combined - Turco Inglés Diccionario

combined

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

combined — Definition

Significado:
birleşik, karma
Pronunciación (IPA):
(AmE /kəmˈbaɪnd/ – BrE /kəmˈbaɪnd/)
Categoría gramatical:
Sıfat: combined
Sinónimo:
integrated
Antónimos:
separate

Significados de "combined" en diccionario turco inglés : 17 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
combined adj. birleşik
Strong and combined international pressure of this kind is the only thing that can induce him to respond.
Bu türden güçlü ve birleşik uluslararası baskı, onu yanıt vermeye teşvik edebilecek tek şeydir.

More Sentences
combined adj. karma
General
combined adj. birleştirilmiş
The lands are worth a combined total of one million dollars.
Arazilerin birleştirilmiş toplam değeri bir milyon dolar.

More Sentences
combined adj. kombine
For general health, 250mg of combined EPA and DHA is the minimum dose and can be obtained via fish intake.
Genel sağlık için 250 mg kombine EPA ve DHA minimum dozdur ve balık alımı yoluyla elde edilebilir.

More Sentences
Trade/Economic
combined adj. birleştirilmiş
The lands are worth a combined total of one million dollars.
Arazilerin birleştirilmiş toplam değeri bir milyon dolar.

More Sentences
combined adj. kombine
For general health, 250mg of combined EPA and DHA is the minimum dose and can be obtained via fish intake.
Genel sağlık için 250 mg kombine EPA ve DHA minimum dozdur ve balık alımı yoluyla elde edilebilir.

More Sentences
Law
combined adj. kombine edilmiş
On its own, spironolactone is only a weak diuretic, but it can be combined with other diuretics.
Spironolakton tek başına zayıf bir diüretiktir ancak diğer diüretiklerle kombine edilebilir.

More Sentences
Politics
combined adj. ortak
Decoration of the room was our combined effort.
Odanın dekorasyonu hepimizin ortak çabasıydı.

More Sentences
Technical
combined adj. kombine
For general health, 250mg of combined EPA and DHA is the minimum dose and can be obtained via fish intake.
Genel sağlık için 250 mg kombine EPA ve DHA minimum dozdur ve balık alımı yoluyla elde edilebilir.

More Sentences
General
combined adj. karışık
combined adj. bileşik
combined adj. müşterek
combined adj. muhtelif
combined adj. birleşmiş
Law
combined adj. müttehit
Sport
combined n. (alp disiplini kayma ve slalom) iki farklı müsabakayı birleştiren bir kayak yarışması
Ottoman Turkish
combined n. memzuç

Significados de "combined" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
combined task force n. birleşik görev gücü
combined task force n. çekiç güç
combined version n. kombine versiyon
combined mitre n. birleşik gönye
be combined v. birleştirilmek
Trade/Economic
combined transport documents n. karma taşıma vesaiki
combined leverage effect n. bileşik kaldıraç etkisi
combined bill of lading n. kombine taşıma konşimentosu
combined entity n. birleşik banka
combined uncertainty n. birleştirilmiş belirsizlik
combined standard uncertainty n. birleştirilmiş standart belirsizliği
combined transport document n. birleşik nakliye belgesi
combined transport n. birleşik nakliye
combined transport bill of lading n. birleşik nakliye konşimentosu
combined transport n. birleşik taşıma
combined policy n. kombine poliçe
combined voyage n. kombine seyahat
combined bill of lading n. kombine konşimento
energy labelling of household combined washer-driers n. ev tipi kurutmalı çamaşır makinelerinin enerji etiketlemesi
combined-transport bill of lading n. birleşik taşıma konşimentosu
combined financial statement n. konsolide kar ve zarar cetveli
combined financial statement n. konsolide bilanço
combined financial statement n. müşterek bilanço
combined financial statement n. birleştirilmiş bilanço
combined financial statement n. ortak bilanço
combined balance sheet n. birleşik hesap bilançosu
combined journal and ledger n. birleştirilmiş yevmiye defteri ve defteri kebir
combined cost n. birleştirilmiş maliyet
combined transportation n. kombine taşımacılık
combined ltv ratio n. bileşik dkk oranı
combined nomenclature n. birleştirilmiş mal sınıflaması
Politics
combined passenger transport n. bileşik yolcu taşımacılığı
combined nomenclature n. kombine nomanklatür
combined farmers n. karma çiftçiler
combined efforts n. ortak çabalar
Institutes
combined joint task forces n. birleşik müşterek görev gücü
directorate general for dangerous goods and combined transport regulation n. tehlikeli mal ve kombine taşımacılık düzenleme genel müdürlüğü
Tourism
combined tour n. bileşik tur
combined voyage n. kombine seyahat
combined voyage n. çeşitli araçlı seyahat
Technical
chemically combined water n. kimyasal bağlanmış su
combined stresses n. birleşik gerilmeler
combined bending n. birleşik eğilme
combined print n. bileşik kopya
combined trusses n. karışık kafes sistemler
combined head n. birleşik kafa
combined tank n. kombine tank
combined bending and axial loading n. birleşik eğilme ve eksenel kuvvet
combined heat n. birleşik ısı
combined system n. birleşik dizge
combined heat and power station n. kombine ısı ve enerji santralı
combined bleaching n. kombine ağartma
combined head n. okuma/yazma kafası
combined trusses n. birleşik kafes sistemler
combined system n. kombine sistem
combined carbon n. kombine karbon
combined stresses n. kombine gerilmeler
combined fortification equipment n. kombine tahkim ekipmanı
combined system intercepting sewer n. karışık tip pissu toplama kanalı
combined tank unit n. kombine tank ünitesi
combined file n. birleşik kütük
combined carbon n. kombine kömür
combined sewer n. birleşik atıksu borusu
combined system n. birleşik sistem
combined drainage system n. birleşik kanalizasyon sistemi
combined stresses n. birleşik gerilme
combined circuit arrangement n. birleşik devre düzenlemesi
combined bleaching n. kombine beyazlatma
combined milling n. kombine dinkleme
combined turbine and gas turbine plant n. iki farklı gaz türbininden oluşan birleşik enerji
combined natural gas cycle power plant n. kombine doğalgaz çevrim santrali
combined cycle plant n. kombine çevrim santrali
gas filters and combined filters n. gaz filtreleri ve kombine filtreler
natural gas combined cycle plant n. doğalgaz kombine çevrim santrali
natural gas combined cycle plant n. doğal gaz kombine çevrim santrali
combined flexible electrical insulation material n. birleşik bükülgen elektrik yalıtım malzemesi
combined filters n. birleşik süzgeçler
gas filters and combined filters against specific named compounds n. özel isimli bileşiklere karşı gaz süzgeçleri ve birleşik süzgeçler
combined temperature and pressure relief valve n. sıcaklık ve basınç için birleşik emniyet vanası
combined interleaving technique n. birleşik serpiştirme tekniği
combined stresses n. birleşik gerilimler
combined carbon n. bağlı karbon
combined water n. bağlı su
combined cyanide n. bağlı siyanür
combined sinusoidal vibration n. kombine sinüzoidal titreşim
combined bounce of steady-state acceleration with dry heat or cold n. kuru sıcak veya soğuk ile birleştirilmiş darbe veya kararlı durum ivmesi
combined washer-driers n. kombine yıkayıcı ve kurutucular
intergrated gasification combined cycle n. entegre gazlaştırma kombine çevrim
resistance to combined temperature cycling n. birleşik sıcaklık çevrimine mukavemet
combined method n. birleşik metot
combined transformers n. kombine transformatörler
resistance to combined shear flexing and rubbing n. bükülme ve sürtünmeye karşı mukavemet
ph meter with a glass and silver reference combined electrode n. cam ve gümüş referans bileşik elektrotlu ph metre
combined cold/low air pressure test n. birleştirilmiş soğuk-alçak hava basıncı deneyi
combined filters n. kombine filtreler
combined depth n. kombine derinlik
combined measuring equipment n. kombine ölçme donanımı
combined filters n. birleşik filtreler
combined temperature and pressure relief valve n. kombine sıcaklık ve basınç düşürme vanası
combined heat and power generation n. birleşik ısı ve güç üretimi
combined heat and power plant n. birleşik ısı ve güç santralı
gas turbine combined cycle power plant n. gaz türbinli kombine çevrim santralı
relative combined standard uncertainty n. bağıl birleşik standart belirsizliği
combined-cycle power plant n. kombine çevrim santralı
combined drying and pulverizing n. kurutma ve öğütme işlemi
combined cycle n. kombine çevrim
solar protection device combined with glazing n. sırla kombine güneşten korunma aleti
combined effect of moisture and soldering heat n. nem ve lehim ısısının birleşik etkisi
combined effect n. birleşik etki
combined test n. birleştirilmiş deney
combined transformers n. birleşik transformatörler
combined temperature cycling n. aynı anda sıcaklık çevrimi
combined filter n. birleştirilmiş filtre
combined transformer n. birleşik transformatör
combined hydraulic system n. birleşik hidrolik sistem
combined statistical area n. birleştirilmiş istatistiksel bölge
Computer
combined name n. birleşik ad
combined file n. birleşik kütük
combined head n. birleşik kafa
combined head n. okuma/yazma kafası
Telecom
combined communications n. birleşik haberleşme
combined station n. birleşik istasyon
combined distribution frame n. birleşik dağıtım çatısı
combined broadband n. birleşik genişbant
combined charge n. kombine ücret
Electric
chp (combined heat and power) abrev. aynı kaynak veya santralden ısı ve elektrik üretimi
chp (combined heat and power) abrev. kombine ısı ve enerji
chp (combined heat and power) abrev. birleşik ısı ve güç
Mechanic
combined cut n. birleşik kesim
combined cut n. kombine kesim
Textile
combined milling n. kombine dinkleme
combined bleaching n. kombine ağartma
combined bleaching n. kombine beyazlatma
Construction
combined footing n. ikiz temel
combined sewerage system n. birleşik kanalizasyon sistemi
single span single combined or the prefabricated components of composite lintels n. tek açıklıklı tekli birleşik veya kompozit lentonların önyapımlı elemanları
combined sewer n. birleşik kanalizasyon
Woodworking
combined woodworking machine n. kombine marangoz tezgahı
combined woodworking machine n. kombine ağaç işleme makinesi
Automotive
combined lighting and starting generator n. dinamo
combined ignition and steering lock n. kilitli direksiyon
combined governor n. birleşik governor
combined lighting and starting generator n. marş motoru
combined ignition and steering lock n. elektrik kontak
combined flasher unit n. birleşik sinyal verici
combined harvester n. çok işlevli hasat makinesi
combined ignition and steering lock n. marş
declared combined gross vehicle weight n. deklare edilen kombine azami ağırlık
combined charging system n. kombine şarj düzeni
gross combined weight rating n. brüt kombine ağırlık derecelendirmesi