central - Turco Inglés Diccionario

central

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

central — Definition

Significado:
merkezi, ana
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈsɛntrəl/ – BrE /ˈsɛntrəl/)
Categoría gramatical:
Sıfat: central
Sinónimo:
core
Antónimos:
peripheral

Significados de "central" en diccionario turco inglés : 41 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
central adj. orta
The country is in central Asia.
Ülke Orta Asya'dadır.

More Sentences
central adj. merkezi
We are looking for a central house to decrease our commuting expenses.
Yol masraflarımızı azaltmak için merkezi bir ev arıyoruz.

More Sentences
General
central adj. esas
That is why I have tabled a number of amendments to which an honest but plain approach is central.
İşte bu nedenle dürüst ama sade bir yaklaşımın esas olduğu bir dizi değişiklik önergesi sundum.

More Sentences
central adj. ana
I don't understand the central idea behind your presentation.
Sunumunuzun arkasındaki ana fikri anlamıyorum.

More Sentences
central adj. asıl
Because you are missing the central point.
Çünkü asıl noktayı kaçırıyorsun.

More Sentences
central adj. merkezde olan
That question should be central, and we as European Parliament should not plug that opening.
Bu soru merkezde olmalı ve Avrupa Parlamentosu olarak bu açıklığı kapatmamalıyız.

More Sentences
central adj. merkezi
We are looking for a central house to decrease our commuting expenses.
Yol masraflarımızı azaltmak için merkezi bir ev arıyoruz.

More Sentences
central adj. merkez
The accent on conservation and sustainability must of course be central to the CFP.
Koruma ve sürdürülebilirlik vurgusu elbette OBP'nin merkezinde yer almalıdır.

More Sentences
central adj. temel
My central objection is that the directive is economically illiterate.
Benim temel itirazım, yönergenin finansal açıdan cahilce olduğu yönündedir.

More Sentences
central adj. asli
Trump's "analysis" omitted a central feature of the market rise over the past nine years.
Trump'ın "çözümleme"si, geçtiğimiz dokuz yıl boyunca yaşanan piyasa yükselişinin asli bir özelliğini atlamış.

More Sentences
central suf. merkezi
The downside of the city turned into a homeless-central.
Şehrin aşağı tarafı evsizler-merkezine dönüştü.

More Sentences
Technical
central adj. merkezi
We are looking for a central house to decrease our commuting expenses.
Yol masraflarımızı azaltmak için merkezi bir ev arıyoruz.

More Sentences
Linguistics
central adj. orta
The country is in central Asia.
Ülke Orta Asya'dadır.

More Sentences
General
central n. santral memuru
central n. telefon santralı
central n. telefon santrali
central n. yoğun aktivite yapılan yer
central n. bir şeyin bol bulunduğu yer
central n. merkez ofis
central n. merkez büro
central adj. önde gelen
central adj. baş
central adj. belli başlı
central adj. vasati
central adj. özeksel
central adj. merkezsel
Politics
central adj. ılımlı ideolojik görüşe sahip
central adj. ortayolcu
Technical
central adj. santral
Anatomy
central n. el veya ayak bileğinde proksimal ve distal kemikler arasında yer alan bir kemik
central adj. omur gövdesi ile ilgili
central adj. merkezi sinir sistemi kaynaklı
central adj. merkezi sinir sistemi ile ilgili
Physics
central adj. bir noktadan çıkan (kuvvet)
central adj. bir noktaya yönlendirilmiş (kuvvet)
Biochemistry
central adj. merkezsel
Agriculture
central n. (hispanik amerika ve filipinler'de) kamıştan ham şeker yapan değirmen
Linguistics
central adj. ağız boşluğunun tam ortasından telaffuz edilen (ünlü)
Geography
central n. iskoçya'nın merkezinde bir bölge
central n. güney carolina eyaletinde yerleşim yeri
central n. louisiana eyaletinde şehir

Significados de "central" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
central heating n. kalorifer
General
central topic n. ana fikir
central anatolia n. iç anadolu
central office n. merkez büro
central control agency n. merkez denetim müdürlüğü
central population administration system n. merkezi nüfus idaresi sistemi
central asia n. orta asya
central business district n. iş bölgesi
central core n. merkezi nüve
central angle n. merkez açı
central american n. orta amerikalı
central planning n. merkezi planlama
central american country n. orta amerika
central african republic franc n. orta afrika frankı
central station n. elektrik santralı
central bank n. merkez bankası
central africa n. orta afrika
central city n. merkezi şehir
central anatolia n. içanadolu
central and eastern european countries n. orta ve doğu avrupa ülkeleri
make central n. merkezileştirmek
central hunting committee n. merkezi avcılık komitesi
central america n. orta amerika
central filing agency n. merkez arşiv müdürlüğü
central powers n. anlaşık devletler
central limit theorem n. merkezi sınır teoremi
central office n. genel merkez
central asian n. orta asyalı
central asia texts n. orta asya metinleri
central hunting commission n. merkez av komisyonu
central theme n. ana fikir
central anatolian n. orta anadolu
the central african republic n. orta afrika cumhuriyeti
telephone central n. santral
central massage platform in a turkish bath n. göbek taşı
central african republic n. orta afrika cumhuriyeti
central office n. merkez
central heating n. kalorifer
central african n. orta afrikalı
aus central daylight time n. avustralya merkezi yaz saati
central asia daylight time n. orta asya yaz saati
central europe n. orta avrupa
central pacific daylight time n. orta pasifik yaz saati
aus central standard time n. avustralya merkezi standart saati
central european language support n. orta avrupa dil desteği
central daylight time n. merkezi yaz saati
canada central daylight time n. kanada merkezi yaz saati
canada central standard time n. kanada merkezi standart saati
central europe n. merkez avrupa
central pacific standard time n. orta pasifik standart saati
central office n. santral
central asia standard time n. orta asya standart saati
soviet central asia n. sovyet orta asya
central south n. orta güney
central organ n. merkezi organ
central organization n. merkez teşkilat
central office n. yönetim merkezi
south central n. merkezi güney
central business district n. iş merkezi
central kitchen n. merkezi mutfak
central court n. merkezi avlu
central office n. merkez bürosu
central organization n. merkez teşkilatı
central-west n. içbatı
central-local government n. merkez-yerel yönetim
central-local government relations n. merkez-yerel yönetim ilişkileri
south central n. merkez-güney
central heating boiler n. kombi
natural gas central heating boiler n. doğalgaz kombi
bikol central n. filipinlerde konuşulan naga dili
central bicolano n. filipinlerde konuşulan naga dili
central african republic n. merkezi afrika cumhuriyeti
central european time n. orta avrupa saati
central development n. merkezi gelişme/geliştirme
central asian turks n. orta asya türkleri
central objective n. temel hedef
central science laboratory n. merkezi bilim laboratuvarı
central reservation system (crs) n. merkezi rezervasyon sistemi
central asian architecture n. orta asya mimarisi
architecture of central asia n. orta asya mimarisi
london central mosque n. londra merkez camii
central location n. merkezi lokasyon
central standard time (cst) n. merkezi standart zaman
central issue n. temel sorun
central issue n. ana mesele
central power n. merkezi güç
central city n. metropol bölgesinin en kalabalık ve yoğun kısmı
central city n. şehir merkezi
central time n. standart zaman
central intelligence machinery n. ingiliz merkezi istihbarat mekanizması
central time n. merkezi standart zaman
central location n. merkezi konum
central figure n. merkezi figür
central figure n. ana figür
central figure n. durumun merkezindeki kişi veya nesne
central figure n. ana kişi
be as busy as grand central station v. karınca yuvası gibi kaynamak
play a central part v. merkezi bir rol oynamak
play a central role v. merkezi bir rol oynamak
move/relocate someone to central office v. merkeze almak
central asian adj. orta asya'ya ait
central european adj. orta avrupa
central american adj. orta amerika'da yaşayanlarla ilgili
central american adj. orta amerika ile ilgili
Phrases
central pillar of expr. ...'n temel direği
central pillar of expr. ...'n temel dayanağı
Idioms
grand central station n. çok kalabalık yer
grand central station n. tren istasyonu gibi işlek yer
grand central station n. keşmekeş bir yer
play a central role v. merkezi bir rol oynamak
(straight) out of central casting adv. tam da (kovboy, aksiyon, gerilim) rolünde oynayabilecek kişi
(straight) from central casting adv. (kovboy, aksiyon, gerilim) filmlerinden fırlamış gibi
(straight) from central casting adv. (kovboy, aksiyon, gerilim) kılıklı
(straight) out of central casting adv. (kovboy, aksiyon, gerilim) filmlerinden fırlamış gibi
(straight) out of central casting adv. (kovboy, aksiyon, gerilim) kılıklı
(straight) from central casting adv. tipik bir (kovboy, aksiyon, gerilim) gibi
(straight) from central casting adv. tam da (kovboy, aksiyon, gerilim) rolünde oynayabilecek kişi
(straight) out of central casting adv. tipik bir (kovboy, aksiyon, gerilim) gibi
busy as grand central station expr. çok yoğun
busy as grand central station expr. aşırı yoğun
busy as grand central station expr. çok meşgul
busy as grand central station expr. aşırı meşgul
as busy as grand central station expr. aşırı yoğun
as busy as grand central station expr. aşırı meşgul
as busy as grand central station expr. arı gibi
as busy as grand central station expr. çok meşgul
as busy as grand central station expr. arı gibi meşgul/yoğun
as busy as grand central station expr. çok yoğun
(straight) out of central casting expr. biçilmiş kaftan
(straight) from central casting expr. biçilmiş kaftan
(straight) out of central casting expr. tam anlamıyla
(straight) from central casting expr. tam anlamıyla
(straight) from central casting expr. tam bir
(straight) out of central casting expr. tam bir
(straight) out of central casting expr. tıpkısının aynısı
(straight) from central casting expr. tıpkısının aynısı
(straight) out of central casting expr. filmden fırlamış gibi
(straight) from central casting expr. filmden fırlamış gibi
(straight) from central casting expr. hık demiş burnundan düşmüş
(straight) out of central casting expr. tıpatıp
(straight) out of central casting expr. hık demiş burnundan düşmüş
(straight) from central casting expr. tıpatıp
Trade/Economic
central american common market n. orta amerika ortak pazarı
receivables from central bank n. merkez bankasından alacaklar
central rates n. merkezi kurlar
central settlement n. merkezi takas
payables to the central bank n. merkez bankasına borçlar
central store n. merkez mağaza
central buying n. tek elden satın alma
central bank advances n. merkez bankası avansları