conceits - Turco Inglés Diccionario

conceits

conceits — Definition

Pronunciación (IPA):
(AmE /kənˈsiːt/ – BrE /kənˈsiːt/)
Categoría gramatical:
İsim: conceit (conceits)
Sinónimo:
vanity, arrogance
Antónimos:
humility, modesty

Significados de "conceits" en diccionario turco inglés : 42 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
conceit n. kibir
The smaller the mind, the greater the conceit.
Akıl ne kadar küçükse, kibir o kadar büyüktür.

More Sentences
General
conceit n. kendini beğenmişlik
I got so sick of his conceit that I won't see him anymore.
Kendini beğenmişliği canıma tak etti artık onu görüşmeyeceğim.

More Sentences
conceit n. yaratıcı ifade tarzı
The conceits in his book influence the readers a lot.
Kitaplarındaki yaratıcı ifade tarzı okuyucuları çok etkiliyor.

More Sentences
conceit n. azamet
conceit n. kendini beğenmiş
conceit n. şımarıklık
conceit n. kendini beğenme
conceit n. gurur
conceit n. fikir
conceit n. benlik
conceit n. tafra
conceit n. kurum
conceit n. düşünce
conceit n. dekoratif eşya
conceit n. biblo
conceit n. süs eşyası
conceit n. abartılı, fantastik ve gösterişli yapı
conceit n. merak
conceit n. zevk
conceit n. geçici istek
conceit n. heves
conceit n. esprili anlatım
conceit n. dürtüsel ve genellikle mantıksız düşünce biçimi
conceit n. düzenleyici tema
conceit n. düzenleyici konsept
conceit n. tasarım
conceit n. model
conceit n. desen
conceit n. motif
conceit n. kibirli olma
conceit v. süslemek
conceit v. süsle donatmak
conceit v. süslerle doldurmak
conceit v. pohpohlamak
conceit v. gururlanmak
conceit N. ince fikir
Poetic/Literary
conceit n. gösterişli benzetme
conceit n. zorlama ve abartılı benzeti
Archaic
conceit n. değerlendirme
conceit n. olumlu değerlendirme
conceit n. hakkında fikre sahip olma
conceit n. hakkında olumlu fikirde olma

Significados de "conceits" con otros términos en diccionario inglés turco: 28 resultado(s)

Inglés Turco
General
self-conceit n. kendini beğenmişlik
conceit [obsolete] n. küçük süs eşyası
conceit [obsolete] n. hastalık nöbeti
conceit [uk] v. gözü tutmak
conceit [obsolete] v. kavramak
conceit [obsolete] v. düşünmek
conceit [dialect] v. tadını sevmek
conceit [obsolete] v. uygun görmek
conceit [dialect] v. damağına hoş gelmek
conceit [uk] v. kanı kaynamak
conceit [obsolete] v. makul bulmak
conceit [obsolete] v. kabul edilebilir bulmak
conceit [obsolete] v. sanmak
conceit [uk] v. hoşlanmaya başlamak
conceit [obsolete] v. hayal etmek
out of conceit with adj. olumlu yönde fikri olmayan
out of conceit with adj. memnun olmayan
out of conceit with adj. memnuniyetsiz
in conceit with prep. ile uyumlu
in conceit with prep. -e uygun
out-of-conceit-with expr. ilgilenmemek
out-of-conceit-with expr. eskisi kadar düşkün olmamak
out-of-conceit-with expr. (bir şeye) sırtını dönmüş
Phrases
in my own conceit expr. benim fikrimce
Idioms
put one out of conceit with v. birini bir şeye kayıtsız bırakmak
put one out of conceit with v. umursamaz hale getirmek
out of conceit with (something) expr. (bir şeye) karşı kayıtsız
out of conceit with (something) expr. (bir şeye) olumlu cevap vermeyen