creep - Turco Inglés Diccionario

creep

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

creep — Definition

Pronunciación (IPA):
(AmE /kriːp/ – BrE /kriːp/)
Categoría gramatical:
İsim: creep (creeps); Düzensiz Fiil: creep (creeps – crept – crept - creeping)
Sinónimo:
slink, sneak
Antónimos:
stride, confront

Significados de "creep" en diccionario turco inglés : 60 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
creep v. sürünmek
I see a lizard creeping along that wall.
Şu duvarda sürünen bir kertenkele görüyorum.

More Sentences
General
creep n. yaltakçı
The bar was full of creeps trying to get my attention.
Bar kısmı benim dikkatimi çekmeye çalışan yaltakçılarla doluydu.

More Sentences
creep n. ucube
Leave me alone, you creep!
Beni rahat bırak, seni ucube!

More Sentences
creep v. sürünerek ilerlemek
They crept forward.
Sürünerek ilerlediler.

More Sentences
creep v. sokulmak
The hedera had crept around the lamp post.
Hedera lamba direğinin etrafına sokulmuştu.

More Sentences
creep v. sessizce hareket etmek
The couple crept into the movie theatre.
Çift sinema salonuna sessizce girdi.

More Sentences
creep v. sürünmek
I see a lizard creeping along that wall.
Şu duvarda sürünen bir kertenkele görüyorum.

More Sentences
creep v. yayılmak
Judy could feel a glow of pride creeping over her face.
Judy yüzüne bir gurur ışıltısının yayıldığını hissedebiliyordu.

More Sentences
creep v. süzülmek
The thick clouds crept down the mountains.
Kalın bulutlar dağlardan aşağı süzülüyordu.

More Sentences
creep v. yayılmak
Judy could feel a glow of pride creeping over her face.
Judy yüzüne bir gurur ışıltısının yayıldığını hissedebiliyordu.

More Sentences
Colloquial
creep v. yalakalık yapmak
He wouldn't creep to anybody, would he?
Kimseye yalakalık yapmaz, değil mi?

More Sentences
Slang
creep n. sapık
He is a creep.
O bir sapık.

More Sentences
British Slang
creep adj. pislik
Get lost, you creep.
Defol, pislik.

More Sentences
General
creep n. toprak kayması
creep n. akma
creep n. kayma
creep n. emekleme
creep n. yuva
creep n. sızıntı
creep n. yayılma
creep n. evet efendimci
creep n. ürperme
creep n. ürperti
creep n. sığınak
creep n. sünme
creep n. krip
creep n. kopmadan uzama
creep n. sürünme
creep n. garip tip
creep n. alçak
creep n. sevilmeyen tip
creep n. sızarak yerleşmek
creep v. sızmak
creep v. sünmek
creep v. emeklemek
creep v. sarılarak büyümek
creep v. ürpermek
creep v. sarılmak
creep v. kaymak
creep v. sızarak yerleşmek
creep v. sinsice yaklaşmak
Irregular Verb
creep v. crept - crept
Technical
creep n. sürünme
Computer
creep n. sosyal medyada birinin gizlice hesabına bakma ya da inceleme
Mechanic
creep n. plastiğin akması
creep n. sürünme
Construction
creep n. sünme
creep n. sürünme
Automotive
creep v. sünmek
Aeronautic
creep n. krip
Botanic
creep v. sarılarak büyümek
Hunting
creep n. tetik sürümesi
Slang
creep n. takipçi sapık
creep n. musallat olan sapık
creep v. (birine) musallat olmak
British Slang
creep n. adi
creep n. ciğeri beş para etmez tip
creep adj. şerefsiz
creep interj. adi şerefsiz
creep interj. aşağılık herif

Significados de "creep" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
creep curve n. sünme eğrisi
soil creep n. yer kayması
creep trench n. sığ hendek
creep away v. süzülmek
make one's flesh creep v. tüylerini ürpertmek
make one's flesh creep v. birinin tüylerini ürpertmek
creep up on v. -e hissettirmeden yaklaşmak
Phrasals
creep up on v. sessizce yaklaşmak
creep in v. yavaşça içeri süzülmek
creep up on v. farkına varmadan gelmek
creep up on v. farkına varmadan yaklaşmak
creep up on v. hissettirmeden yakınlaşmak
creep up on v. sürünerek yaklaşmak
creep in v. gölge gibi süzülmek
creep in v. gölge gibi içeri süzülmek
creep up on v. sezdirmeden sokulmak
creep up on v. çaktırmadan yanaşmak
creep in v. yavaşça içeri girmek
creep out v. sıvışmak
creep out on v. sürekli aynı şeyi yapmak
creep away v. gizlice kaçmak
creep away v. gizlice sıvışmak
creep by v. (zaman) geçmek
creep in (to something) v. gizlice girmek/sızmak
creep over v. (karanlık/toz bulutu vb) çökmek
creep out (of something) v. gizlice çıkmak/sıvışmak
creep up v. yavaş yavaş karanlık çökmek
creep into something v. bir yere sürünerek girmek
creep out of some place furtively v. bir yerden sinsice çıkmak
creep along (something) v. yavaşça sürünmek
creep along (something) v. yavaşça bir şeyin üzerinde/yanında hareket etmek/sürünmek
creep back into v. geri sürünmek/çekilmek
creep across something v. (ışık, sis) bürümek
creep under something v. çaktırmadan ilerlemek
creep over someone or something v. (ışık, sis) yavaşça yayılmak
creep across something v. gizli gizli hareket etmek
creep under something v. gizli gizli hareket etmek
creep under something v. sessizce hareket etmek
creep over someone or something v. sessizce hareket etmek
creep across something v. çaktırmadan ilerlemek
creep across something v. sessizce hareket etmek
creep over someone or something v. (ışık, sis) yavaşça kaplamak
creep over someone or something v. çaktırmadan ilerlemek
creep over someone or something v. sürünerek ilerlemek
creep over someone or something v. (ışık, sis) bürümek
creep under something v. dikkat çekmeden ilerlemek
creep across something v. yavaşça sokulmak
creep under something v. yavaşça sokulmak
creep across something v. dikkat çekmeden ilerlemek
creep over someone or something v. yavaşça sokulmak
creep across something v. sürünerek ilerlemek
creep over someone or something v. dikkat çekmeden ilerlemek
creep over someone or something v. gizli gizli hareket etmek
creep under something v. bir şeyin altından sürünerek ilerlemek
creep across something v. (ışık, sis) yavaşça kaplamak
creep across something v. (ışık, sis) yavaşça yayılmak
creep across (something) v. sürünerek ilerlemek
creep across something v. dikkat çekmeden ilerleme
creep across (something) v. çaktırmadan ilerleme
creep across (something) v. sessizce hareket etmek
creep across (something) v. yavaşça sokulmak
creep across something v. sessizce hareket etmek
creep across something v. gizli gizli hareket etme
creep across (something) v. dikkat çekmeden ilerleme
creep across something v. (ışık, sis) yavaşça kaplamak
creep across something v. bürümek
creep across something v. sürünerek ilerlemek
creep across something v. yavaşça sokulmak
creep across something v. çaktırmadan ilerleme
creep across (something) v. gizli gizli hareket etme
creep across something v. (ışık, sis) yavaşça yayılmak
creep along v. yavaşça sürünmek
creep up v. yavaşça sokulmak
creep across v. yavaşça sokulmak
creep up on (someone or something) v. (birine/bir şeye) çaktırmadan yanaşmak
creep across v. dikkat çekmeden ilerlemek
creep into v. -e sinsice girmek
creep up on (someone or something) v. (birine/bir şeye) sinsice sokulmak
creep along v. üzerinde/yanında yavaşça hareket etmek/sürünmek
creep under v. dikkat çekmeden ilerlemek
creep across v. sessizce hareket etmek
creep up on (someone or something) v. (birine/bir şeye) sessizce yaklaşmak
creep into v. yavaşça içeri süzülmek
creep up v. hissettirmeden yakınlaşmak
creep under v. altından sürünerek ilerlemek
creep under v. gizli gizli hareket etmek
creep across v. yavaşça yayılmak
creep across v. çaktırmadan ilerlemek
creep up v. sinsice yaklaşmak
creep up v. sezdirmeden sokulmak
creep along v. boyunca yavaşça sürünmek/hareket etmek
creep up on (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) yavaş yavaş/hissettirmeden üstüne çökmek
creep across v. bürümek
creep across v. yavaşça kaplamak
creep across v. gizli gizli hareket etmek
creep up v. sessizce yaklaşmak
creep up v. sinsice sokulmak
creep up v. yavaş yavaş/hissettirmeden üstüne çökmek
creep up on (someone or something) v. (birine/bir şeye) sezdirmeden sokulmak
creep up v. çaktırmadan yanaşmak
creep under v. sessizce hareket etmek
creep into v. '-e çaktırmadan/gizlice girmek
creep under v. yavaşça sokulmak
creep up on (someone or something) v. (birine/bir şeye) hissettirmeden yakınlaşmak
creep up on (someone or something) v. (birine/bir şeye) yavaşça sokulmak
creep under v. çaktırmadan ilerlemek
creep up on (someone or something) v. (birine/bir şeye) sinsice yaklaşmak
Colloquial
weight creep n. kilo verememe
creep dive n. leş
creep dive n. boktan mekan
creep dive n. leş mekan
creep dive n. izbe mekan
make someone's flesh creep v. birini korkutmak
make someone's flesh creep v. kanını dondurmak
make someone's flesh creep v. tüylerini ürpertmek
Idioms
make one's flesh creep v. tüylerini ürpertmek
make somebody's flesh creep v. tüylerini diken diken etmek
make somebody's flesh creep v. tüylerini ürpertmek
make your flesh creep v. tüylerini ürpertmek
make your flesh creep v. korkutmak
make your flesh creep v. tüylerini diken diken etmek
make your flesh creep v. dehşete düşürmek
Speaking
it makes my flesh creep expr. tüylerimi ürpertiyor
he's a creep expr. o bir pislik
Trade/Economic
bracket creep n. gelir dilimleri ilerlemesi
bracket creep n. enflasyonun etkisi ile yükümlülerin gelir vergisi açısından daha yüksek gelir dilimlerine girmeleri
bracket creep n. gelir dilimleri sürünmesi
focus creep n. proje kapsamının kontrol edilemeyecek ölçüde büyüyüp genişlemesi
feature creep n. proje kapsamının kontrol edilemeyecek ölçüde büyüyüp genişlemesi
function creep n. proje kapsamının kontrol edilemeyecek ölçüde büyüyüp genişlemesi
scope creep n. proje kapsamının kontrol edilemeyecek ölçüde büyüyüp genişlemesi
requirement creep n. proje kapsamının kontrol edilemeyecek ölçüde büyüyüp genişlemesi
Politics
mission creep n. görevin asıl amacından sapması
mission creep n. görev sapması
mission creep n. görev genişlemesi
Technical
creep pressure n. sünme basıncı
creep line n. akma çizgisi
creep line n. sızıntı yolu
talus creep n. etek yığışımı
soil creep n. zemin sünmesi
weighted creep value n. dengeli krip değeri
creep crack n. sünme çatlağı
tensile creep n. çekme akması
rate of creep n. krip hızı
creep line n. akma hattı
creep rate n. akma oranı
creep test n. sünme deneyi
creep ratio n. akma oranı
creep ratio n. sünme oranı
rate of creep n. akma hızı