ceset - Turco Inglés Diccionario

ceset

Significados de "ceset" en diccionario inglés turco : 29 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
ceset body n.
The police found a body in the old graveyard.
Polis eski mezarlıkta bir ceset buldu.

More Sentences
ceset dead body n.
A laboratory constructed over the dead body of Yugoslavia!
Yugoslavya'nın cesedi üzerine inşa edilmiş bir laboratuvar!

More Sentences
ceset corpse n.
They had to examine the corpse.
Cesedi incelemek zorunda kaldılar.

More Sentences
General
ceset stiff n.
They killed the guy and dumped the stiff in the river.
Adamı öldürüp cesedi nehre atmışlar.

More Sentences
ceset corpse n.
They had to examine the corpse.
Cesedi incelemek zorunda kaldılar.

More Sentences
ceset carcass n.
Some forensics researchers study the rate of insect colonization of carcasses.
Bazı adli tıp araştırmacıları cesetlerdeki böcek kolonizasyon oranını inceliyor.

More Sentences
Medical
ceset carcass n.
Some forensics researchers study the rate of insect colonization of carcasses.
Bazı adli tıp araştırmacıları cesetlerdeki böcek kolonizasyon oranını inceliyor.

More Sentences
General
ceset remains n.
ceset cadaver n.
ceset carcase n.
ceset corse n.
ceset mortal remains n.
ceset mort n.
ceset clay n.
ceset ghost [obsolete] n.
ceset offal n.
ceset corp [dialect] n.
ceset corps [obsolete] n.
ceset corpus n.
ceset dead n.
ceset deadman n.
Medical
ceset carcase n.
Archaic
ceset lich n.
ceset lych n.
Slang
ceset landowner n.
ceset worm food n.
ceset worm-food n.
ceset deader n.
ceset necro pref.

Significados de "ceset" con otros términos en diccionario inglés turco: 66 resultado(s)

Turco Inglés
General
ceset kalıntısı remains n.
ceset taşımaya özgü fermuarlı torba body bag n.
ceset torbası body bag n.
ceset sessizliği deathly silence n.
ceset yakma fırını crematory n.
ceset veya kemiklerin konulduğu yer charnel house n.
ceset hırsızı resurrectionist n.
ceset sessizliği dead silence n.
kafası kesik ceset beheaded body n.
başsız ceset headless body n.
kafası kesilmiş ceset headless body n.
kafası kesik ceset headless body n.
mezarlıktan ceset çalan kimse ghoul n.
mezarlıktan ceset çalan kimse graverobber n.
ceset hırsızı ghoul n.
ceset hırsızı body snatcher n.
mezarlıktan ceset çalan kimse body snatcher n.
ceset hırsızı graverobber n.
üç ceset three dead bodies n.
bilinmeyen sayıca ceset unknown number of bodies n.
ceset yakma cremation n.
çürümüş ceset decomp n.
ceset yığınları carnage [obsolete] n.
hiçbir ceset no body n.
şans eseri korunagelmiş ceset mummy n.
ceset eti mummy [obsolete] n.
ceset hırsızı snatcher n.
(eskiden şaka yollu) ceset hırsızlığı resurrectionism n.
ceset yakmak cremate v.
ceset yakmak burn a dead body v.
ceset bulmak find a dead body v.
sudan ceset çıkarmak pull a body out of the water v.
bir ceset görmek see a dead body v.
delil için ceset üzerinde araştırma yapmak examine the body for evidence v.
birini ceset torbasında görmek see someone in a body bag v.
ceset yakmak incremate v.
ceset yiyen necrophagous adj.
içinde yakılmış ceset küllerini barındıran cinerary adj.
yakılmış ceset külleri için kullanılan cinerary adj.
ceset ve/veya ölüm anlamı veren önek necro- pref.
ceset ve/veya ölüm anlamı veren ön ek necr- pref.
Idioms
ceset gibi solgun as pale as a ghost expr.
ceset gibi solgun as pale as a death expr.
Speaking
kaç ceset var demiştiniz? how many bodies did you say there were? expr.
kaç ceset var demiştin? how many bodies did you say there were? expr.
ben arkamda çok ceset bıraktım I left behind a trail of corpses expr.
Law
seri katillerin ceset üzerinde veya olay mahallinde yaptıkları kişisel değişiklikler modus operandi n.
ceset hırsızlığı body snatching n.
kimliği belirsiz ceset unidentified body n.
ceset köpeği cadaver dog n.
ceset arama köpeği cadaver dog n.
kimliği tespit edilemeyen ceset parçaları unidentified body pieces n.
ceset bulma (arama/kurtarma) body recovery n.
Politics
sahipsiz ceset unclaimed corpse n.
Medical
ceset kesme necrotomy n.
Botanic
ceset çiçeği titan arum (amorphophallus titanum) n.
ceset çiçeği krubi n.
Archaeology
bulunan ceset kalıntısının organlarının çıkarıp sadece kemiklerinin bırakılması defleshing n.
bulunan ceset kalıntısının organlarının çıkarıp sadece kemiklerinin bırakılması excarnation n.
ceset üzerinde gömülmeden fosilleşmeye kadar olan süreçleri inceleyen bilim insanı taphonomist n.
kalıntıların ceset boyunca yerleştirildiği ölü gömme tekniği trench interment n.
Military
ceset torbası personnel pouch n.
ceset torbası human remains pouch n.
Slang
canlı ceset living corpse n.
yolda yatan ceset road kill n.
Star Wars
ceset-sülüğü corpse-leech n.