beyaz- - Turco Inglés Diccionario

beyaz-

Significados de "beyaz-" en diccionario inglés turco : 2 resultado(s)

Turco Inglés
Medical
beyaz- leuco- pref.
beyaz- leuk- pref.

Significados de "beyaz-" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
beyaz boya whitewash n.
beyaz white adj.
General
beyaz kafa whitehead n.
beyaz ırk caucasians n.
beyaz kurt white wolf n.
beyaz eşya satışı white sale n.
lake beyaz white lacquer n.
beyaz çam white pine n.
beyaz kadın ticareti white slave trade n.
beyaz yakalar white collars n.
beyaz kravat white tie n.
beyaz fare white mouse n.
beyaz eşya white goods n.
beyaz kek white cake n.
beyaz leylek white stork n.
kırlarda yetişen beyaz çiçekli bir havuç türü queen anne's lace n.
beyaz leuco n.
beyaz kitap white book n.
beyaz sinek whitefly n.
yüksek irtifada bulunan beyaz tülümsü bulut tipi cirrus n.
atın alnındaki beyaz leke blaze n.
beyaz yalan a white lie n.
beyaz cisim white body n.
kirli beyaz tattletale gray n.
beyaz adam white man n.
beyaz hardal white mustard n.
siyah beyaz resim black and white n.
beyaz rusya white russia n.
bir çeşit beyaz ispanyol şarabı sherry n.
beyaz koyun white sheep n.
beyaz başlıklı kuş whitecap n.
beyaz kenar white line n.
beyaz mermer dolomite n.
beyaz güvercin dove n.
beyaz rus belarussian n.
beyaz eşya devir hızı spin n.
beyaz white part n.
beyaz bıyıklı deniz kırlangıcı whiskered tern n.
ortası siyah çizgili kırmızı gagalı siyah ve beyaz renkli büyük bir batı afrika leyleği saddlebill n.
beyaz saray white house n.
beyaz cevher white substance n.
kirli beyaz tattletale grey n.
beyaz kitap white paper n.
beyaz saray the white house n.
kırmızı veya beyaz çiçekli ahududu salmonberry n.
beyaz renk white n.
beyaz çöp white trash n.
beyaz balık whitefish n.
olgunlaşmış karahindiba tohumlarının çiçek sapından kopmadan önceki beyaz ve tüy gibi top hali puffball n.
beyaz kabuklu deniz salyangozu wentletrap n.
papaların taktığı küçük beyaz takke zucchetto n.
beyaz kuyruk whitetail n.
beyaz iş simple white embroidery n.
beyaz şeker white sugar n.
beyaz kuduzotu sweet alyssum n.
beyaz ayaklı fare vesper mouse n.
beyaz körlük whiteout n.
müzikte ya da beyaz dizlerdeki abartılı duygusallık schmalz n.
beyaz at whitehorse n.
küçük beyaz balıkçıl egret n.
frakla birlikte takılan beyaz papyon white tie n.
beyaz karınca termite n.
beyaz boya whitewash n.
beyaz pasta angel food cake n.
japon stili beyaz kağıt ile kaplanmış geleneksel kapı fusuma n.
beyaz yakalılar white collar workers n.
beyaz alınlı deniz kırlangıcı little tern n.
beyaz pelikan white pelican n.
beyaz bayrak white flag n.
beyaz deliotu sweet alyssum n.
bir tür yumuşak beyaz peynir cream cheese n.
küçük beyaz balıkçıl little egret n.
beyaz patates white potato n.
beyaz kadın white woman n.
hafif grimsi beyaz renk off white n.
beyaz şurup clear syrup n.
beyaz ceviz white walnut n.
güney afrikalı beyaz africander n.
beyaz tutkal paste n.
ispanyol beyaz şarabı sack n.
beyaz sos cream sauce n.
beyaz renkli kireç badana whitewash n.
beyaz üstünlüğü white supremacy n.
kıyıya çarpıp çatlayan dalgalarda oluşan beyaz köpükler surf n.
beyaz fok white seal n.
beyaz yakalı suçları white collar crimes n.
beyaz kuyruk white tail n.
beyaz yakalılar white collar employees n.
beyaz tenlilik fairness n.
beyaz kaliteli porselen parian n.
beyaz eşya white appliances n.
beyaz kıyı, ispanya'da sayfiye bölgesi costa blanca n.
siyah benekli beyaz köpek coach dog n.
beyaz köpekbalığı white shark n.
büyük beyaz köpekbalığı great white shark n.
beyaz ırktan olan kimse white n.
beyaz gece white night n.
beyaz perde movie screen n.
beyaz insan white person n.
beyaz soğan sosu white onion sauce n.
smokin ve beyaz papyondan oluşan son derece resmi erkek akşam kıyafeti white tie n.
beyaz tartar cream of tartar n.
beyaz dut white mulberry n.
beyaz zehir white poison n.
beyaz adam man n.
beyaz white n.
beyaz yalan tarradiddle n.
beyaz üzüm çeşidi riesling n.
beyaz oy positive vote n.
beyaz atlı prens prince charming n.
beyaz rusça belarussian n.
beyaz rusya belarus n.
beyaz rusça belarusian n.
porselene benzeyen irana özgü beyaz kap gombroon n.
beyaz gwyn (galce) n.
renkleri beyaz ile koyu yeşil arasında değişen silikat mineralleri nephrite n.
beyaz undan yapılan bir tür tandır ekmeği nan n.
beyaz ırktan olmayan kişi nonwhite n.
beyaz yakalı işçiler white collar workers n.
beyaz kadınlar white women n.
beyaz (kişi için) honkey n.
beyaz (kişi için) honkie n.
beyaz ırk üstünlüğü white race superiority n.
beyaz saray sözcüsü white house spokesperson n.
beyaz saray sözcüsü white house spokesman/spokeswoman n.
beyaz seramik eşyalar whiteware n.
beyaz kireç albarium n.
beyaz dişler white teeth n.
beyaz melek white angel n.
sırsız beyaz porselen bisque n.
kirli beyaz broken white n.
parlak beyaz brilliant white n.
siyah-beyaz fotoğrafçılık black-and-white photography n.
yüzünde beyaz leke olan kimse bald-faced n.
beyaz yapraklı gül nine-bark n.
beyaz olmayan kimse non-white n.
kirli beyaz off-white n.
beyaz köle tüccarı white-slaver n.
beyaz oy positive ballot n.
beyaz yalan fib n.
beyaz ırka mensup kimse white person n.
beyaz kadın ticareti white slave traffic n.
beyaz papyon white tie n.
beyaz çürük white rot n.
beyaz çam whitewood n.
beyaz şeker lapası white sugar masscuite n.
beyaz at white horse n.
beyaz şeker fabrikası white sugar factory n.
bir beyaz ile bir siyahinin evlenmesi miscegenation n.
beyaz deri pale skin n.