cabining - Turco Inglés Diccionario

cabining

cabining — Definition

Significado:
kabin, kulübe
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈkæbɪn/ – BrE /ˈkæbɪn/)
Categoría gramatical:
İsim: cabin (cabins)

Significados de "cabining" en diccionario turco inglés : 22 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
cabin n. kabin
Worse, it could contaminate the entire cabin.
Daha da kötüsü, tüm kabini kirletebilir.

More Sentences
General
cabin n. kulübe
She has a cabin in the forest.
Ormanda bir kulübesi var.

More Sentences
cabin n. kamara
The captain is in his cabin.
Kaptan kamarasında.

More Sentences
Technical
cabin n. kamara
The captain is in his cabin.
Kaptan kamarasında.

More Sentences
cabin n. kabin
Worse, it could contaminate the entire cabin.
Daha da kötüsü, tüm kabini kirletebilir.

More Sentences
Automotive
cabin n. kabin
Worse, it could contaminate the entire cabin.
Daha da kötüsü, tüm kabini kirletebilir.

More Sentences
Marine
cabin n. kamara
The captain is in his cabin.
Kaptan kamarasında.

More Sentences
General
cabin n. pilot kabini
cabin n. küçük kulübe veya sığınak
cabin n. kümültü
cabin n. hücre
cabin n. baraka
cabin n. tahta kulübe
cabin n. (uçakta sınıf olarak) koltuk
cabin v. tahdit etmek
cabin v. kabin veya kamarada yaşamak
cabin v. küçük bir yere kapamak
cabin v. küçük bir kulübede yaşamak
cabin v. kulübe gibi küçük bir yere kapatmak
Railway
cabin n. sinyal kutusu
Aeronautic
cabin n. uzay aracında kapalı alan
cabin n. uçağın iç kısmı

Significados de "cabining" con otros términos en diccionario inglés turco: 119 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
cabin boy n. miço
General
cabin class n. ikinci sınıf
log cabin n. ahşap kulübe
passenger cabin n. yolcu kabini
cabin class n. kabin sınıfı
cabin bag n. uçağın yolcu kabininde taşınmaya uygun küçük çanta
sleeping cabin n. uyku kabini
log cabin n. kütüklerden yapılmış kulübe
cabin boy n. muço
log cabin n. kütükten yapılmış kulübe
log cabin n. kütükten yapılı kulübe
cabin passenger n. kamara yolcusu
cabin bag n. kabin çantası
log cabin n. kereste veya ağaç kütüklerinden yapılma kulübe vb mesken
court cabin n. saray kabini
shower cabin n. duşakabin
log cabin n. kümültü
vehicle cabin n. araç kabini
flight cabin n. uçuş kabini
cabin boy n. kamarot
log cabin n. kütük ev
shower cabin n. duş kabini
toilet cabin n. tuvalet kabini
wooden cabin n. ahaş kabin/kulübe
security cabin n. güvenlik kulübesi
mud cabin n. kerpiç kulübe
heating cabin n. ısıtma kabini
cabin glass n. kabin camı
Idioms
cabin fever n. duvarlar üstüne üstüne gelme
cabin fever n. uzun süre kapalı bir yerde kalmaktan daralma/afakanlar basma
cabin fever n. uzun süre kapalı bir yerde kalmak sonucu oluşan anksiyete/depresyon
Tourism
luxury cabin n. lüks kabin
family cabin n. genellikle iki yetişkin ve iki çocuktan oluştuğu varsayılan bir ailenin ihtiyaçlarını karşılayabilecek yeterlilikte donatılmış gemi kamarası
Technical
cabin cruiser n. yolcu gemisi
pressure cabin n. basınçlı kabin
cabin deck n. kamara güvertesi
cabin boy n. kamarot
control cabin n. kontrol odası
pressurized cabin n. basınçlı kabin
cabin heater n. kabin ısıtıcısı
cabin heater n. kalorifer
passenger cabin n. kabın
control cabin n. uçuş kompartımanı
control cabin n. kokpit
passenger cabin n. kabin
passenger cabin n. yolcu kompartmanı
cabin attendant n. hostes
cabin attendant n. kabin memuru
cabin window shade n. güneşlik
cabin window shade n. kabin perdesi
log-cabin siding n. kapak tahtası dış kaplama
space cabin n. uzay kabini
cabin windshield n. kabin ön camı
vacuum cabin n. vakum odası
full-vision cabin n. tam görüşlü kabin
clear-vision cabin n. tam görüşlü kabin
Automotive
cabin rear trim n. kabin arka süsleme
brakeman's cabin n. fren kulübesi
cabin air filter n. polen filtresi
activated charcoal cabin filter n. aktif karbonlu kabin hava filtresi
particulate cabin filter n. kabin partikül filtresi
cabin air filter n. kabin hava filtresi
ultrasonic cabin sensor n. ultrasonik kabin sensörü
Railway
cabin car n. yük trenlerinde mürettebat için ayrılmış genellikle en sonda bulunan vagon
Aeronautic
cabin altitude n. kabin irtifa
cabin supercharger n. kabin süperşarjı
cabin altimeter n. kabin altimetresi
cabin crew n. kabin mürettebatı
cabin crew n. yolcuların rahatından sorumlu olan ve uçuşla ilgili sorumlulukları bulunmayan uçak personeli
cabin pressure bleed n. kabindeki basınç havasının alınması
allowable cabin load n. kabul edilmiş kabin yükü
cabin supercharger n. kabin kompresörü
cabin altitude selector n. kabin irtifa basınç selektörü
cabin pressure bleed n. kabin basınç ayarı
cabin airplane n. kabinli uçak
cabin pressure n. kabin basıncı
cabin airplane n. kapalı uçak
cabin supercharger n. kabin süperşarjeri
passenger cabin n. yolcu kabini
pressure cabin n. basınçlı kabin
cabin management n. kabin yönetimi
cabin pressure altimeter n. kabin basıncı altimetresi
cabin pressure altimeter n. kabin basınç altimetresi
aircraft cabin attendant n. uçak kabin görevlisi
air cabin crew n. hava kabin ekibi
cabin service manager n. kabin müdürü/sorumlusu
cabin attendant n. kabin görevlisi
cabin crew manual n. kabin ekibi el kitabı
cabin baggage n. el bagajı
cabin crew n. kabin ekibi
cabin crew training manual n. kabin eğitim el kitabı
cabin attendant n. kabin memuru
cabin attendant n. kabin hostesi
cabin attendant n. uçuş hostesi
cabin attendant n. uçuş memuru
cabin attendant n. uçuş görevlisi
cabin attendant n. hostes
Marine
outside cabin n. gemilerde pencereli kamara
outside cabin n. dış kamara
slip cabin n. firar kabini
family cabin n. aile kamarası
cabin skylight n. ispiralya
cabin boy n. miço
cabin class n. gemilerde birinciyle turist sınıfı arasındaki sınıf
cabin pressure n. kabin basıncı
court cabin n. bir gemide doğal ışık alan pencereli kabini
poop cabin n. kıç kamara
deck-cabin n. kasara
cabin boy n. kamarot
aluminium cabin hollow door n. alüminyum kamara kapısı
master cabin n. kaptan kamarası
master cabin n. ana kabin
master cabin n. kaptan kabini
trunk cabin n. güverte üstü kamara
cabin liner n. kamaralı yolcu gemisi
Psychology
cabin fever n. bir mekanda uzun süre kalmaktan ötürü duyulan sıkıntı
Geography
big cabin n. oklahoma eyaletinde yerleşim yeri
Military
allowable cabin load n. müsaade edilen azami kabin yükü
sealed cabin n. sızdırmaz kapalı kabin