curse - Turco Inglés Diccionario

curse

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

curse — Definition

Significado:
lanet, beddua, lanetlemek
Pronunciación (IPA):
(AmE /kɝːs/ – BrE /kɜːs/)
Categoría gramatical:
İsim: curse (curses); Fiil: curse (curses – cursed – cursing)
Sinónimo:
hex, damn
Antónimos:
blessing, benediction

Significados de "curse" en diccionario turco inglés : 41 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
curse n. lanet
The witch put a curse on the king.
Cadı krala bir lanet yapmış.

More Sentences
curse v. lanet etmek
You will curse the day you were born.
Doğduğun güne lanet edeceksin.

More Sentences
curse v. lanetlemek
It is better to light a candle than to curse the darkness.
Karanlığı lanetlemektense bir mum yakmak daha iyidir.

More Sentences
curse v. küfretmek
He started cursing and lost control.
Küfretmeye başladı ve kontrolü kaybetti.

More Sentences
curse n. beddua
General
curse n. küfür
He shot James a pissed-off look and a curse.
James'e sinirli bir bakış ve bir de küfür savurdu.

More Sentences
curse n. bela
Increased power wastage is a curse of modern technology.
Artan güç israfı modern teknolojinin başında bir beladır.

More Sentences
curse v. sövmek
She cursed herself for her bad choices.
Kötü seçimleri için kendine sövüyordu.

More Sentences
curse v. küfür etmek
Tom started cursing everybody.
Tom herkese küfür etmeye başladı.

More Sentences
curse v. bela okumak
It's evil to curse.
Bela okumak şeytandandır.

More Sentences
curse v. beddua etmek
It's evil to curse.
Beddua etmek kötüdür.

More Sentences
curse n. kargıma
curse n. intizar
curse n. ilenme
curse n. sövme
curse n. felaket
curse n. uğursuzluk
curse n. küfretme
curse n. aforoz
curse n. ah
curse n. ilenç
curse n. inkisar
curse n. sövgü
curse n. kargış
curse n. beddua
curse n. lanetleme
curse n. karkış
curse v. kargış etmek
curse v. kargımak
curse v. intizar etmek
curse v. ilenmek
curse v. kargışlamak
curse v. telin etmek
curse v. lanet okumak
curse v. kahretmek
curse v. inkisar etmek
curse v. sövüp saymak
curse v. ah etmek
curse v. kötü söz söylemek
curse v. aforoz etmek
curse v. zarar vermek

Significados de "curse" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
sweet curse n. tatlı bela
venuss curse n. venüsün laneti
venus's curse n. venüsün laneti
curse word n. küfür
curse of knowledge n. bilginin laneti
for someone's curse to take effect v. bedduası tutmak
curse one's fate v. kaderine küsmek
have one's curse take effect v. ahı tutmak
have one's curse take affect v. ahı tutmak
curse violently v. sövüp saymak
curse for one's cruelty v. ah etmek
curse one's fate v. talihine küsmek
reverse a curse v. büyü bozmak
curse one's fate v. kaderine sövmek
tinker's curse [brit] adv. şu kadarcık bile
tinker's curse [brit] adv. zerre kadar
Phrasals
curse (someone or oneself) for (something) v. kendine saydırmak
curse (someone or oneself) for (something) v. kendine kızmak
curse (someone or oneself) for (something) v. kahretmek
curse (someone or oneself) for (something) v. ilenmek
curse at (someone or something) v. (birine ya da bir şeye) küfretmek
curse someone for something v. birine bir şey yüzünden bela okumak
curse (someone or oneself) for (something) v. lanetlemek
curse someone for something v. birini bir şey yüzünden lanetlemek
curse someone for something v. birine bir şey yüzünden sayıp sövmek
curse at (someone or something) v. (birine ya da bir şeye) sayıp sövmek
curse (someone or oneself) for (something) v. (bir şey) için (birini ya da kendini) suçlamak
curse (someone or oneself) for (something) v. kendine sövmek
curse at someone or something v. birine veya bir şeye küfretmek
curse at someone or something v. birine veya bir şeye beddua etmek
curse at someone or something v. birine veya bir şeye kötü söz söylemek
curse at someone or something v. birine veya bir şeye sövüp savmak
curse at someone or something v. birine veya bir şeye lanet okumak
curse someone or something with something v. birine/bir şeye bir şey olsun diye beddua etmek
curse with (something) v. belli bir problemi olmak
curse someone or something with something v. birine/bir şeye bir şeyle lanet okumak
curse with (something) v. (bir şey olsun diye) beddua etmek
curse someone or something with something v. birini/bir şeyi bir şeyle lanetlemek
curse with (something) v. başında bir dert/bela olmak
curse with (something) v. (bir şey olsun diye) lanet okumak
curse with (something) v. (bir şeyle) lanetlemek
curse someone or something with something v. birine/bir şeye bir şey olsun diye sövmek
curse with (something) v. (bir şeyle) lanetlenmek
curse at v. '-e lanet okumak
curse at v. '-e sayıp sövmek
curse at v. '-e beddua etmek
curse for v. için lanet okumak
curse for v. için beddua etmek
curse for v. için sövmek
curse at v. -e küfretmek
curse at v. '-e kötü söz söylemek
curse out v. ağzına geleni söylemek
curse out v. sayıp sövmek
curse for v. için sayıp sövmek
curse out v. küfretmek
curse with v. diye beddua etmek
curse out v. küfrü basmak
curse with v. diye lanet okumak
curse with v. ile başı belada/dertte olmak
curse with v. ile lanetlemek
Proverb
it's better to light a candle than to curse the darkness bir mum yakmak karanlığa sövmekten iyidir
better to light a candle than to curse the darkness bir mum yakmak karanlığa sövmekten iyidir
better to light a candle than to curse the darkness karanlığa küfredeceğine bir mum da sen yak
it is better to light a candle than to curse the darkness karanlığa küfredeceğine bir mum da sen yak
better to light one candle than to curse the darkness karanlığa hayıflanacağına bir mum da sen yak
Colloquial
the curse [obsolete] n. regl
the curse [obsolete] n. adet
the curse n. regl
not give (or care) a tinker's curse (or cuss or damn) v. umurunda olmamak
not worth a tinker's curse v. takmamak
not give (or care) a tinker's curse (or cuss or damn) v. şu kadarcık bile önemsememek
not give (or care) a tinker's curse (or cuss or damn) v. aldırış etmemek
not give a tinker's curse [uk/australia] v. iplememek
not give (or care) a tinker's curse (or cuss or damn) v. iplememek
not give a tinker's curse [uk/australia] v. aldırış etmemek
not give (or care) a tinker's curse (or cuss or damn) v. zerre kadar umurunda olmamak
not give (or care) a tinker's curse (or cuss or damn) v. takmamak
not give a tinker's curse [uk/australia] v. sallamamak
not worth a tinker's curse v. iplememek
not give a tinker's curse [uk/australia] v. şu kadarcık bile önemsememek
not worth a tinker's curse v. şu kadarcık bile önemsememek
not worth a tinker's curse v. zerre kadar önemsememek
not worth a tinker's curse v. sallamamak
not give a tinker's curse [uk/australia] v. zerre kadar umurunda olmamak
not worth a tinker's curse v. aldırış etmemek
not give (or care) a tinker's curse (or cuss or damn) v. zerre kadar önemsememek
not give (or care) a tinker's curse (or cuss or damn) v. sallamamak
not give a tinker's curse [uk/australia] v. takmamak
not give a tinker's curse [uk/australia] v. umurunda olmamak
not give a tinker's curse [uk/australia] v. zerre kadar önemsememek
not worth a tinker's curse v. umurunda olmamak
not worth a tinker's curse v. zerre kadar umurunda olmamak
Idioms
commentator's curse n. spikerin uğursuzluğu
commentator's curse n. spikerin nazarı
curse under one's breath v. çaktırmadan/fısıldayarak/bıyık altından küfretmek
curse by bell v. katolik kilisesinde törenle aforoz etmek
curse a blue streak v. sövüp saymak
curse a blue streak v. ana avrat düz gitmek
curse a blue streak v. ana avrat asfaltta koşmak
curse a blue streak v. küfrü basmak
curse a blue streak v. kalayı basmak
curse a blue streak v. defteri kebirden okumak
curse a blue streak v. kalaylamak
curse the day (one) was born v. anasından doğduğuna pişman olmak
curse the day (one) was born v. doğduğuna pişman olmak
curse the day (one) was born v. doğduğu güne lanet okumak
curse the day (one) was born v. anasından emdiği sütü burnundan getirmek
curse the day (one) was born v. doğduğu güne lanet etmek
curse the day (one) was born v. (başkasının) doğduğu güne lanet edecek kadar usanmak/bezmek
curse the day (one) was born v. (başkasına) keşke hiç doğmasaydın demek
curse the day (one) was born v. (birinden) ölesiye nefret etmek
curse a blue streak v. ağızını açıp gözünü yummak
curse the day (one) was born v. doğduğun doğacağın güne lanet etmek
curse the day (one) was born v. doğduğu güne lanet etmek
curse a blue streak v. sövüp saymak
curse the day (one) was born v. keşke hiç doğmasaydın demek
curse the day (one) was born v. doğduğun güne lanet etmek
curse a blue streak v. ağzına geleni saymak
curse (someone or something) under (one's) breath v. duyulmayacak şekilde (birine/bir şeye) küfür etmek
curse (someone) under (one's) breath v. fısıltıyla (birine) sayıp sövmek
curse (someone or something) under (one's) breath v. fısıldayarak (birine/bir şeye) bela okumak
curse (someone) under (one's) breath v. fısıldayarak (birine) bela okumak
curse (someone or something) under (one's) breath v. alçak sesle (birine/bir şeye) saydırmak
curse (someone or something) under (one's) breath v. içinden/belli belirsiz bir fısıltıyla (birine/bir şeye) beddua etmek
curse (someone) under (one's) breath v. içinden/belli belirsiz bir fısıltıyla (birine) beddua etmek
curse (someone or something) under (one's) breath v. fısıltıyla (birine/bir şeye) sayıp sövmek
curse (someone or something) under (one's) breath v. duyulmayacak bir sesle (birine/bir şeye) lanet okumak
curse (someone) under (one's) breath v. duyulmayacak şekilde (birine) küfür etmek
curse (someone) under (one's) breath v. duyulmayacak bir sesle (birine) lanet okumak
curse (someone) under (one's) breath v. alçak sesle (birine) saydırmak
curse like a sailor v. ana avrat düz gitmek
curse like a sailor v. ağzı çok bozuk olmak
curse like a trooper v. ana avrat düz gitmek
curse like a sailor v. sürekli küfretmek
curse like a trooper v. ağzı çok bozuk olmak
curse like a trooper v. asker gibi küfretmek
curse like a trooper v. sürekli küfretmek
curse like a sailor v. denizci gibi küfretmek
not worth a curse adj. bela okumaya bile değmez
Speaking
it's a curse expr. bu bir lanet
Trade/Economic
winners curse n. kazananın bedduası
resource curse n. kaynakların laneti
resource curse n. bolluk paradoksu/ikilemi
resource curse n. kaynak laneti
Medical
venus's curse n. cinsel yolla bulaşan hastalık
venus's curse n. cinsel yolla geçen hastalık
venus's curse n. zührevi hastalık
Botanic
paterson's curse [australia] n. kırkbatıran
paterson's curse [australia] n. engerekotu
Card
the curse of scotland expr. bir tür iskambil oyunu