confuses - Turco Inglés Diccionario

confuses

confuses — Definition

Pronunciación (IPA):
(AmE /kənˈfjuːz/ – BrE /kənˈfjuːz/)
Categoría gramatical:
Fiil: confuse (confuses – confused – confusing)
Sinónimo:
bewilder, puzzle
Antónimos:
clarify, enlighten

Significados de "confuses" en diccionario turco inglés : 24 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
confuse v. kafasını karıştırmak
The additional designation 'with concentrates' tends in my view to confuse.
Konsantrelerle birlikte' şeklindeki ek tanımlama bana göre kafa karıştırma eğilimindedir.

More Sentences
General
confuse v. yanıltmak
You're trying to confuse me.
Beni yanıltmaya çalışıyorsun.

More Sentences
confuse v. birbirine karıştırmak
We operate under constitutional systems and the powers must not get confused.
Anayasal sistemler altında faaliyet gösteriyoruz ve yetkiler birbirine karıştırılmamalıdır.

More Sentences
confuse v. kafasını karıştırmak
The additional designation 'with concentrates' tends in my view to confuse.
Konsantrelerle birlikte' şeklindeki ek tanımlama bana göre kafa karıştırma eğilimindedir.

More Sentences
confuse v. karıştırmak
Old people can confuse their grandchildren sometimes.
Yaşlı insanlar bazen torunlarını karıştırabilir.

More Sentences
confuse v. şaşırtmak
The soldiers tried to confuse the enemy.
Askerler düşmanı şaşırtmaya çalıştılar.

More Sentences
Technical
confuse v. karıştırmak
Old people can confuse their grandchildren sometimes.
Yaşlı insanlar bazen torunlarını karıştırabilir.

More Sentences
confuse v. şaşırtmak
The soldiers tried to confuse the enemy.
Askerler düşmanı şaşırtmaya çalıştılar.

More Sentences
General
confuse v. farkedememek
confuse v. zihnini karıştırmak
confuse v. allak bullak etmek
confuse v. ayırt edememek
confuse v. afallatmak
confuse v. serseme çevirmek
confuse v. kafası karışmak
confuse v. utandırmak
confuse v. ambale etmek
confuse v. zihinsel karıştırmak
confuse v. afallaştırmak
confuse v. karman çorman etmek
confuse v. telaşlandırmak
confuse v. kafa karıştırmak
confuse v. bozmak
Colloquial
confuse v. aklını karıştırmak

Significados de "confuses" con otros términos en diccionario inglés turco: 39 resultado(s)

Inglés Turco
General
confuse with v. karıştırmak
confuse by a flow of words v. ağız kalabalığına getirmek
confuse with v. karıştırmak (başka şeyle/biriyle)
confuse someone with someone else v. birini başkasına benzetmek
confuse someone with someone else v. birisini başkasıyla karıştırmak
confuse someone with someone else v. birini başka birine benzetmek
confuse one thing with another v. bir şeyi başka bir şey sanmak
confuse someone with another v. birisini başka birisi sanmak
confuse one thing with another v. bir şeyi başka bir şeyle karıştırmak
confuse someone with another v. birisini başka birisiyle karıştırmak
forget names and confuse things v. isimleri unutmak ve bazı şeyleri karıştırmak
confuse someone v. birinin kafasını karıştırmak
in confuse adj. karmakarışık
confuse [obsolete] adj. kafası karışmış
confuse [obsolete] adj. şaşkın
confuse [obsolete] adj. zihni bulanık
confuse [obsolete] adj. sersem
Phrasals
confuse someone or an animal with something v. bir şeyle birini/bir hayvanı sersem etmek
confuse someone or an animal with something v. bir şeyle birini/bir hayvanı şaşırtmak
confuse someone about something v. birinin bir konuda kafasını karıştırmak
confuse about (something) v. (bir şeyi) şaşırmak
confuse about v. (bir şeyi) şaşırmak
confuse someone about something v. birini bir konuda yanıltmak
confuse about v. (bir şey) hakkında şaşırtmak
confuse about (something) v. (bir şey) hakkında kafasını karıştırmak
confuse (someone or something) with (someone or something) v. (birini/bir şeyi birine/bir şeye) benzetmek
confuse someone or an animal with something v. bir şeyle birinin/bir hayvanın kafasını karıştırmak
confuse (someone or something) with (something) v. (bir şeyle birini/bir şeyi) şaşırtmak
confuse (someone or something) with (something) v. (bir şeyle birini/bir şeyi) sersem etmek
confuse (someone or something) with (someone or something) v. (birini/bir şeyi biriyle/bir şeyle) karıştırmak
confuse someone about something v. birinin bir şey hakkında kafasını karıştırmak
confuse someone about something v. birini bir şey hakkında yanıltmak
confuse about (something) v. (bir şey) hakkında şaşırtmak
confuse someone about something v. birini bir konuda şaşırtmak
confuse about v. (bir şey) hakkında kafasını karıştırmak
confuse (someone or something) with (someone or something) v. (birini/bir şeyi biri/bir şey) sanmak
confuse (someone or something) with (something) v. (bir şeyle birinin/bir şeyin) kafasını karıştırmak
Colloquial
confuse the issue v. karmaşık hale getirmek
confuse the issue v. gündemi konusunu saptırmak