cinsel - Turco Inglés Diccionario

cinsel

Significados de "cinsel" en diccionario inglés turco : 13 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
cinsel sexual adj.
She is known for her unique sexual appetites.
Kendine özgü cinsel iştahıyla tanınır.

More Sentences
General
cinsel sex adj.
The most important sex organ is the brain.
En önemli cinsel organ beyindir.

More Sentences
cinsel sexually adv.
The majority of the people being dealt with at present are women and children who are being sexually exploited.
Şu anda muhatap olunan kişilerin çoğunluğu cinsel istismara uğrayan kadın ve çocuklardır.

More Sentences
cinsel generical adj.
cinsel venereal adj.
cinsel brutish adj.
cinsel gamic adj.
cinsel carnal adj.
cinsel glandular adj.
cinsel erotic adj.
Law
cinsel carnaliter adj.
cinsel carnal adj.
Medical
cinsel venerean [obsolete] adj.

Significados de "cinsel" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
cinsel ilişki sexual intercourse n.
cinsel birleşme sexual intercourse n.
cinsel taciz sexual harassment n.
cinsel ilişki yaşamamış chaste adj.
cinsel yönelim ve biyolojik cinsiyetten bağımsız gender-fluid adj.
General
cinsel yöneliş sexual orientation n.
cinsel iş bölümü sexual division of labour n.
cinsel eşitsizlik sexual disparities n.
cinsel istismara uğramış çocukların ebeveynleri parents of sexually abused children n.
hayvanlara karşı cinsel istek duyan kişi zoophile n.
cinsel ahlak sexual ethics n.
cinsel eğilim sexual orientation n.
soğukluk (cinsel) frigidity n.
cinsel istek pruriency n.
cinsel ilişki snatch n.
cinsel özgürlük sexual freedom n.
cinsel bağımlılık sexual addiction n.
cinsel ilişki it n.
cinsel istismarcılık sexual abuse n.
cinsel olgunluk sexual maturity n.
cinsel hastalık kapma dose of clap n.
çocuk cinsel istismarı child sexual abuse n.
cinsel riyazet abstinence n.
cinsel eşitlik sexual equality n.
cinsel taciz sexual disturbance n.
sinemada cinsel rol sex role in motion pictures n.
cinsel sapma türleri types of perversion n.
cinsel ilişki sexual act n.
cinsel güç potency n.
cinsel hastalık sexual illness n.
cinsel huzursuzluk sexual dysphoria n.
cinsel çekicilik sex appeal n.
cinsel olgunluk yaşı age of sexual maturity n.
cinsel tacizde bulunan kimse molester n.
kişinin cinsel yönden kendine ilgi duyması autoeroticism n.
çocuğun anne babasını cinsel ilişkisine şahit olması anı primal scene n.
cinsel ahlak sexual ethic n.
cinsel devrim sexual revolution n.
gizli ilişki (cinsel) liaison n.
cinsel sapıklık perversion n.
cinsel dürtü libido n.
iş çevresinde cinsel rol sex role in the work environment n.
edebiyatta cinsel rol sex role in literature n.
cinsel davranış araştırmaları sexual behavior surveys n.
cinsel ilişkiden zevk almama durumu frigidness n.
cinsel güç virility n.
iktidar (cinsel) sexual potency n.
cinsel haklar sexual rights n.
hayvanlara karşı cinsel istek duyma zoophilism n.
evlilik dışı cinsel ilişki liaison n.
cinsel iktidarsızlık impotence n.
cinsel organ genitalia n.
aşka düşkün (cinsel anlamda) amorist n.
cinsel suçlar sexcrimes n.
cinsel isteksizlik sexual anorexia n.
cinsel sapma perversity n.
cinsel organlar genitals n.
cinsel sapıklık sexual deviation n.
cinsel sapıklık perversity n.
cinsel sapık sexual deviant n.
cinsel cazibe animal magnetism n.
cinsel ilişki intimacy n.
cinsel adetler sex customs n.
cinsel ilişkiden önce oynaşma foreplay n.
cinsel birleşme copulation n.
cinsel rol basma kalıplar sex role stereotypes n.
cinsel birleşme sexual act n.
cinsel yaşam sex life n.
cinsel şiddet sexual harassment n.
yakın akraba ile cinsel ilişki kurma incest n.
dar görüşlü ve aşırı ahlakçı olma (cinsel konularda) prudery n.
cinsel sapma perversion n.
cinsel organlar sexual organs n.
cinsel cazibe sex appeal n.
cinsel azgınlık rut n.
cinsel suçlar sex crimes n.
cinsel olarak iktidarsızlaştırma desexualisation n.
cinsel engelleme sexual inhibition n.
erkeğin, kadının içine gelmediği cinsel birleşme coitus reservatus n.
cinsel olarak iktidarsızlaştırma desexualization n.
kişinin cinsel yönden kendine ilgi duyması autosexuality n.
cinsel faaliyet sexual activity n.
cinsel değişim sex change n.
cinsel hayat sexual life n.
cinsel ilişki shot n.
cinsel soğukluk sexual frigidity n.
çocukların cinsel istismarı sexual harassment of children n.
edebiyatta cinsel değişim sexual deviation in literature n.
evlenmeme ve cinsel ilişkide bulunmama (genellikle dini nedenlerden dolayı) celibacy n.
rasgele cinsel ilişkide bulunma promiscuity n.
cinsel ilişki intercourse n.
cinsel taciz abuse n.
cinsel farklılıklar sex differences n.
cinsel isteksizlik lack of appetite for sex n.
cinsel ilişki sexual relation n.
cinsel birleşme olmadan hamile kalma adosculation n.
cinsel istek prurience n.
cinsel ilişki trick n.
cinsel rol sex role n.
cinsel sapma sexual deviation n.
cinsel sapık pervert n.
cinsel taciz molestation n.
cinsel taciz sexual abuse n.
dinde cinsel ayrımcılık sexism in religion n.
cinsel istismar kurbanları sexual abuse victims n.
dar görüşlü ve aşırı ahlakçı kimse (cinsel konularda) prude n.
cinsel istek desire n.
cinsel hastalık kapma dose n.
cinsel hakkaniyeti sexual equity n.
cinsel ayrımcılık sexism n.
cinsel kimlik gender identity n.
cinsel saplantı erotomania n.
sapık (cinsel) pervert n.
dişi hayvanlardaki cinsel arzu artışı ya da gebeliğe hazır olma dönemleri estrum n.
cinsel eğitim sexual education n.
cinsel uyarı sexual stimulation n.
cinsel uyarı sexual arousal n.
cinsel dürtü sexual urge n.
cinsel dürtü sex drive n.
yasaklanmış cinsel ilişkilerde bulunmama chastity n.
cinsel ilişki sex n.
ölü bedene karşı gösterilen cinsel istek necrofetishism n.
cinsel gelişimini tamamlayarak doğum yapabilecek yaşa erişmiş olma nubility n.
hastalık şeklinde cinsel ilişki arzusu duyan kadın nympho n.
hayvanlarda cinsel davranış sexual behavior in animals n.
cinsel zevk sexual pleasure n.
cinsel haz sexual pleasure n.
cinsel organ çevresindeki kıllar pubic hair n.
cinsel organ sexual organ n.
korunmasız cinsel ilişki unprotected sexual intercourse n.
cinsel heyecan sexual stimulation n.
cinsel heyecan sexual arousal n.
karşı cinsi bir cinsel av olarak gören sexual predator n.
cinsel birleşme sexual relationship n.
cinsel ilişki sexual relationship n.
doğal cinsel ilişki consensual sexual intercourse n.
cinsel yönden yeterlilik sexual prowess n.
cinsel deneyim sexual prowess n.
cinsel deneyim sexual experience n.
cinsel problem sexual problem n.
cinsel ihtiyaç sexual need n.
cinsel farklılıklar gender differences n.
cinsel tecavüz rape n.
cinsel tecavüz sexual rape n.
cinsel farklılıklar sex differentiation n.
cinsel güçsüzlük impotence n.
cinsel bozukluklar sex disorders n.
cinsel davranış sex behavior n.
cinsel eğitim sex education n.
cinsel boşalma ejaculation n.