bleeding - Turco Inglés Diccionario

bleeding

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

bleeding — Definition

Significado:
kanama, kanayan
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈbliːdɪŋ/ – BrE /ˈbliːdɪŋ/)
Categoría gramatical:
İsim/Sıfat: bleeding

Significados de "bleeding" en diccionario turco inglés : 36 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
bleeding n. kanama
Too much of this drug can increase the risk of bleeding complications.
Bu ilacın gereğinden fazla kullanılması kanama komplikasyonları riskini artırabilir.

More Sentences
General
bleeding adj. kanayan
I see a red star bleeding in the sky.
Gökyüzünde kanayan kırmızı bir yıldız görüyorum.

More Sentences
Colloquial
bleeding adj. lanet
Don't touch my desk with your bleeding hands!
O lanet ellerinle masama dokunma!

More Sentences
Technical
bleeding n. kanama
Too much of this drug can increase the risk of bleeding complications.
Bu ilacın gereğinden fazla kullanılması kanama komplikasyonları riskini artırabilir.

More Sentences
Construction
bleeding n. kanama
Too much of this drug can increase the risk of bleeding complications.
Bu ilacın gereğinden fazla kullanılması kanama komplikasyonları riskini artırabilir.

More Sentences
Medical
bleeding n. kanama
Too much of this drug can increase the risk of bleeding complications.
Bu ilacın gereğinden fazla kullanılması kanama komplikasyonları riskini artırabilir.

More Sentences
General
bleeding n. havasını alma
bleeding n. kanatma
bleeding n. sürekli kayıp
bleeding n. sürekli başarısızlık
bleeding n. başarısızlık döngüsü
bleeding adj. allah'ın cezası
bleeding adj. kederli
bleeding adj. şefkatli
bleeding adv. kanayarak
Technical
bleeding n. bitüm kusma
bleeding n. beton sütü
bleeding n. kanatma
bleeding n. letans
bleeding n. suverme
bleeding n. sulatma
bleeding n. terleme
bleeding n. kaplama yüzeyinde değişiklik yapmak için pigment veya başka bir malzemenin difüzyonu
Textile
bleeding n. rengin istenmeyen yer ve bölgelere yayılması
Construction
bleeding n. kusma
bleeding n. sızma
bleeding n. terleme
Automotive
bleeding n. basınç veya sıvının boşaltılması
bleeding n. hava alma
bleeding n. kapalı bir sistemden hava
bleeding n. kusma
Traffic
bleeding n. terleme
Aeronautic
bleeding n. yayılma
Medical
bleeding n. kan kaybı
Linguistics
bleeding adj. aksatıcı
bleeding adj. bozucu

Significados de "bleeding" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
withdrawal bleeding n. çekilme kanaması
menstrual bleeding n. adet kanaması
bleeding of the nose n. burun kanaması
bleeding tooth n. diş kanaması
vaginal bleeding n. vajinal kanama
a bleeding heart n. herkese sempati duyan
gastric bleeding n. mide kanaması
breakthrough bleeding n. ani kanama
love lies bleeding n. horozibiği çiçeği
bleeding-edge technology n. deneysel teknoloji
bleeding-edge technology n. yeni teknoloji
a bleeding heart n. kız kalbi
bleeding-edge technology n. prototip teknoloji
bleeding wound n. kanayan yara
a bleeding wound n. kanayan bir yara
stop bleeding v. kanamayı durdurmak
control the bleeding v. kanamayı durdurmak
stem the bleeding v. kanamayı durdurmak
stop the bleeding v. kanamayı durdurmak
staunch the bleeding v. kanamayı durdurmak
control the bleeding v. kanamayı kesmek
stop the bleeding v. kanamayı kesmek
stem the bleeding v. kanamayı kesmek
staunch the bleeding v. kanamayı kesmek
stop the bleeding v. kanamayı durdurmak
keep bleeding v. kanamaya devam etmek
control the bleeding v. kanamayı kontrol etmek
be rushed into surgery with internal bleeding v. bir iç kanama geçirirken acilen ameliyata alınmak
bleeding edge adj. yeni {teknoloji vb}
bleeding-heart adj. yufka yürekli
Phrases
from the department of the bleeding obvious expr. bunu bilmeyen mi var
from the department of the bleeding obvious expr. malumu ilam birimi'nden
from the department of the bleeding obvious expr. sanki biz bilmiyorduk
Colloquial
get the bleeding stopped v. kanamayı durdurmak
stop the bleeding v. kanamayı durdurmak
Idioms
a bleeding heart n. başkalarının sorunlarına fazlasıyla sempatiyle yaklaşan kimse
bleeding heart n. başkalarının sorunlarına fazlasıyla sempatiyle yaklaşan kimse
on the bleeding edge n. en ileri
a bleeding heart n. herkese sempati duyan
bleeding heart n. yufka yürekli kimse
bleeding edge n. en ileri teknoloji
bleeding heart n. aşırı yumuşak kalpli kimse
bleeding heart n. belli politik sorunlarını oldukça içselleştiren genellikle liberal/solcu kimse
bleeding edge n. son teknoloji
bleeding edge n. en ileri teknolojide
bleeding edge n. son teknolojide
bleeding edge n. son seviye
bleeding edge n. en yüksek teknoloji/seviye
bleeding edge n. en ileri seviyede
bleeding edge n. son seviyede
bleeding edge n. en yüksek teknolojide/seviyede
bleeding edge n. en ileri seviye
be bleeding red ink v. mali zorluk yaşamak
be bleeding red ink v. maddi olarak zor bir dönemden geçmek
stop the bleeding v. kan kaybetmenin önüne geçmek
stop the bleeding v. kan kaybetmeyi durdurmak
be bleeding red ink v. kırmızı mürekkep kanamak
be bleeding red ink v. sürekli olarak para kaybetmek
stop the bleeding v. bir sorunun daha da büyük sorunlara yol açmasını engellemek
on the bleeding edge expr. (teknolojinin) en ileri noktasında
on the bleeding edge expr. ileri teknoloji
on the bleeding edge expr. en son teknolojiyle hazırlanmış
on the bleeding edge expr. en modern
Speaking
he has an internal bleeding expr. iç kanaması var
my eyes are bleeding expr. gözlerim kanıyor
Technical
bleeding hose n. hava alma hortumu
bleeding screw n. hava alma vidası
brake air bleeding n. fren devresine giren havanın alınması
air bleeding n. hava alma
air bleeding n. hava boşaltma
ingot bleeding n. ingot kanaması
ingot bleeding n. tomruk kanaması
bleeding ingot n. kanamalı tomruk
bleeding ingot n. kanamalı ingot
Construction
mortar bleeding test device n. harç akış test cihazı
bleeding of concrete n. betonun terlemesi
relative bleeding quantity of mixing water n. karışım suyunun bağıl terleme miktarı
Dyeing
bleeding tendency n. sızıntı eğilimi
Automotive
brake air bleeding n. fren havasını alma
brake bleeding n. fren hava tahliyesi
brake bleeding n. fren havasını alma
brake bleeding tube n. fren hava alma hortumu
bleeding the brakes n. hidrolik sistemin havasının alınması
brake system bleeding n. fren devresinin havasını alma
brake bleeding n. fren havasının alınması
gravity bleeding n. ağırlıkla hava alma
surge bleeding n. dalgalı hava alma
bleeding sequence n. hava alma süreci
manual bleeding n. manuel hava alma
pressure bleeding n. basınçlı hava alma
reverse bleeding n. ters hava boşaltma
brake bleeding n. fren havasını alma
bench bleeding n. tezgahta hava alma
Medical
postmenopausal bleeding n. menapoz sonrası kanama
internal bleeding n. iç kanama
dysfunctional uterine bleeding n. disfonksiyonel üterin kanama
punctual bleeding n. noktasal kanama
cyclical menstrual bleeding n. adet dönemine bağlı menstrüel kanama
hemorrhoidal bleeding n. hemoroid kanaması
gastrointestinal bleeding n. mide kanaması
nasal bleeding n. burun kanaması
cerebral bleeding n. beyin kanaması
gastrointestinal bleeding n. mide-bağırsak kanaması
nose-bleeding n. burun kanaması
bleeding in the brain n. beyinde kanama
bleeding in joints n. eklem içi kanama
recurrent intraarticular bleeding n. tekrarlayan eklem içi kanama
bleeding disorder n. kanama bozukluğu
bleeding disorder n. koagülopati
bleeding patient n. kanamalı hasta
management of bleeding n. kanama yönetimi
gastrointestinal bleeding n. gastrointestinal kanama
vaginal bleeding n. vajinal kanama
amount of bleeding n. kanama miktarı
surgeon bleeding score n. cerrah kanama skoru
heavy vaginal bleeding n. yoğun vajinal kanama
heavy vaginal bleeding n. uzun süreli vajinal kanama
upper gastrointestinal bleeding n. üst gastrointestinal kanama
abnormal uterine bleeding n. anormal uterin kanama
massive bleeding n. aşırı kanama
operational bleeding n. cerrahi kanama
surgical field bleeding scores n. cerrahi sahaya ait kanama skorları
abnormal menstrual bleeding n. anormal menstrüel kanama
complaint of postmenopausal bleeding n. postmenopozal kanama şikayeti
complaint of postmenopausal bleeding n. postmenopozal kanama yakınması
rectal bleeding in childhood n. çocukluk çağındaki rektal kanama
bleeding complication n. kanama komplikasyonu
bleeding diathesis n. kanama diatezi
dysfunctional uterine bleeding patient n. disfonksiyonel uterus kanamalı hasta
dysfunctional uterine bleeding n. disfonksiyonel uterin kanama
patient presenting with vaginal bleeding n. vaginal kanama şikayeti ile gelen hasta
bleeding diathesis n. kanama diyatezi
postmenopausal bleeding n. postmenopozal kanama
irregular bleeding n. düzensiz kanama
withdrawal bleeding n. çekilme kanaması
bleeding pattern n. kanama paterni
woman with postmenopausal bleeding n. postmenopozal kanaması olan kadın
inherited bleeding disorders n. herediter kanama hastalıkları
postpartum bleeding n. postpartum kanama
the severity of one’s injuries and the amount of internal bleeding n. yaralarının ağırlığı ve iç kanamasının miktarı
painless bleeding n. ağrısız kanama
abundant lower gastrointestinal bleeding n. abondan alt gastrointestinal kanama
benign gastric stromal tumor with massive bleeding n. masif kanayan benin gastrik stromal tümör
upper gastrointestinal system bleeding n. üst gastrointestinal kanama
rectal bleeding n. rektal kanama
bleeding and need for blood transfusion n. kanama ve kan transfüzyonu gereksinimi
gastrointestinal system bleeding n. gastrointestinal sistem kanaması
gastrointestinal bleeding n. gastrointestinal kanaması
upper gastrointestinal system bleeding n. üst gastrointestinal sistem kanaması
bleeding site n. kanama bölgesi