capable - Turco Inglés Diccionario

capable

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

capable — Definition

Significado:
yetenekli, muktedir, yapabilir
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈkeɪpəbəl/ – BrE /ˈkeɪpəbəl/)
Categoría gramatical:
Sıfat
Sinónimo:
competent, able
Antónimos:
incapable, inept

Significados de "capable" en diccionario turco inglés : 22 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
capable adj. yetenekli
He is a very capable lawyer.
Çok yetenekli bir avukattır.

More Sentences
capable adj. becerikli
Tom and Mary are so delighted that they found an honest and capable painter.
Tom ve Mary dürüst ve becerikli bir ressam buldukları için çok memnunlar.

More Sentences
capable adj. kabiliyetli
General
capable adj. becerikli
Tom and Mary are so delighted that they found an honest and capable painter.
Tom ve Mary dürüst ve becerikli bir ressam buldukları için çok memnunlar.

More Sentences
capable adj. kapasiteye sahip
A weak central authority is not capable of governing the huge country with its many natural resources.
Zayıf bir merkezi otorite, çok sayıda doğal kaynağa sahip devasa bir ülkeyi yönetme kapasitesine sahip değildir.

More Sentences
capable adj. muktedir
Human beings are not capable of anything.
İnsan hiçbir şeye muktedir değildir.

More Sentences
Law
capable adj. muktedir
Human beings are not capable of anything.
İnsan hiçbir şeye muktedir değildir.

More Sentences
General
capable adj. liyakatli
capable adj. meyilli
capable adj. duyarlı
capable adj. ehliyetli
capable adj. yaman
capable adj. kabiliyetli
capable adj. eğilimli
capable adj. gücü yeter
capable adj. altından kalkabilir
capable adj. ebilir
capable adj. gücü yeterli
capable adj. yapabilir
Trade/Economic
capable n. ehliyetli
Law
capable adj. ehliyetli
capable adj. ehil

Significados de "capable" con otros términos en diccionario inglés turco: 59 resultado(s)

Inglés Turco
General
nuclear-biological-chemical capable nation n. nbc silahları üretme ve kullanma kabiliyetine sahip ülke
be capable of v. yapabilmek
be capable v. elinden iş gelmek
feel oneself capable of v. gözüne kestirmek
be capable of v. yeterliliği olmak
legally capable adj. kanunen ehliyetli
legally capable adj. hukuken yetkili
capable of adj. yapabilir
Colloquial
capable of (doing something) adj. (bir şeyi) becerebilir
capable of (doing something) adj. (bir şey) yapabilir
Trade/Economic
capable to compete n. rekabet edebilir
csa (csar-capable assets) n. hasat payı için işletmecisine üyelik harcı ödenen tarla
csa (csar-capable assets) n. üyelerin büyüme mevsimi boyunca düzenli hasat payı almak için işletmeciye üyelik harcı ödediği çiftlik sistemi
csar-capable assets n. arama kurtarma araç ve personeli
csar-capable assets n. izole personelin kurtarılmasında kullanılan araç, taşıt ve personel
capable to compete adj. rekabete muktedir
Law
capable of discriminating n. farik ve mümeyyiz
capable of being distrained adj. haczi mümkün
capable of being distrained adj. haczedilebilir
Technical
capable of breathing n. nefes alabilir
not mission capable, supply n. arz sıkıntısının bakım işlerini durdurması nedeniyle sistem ve ekipmanın atanmış görevlerini yerine getiremediğini ifade eden terim
not mission capable, maintenance n. bakım gerekliliği sebebiyle sistem ve ekipmanın atanmış görevleri yerine getiremediğini ifade eden terim
capable of breathing adj. nefes alır
capable of breathing adj. soluk alabilir
capable of breathing adj. soluk alır
Computer
graphics capable workstation n. grafik gösterebilen iş istasyonu
quorum capable n. çekirdek yeterli
graphics capable adj. grafik gösterebilen
Environment
dual-capable unit n. çift kabiliyetli füze
Military
fully mission capable n. tam olarak göreve hazır
fully mission capable n. tam görev yapabilir
reclassified combat capable aircraft n. yeniden sınıflandırılmış muharebe yetenekli uçak
combat capable trainer n. muharebe kabiliyetli eğitim uçağı
dual capable forces n. çift kabiliyetli kuvvetler
dual capable weapon n. çift maksatlı silah
multi capable weapon n. çok maksatlı silah
dual capable aircraft n. çift yetenekli uçak
dual capable aircraft n. çift kabiliyetli uçak
air-capable ship n. uçak gemisi
nuclear, biological, and chemical-capable nation n. nükleer, biyolojik veya kimyasal silahları üretme ve kullanma kabiliyetine sahip ülke
marine expeditionary unit (special operations capable) n. hem karada hem denizde operasyon yapabilecek eğitime sahip seçili personel ve ekipmanla genişletilmiş bir deniz piyadesi seferi birliği
mission-capable n. hava aracının atanmış görevlerinden en azından birini ve potansiyel olarak da hepsini yerine getirebileceğini gösteren fiziki durumu
most capable service or agency n. karma harekat sırasında mal tedariki veya lojistik hizmet desteği sağlamaya en uygun kuruluş
dual (multi)-capable weapons n. farklı tipteki teçhizat veya ateş gücüne sahip selektif ekipmanla kullanılabilen silahlar
dual capable unit n. çift kabiliyetli füze
dual-capable forces n. çift maksatlı silahlara sahip kuvvetler
dual-capable aircraft n. çift yetenekli hava aracı
dual-capable aircraft n. çift kabiliyetli uçak
dual-capable forces n. çift kabiliyetli kuvvetler
dual (multi)-capable weapons n. yalnızca nükleer olan veya yalnızca nükleer olmayan mühimmatla kullanılabilen silahlar
partial mission-capable, maintenance n. hava aracının veya eğitim cihazının görevlerinin tümünü yerine getiremeyip en az birini ifa edebilme durumu
partial mission-capable, supply n. ikmal yetersizliği sebebiyle hava aracının veya eğitim cihazının görevlerinin tümünü yerine getiremeyip en az birini ifa edebilme durumu
partial mission-capable n. hava aracının veya eğitim cihazının görevlerinin tümünü yerine getiremeyip en az birini ifa edebilme durumu
full mission-capable n. tüm harekat işlevlerini yerine getiren
dual capable adj. çift yetenekli
dca (dual-capable aircraft) abrev. çift kabiliyetli uçak
dca (dual-capable aircraft) abrev. çift yetenekli hava aracı
pmcs (partial mission-capable, supply) abrev. ikmal yetersizliği sebebiyle hava aracının veya eğitim cihazının görevlerinin tümünü yerine getiremeyip en az birini ifa edebilme durumu
pmcm (partial mission-capable, maintenance) abrev. hava aracının veya eğitim cihazının görevlerinin tümünü yerine getiremeyip en az birini ifa edebilme durumu