-it - Turco Inglés Diccionario

-it

Significados de "-it" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
know-it-all n. bilmiş
know-it-all n. ukala
ask for it v. aranmak
step on it v. gaza basmak
step on it v. gazlamak
it pron. ona
take it easy interj. sakin ol
it pron. o
General
it n. ilişki
it n. ebe (oyunlarda)
it n. cinsel ilişki
oggetto (it) n. obje
it n. cazibe
the sum and the substance of it n. kısacası
the sum and the substance of it n. hülasa
it n. ebe (oyunda)
blow it! n. kahretsin!
how-to-do-it book n. el kitabı
do-it-yourself n. birinin kendi başına monte edebileceği (şey)
do-it-yourselfer n. tamir işlerini kendi yapan kimse
do-it-all inventor n. herşeyi yapan mucit
do-it-yourself n. birinin kendi başına yapabileceği şey (şey)
do-it-all inventor n. elinden her iş gelen mucit
do-it-yourself n. kendin yap
IT specialist n. bilgi işlem uzmanı
IT specialist n. BT uzmanı
head of IT department n. bilgi işlem daire başkanı
some aspects of it n. bazı yönleri
do-it-yourself project n. kendin yap projesi
keep it simple stupid n. (bir şeyi) basit tut prensibi
keep it simple stupid n. basit yap prensibi
keep it simple stupid n. kiss prensibi
the thinking behind it n. bunun arkasındaki düşünce
a card with a child's picture on it n. üzerinde çocuk resmi olan bir kart
with-it-ness n. öğretmen farkındalığı
scratch-it n. kazı kazan
scratch-it n. kazı kazan kartı
scratch-it n. kazı kazan bileti
healthcare IT n. sağlık bilişimi
health IT n. sağlık bilişimi
tip-it n. bir tür kumar oyunu
know-it-all n. bilgiç
post-it note n. yapışkanlı not kağıdı
it n. kısırlaştırılmış hayvan
it [uk] n. kovalamaca oyunu
post-it n. yapışkanlı not defteri
post-it n. yapışkanlı not kağıdı
life as we know it n. bildiğimiz hâliyle yaşam
vow not to do it again v. tövbe etmek
have the best of it v. üstün olmak
pile it on v. abartmak
live it up v. cümbüş yapmak
rough it v. mahrumiyet içinde yaşamak
get it into one's head that ... v. kafasına koymak
have it away v. mercimeği fırına vermek
approve as it is v. aynen onamak
grit one's teeth and bear it v. dişini sıkmak
let someone have it v. birine dünyanın kaç bucak olduğunu göstermek
have it in for somebody v. takmak
play it safe v. riske girmemek
put one's foot into it v. pot kırmak
put it on v. şişirmek
live it up v. gününü gün etmek
be minting it v. çok kısa bir sürede büyük paralar kazanmak
maintain that it is so v. böyledir diye iddia etmek
have it off with somebody v. kırıştırmak
whoop it up v. gürültülü patırtılı bir şekilde eğlenmek
get someone's to fall for it v. dalgaya gelmek
make a clean breast of it v. her şeyi itiraf etmek
rough it v. sürünmek
hotfoot it v. acele etmek
hotfoot it v. acele ile gitmek
bus it v. otobüsle gitmek
lord it over someone v. birine amir gibi davranmak
hoof it v. yaya gitmek
hit it off with v. gül gibi geçinmek
hook it v. sıvışmak
hop it v. yaylanmak
think better of it v. fikrini değiştirmek
foot it v. dans etmek
hit it off with v. iyi geçinmek
hop to it v. koyulmak
have it off v. ilişki kurmak
take it kindly v. hoşuna gitmek
wrap it up v. kesmek
make it attractive v. cazip hale getirmek
make the most of it v. tadını çıkarmak
skip it v. kaçmak
take it personally v. üzerine alınmak
leg it v. kaçmak
take it for granted v. bir şeyi sorgusuz sualsiz kabul etmek
the flavour (taste) of it still lingers v. tadı damağında kalmak
make a bolt for it v. kaçmak
carry with it v. beraberinde getirmek
leave it up to the discretion of somebody v. takdirine bırakmak
foot it v. yürüyerek gitmek
shoot it out v. bir meseleyi halletmek için karşılıklı ateş etmek
pile it on v. şişirmek
leave where it will be stepped on v. ayak altında bırakmak
hit it off v. uyuşmak
make it look like an accident v. kaza süsü vermek
make it possible v. imkan vermek
make a night of it v. sabaha kadar eğlenmek
hit it off with v. arası iyi olmak
step on it v. acele etmek
not to put too fine a point on it v. tam anlamıyla ifade etmek
have it made v. yaptırmak
have it off v. mercimeği fırına vermek
fall for it v. çapraza gelmek
put it on v. gibi göstermek
put it on v. abartmak
have it away with somebody v. mercimeği fırına vermek
stick to it v. diretmek
make it to the finals v. finale kalmak
rake it in v. vurgun vurmak
put one's foot in it v. pot kırmak
lay it on thickly v. yağ çekmek
go at it hammer and tongs v. kapışmak
strike it rich v. köşeyi dönmek
put one's foot into it v. gaf yapmak
lay it on v. abartmak
get somebody to fall for it v. dalgaya düşmek
take it normally v. normal karşılamak
keep it up v. devam etmek
have it off with somebody v. mercimeği fırına vermek
get it wrong v. ters anlamak
stick to it v. ısrar etmek
skip it v. sıvışmak
leg it v. sıvışmak
make it up v. uzlaşmak
have it made v. işleri tıkırında olmak
put one's foot in it v. akım derken bokum demek
put a jerk in it v. acele etmek
coin it v. para kırmak
put a bold face on it v. erkekliğe toz kondurmamak
give it a try v. denemek
take it easy v. ağırdan almak
lord it over somebody v. ağalanmak
have it off v. kırıştırmak
make it do v. idare etmek
carry with it v. yol açmak
lay it on with a trowel v. pohpohlamak
put it over on v. kazıklamak
put it on thick v. şişirmek
lay it on with a trowel v. methetmek
rake it in v. voli vurmak
let someone have it v. birini haşlamak
keep it up v. sürdürmek
leg it v. hızlı yürümek
rough it v. bir süre için ilkel şartlar içinde yaşamak

Significados de "-it" con otros términos en diccionario inglés turco: 113 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
it dog n.
General
it blackguard n.
it maestoso n.
it whelp n.
it tanto n.
it herif cur n.
it sürüsü pack of dogs n.
it herif rotter n.
it herif hound n.
it tardo n.
it dalaşı dogfight n.
it belvedere n.
it cur n.
it herif scab n.
it lower n.
it mut n.
it dalaşı gurry n.
it gibi ısıran kimse rottweiler n.
it gibi çalışan kimse pack horse n.
post-it kağıtları sticky n.
4. jenerasyonun "it boy"u yeonjun n.
it gibi çalışmak dogsbody v.
it dalaşına girmek dogfight v.
it scoundrel adj.
(kısaca) it has it's expr.
(kısaca) it would it'd expr.
(kısaca) it will it'll expr.
(kısaca) it had it'd expr.
(kısaca) it is it's expr.
it is in kısa kullanımı t is abrev.
it was ın kısa kullanımı t was abrev.
it dalaşı scuffle N.
it (aşağılayıcı) cur N.
Phrases
it ürür kervan yürür even when dogs bark, the parade goes on expr.
wiifm (what's in it for me) bundan benim çıkarım ne expr.
Proverb
it ulur, birbirini bulur birds of a feather flock together
it ürür kervan yürür the dogs bark, but the caravan goes on
it ulur birbirini bulur birds of a feather fly together
Colloquial
it kopuk skid-row bum n.
it kopuk stew bum [old-fashioned] n.
it kopuk stumblebum n.
it kopuk cull n.
it barker n.
Idioms
it-kopuk takımı the scum of the earth n.
it sürüsü bad bunch n.
it kopuk bad bunch n.
it kopuk bad lot n.
it gibi çalışan kimse packhorse n.
it gibi çalışmak work like a dog v.
(yaşarken) it gibi sürünmek live a dog's life v.
(yaşarken) it gibi sürünmek lead a dog's life v.
it gibi davranmak dog out v.
it ulur birbirini bulur birds of a feather flock together expr.
it ürür kervan yürür dogs bark but the caravan goes on expr.
it iti ısırmaz dog does not eat dog expr.
Speaking
beni yukarı it push me up n.
oydu (it was) anlamına gelen kaynaşmış sözcük twas expr.
oydu (it was) anlamına gelen kaynaşmış sözcük twas expr.
oydu (it were) anlamına gelen kaynaşmış sözcük twere expr.
olacak (it will) anlamına gelen kaynaşmış sözcük twill expr.
oydu (it were) anlamına gelen kaynaşmış sözcük twere expr.
olurdu (it would) anlamına gelen kaynaşmış ifade twould expr.
olurdu (it would) anlamına gelen kaynaşmış ifade twould expr.
(kısaca) it is tis abrev.
Politics
siyasi it dalaşı political dogfight n.
it dalaşı dogfight n.
Technical
it-çek push-pull n.
it ve çek mekanizmalı başlığa uygulanan çekme kuvveti ferrule withdrawal force n.
süperheterodin alıcı formuna it veya ilgili superheterodyne adj.
Computer
italya:it italy:it n.
it push expr.
Medical
it üzümü solanum nigrum n.
Botanic
it soğanı muscari n.
adi it sineği white horehound n.
adi it sineği marrubium vulgare n.
adi it sineği common horehound n.
it üzümü poison-berry n.
it üzümü poisonberry n.
it üzümü common nightshade n.
it üzümü black nightshade n.
it üzümü solanum nigrum n.
it sineği white horehound n.
it sineği marrubium vulgare n.
it sineği common horehound n.
it soğanı rocambole n.
it soğanı spanish garlic (allium scorodoprasum) n.
it soğanı sand leek n.
it soğanı giant garlic n.
it dolanbacı meyvesi bur cucumber n.
it dolanbacı bur cucumber n.
Literature
sheakespeare'in as you like it oyununda kullanılan anlamsız bir nakarat ducdame expr.
Military
it dalaşı scramble n.
Archaic
is it is't expr.
Slang
it herif tyke n.
it kopuk a bad lot n.
şanslı it lucky dog n.
it bağlasan durmaz (bir yer) pisshole n.
it sürüsü bouquet of assholes n.
it kopuk takımı bouquet of assholes n.
it bastardly gullion [obsolete] n.
it rat-bastard n.
it rat bastard n.
it pot hound n.
it (mecaz) devil n.
it herif son of a bitch expr.
it bastard expr.
it herif asshole expr.
itoğlu it son of a bitch expr.
it mutt expr.
it oğlu it son of a bitch expr.
it herif arsehole expr.
itoğlu it son of a biscuit eater expr.
Star Wars
it-o sorgu birimi it-o interrogation unit n.