beyaz - Turco Inglés Diccionario

beyaz

Significados de "beyaz" en diccionario inglés turco : 25 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
beyaz white adj.
The country mostly consists of white people.
Ülke çoğunlukla beyaz insanlardan oluşuyor.

More Sentences
General
beyaz white n.
This model is popular amongst whites.
Bu model beyazlar arasında popülerdir.

More Sentences
Technical
beyaz white adj.
The country mostly consists of white people.
Ülke çoğunlukla beyaz insanlardan oluşuyor.

More Sentences
General
beyaz leuco n.
beyaz white part n.
beyaz gwyn (galce) n.
beyaz whit [dialect] n.
beyaz hoar n.
beyaz argent adj.
beyaz blank adj.
beyaz excandescent adj.
beyaz whitely [obsolete] adj.
beyaz milky adj.
beyaz ghost adj.
beyaz pale [south africa] adj.
beyaz wh (white) abrev.
Dyeing
beyaz vanilla adj.
Medical
beyaz leuc- pref.
Archaic
beyaz candid adj.
beyaz lacteous adj.
Slang
beyaz heroin n.
beyaz ofay adj.
beyaz yt (whitey) abrev.
British Slang
beyaz gora n.
beyaz gori n.

Significados de "beyaz" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
beyaz boya whitewash n.
General
siyah benekli beyaz köpek coach dog n.
beyaz mermer dolomite n.
beyaz yakalar white collars n.
hafif grimsi beyaz renk off white n.
beyaz yakalılar white collar workers n.
beyaz fare white mouse n.
beyaz sinek whitefly n.
beyaz eşya white goods n.
beyaz saray white house n.
beyaz iş simple white embroidery n.
beyaz tenlilik fairness n.
beyaz güvercin dove n.
beyaz eşya white appliances n.
beyaz kenar white line n.
beyaz kek white cake n.
beyaz renkli kireç badana whitewash n.
beyaz pasta angel food cake n.
beyaz yalan a white lie n.
büyük beyaz köpekbalığı great white shark n.
beyaz tartar cream of tartar n.
beyaz alınlı deniz kırlangıcı little tern n.
küçük beyaz balıkçıl little egret n.
beyaz deliotu sweet alyssum n.
beyaz rusya white russia n.
lake beyaz white lacquer n.
papaların taktığı küçük beyaz takke zucchetto n.
beyaz kabuklu deniz salyangozu wentletrap n.
beyaz kafa whitehead n.
beyaz kıyı, ispanya'da sayfiye bölgesi costa blanca n.
beyaz kuyruk whitetail n.
frakla birlikte takılan beyaz papyon white tie n.
beyaz hardal white mustard n.
beyaz körlük whiteout n.
beyaz kitap white book n.
beyaz şurup clear syrup n.
olgunlaşmış karahindiba tohumlarının çiçek sapından kopmadan önceki beyaz ve tüy gibi top hali puffball n.
beyaz renk white n.
beyaz kuyruk white tail n.
güney afrikalı beyaz africander n.
beyaz bıyıklı deniz kırlangıcı whiskered tern n.
beyaz dut white mulberry n.
beyaz boya whitewash n.
beyaz gece white night n.
beyaz leylek white stork n.
beyaz koyun white sheep n.
ortası siyah çizgili kırmızı gagalı siyah ve beyaz renkli büyük bir batı afrika leyleği saddlebill n.
beyaz adam white man n.
beyaz fok white seal n.
beyaz cevher white substance n.
beyaz ceviz white walnut n.
beyaz kurt white wolf n.
kirli beyaz tattletale gray n.
beyaz şeker white sugar n.
beyaz insan white person n.
beyaz eşya satışı white sale n.
beyaz başlıklı kuş whitecap n.
beyaz saray the white house n.
beyaz ırktan olan kimse white n.
siyah beyaz resim black and white n.
beyaz cisim white body n.
beyaz patates white potato n.
atın alnındaki beyaz leke blaze n.
beyaz köpekbalığı white shark n.
beyaz kravat white tie n.
bir çeşit beyaz ispanyol şarabı sherry n.
japon stili beyaz kağıt ile kaplanmış geleneksel kapı fusuma n.
beyaz yakalı suçları white collar crimes n.
beyaz pelikan white pelican n.
beyaz çam white pine n.
beyaz karınca termite n.
beyaz at whitehorse n.
müzikte ya da beyaz dizlerdeki abartılı duygusallık schmalz n.
smokin ve beyaz papyondan oluşan son derece resmi erkek akşam kıyafeti white tie n.
beyaz çöp white trash n.
yüksek irtifada bulunan beyaz tülümsü bulut tipi cirrus n.
beyaz kadın ticareti white slave trade n.
beyaz balık whitefish n.
beyaz yakalılar white collar employees n.
ispanyol beyaz şarabı sack n.
beyaz kaliteli porselen parian n.
kirli beyaz tattletale grey n.
beyaz üstünlüğü white supremacy n.
kırmızı veya beyaz çiçekli ahududu salmonberry n.
beyaz bayrak white flag n.
beyaz kadın white woman n.
beyaz tutkal paste n.
kıyıya çarpıp çatlayan dalgalarda oluşan beyaz köpükler surf n.
beyaz sos cream sauce n.
küçük beyaz balıkçıl egret n.
beyaz kuduzotu sweet alyssum n.
bir tür yumuşak beyaz peynir cream cheese n.
beyaz rus belarussian n.
beyaz eşya devir hızı spin n.
beyaz perde movie screen n.
beyaz ırk caucasians n.
beyaz soğan sosu white onion sauce n.
beyaz ayaklı fare vesper mouse n.
beyaz kitap white paper n.
kırlarda yetişen beyaz çiçekli bir havuç türü queen anne's lace n.
beyaz zehir white poison n.
beyaz adam man n.
beyaz yalan tarradiddle n.
beyaz üzüm çeşidi riesling n.
beyaz oy positive vote n.
beyaz atlı prens prince charming n.
beyaz rusça belarussian n.
beyaz rusça belarusian n.
beyaz rusya belarus n.
porselene benzeyen irana özgü beyaz kap gombroon n.
beyaz undan yapılan bir tür tandır ekmeği nan n.
renkleri beyaz ile koyu yeşil arasında değişen silikat mineralleri nephrite n.
beyaz ırktan olmayan kişi nonwhite n.
beyaz kadınlar white women n.
beyaz yakalı işçiler white collar workers n.
beyaz (kişi için) honkie n.
beyaz (kişi için) honkey n.
beyaz ırk üstünlüğü white race superiority n.
beyaz saray sözcüsü white house spokesperson n.
beyaz saray sözcüsü white house spokesman/spokeswoman n.
beyaz seramik eşyalar whiteware n.
beyaz kireç albarium n.
beyaz dişler white teeth n.
beyaz melek white angel n.
sırsız beyaz porselen bisque n.
kirli beyaz broken white n.
parlak beyaz brilliant white n.
siyah-beyaz fotoğrafçılık black-and-white photography n.
yüzünde beyaz leke olan kimse bald-faced n.
beyaz yapraklı gül nine-bark n.
beyaz olmayan kimse non-white n.
kirli beyaz off-white n.
beyaz köle tüccarı white-slaver n.
beyaz oy positive ballot n.
beyaz yalan fib n.
beyaz kadın ticareti white slave traffic n.
beyaz ırka mensup kimse white person n.
beyaz papyon white tie n.
beyaz çam whitewood n.
beyaz çürük white rot n.
beyaz şeker lapası white sugar masscuite n.
beyaz at white horse n.
beyaz şeker fabrikası white sugar factory n.
bir beyaz ile bir siyahinin evlenmesi miscegenation n.
beyaz deri pale skin n.
beyaz atlet wifebeater n.
beyaz olmayan çocuklar non-white kids n.
beyaz inci white pearl n.
beyaz gül white rose n.
beyaz bilardo topu cue ball n.