confinement - Turco Inglés Diccionario

confinement

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

confinement — Definition

Significado:
hapsedilme, kısıtlama
Pronunciación (IPA):
(AmE /kənˈfaɪnmənt/ – BrE /kənˈfaɪnmənt/)
Categoría gramatical:
İsim: confinement (confinements)
Antónimos:
release, freedom

Significados de "confinement" en diccionario turco inglés : 25 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
confinement n. hapsedilme
Many people with disabilities face discrimination, maltreatment and institutional confinement.
Pek çok engelli ayrımcılığa, kötü muameleye ve kurumsal hapsedilmeye maruz kalmaktadır.

More Sentences
General
confinement n. hapsedilme
Many people with disabilities face discrimination, maltreatment and institutional confinement.
Pek çok engelli ayrımcılığa, kötü muameleye ve kurumsal hapsedilmeye maruz kalmaktadır.

More Sentences
confinement n. hapis
He is probably going to be in confinement for years.
Muhtemelen yıllarca hapiste kalacak.

More Sentences
confinement n. loğusalık
Some women in my birthing class say they would prefer home confinement.
Doğum sınıfımdaki bazı kadınlar loğusalığı evde geçirmeyi tercih edeceklerini söylüyorlar.

More Sentences
Law
confinement n. hapis
He is probably going to be in confinement for years.
Muhtemelen yıllarca hapiste kalacak.

More Sentences
General
confinement n. kapanış
confinement n. doğum sonrası yatakta kalma süresi
confinement n. sarmalama
confinement n. mahpusluk
confinement n. sınırlama
confinement n. tutukluluk
confinement n. sınırlandırma
confinement n. bağlı kalma (eve/yatağa)
confinement n. kapatılma
confinement n. kapatma
confinement n. hapsetme
Law
confinement n. mahbusiyet
confinement n. (bir kişiyi) (iradesine karşı) alı koyma
Construction
confinement n. kıstırma
confinement n. kısıtlama
confinement n. sargılama
Medical
confinement n. doğum
confinement n. doğum sonrası yatakta kalma süresi
confinement n. konfineman
confinement n. lohusalık

Significados de "confinement" con otros términos en diccionario inglés turco: 35 resultado(s)

Inglés Turco
General
confinement to bed n. yatalaklık
confinement in an asylum n. akıl hastanesine kapatılma
confinement on bread and water n. katıksız hapis
room confinement n. bir çocuğa verilen oda hapsi cezası
confinement in a fortress n. kalebentlik
be kept in confinement v. tutuklu kalmak
Law
solitary confinement n. hücre hapsi
solitary confinement n. hücrede tecrit
solitary confinement n. hücreye kapatma
room confinement n. oda hapsi
home confinement n. ev hapsi
solitary confinement n. tek kişilik hücre cezası
solitary confinement cell n. tecrit hücresi
Technical
internal confinement fusion n. atalet kısıtlamalı nükleer sentez
lateral confinement n. önlenmiş yanal genleşme
internal confinement fusion n. atalet kısıtlamalı nükleer füzyon
plasma confinement n. plazma hapsetme
confinement time n. plazma tutulma süresi
plasma confinement n. plazma tutulması
convergence-confinement method n. yakınsama sınırlama yöntemi
convergence-confinement method n. konverjans sınırlama yöntemi
magnetic confinement n. denetimli bir termonükleer reaktörün içindeki plazmayı manyetik alanlarla belirli bir yere hapsetme
magnetic confinement n. manyetik hapsetme
Construction
confinement zone n. sargı/sarılma bölgesi
confinement bars n. sargı donatıları (tevzi/dağıtma demirleri)
confinement effect n. sargı etkisi
confinement bars n. sargı donatıları (etriye/çiroz donatıları)
Medical
estimated date of confinement (edc) n. beklenen doğum tarihi
Physics
inertial confinement fusion n. atalet hapsi füzyonu
inertial confinement fusion n. eylemsizlik sınırlamalı füzyon
Environment
inertial confinement n. atalet hapislenmesi
Military
confinement facility n. ceza infaz yeri
confinement officer n. ceza infaz yeri subayı
solitary confinement n. hücre hapsi
Slang
cell confinement n. hücre cezası