell's bells! expr. vay canına!
hell's bells and buckets of blood! expr. vay canına!
warning bells start to ring expr. tehlike çanları çalmaya başladı
warning bells start to ring expr. tehlike çanları çalıyor
with bells on expr. şevkle
with bells on expr. çok başarılı bir şekilde
with bells on expr. canı gönülden
with bells on expr. can atarak
with bells on expr. hevesle
with bells on expr. isteyerek
Speaking
the alarm bells are ringing expr. tehlike çanlarını çalıyor
the alarm bells are ringing expr. tehlike arz ediyor
does this ring any bells? expr. bu sana bir şey ifade ediyor mu?
hell's bells and buckets of blood! expr. kahretsin!
pull the other leg it's got bells on! expr. ben de inandım!
pull the other one it's got bells on! expr. ben de yedim!
pull the other leg it's got bells on! expr. ben de yedim!
pull the other one it's got bells on! expr. ben de inandım!
ring any bells? expr. bir şey çağrıştırıyor mu?
Technical
air bells n. hava çanları
blast furnace bells n. yüksek fırın çanları
fog bells n. ses çanları
Botanic
bells of ireland n. irlanda çan (çiçeği)
bells-of-ireland n. irlanda çan (çiçeği)
california yellow bells n. kaliforniya sarı çanları
yellow bells n. kaliforniya sarı çanları
whispering bells n. kaliforniya sarı çanları
whispering bells n. sarkık sarı çiçeklere sahip güneybatı amerika bitkisi
yellow bells n. sarkık sarı çiçeklere sahip güneybatı amerika bitkisi
california yellow bells n. sarkık sarı çiçeklere sahip güneybatı amerika bitkisi
peach bells n. avrupa'da yetişen salkım şeklinde mavi veya beyaz çiçekli çançiçeği
canterbury bells n. avrupa'da yetişen, mavi, beyaz ve menekşe renkli çiçekli çan çiçeği
coral bells n. kuzey amerika'nın doğusunda yetişen tüylü yeşilimsi çiçekleri olan bir ot
california yellow bells (emmanthe penduliflora) n. kaliforniya sarı çanları
yellow bells (emmanthe penduliflora) n. abd'de yetişen bir kurak bölge otu
california yellow bells n. abd'de yetişen bir kurak bölge otu
whispering bells n. abd'de yetişen bir kurak bölge otu
merry bells n. çan şeklinde sarı çiçekleri olan uvularia cinsi bitki
chile-bells (lapageria rosea) n. şili'ye özgü gösterişli bir sarmaşık
bells of ireland (moluccella laevis) n. çanakçiçeği
roanoke bells n. kuzey amerika'ya özgü mavi çiçekli kısa ömürlü bir bahar bitkisi
mission bells n. çikolata zambağı
mission bells n. yeşil benekli koyu mor çan şeklinde çiçekleri olan bir abd otu
brown bells n. kaf lalesi
oconee bells (shortia galacifolia) n. abd'nin güneydoğusuna özgü, huni şeklinde pembe lekeli beyaz çiçekleri ve sonbaharda kırmızıya dönen parlak yeşil yaprakları bulunan bir bitki