come out - Turco Inglés Diccionario
Historia

come out

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Significados de "come out" en diccionario turco inglés : 61 resultado(s)

Inglés Turco
General
come out v. yayımlanmak
come out v. çıkmak
come out v. yayımlanmak (yayın)
come out v. görünmek
come out v. ayyuka çıkmak
come out v. yayılmak (haber)
come out v. anlaşılmak
come out v. sonuçlanmak
come out v. çıkmak (leke)
come out v. gözükmek
come out v. açığa çıkmak
come out v. ortaya çıkmak
Phrasals
come out v. çıkmak
come out v. dışarı çıkmak
come out v. ağzından çıkmak
come out v. ağzından kaçırmak
come out v. (yanlış, bozuk, hatalı) çıkmak
come out v. açığa çıkmak
come out v. ortaya çıkmak
come out v. (güneş) yüzünü göstermek
come out v. ortaya çıkmak
come out v. görünmek
come out v. belirmek
come out v. (leke) çıkmak
come out v. sonuçlanmak
come out v. sonucu iyi/kötü olmak
come out v. sonucu başarılı/başarısız olmak
come out v. (fiyat, masraf) tutmak/etmek
come out v. çıkmak
come out v. piyasaya çıkmak
come out v. yayımlanmak
come out v. satışa sunulmak
come out v. sosyeteye tanıtılmak
come out v. sosyeteye takdim edilmek
come out v. toplum önüne ilk kez çıkmak
come out v. eşcinsel, biseksüel olduğunu açıklamak
come out v. kişisel bir sırrını ortaya dökmek
come out v. ifşa etmek
come out v. tutumunu açıklamak
come out v. düşüncesini açıkça söylemek
come out v. toplum içinde görünmek
come out v. toplum içine çıkmak
come out v. tatile çıkmak
come out v. dışarı çıkmak
come out v. yaşadığı yerin dışına çıkmak
come out v. (fotoğraf) iyi/kötü çıkmak
come out v. yeni bir albümü vs. piyasaya çıkarmak/sürmek
come out v. yeni bir albüm vs. çıkarmak
come out v. açmak (çiçek)
come out v. belirmek
come out v. doğmak
come out v. çıkmak
come out v. gözle görülür duruma gelmek
come out vitrine çıkmak
come out ortaya çıkmak
come out (ağaç) kökünden çıkmak
Slang
come out v. eşcinsel olduğunu açıklamak
Trade/Economic
come out v. grev yapmak
come out v. greve gitmek
Politics
come out yayılmak
come out ortaya çıkmak

Significados de "come out" con otros términos en diccionario inglés turco: 211 resultado(s)

Inglés Turco
General
come out of v. ortaya çıkmak
come out (in a competition) v. dereceye girmek
come out on top v. üstün gelmek
come out victorious v. galip çıkmak
come out of a coma v. komadan çıkmak
come out of one's shell v. açılmak
come out right v. doğru çıkmak
come out of one's shell v. suskunluğu bırakmak
come out a loser v. zararlı çıkmak
come out of shower v. duştan çıkmak
come out of v. çıkmak
come out of hospital v. taburcu olmak
come out from a hideout v. gizlendiği yerden çıkmak
come out of hospital v. hastaneden taburcu olmak
(star) come out v. yıldız doğmak
come out of hospital v. hastaneden çıkmak
come out of the tunnel v. tünelden çıkmak
come out ahead v. karlı çıkmak
come out better off v. karlı çıkmak
come out through the door v. kapıdan geçmek
come out of prison v. hapisten çıkmak
come out of prison v. cezaevinden çıkmak
a rash come out v. pişik çıkmak
come out of v. -den meydana gelmek
come out of war v. savaştan çıkmak
come out uninjured from an overturned car v. takla atan araçtan burnu bile kanamadan kurtulmak
come out unharmed from an overturned car v. takla atan araçtan burnu bile kanamadan kurtulmak
come out scot-free from an overturned car v. takla atan araçtan burnu bile kanamadan kurtulmak
come out unharmed from an overturned car v. takla atan araçtan burnu bile kanamadan çıkmak
come out scot-free from an overturned car v. takla atan araçtan burnu bile kanamadan çıkmak
come out uninjured from an overturned car v. takla atan araçtan burnu bile kanamadan çıkmak
come out of an affair v. bir işten kurtulmak
come out at night v. geceleyin ortaya çıkmak
come out badly v. kötü/olumsuz sonuçlanmak
come out in one's pajamas v. pijamalarıyla çıkmak
come out of retirement v. emekli olduktan sonra yeniden çalışma hayatına dönmek
come out of nowhere v. çıkagelmek
come out of the oven v. fırından çıkmak
come out of the cocoon v. kozadan çıkmak
come out of the crisis stronger v. krizden daha güçlü olarak çıkmak
come out of the crisis stronger v. krizden daha güçlü çıkmak
come out of the crisis stronger v. krizden güçlenmiş olarak çıkmak
come straight out of a comic book v. çizgi romandan fırlamış gibi bir hali olmak
blood come out of one's back and mouth v. sırtından ve ağzından kan gelmek
come out like snot v. sümük gibi çıkmak
come in out of the rain v. yağmurdan korunmak
come out of the depression v. bunalımdan çıkmak
come out of the depression v. depresyondan çıkmak
(a movie) come out v. vizyona girmek
(results) come out good v. (sonuçlar) iyi çıkmak
come out positive v. pozitif çıkmak
come out positive v. olumlu çıkmak
come out positive v. (sonuçlar vb) pozitif çıkmak
come out of nothing v. yoktan var olmak
come out of nothing v. yoktan meydana gelmek
come out alive v. sağ çıkmak
come out alive v. canlı çıkmak
come out alive v. sağ kurtulmak
Phrasals
come out on something v. (bir girişim iyi veya kötü yönde) seyir etmek
come out on something v. (bir ticari girişim olumlu veya olumsuz biçimde) sonuçlanmak
come out in something v. dışarı pijamayla, şortla, ince elbiseyle vb. çıkmak
come out in something v. üstünde pijamayla, kısacık etekle vs. dışarı çıkmak
come out in something v. kurdeşen olmak
come out in something v. ürtiker olmak
come out in something v. teninde kızarıklık/döküntü oluşmak
come out at someone üstüne saldırmak
come out towards someone üstüne saldırmak
Phrases
it'll all come out in the wash expr. hiçbir şey gizli kalmaz
Proverb
out of the mouths of babes and sucklings come all wise sayings büyümüş de küçülmüş
out of the mouths of babes (oft times come gems) çocuktan al haberi
Colloquial
doesn't have enough sense to come in out of the rain expr. akılsızın teki
come out come out wherever you are expr. elma dersem çık, armut dersem çıkma
doesn't have enough sense to come in out of the rain expr. hiç aklı yok
doesn't have enough sense to come in out of the rain expr. iki gıdım aklı yok
come out come out wherever you are önüm arkam sağım solum sobe
Idioms
come out of the box [us] v. (bir şeye) iyi/kötü/hızlı vs. başlamak
come out of the box [us] v. piyasaya iyi/kötü/hızlı/yavaş vs. giriş yapmak
come out of the box [us] v. (bir şeye) iyi/kötü/hızlı/yavaş vs. başlangıç/çıkış yapmak
come out (a certain way) on (something) v. (bir şeyden belli bir sonuç) almak
come out (a certain way) on (something) v. (bir iş, proje, girişim) belli bir şekilde sonuçlanmak
come out on the side of (someone or something) v. (birinden ya da bir şeyden) taraf olmak
come out on the side of (someone or something) v. (birine ya da bir şeye) destek vermek
come out on the side of (someone or something) v. (birinden ya da bir şeyden) yana olmak
come out on the side of (someone or something) v. (birine ya da bir şeye) destek vermek
come out on the side of somebody/something v. birinden ya da bir şeyden taraf olmak
come out on the side of somebody/something v. birine ya da bir şeye destek vermek
come out on the side of somebody/something v. birinden ya da bir şeyden yana olmak
come out on the side of somebody/something v. birine ya da bir şeye destek vermek
know enough to come in out of the rain v. aşikar çözümü seçecek kadar sağduyu sahibi olmak
know enough to come in out of the rain v. sağduyulu davranmak
know enough to come in out of the rain v. yapması gerekeni seçecek kadar aklı olmak
come out of left field [us] v. (öneri, soru, olay) beklenmedik bir şekilde ortaya çıkmak
come out of left field [us] v. şaşırtıcı bir öneri, soru, olay olmak
come out of the box [us] v. (bir şeye) iyi/kötü/hızlı/yavaş başlamak
come out of the box [us] v. piyasaya iyi/kötü/hızlı/yavaş giriş yapmak
come out of the box [us] v. (bir şeye) iyi/kötü/hızlı/yavaş giriş/başlangıç/çıkış yapmak
come out of a clear blue sky v. aniden ortaya çıkmak
come out of the clear blue sky v. aniden ortaya çıkmak
come out in the wash v. açığa çıkmak
come out of the woodwork v. açığa çıkmak
come out/up smelling like roses v. alnının akıyla çıkmak
come out smelling of roses v. alnının akıyla çıkmak
come out/up smelling of roses v. alnının akıyla çıkmak
come out of nowhere v. apansız ortaya çıkmak
come out/up smelling of roses v. aradan sıyrılmak
come out/up smelling like roses v. aradan sıyrılmak
come out smelling of roses v. aradan sıyrılmak
come out against v. ayak diremek
come in out of the rain v. ayakları yere basmak
come out fighting v. azimle savunmak
come out swinging v. azimle savunmak
come out of nowhere v. bir anda belirmek
come out smelling like a rose v. başarmak
come out of the blue v. bir anda belirmek
come out in the open v. belirmek
come out of the funk v. bunalımdan çıkmak
come out for someone v. birine desteğini açıklamak
come out of v. bulunduğu yerden çıkmak
come out in favor of someone v. birine desteğini açıklamak
come out of nowhere v. bir anda ortaya çıkmak
come out of the little end of the horn v. çok kaybetmek
come out of one's shell v. çekingenliğini yenmesine yardımcı olmak
come out of the clear blue sky v. çat kapı gelmek
come out for v. dışarı çıkmak
come out of the blue v. çıkıp gelmek
come out of a clear blue sky v. çat kapı gelmek
come out of the blue v. çat kapı gelmek
come out in droves v. çok sayıda gelmek
come out of v. çıkmak
come out at v. çıkmak
come out in large numbers v. çok sayıda gelmek
come out smelling like a rose v. diğerlerinden daha başarılı olmak
come out the little end of the horn v. çok kaybetmek
come out of the closet v. eşcinsel olduğunu söylemek
come out for a ride v. gezintiye çıkmak
come out of a clear blue sky v. haber vermeden çıkagelmek
come out of the closet v. eşsincel olduğunu belirtmek/bildirmek
come out of v. gömülü olduğu yerden çıkmak
come out in the wash v. gerçeği anlamak
come out of the blue v. haber vermeden gelmek
come out in the wash v. gerçek nedeni anlamak
come in out of the rain v. hayal kurmaktan vazgeçmek
come out in force v. güruh halinde gelmek
come in out of the rain v. gerçeği anlamak/görmek
come out in sympathy with v. grevdeki işçilerle dayanışmak için iş bırakma eylemi yapmak
come out of the woodwork v. gizlendiği yerden çıkmak
come out of the clear blue sky v. haber vermeden çıkagelmek
come out the little end of the horn v. iflasın eşiğine sürüklenmek
come out of the closet v. itiraf veya ifşa etmek
come out of the little end of the horn v. iflasın eşiğine sürüklenmek
come out well v. iyi/olumlu sonuçlanmak
look as if one has come out of a bandbox v. iki dirhem bir çekirdek
come out to be good v. iyi/olumlu sonuçlanmak
not know enough to come in out of the rain n. aptal
not know enough to come in out of the rain n. bön
come out of the blue expr. aniden
come out on top kendinin üstünlüğünü kanıtlamak
come out of one's shell kabuğundan çıkmak
come out of one's shell utangaçlığı üzerinden atmak
come out on top zirveye çıkmak
come out on top zirveye tırmanmak
come out for (belirli bir amaç için) evden çıkmak
come out of one's shell kabuğundan çıkıp sıkılganlığını atmak
come out of the blue olup bitmek
come out with konuşmak
come out against karşı çıkmak
come out against karşı tavır almak
come out of olduğu yerden çıkmak
come out at mal olmak
come in out of the cold soğuk duş etkisi yapmak
come out with söze dökmek
come out against karşı olduğunu ortaya koymak
come out of one's shell üzerindeki çekingenliği atmak
come out in the wash zamanla bilinirlik kazanmak
come out in the wash zamanla tanınmak
come out in the wash temize çıkmak
come out in the wash olumlu bir sonuca ulaşmak
not know enough to come in out of the rain salak
out of the mouths of babes (oft times come gems) (çocuk) cevher yumurtlamak
come out of left field (sorun) hiç yoktan çıkmak
come out of left field (sorun) beklenmedik bir yerden çıkmak
come out of the closet utançtan/mahcubiyetten dolayı bir sırrını gizlemekten vazgeçerek ifşa etmek
come out of the closet sırrını açığa vurmak
come in out of the rain yağmurdan korunmak için sığınak aramak
come out in the open (gizlendiği yerden) açığa çıkmak
come out into the open (gizlendiği yerden) açığa çıkmak
come out in the open ortaya çıkmak
come out in large numbers sürüler halinde gelmek
come out smelling like a rose yüzünün akıyla çıkmak
come out in droves sürüler halinde gelmek
come out smelling of roses yüzünün akıyla çıkmak
someone's true colour to come out rengi belli olmak
come out/up smelling like roses tereyağından kıl çeker gibi aradan sıyrılmak
come out smelling of roses tereyağından kıl çeker gibi aradan sıyrılmak
come out/up smelling of roses tereyağından kıl çeker gibi aradan sıyrılmak
the hair comes out and the gloves come off takke düştü kel göründü
come out in the open maskesi düşmek
Speaking
don't make me come out there expr. beni oraya getirmeyin
come out and face me expr. çık ve yüzleş benimle
don't come out expr. dışarı çıkma
it'll all come out in the wash expr. gelip geçer
don't make me come out there expr. getirmeyin beni oraya
on my signal, you come out expr. işaretimle dışarı çık
it'll all come out in the wash yoluna girer
no matter what happens don't come out ne olursa olsun dışarı çıkma
Slang
come out of nowhere yırtık dondan çıkmak
Trade/Economic
come out on strike v. grev yapmak
come out on strike v. greve gitmek
Law
come out at v. baliğ olmak
Medical
come out of anesthesia v. anesteziden çıkmak
Football
come out onto the pitch sahaya çıkmak