casual - Turco Inglés Diccionario

casual

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

casual — Definition

Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈkæʒuəl/ – BrE /ˈkæʒuəl/)
Categoría gramatical:
Sıfat
Sinónimo:
informal, relaxed
Antónimos:
formal, deliberate

Significados de "casual" en diccionario turco inglés : 71 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
casual adj. gündelik
She changed into casual clothes for the after-party.
Parti sonrası için gündelik giysiler giydi.

More Sentences
General
casual adj. kaçamak
She gave a casual glance in our direction and walked past us.
Bize kaçamak bir bakış atarak yanımızdan geçip gitti.

More Sentences
casual adj. rahat (giysi)
They started talking in a casual manner.
Rahat bir tavırla konuşmaya başladılar.

More Sentences
casual adj. sıradan
It is not just a question of a casual street brawl but orchestrated violence and intimidation over a sustained period.
Bu sadece sıradan bir sokak kavgası meselesi değil, uzun bir süre boyunca planlanmış şiddet ve gözdağı meselesidir.

More Sentences
casual adj. rastlantısal
What is the difference between a causal relationship and a casual relationship?
Nedensel bir ilişki ile rastlantısal bir ilişki arasındaki fark nedir?

More Sentences
casual adj. geçici
James does occasional casual work.
James ara sıra geçici işler yapıyor.

More Sentences
casual adj. laubali
Dina made a casual remark about Jill's dress, and she got really mad.
Dina, Jill'in elbisesi hakkında laubali bir yorum yapınca kız çok sinirlendi.

More Sentences
casual adj. uzaktan (yakın olmayan)
They're casual acquaintances.
Uzaktan tanışıyorlar.

More Sentences
casual adj. günübirlik
Joey wanted more than just a casual affair.
Joey günübirlik bir ilişkiden daha fazlasını istiyordu.

More Sentences
casual adj. ara sıra
There is no harm in casual drinking.
Ara sıra içki içmenin hiçbir zararı yoktur.

More Sentences
Trade/Economic
casual adj. geçici
James does occasional casual work.
James ara sıra geçici işler yapıyor.

More Sentences
General
casual n. gündelik giysi
casual n. gündelikçi
casual n. günlük (giysi)
casual n. gündelik ayakkabı/giysi
casual adj. rasgele
casual adj. dikkatsiz
casual adj. kayıtsız
casual adj. ilgisiz
casual adj. gündelikle çalışan
casual adj. rastlantı eseri
casual adj. tesadüfen olan
casual adj. gelişigüzel
casual adj. resmi olmayan
casual adj. kasıtlı olmayan
casual adj. pek dikkatli olmayan
casual adj. tesadüfi
casual adj. arızi
casual adj. üstünkörü
casual adj. ihmalci
casual adj. rastgele
casual adj. lakayıt
casual adj. öylesine
casual adj. gayriresmi
casual adj. arada ciddi bir bağlılık sözünün olmadığı (seks, ilişki)
casual adj. umursamaz
casual adj. özensiz
casual adj. teklifsiz
casual adj. düzensiz
casual adj. ara sıra olan
casual adj. plansız
casual adj. beklenmedik
casual adj. samimi olmayan
casual adj. belirsiz
casual adj. kararsız
casual adj. şüpheli
casual adj. kesin değil/olmayan
casual adj. rahat
casual adj. rahat
casual adj. gelip geçici
casual adj. yan gözle
casual adj. göz ucuyla
casual adj. laf olsun diye
casual adj. arada sırada
Colloquial
casual n. yoksul kimse
Trade/Economic
casual n. geçici işçi
casual n. önceden tahmin edilemeyen
casual adj. sürekli olmayan
Law
casual n. kazaen
casual adj. arızi
casual adj. rastgele
casual adj. plansız
casual adj. tesadüfi
Computer
casual adj. rastgele
Biology
casual adj. adventif
casual adj. yabancıl
Literature
casual n. rahat ve esprili bir dille yazılan makale
Military
casual n. daimi görev beklerken geçici olarak başka bir birlikte görevli olan asker
casual n. sevke tabi personel
Football
casual n. (ingiltere'de) maçlara pahalı gündelik giysilerle giderek kavga çıkaran genç erkek
casual n. holigan

Significados de "casual" con otros términos en diccionario inglés turco: 78 resultado(s)

Inglés Turco
General
casual shoe n. gündelik ayakkabı
casual labourer n. aylakçı
casual boot n. gündelik bot
casual boots n. gündelik çizme
casual laborer n. geçici işçi
casual labor n. gündelikçi
casual labourer n. yanaşma
casual user n. standart kullanıcı
casual laborer n. gündelikçi
casual clothes n. günlük elbiseler
casual wear n. gündelik giysi
casual friend n. sıradan arkadaş
casual wear n. rahat giyim
business casual n. işyerine uygun rahat giyim
smart casual n. işyerine uygun rahat giyim
smart casual n. şık rahat giyim
business casual n. iş yerinde rahat giyim
casual dress n. günlük kıyafet
casual affair n. gelgeç ilişki
casual affair n. öylesine (bir) ilişki
casual clothes n. gündelik kıyafetler
casual clothes n. günlük kıyafet
casual dress n. serbest kıyafet
casual friday (for a business place) n. serbest kıyafet
casual shirt n. spor gömlek
casual relationship n. karşı cinsle kurulan geleceği olmayan, gayriciddi ilişki
casual [uk] n. ara sıra belediyeden yardım alan kimse
casual [uk] n. berduş
casual [uk] n. serseri
dressy casual n. resmi olmayıp pahalı, şık veya zarif olan (kıyafet)
casual gossip n. gündelik dedikodu
Phrases
for a casual yet polished look expr. rahat ama şık bir görünüm için
Idioms
casual dress n. serbest giysi
casual dress n. resmî olmayan kıyafet
casual dress n. gündelik/günlük giysi
casual dress n. kıyafet zorunluluğu olmaması
casual dress n. rahat kıyafet
Trade/Economic
casual employment n. geçici çalışma
casual leave n. mazeret izni
casual workers n. devamlı bir işi olmayan işçiler
casual employment n. geçici işçi çalıştırma
casual employee n. süreksiz işçi
casual employee n. geçici işte çalışan işçi
casual employee n. geçici işçi
casual business clothes n. yarı serbest iş kıyafeti
business casual n. yarı serbest iş kıyafeti
smart casual n. yarı serbest iş kıyafeti
casual employee n. yevmiyeli çalışan
casual worker n. yevmiyeli işçi
casual work n. geçici iş
Law
casual connection n. illiyet bağı
casual employment n. arızi çalışma
casual income n. arızi gelir
casual condition n. tesadüfi şart
casual evidence n. kanun veya anlaşma hükmüyle önceden belirlenmiş olmayıp olaya göre ikamesi mümkün olan her türlü yasal delil
Politics
casual delegation of responsibility n. sorumluluğun dolaylı idaresi
Technical
casual heat gain n. tesadüfi ısı kazanımı
casual labourer n. gündelik işçi
casual flows n. rastlantısal akışlar
Telecom
casual calling n. gündelik aramalar
Textile
casual wear n. rahat kıyafet
casual dress n. rahat elbise
casual wear n. rahat giysi
casual dress n. rahat kıyafet
casual dress n. rahat giysi
casual wear n. rahat elbise
smart casual n. şık spor
Medical
casual contact n. tesadüfi temas
Gastronomy
fast casual n. hızlı günlük yemek
fast casual n. hazır günlük yemek
fast casual n. geleneksel fast food'a kıyasla daha taze ve sağlıklı ayaküstü yemek
fast casual adj. fast-food'dan daha kaliteli olup hızlı servis veren (restoran)
Linguistics
casual speech n. teklifsiz konuşma
Environment
casual factor analysis n. rastlantısal faktör analizi
Military
casual uplift n. misafir uçağın yakıt ikmali
casual detachment n. sevke tabi personel müfrezesi
port of embarkation casual detachment n. denizaşırı sevkiyat perakendeleri
Slang
casual sex n. seks amaçlı ilişki